Bosna’da Bir Avukat: Beyaz Taşların Gözyaşları

Bosna’da Bir Avukat: Beyaz Taşların Gözyaşları
Aliya’nın mezarı.

Bazı yolculuklar sadece kilometrelerle ölçülmez; bazı yollar doğrudan insanın vicdanına çıkar. Bosna’nın o yeşil dağları arasından süzülüp Srebrenitsa’ya vardığınızda, rüzgarın uğultusu yerini derin bir sessizliğe bırakır. O sessizlikte kulağınıza bir ses çalınır: “Srebrenica sestro…” (Srebrenitsa ablam…)

Bir avukat olarak hayatım boyunca “hak” peşinde koştum. Dosyalar inceledim, deliller topladım, kürsülerde savunmalar yaptım. Ama Bosna’nın o uçsuz bucaksız beyaz taşları arasında yürürken anladım ki; hukukun sustuğu, dünyanın kör olduğu, insanlığın sınıfta kaldığı bir yer var burada. O beyaz taşların her biri bir isim değil, birer hakikat abidesi gibi göğe uzanıyor. Devamını oku

Atina’da Bir Avukat: Sokrates’in Hücresinde Adalet Üzerine

Atina’da Bir Avukat: Sokrates’in Hücresinde Adalet Üzerine
Prison of Sokrates - Sokrates'in Hapishanesi
Prison of Sokrates – Sokrates’in Hapishanesi (Atina)

“Binlerce yıl önce burada sadece bir adam değil, bir düşünce hapsedilmişti”

Atina’nın o kadim, güneş yorgunu sokaklarından sıyrılıp Filopappos Tepesi’nin eteklerine vardığınızda, zamanın nabzı avuçlarınızda atmaya başlar. Karşınızda duran o soğuk, sessiz taş oyuklar sadece bir hapishane değil; adaletin vicdanla girdiği o bitmek bilmeyen kavganın ilk meydanıdır. Bir banka oturup o demir parmaklıklara baktığınızda, binlerce yıl öncesinin rüzgarı yüzünüze çarpar. Orada, o daracık taşın içinde sadece bir adam değil, bir hakikat hapsedilmişti.

Delphi’deki kâhinin “Ondan daha bilgesi yok” dediği adam, şehrin en büyük meydanlarında “tek bildiğim, hiçbir şey bilmediğimdir” diye fısıldıyordu. Bu bir alçakgönüllülük değil, insanın kendi içindeki o uçsuz buçsuz cehaletle tanışmasının verdiği o sarsıcı dürüstlüktü. Her şeyi bildiğini sananların arasında, bilmediğini itiraf eden bir adamın yalnızlığı ve bilgeliği gizliydi bu sözde. Sokrates, bilginin bir son durak değil, sonu gelmeyen bir yolculuk olduğunu biliyordu. Belki de onu o hücreye, o ölüme götüren şey de buydu: İnsanların sahte bildiklerini, onların yüzüne o zarif sorgulamalarıyla bir ayna gibi tutması. Devamını oku

DIŞ TEMSİLCİLİKLERDE KAZANILAN İLK MOBBİNG (TAZMİNAT) DAVASI

DIŞ TEMSİLCİLİKLERDE KAZANILAN İLK MOBBİNG (TAZMİNAT) DAVASI

 

Yıldız Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak dış temsilciliklerde (büyükelçilik, başkonsolosluk, konsolosluk, müşavirlik ve ataşelikler) görev yapan personelin maruz kaldığı mobbinge karşı açılan davada emsal niteliğinde bir zafer elde ettik. Bu karar, Türkiye’nin uluslararası arenadaki temsilciliklerinde çalışan binlerce personelin hukuki güvenliğini sağlama yolunda atılmış devrim niteliğinde bir adım olarak tarihe geçti. Devamını oku

En İyi 20 Avukat Filmi

En İyi 20 Avukat Filmi

1)  Judgement at Nuremberg (Nuremberg Duruşması )

Yönetmen : Stanley Kramer
Senarist     : Abby Mann, Montgomery Clift
Oyuncular : Spencer Tracy, Marlene Dietrich, Richard Widmark
Yapım yılı : 1961
Imdb          : 8,3/10

Nürnberg Davası, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek olaylara odaklanıyor. Film hükümet tarafından işlenen suçlara alet edilen vatandaşları konu alır. Nazi rejimi döneminde yaptıkları insanlık suçlarının görüşülmesi için mahkemeye çıkan dört hakim, dönemin meşhur kurumu Nürnberg Mahkemeleri’nde yargılanmaktadır. Mahkeme esnasında ortaya çıkan kirli çamaşırlar hem kurumların hem de insanların güvenirliğini sarsacak cinstendir.
Son derece başarılı bir mahkeme filmi olan yapıt, özellikle oyuncu kadrosunun kusursuzluğuyla dikkat çekiyor. Usta yönetmen Stanley Kramer tarafından yönetilen film ayrıca, en iyi uyarlama senaryo da dahil iki dalda Oscar kazanmıştır.

Devamını oku

692 SAYILI KHK İLE GÖREVİNDEN İHRAÇ EDİLEN PERSONEL HAKKINDA İDARE MAHKEMESİ KARARI

692 SAYILI KHK İLE GÖREVİNDEN İHRAÇ EDİLEN PERSONEL HAKKINDA İDARE MAHKEMESİ KARARI
692 SAYILI KHK İLE İHRAÇ EDİLEN MÜVEKKİLİMİZ 5 YIL SONRA İDARE MAHKEMESİ KARARI İLE GÖREVİNE İADE OLMUŞTUR.
İdare Mahkemesi kararında; “Bu durumda; yukarıda yer verilen komisyon tespiti ile ilgili bilgiyi destekleyecek bir belgenin (tanık beyanı, emniyet tespiti vb.) dosyaya sunulmadığı, bu nedenle bahse konu komisyon tespitinin davacının kamu görevinden çıkarılmasını gerektirir nitelikte ve somut olarak silahlı terör örgütü ile irtibatını veya iltisakını göstermediği sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” hususlarına yer vermiştir.
Mahkeme böylelikle *kurum kanaatinin ve istihbari bilgilerin* tek başına yeterli olamayağına hükmetmiştir.

HAGB NEDENİ İLE MESLEĞE KABUL EDİLMEYEN POLİS ADAYI HAKKINDA DANIŞTAY KARARI

HAGB NEDENİ İLE MESLEĞE KABUL EDİLMEYEN POLİS ADAYI HAKKINDA DANIŞTAY KARARI

18 yaşından önce bir suçtan dolayı hakkında Hükmün Açıklamasının Geri Bırakılması kararı verilen polis adayı müvekkilimizin öğrencilik halinin sonlandırılmasına dair işlemine karşı açtığımız davada Danıştay hukuka aykırı işlemi iptal etmiştir.

 

İDARİ YARGI KARARLARININ UYGULANMAMASI NEDENİ İLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

İDARİ YARGI KARARLARININ UYGULANMAMASI NEDENİ İLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Ülkemizde son zamanlarda mahkeme kararları idare tarafından yerine getirilmemekte yada eksik olarak getirilmekte veyahut yerine getirilmemesi için yeni işlemler tesis edilerek mahkeme kararları bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. Bu yazımızda artık ender rastlanan bir olay olmaktan çıkan idari yargı kararların yerine getirilmemesi durumdan mağdur olanların hangi yasal yollara başvurabileceği ve kararların uygulanmamasından doğan mağduriyetlerini ne şekilde giderebilecekleri başlıklar halinde incelenmiştir.

Devamını oku

CEZAEVLERİNDE GERÇEKLEŞEN HAK İHLALLERİ [1]

CEZAEVLERİNDE GERÇEKLEŞEN HAK İHLALLERİ [1]

 

Tutuklu, sözlük anlamıyla kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan kimsedir. Hükümlü ise, mahkeme kararı ile ceza hükmü verilmiş ve verilen ceza kararı kesinleşmiş kimseler için kullanılır. Bir de hükümözlü şeklinde kullanılan bir kavram olsa da bu halin tutukluluk durumundan farkı olmayıp, sadece tutukluluk halinin ilk derece mahkemesi sonrasında da devam ettiğinde kullanılmaktadır. Söz konusu kişiler ülkemizde Ceza İnfaz Kurumlarında tutulmaktadır.

Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan tutuklu, hükümlü veyahut hükümözlü olan kişilerin anayasamız gereğince kullanabileceği haklar bulunmaktadır.

Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan kişilerin talepleri toplum içesinde önemsiz veyahut “olmasa da olur” şeklinde görünebilmektedir. Fakat özgürlüğünü kaybetmiş bir kişi açısından dış dünya ile kurulan tek imkân olan ve haberleşme hürriyeti kapsamındaki mektup, telefon ve faks gibi haklar önem arz etmektedir. Yine kişinin ailesi ve yakınları ile “görüş günlerinde” kurduğu bağlantı aile birliğinin devamı açısından önemlidir. İnsanın insan olmasından kaynaklı gereklerinin yerine getirilmesi, duş almak, tuvalet ihtiyacının giderilmesi ve yeme-içme gibi temel ihtiyaçların sağlanması gerekmektedir. AİHM’e göre hükümlü ve tutuklu olanlar Sözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69). Devamını oku

Don`t copy text!