OHAL KOMİSYONU KARARI VE BU KARARA KARŞI İTİRAZ YOLU NEDİR?

OHAL KOMİSYONU KARARI VE BU KARARA KARŞI İTİRAZ YOLU NEDİR?

OHAL Komisyonu Kararına Karşı Hangi Hukuki Yol İzlenmelidir?

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun ile kurulan OHAL Komisyonu, 15 Temmuz 2016 sonrası olağanüstü hal döneminde çıkarılan KHK’larla tesis edilen işlemleri incelemek üzere oluşturulmuştur. Komisyon, kamu görevinden çıkarma, emekli personelin rütbelerinin alınması, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi ve kapatılan kurum ile kuruluşlara ilişkin başvuruları değerlendirmekte ve karara bağlamaktadır.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İdare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı başvuru yolları, kanun yolları olarak tanımlanır. Buna göre davanın tarafları, verilen yargı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davanın yeniden incelenmesi için üst mahkemelere başvurma imkânına sahip olurlar.

Kanun yolları “olağan kanun yolları” ve “olağanüstü kanun yolları” olarak ikiye ayrılır. Olağan kanun yolları, mahkemelerce verilen nihai kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır. Olağanüstü kanun yolları ise olağan kanun yolları tüketildikten sonra kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilen kanun yollarıdır. İdari yargılama usulünde olağan kanun yolları “istinaf” ve “temyiz” incelemelerinden oluşur. Olağanüstü kanun yolları ise “kanun yararına temyiz” ve “yargılamanın yenilenmesi”nden oluşur.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI

İdari İşlem Nedir?

İdari işlem; kamu gücüne dayanılarak gerçekleştirilen, idare hukuku ve uyuşmazlık durumunda idari yargıya tabi olan, hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamalarıdır. Yani kısaca idari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklaması olarak açıklanabilir.

İdari işlemin yasal bir tanımı bulunmamakla birlikte, bu işlemin nitelikleri öğretide ve idari yargı kararlarında belirlenmektedir. Bir tasarruf ya da kararın idari işlem sayılabilmesi için, bunun kamu kurumu veya idare örgütü içinde yer alan bir idari makam tarafından verilmiş olması gerekir. Ayrıca idarenin, idare hukuku alanındaki faaliyetleriyle ilgili olması da önemlidir. Başka bir deyişle, idarenin kullandığı yetki ve serdettiği kamusal irade ve bundan doğan etki ve sonuçlar idare hukuku alanında açıkça ortaya koymalıdır.

Devamını oku

İDARİ YARGI KARARLARININ UYGULANMAMASI NEDENİ İLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

İDARİ YARGI KARARLARININ UYGULANMAMASI NEDENİ İLE MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT

Ülkemizde son zamanlarda mahkeme kararları idare tarafından yerine getirilmemekte yada eksik olarak getirilmekte veyahut yerine getirilmemesi için yeni işlemler tesis edilerek mahkeme kararları bertaraf edilmeye çalışılmaktadır. Bu yazımızda artık ender rastlanan bir olay olmaktan çıkan idari yargı kararların yerine getirilmemesi durumdan mağdur olanların hangi yasal yollara başvurabileceği ve kararların uygulanmamasından doğan mağduriyetlerini ne şekilde giderebilecekleri başlıklar halinde incelenmiştir.

Devamını oku

CEZAEVLERİNDE GERÇEKLEŞEN HAK İHLALLERİ [1]

CEZAEVLERİNDE GERÇEKLEŞEN HAK İHLALLERİ [1]

 

Tutuklu, sözlük anlamıyla kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan kimsedir. Hükümlü ise, mahkeme kararı ile ceza hükmü verilmiş ve verilen ceza kararı kesinleşmiş kimseler için kullanılır. Bir de hükümözlü şeklinde kullanılan bir kavram olsa da bu halin tutukluluk durumundan farkı olmayıp, sadece tutukluluk halinin ilk derece mahkemesi sonrasında da devam ettiğinde kullanılmaktadır. Söz konusu kişiler ülkemizde Ceza İnfaz Kurumlarında tutulmaktadır.

Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan tutuklu, hükümlü veyahut hükümözlü olan kişilerin anayasamız gereğince kullanabileceği haklar bulunmaktadır.

Ceza İnfaz Kurumlarında bulunan kişilerin talepleri toplum içesinde önemsiz veyahut “olmasa da olur” şeklinde görünebilmektedir. Fakat özgürlüğünü kaybetmiş bir kişi açısından dış dünya ile kurulan tek imkân olan ve haberleşme hürriyeti kapsamındaki mektup, telefon ve faks gibi haklar önem arz etmektedir. Yine kişinin ailesi ve yakınları ile “görüş günlerinde” kurduğu bağlantı aile birliğinin devamı açısından önemlidir. İnsanın insan olmasından kaynaklı gereklerinin yerine getirilmesi, duş almak, tuvalet ihtiyacının giderilmesi ve yeme-içme gibi temel ihtiyaçların sağlanması gerekmektedir. AİHM’e göre hükümlü ve tutuklu olanlar Sözleşme kapsamında kalan temel hak ve hürriyetlerin tamamına kural olarak sahiptir (Hirst/Birleşik Krallık (No. 2), B. No:74025/01, 6/10/2005, § 69). Devamını oku

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HAKSIZ TUTUKLULUK ÇALIŞMA GRUBU BAŞVURUSU

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HAKSIZ TUTUKLULUK ÇALIŞMA GRUBU BAŞVURUSU

1. NASIL MÜRACAAT EDİLİR?

Yargıtay’ın da yerleşik içtihatları, ceza kanunları ve uluslararası sözleşmeler Ceza yargılamasının tutuksuz yapılması esastır. Yani hakkında suç isnadı yapılan ve yargılaması süren bir kişinin tutuklanması adına özel bir neden olmadığı durumlarda bu kişi hakkında tutuksuz olarak yargılama yapılması gerekmektedir.

Bu durum insan hakları sözleşmelerince de koruma altındadır. Suçsuz olma durumu gözetilmeksizin yahut savcılıkça hazırlanan iddianamedeki suçlara ilişkin yeterli somut delil olup olmadığı dahi dikkate alınmaksızın derhal tutuklu yargılamaya hükmedilmektedir. Bu durum bir insan hakkı ihlalidir ve bu kapsamda hem AİHM hem de Birleşmiş Milletler Haksız Tutukluluk Çalışma Grubuna itiraz başvurusu yapılabilecektir. Bu çalışmada BM başvurusu esasları üzerinde durulacak ve bu başvurunun temel unsurları ele alınacaktır.

BM haksız tutukluluk itirazı Çalışma Grubu sekreterliğine sunu Devamını oku

Don`t copy text!