TERÖR EYLEMLERİ NEDENİYLE DOĞAN ZARARLAR BAKIMINDAN SOSYAL RİSK İLKESİ VE 5233 SAYILI KANUN KAPSAMINDA MANEVİ TAZMİNAT NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

TERÖR EYLEMLERİ NEDENİYLE DOĞAN ZARARLAR BAKIMINDAN SOSYAL RİSK İLKESİ VE 5233 SAYILI KANUN KAPSAMINDA MANEVİ TAZMİNAT NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

TERÖR EYLEMLERİ NEDENİYLE DOĞAN ZARARLAR BAKIMINDAN SOSYAL RİSK İLKESİ VE 5233 SAYILI KANUN KAPSAMINDA MANEVİ TAZMİNAT SORUNU NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?
I. Terör Kavramının Kökeni ve Hukuki Anlamı Nedir?

Terör sözcüğü, köken itibarıyla Latince “korkutmak” anlamına gelen terreo fiilinden türeyen “terror” kelimesine dayanmaktadır. Kavramın özünde, korku yaratma ve toplumsal düzeni sarsma amacı bulunmaktadır. Terör eylemlerinin hedefi çoğu zaman doğrudan belirli bir suç isnadı bulunan kişiler değil, rastgele seçilen ve eylemle doğrudan bağlantısı olmayan masum bireylerdir. Bu yönüyle terör, doğrudan mağdur üzerinden değil, toplumun bütünü üzerinde psikolojik ve siyasal etki yaratmayı amaçlayan bir şiddet stratejisidir.

Devamını oku

VAZİFE MALULLÜĞÜ ŞARTLARI VE MALULLÜK DAVASI: 2026 GÜNCEL REHBER VAZİFE MALULLÜĞÜ NEDİR?

VAZİFE MALULLÜĞÜ ŞARTLARI VE MALULLÜK DAVASI: 2026 GÜNCEL REHBER VAZİFE MALULLÜĞÜ NEDİR?

VAZİFE MALULLÜĞÜ ŞARTLARI VE MALULLÜK DAVASI: 2026 GÜNCEL REHBER
VAZİFE MALULLÜĞÜ NEDİR?

Vazife malullüğü, bir kamu görevlisinin görevini yerine getirirken veya görevle bağlantılı bir sebepten ötürü kaza geçirmesi, hastalanması ya da kalıcı sakatlık kazanması durumudur. Buradaki temel fark, malullüğün görevle doğrudan ilişkili olmasıdır. Örneğin, bir öğretmenin sınıf içinde düşerek sakatlanması vazife malullüğü kapsamında olabilirken, görev dışında gerçekleşen bir kaza genellikle kapsam dışı kalır.

Devamını oku

TRAFİK CEZALARI VE SONUÇLARI NELERDİR?

TRAFİK CEZALARI VE SONUÇLARI NELERDİR?

Trafik Cezaları Nelerdir? (2026 Güncel Baremler)

2026 yılında uygulanan idari para cezaları, ihlalin niteliğine göre değişmekte olup EGM’nin güncel listesinde şu şekilde kategorize edilmiştir:

Devamını oku

ASKERİ PERSONELE İLİŞKİN TERFİ ve NASIP DAVALARI

ASKERİ PERSONELE İLİŞKİN TERFİ ve NASIP DAVALARI

ASKERİ PERSONELE İLİŞKİN TERFİ ve NASIP DAVALARI

TSK İÇİ TERFİ DAVALARI

I. Giriş: Terfi Engelinin Hukuki Niteliği ve Koruma Amacı

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin terfi edilme süreci, yalnızca bir yönetim kararı veya ast üst ilişkisi meselesi değildir. Bu süreç, personelin hizmet süresi, kıdemi, performansı, disiplin durumu ve kariyer planlaması gibi unsurların birlikte değerlendirildiği ciddi bir idari işlemdir. Ancak mevzuatta öngörülen şartları taşımasına rağmen terfi ettirilmeyen bir personelin durumunda, bu işlem hukuka aykırı bir idari işlem hâline gelebilir ve bu yüzden idari yargı önünde iptal davası açılabilir.

Bu dava türü, idarenin takdir yetkisini hukuka uygun şekilde kullanmasını temin etmeyi ve keyfi değerlendirmelerle personelin kariyerinin engellenmesini engellemeyi amaçlar. Yani burada, yalnızca bir terfi kararı incelenmez; aynı zamanda kişisel haklar, kariyer ilerlemesi ve hukuka uygun değerlendirme prensipleri söz konusudur.

II. TSK’da Terfi Sisteminin İşleyişi
A. Temel Değerlendirme Ölçütleri

TSK’da terfi süreci, titiz ve belirli kriterlere bağlıdır. Bu kriterler arasında:

Hizmet Süresi ve Kıdem: Personelin belirli sürelerle hizmet etmiş olması gerekir. Bu süreler, rütbe ve sınıfa göre farklılaşabilir.

Sicil Notları ve Performans: Sicil notu yalnızca nicelik değil aynı zamanda niteliği de gösteren bir unsurdur; sicil notunun yüksek olması terfi ihtimalini artırırken düşüklüğü engelleyebilir.

Disiplin Durumu: Disiplin cezası alan personel, sicil notları ne kadar uygun olsa bile bu durumdan olumsuz etkilenebilir.

Kadro Durumu ve İhtiyaç Analizi: Söz konusu kadronun boşluğu ve ihtiyaç değerlendirmesi de terfi kararını etkiler.

Bu nedenle terfi kararı; sadece bir kıdem meselesi değil, bir bütün olarak hizmet ve performans değerlendirmesidir. Bu unsurların hukuka uygun şekilde değerlendirilmemesi, terfi engeline yol açabilir ve bu durumda idari dava açma hakkı doğar.

III. Terfi Engelinin Hukuki Gerekçeleri ve Objektiflik İlkesi
A. Çeşitli Gerekçeler

Personelin terfi ettirilmemesi, pek çok farklı sebepten kaynaklanabilir. Bunlar aşağıdaki gibidir:

Sicil Notunun Yetersiz Olması: Son üç yılın sicil not ortalamasının terfiye uygun olmaması gibi durumlar.

Disiplin Cezası veya Soruşturma: Disiplin soruşturması sonucu olumsuz sicil durumu.

Sağlık Nedeniyle Görev Kısıtlaması: Sağlık durumunun terfiyi engellediği iddiası.

Kadro veya İdari Planlama Gerekçeleri: Kadro eksikliği veya hizmetin zorunluluklarına dayalı engeller.

Olumsuz Güvenlik Soruşturması Sonuçları: Güvenlik soruşturmasının olumsuz etkisi.

Takdir Yetkisinin Yanlış Kullanılması: İdarenin öznel değerlendirmesi.

B. Hukuka Aykırılık Riski

Bu gerekçelerin, somut ve belgelerle desteklenebilir olması gerekir. Aksi durumda kişisel, sübjektif veya keyfi değerlendirmeler hukuka aykırılık teşkil eder. Özellikle aynı hizmet koşullarına sahip emsallerin terfi ettirilip davacıya terfi verilmemesi gibi durumlar, eşitlik ilkesine aykırı kabul edilir.

IV. Terfi Engelinin İptali İçin Dava Açılması
A. Dava Ne Kadar Süre İçinde Açılır ve Hangi Mahkemede Açılır?

Bir terfi engeline karşı açılan iptal davası idare mahkemesinde açılır. Bu dava hakkı, terfi ettirilmediğine ilişkin işlemin kişiye yazılı olarak bildirildiği tarihten itibaren 60 gün içinde kullanılmalıdır.

Davaların çoğu Ankara idare mahkemelerinde görülür, çünkü terfi kararları genellikle Millî Savunma Bakanlığı veya Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde alındığı için yetki buradaki mahkemelere aittir.

B. Dilekçede Gösterilecek Hususlar

Dilekçede özellikle:

  • Terfi hakkının objektif şekilde sağlandığı,
  • Değerlendirme kriterlerinin hukuka aykırı olarak uygulandığı,

Eşit durumda olanların terfi ettiği,
Sicil notlarının objektif kriterlere göre verilmediği,
gibi hususlar açık şekilde belirtilmelidir. Bu, yargının değerlendirme yapabilmesi için zorunludur.

Devamını oku

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

Adli sicil kaydı, bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt sistemine denir. Sabıka kaydı olarak da bilinen adli sicil kaydı, sosyal hayatta kişileri doğrudan etkileyebilen bir niteliğe sahip olduğundan bu kayıtların tutulması ve kanun çerçevesinde silinme koşulları oluştuğunda silinmesi büyük önem arz eder.

Devamını oku

ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI DAVASI NEDİR?

ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI DAVASI NEDİR?

Arazi Toplulaştırması Nedir?

Arazi toplulaştırması; dağınık, parçalanmış ve şekil bozukluğu bulunan tarım arazilerinin birleştirilerek ekonomik verimliliğinin artırılması işlemidir. Amaç, tarımsal yapının yeniden düzenlenmesi ve üretim maliyetlerinin düşürülmesidir. Devamını oku

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI NEDİR?

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI NEDİR?

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI NEDİR?

Doğarken seçme hakkınızın olmadığı isminizi ve soy isminizi (soyadı) bazı şartların varlığı halinde değiştirebilirsiniz. Bunun için İsim Değiştirme Davası açarak hayatınızın geri kalanını kendi seçtiğiniz isminizle veya soy isminizle (soyadı) yaşamanız mümkündür.

İsim Değiştirme Nedir?

İsim Değişikliği, İsim Değiştirme Davası

Kişinin şahıs varlığına dayalı hakkını kullanarak şahsına ait ismini değiştirebilme imkanı vardır. Hem sosyal hayat hem de resmi işlerde kişiyi temsil etme vasfına sahip isim ve soy isim kavramlarının kişi üzerinde önemli etkileri vardır. Kişinin sahip olduğu ismi değiştirebilmesi için belirli bir hukuki prosedürün izlenmesi gerekmektedir.

Devamını oku

YAŞ DÜZELTME DAVASI NEDİR?

YAŞ DÜZELTME DAVASI NEDİR?

YAŞ DÜZELTME DAVASI NEDİR?

Yaş düzeltme davası, kişinin nüfus kaydında yer alan doğum tarihinin yanlış olduğunu iddia ettiği durumlarda, doğru doğum tarihinin tespit edilmesi amacıyla açılan bir davadır. Bu dava halk arasında, yaş büyütme, yaş küçültme, doğum tarihini değiştirme yahut yaş değiştirme davası olarak da anılmaktadır. Uygulamada genellikle, doğum tarihi ile ilgili hatalı bir kayıt yapılması neticesinde kişi, çeşitli haklardan faydalanmakta zorluk yaşayabilmektedir. Nüfusa daha geç bir doğum tarihi ile kaydedilmiş olan kişinin emekliliği de geç olacaktır. O nedenle kişi, doğum tarihinin hatalı düzenlendiğini iddia ediyor ise kimlikteki doğum tarihinin değiştirmek ve hak kayıplarının önüne geçmek için Asliye Hukuk Mahkemesinde yaş düzeltme davası açmalıdır.

Yaş düzeltme davasında, davacı doğru doğum tarihini kanıtlamak için çeşitli deliller sunmalıdır. Bu deliller arasında sağlık kuruluşlarından alınmış doğum raporları, eski belgeler, tanık ifadeleri ve özellikle erken yıllara ait okul kayıtları gibi belgeler yer alabilir. Mahkeme, tüm bu delilleri değerlendirerek, davacının gerçek doğum tarihine karar verecek ve nüfus kaydındaki yanlışlığın düzeltilmesi yönünde bir karar verdikten sonra, bu karar ilgili nüfus müdürlüğüne iletilecek, kayıtlar düzeltilecektir. Bu dava, kişi için önemli bir yasal düzeltme sağlarken, aynı zamanda ilerleyen yıllarda çeşitli hak kayıplarını engellemek adına büyük bir öneme sahiptir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İdari Dava Dilekçesi Nedir?

İdari Dava dilekçesi, en basit anlamıyla İdari Mahkemelerde (Danıştay, idare mahkemesi, vergi mahkemesi) mahkemenin bir davaya bakabilmesi için davacının talebini yazılı olarak bildirdiği belgedir. İdari yargılama usulünde yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, usulüne uygun bir dava dilekçesi hazırlanması önemlidir.

İdari Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

İdari yargılama usul hukuku kanununa göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.

Dilekçelerde;

  1. a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  2. b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
  3. c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
  4. d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
  5. e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası gösterilir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İdare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı başvuru yolları, kanun yolları olarak tanımlanır. Buna göre davanın tarafları, verilen yargı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davanın yeniden incelenmesi için üst mahkemelere başvurma imkânına sahip olurlar.

Kanun yolları “olağan kanun yolları” ve “olağanüstü kanun yolları” olarak ikiye ayrılır. Olağan kanun yolları, mahkemelerce verilen nihai kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır. Olağanüstü kanun yolları ise olağan kanun yolları tüketildikten sonra kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilen kanun yollarıdır. İdari yargılama usulünde olağan kanun yolları “istinaf” ve “temyiz” incelemelerinden oluşur. Olağanüstü kanun yolları ise “kanun yararına temyiz” ve “yargılamanın yenilenmesi”nden oluşur.

Devamını oku

Don`t copy text!