TESİS GÜVENLİK BELGESİ (MSB- NATO) NEDİR? TESİS GÜVENLİK BELGESİNE KARŞI İPTAL DAVASI NASIL AÇILIR?



Kamu görevlilerine ödenen emekli ikramiyesine ilişkin uyuşmazlıklar idari yargının konusuna girmektedir. Bu nedenle emekli ikramiyesinin eksik ödenmesi ya da hiç ödenmemesi durumunda açılacak davalar idare mahkemelerinde görülen idari davalar niteliğindedir. Yargılama sonucunda mahkeme tarafından haklı bulunan kişiler, emekli ikramiyelerini yasal faiziyle birlikte talep edebilmektedir. Devamını oku

Bilgi Edinme Hakkı Kanununda ve Anayasada düzenlenmiş olan bu hak, vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden, faaliyette bulunan yabancı kişilerin (gerçek ve tüzel kişi) ilgili kurum ve kuruluşlara başvurarak bilgi veya belge talep edebileceği düzenlenmiştir. Devamını oku

İdare tarafından pasaporta tahdit (sınırlama) konulması halinde pasaport tahdit işleminin iptali ve pasaport tahdidinin kaldırılması davası açmak isteyen vatandaşlar, İdare Mahkemesinde açacakları İptal Davası ile pasaport tahdit işleminin iptalini sağlayabilirler. Pasaport tahdit işleminin hukuka aykırı olduğuna karar veren İdare Mahkemesi, pasaport tahdit işleminin iptaline karar verir. Devamını oku

Güvenlik soruşturması, özellikle devlet kurumlarında veya kritik görevlerde çalışacak kişilerin devlete bağlılıkları, sabıka geçmişleri ve millî güvenliğe tehdit oluşturup oluşturmadıklarının incelendiği bir araştırma sürecidir. Bu süreçte adayın geçmişi hem resmi kayıtlar hem de gayriresmî bilgiler ışığında taranır. Amaç, göreve başlayacak kişinin devlet güvenliği açısından risk taşıyıp taşımadığını belirlemektir. Devamını oku

Türk hukukunda, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) kapsamında düzenlenen iddianame, ceza yargılamasının başlangıç noktası olarak kabul edilir. Savcılığın suç isnadını mahkemeye sunduğu resmi bir belge olan iddianame, bir suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunduğunda hazırlanarak mahkemeye sunulur. Adil yargılama ilkesinin temel taşları arasında yer alan iddianame, hem mağdurun hem de sanığın hakkını korumayı amaçlar. Devamını oku

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun ile kurulan OHAL Komisyonu, 15 Temmuz 2016 sonrası olağanüstü hal döneminde çıkarılan KHK’larla tesis edilen işlemleri incelemek üzere oluşturulmuştur. Komisyon, kamu görevinden çıkarma, emekli personelin rütbelerinin alınması, öğrencilikle ilişiğin kesilmesi ve kapatılan kurum ile kuruluşlara ilişkin başvuruları değerlendirmekte ve karara bağlamaktadır.

İşyeri kapatma kararına itiraz ve iptal davası; idare tarafından işyerinin kapatılması, faaliyetinin durdurulması veya ruhsatının iptal edilmesi yönünde tesis edilen idari işlemlere karşı başvurulabilecek iki ayrı hukuki denetim mekanizmasını ifade eder. Bu kapsamda, işyeri sahibi veya menfaati ihlal edilen kişi; ya idari başvuru yoluyla kararın kaldırılmasını talep edebilir ya da doğrudan idari yargıda iptal davası açarak işlemin hukuka aykırılığının tespitini ve ortadan kaldırılmasını isteyebilir.

Malpraktis tazminat davası, doktor, diş hekimi, tıp merkezi, poliklinik, hastane sağlık kuruluşlarının bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle yanlış teşhis, hatalı tedavi veya eksik bakım hizmeti neticesinde hastanın zarar görmesinden dolayı açılan tazminat davasıdır. Teşhis, aydınlatma ve onam ile tedavi sürecinde tıbbi uygulama hataları olan malpraktis; doktor, sağlık çalışanı ve hastanelerin kasten veya ihmal ile hastayı zarara uğratmasıdır. Halk arasında doktorun uygulama hatası da denilmektedir. Doktor hatası tazminat davası özel hastane veya devlet hastanesinde tedavi görmeye göre usulü farklılık göstermektedir. Devlet hastanesinde doktor hatası olduysa idare mahkemesinde idari dava açılmalıdır. Fakat özel hastanede olmuşsa tüketici mahkemesinde hukuk davası açılmalıdır. Hekimin özen yükümlülüğünün ihlali, üç alanda yoğunlaşmaktadır;
Hekimlerin meslekleri gereği yaptıkları tıbbi uygulamalar belirli riskler taşımaktadır. İşin doğası gereği tanı, teşhis ve tedavi sürecinde insan vücudu üzerine yapılan tıbbi uygulamalar insanın temel hakkı olan yaşama hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle özellikle hekimlerin, hastalarına yönelik tıbbi uygulamalarında kendilerinden beklenen en yüksek özeni göstermeleri gerekir. Tıp hukukunda, sağlık hukukunda, ceza hukukunda ve borçlar hukukunda malpraktis konusunun yani hatalı tıbbi uygulamaların neler olduğu, hangi başlıklar altında ve nasıl değerlendirildiği gerek hasta gerek hekim açısından önem arz etmektedir. Zira bir hatalı tıbbi uygulama ve buna bağlanan sonuçlar her bir durum için farklılık arz edebilmekte, bundan doğan bir hukuki ihtilafın çözümlenmesinde nasıl bir yol izleneceği buna göre belirlenmektedir.

Kamulaştırma, devletin ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararının gerektirdiği durumlarda, özel mülkiyetteki taşınmaz malları, Kanunun takside imkan tanıdığı haller istisna olmak üzere bedelini peşin ödemek şartıyla, mal sahibinin rıza ve muvafakatine bakılmaksızın edinmesidir. Kamulaştırma, idarenin kamu yararını gerekçe göstererek bir kimsenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazına rızası dışında el koymasına denir.
İdarenin mal edinme yöntemlerinden birisi olan kamulaştırma konusuna geçmeden önce kısaca idarenin mal edinme yöntemlerine değinilmelidir. İdare, kamu hukuku kurallarının geçerli olacağı devletleştirme, istimval ve kamulaştırma yöntemleri ile mal edinebileceği gibi; istisnai olarak özel hukuk kurallarının geçerli olacağı satın alma ve bağış yöntemleri ile de mal edinebilir.