BİRLEŞMİŞ MİLLETLER HAKSIZ TUTUKLULUK ÇALIŞMA GRUBU BAŞVURUSU

1. NASIL MÜRACAAT EDİLİR?

Yargıtay’ın da yerleşik içtihatları, ceza kanunları ve uluslararası sözleşmeler Ceza yargılamasının tutuksuz yapılması esastır. Yani hakkında suç isnadı yapılan ve yargılaması süren bir kişinin tutuklanması adına özel bir neden olmadığı durumlarda bu kişi hakkında tutuksuz olarak yargılama yapılması gerekmektedir.

Bu durum insan hakları sözleşmelerince de koruma altındadır. Suçsuz olma durumu gözetilmeksizin yahut savcılıkça hazırlanan iddianamedeki suçlara ilişkin yeterli somut delil olup olmadığı dahi dikkate alınmaksızın derhal tutuklu yargılamaya hükmedilmektedir. Bu durum bir insan hakkı ihlalidir ve bu kapsamda hem AİHM hem de Birleşmiş Milletler Haksız Tutukluluk Çalışma Grubuna itiraz başvurusu yapılabilecektir. Bu çalışmada BM başvurusu esasları üzerinde durulacak ve bu başvurunun temel unsurları ele alınacaktır.

BM haksız tutukluluk itirazı Çalışma Grubu sekreterliğine sunulacak yazılı bir dilekçe ile yapılır. Başvurunun İngilizce yapılması gerekmektedir. Bu çerçevede kılavuz olarak aşağıda verilen başvuru formunun girişine;

•Tutuklama yahut gözaltına yönelik kısa bilgi,
•Bu işlemin hangi sebeple ve ne şekilde yapıldığı (örneğin hakaret edilerek, şiddet uygulanarak, vs.)
•Suçlamaya ve tutukluluk yahut gözaltına gerekçe olarak neyin gösterildiği (gizli tanık beyanı, deliller, kaçma şüphesi vs),
•Yakınınızın maruz kaldığı harici kanun ihlalleri gibi hususları yazmanızda fayda görülmektedir. Bu başlıklara ilişkin detay bilgi yazının devamında mevcuttur. Ancak giriş kısmı birçok uzun olmazsa daha verimli bir sonuç alınacaktır. Nihayetinde bu kuruma binlerce başvuru yapılmakta ve kısıtlı eleman sayısı nedeniyle başvuru içeriklerinin incelenmesi zaman alabilmektedir.

2. ACİL BAŞVURU PROSEDÜRÜ

Gecikmesinde sakınca görülen hallerde yahut gözaltı veya tutukluluk halinin devam etmesi halinde telafisi mümkün olmayacak zararların doğma ihtimali söz konusu olduğunda Birleşmiş Milletler Haksız tutukluluk Çalışma Grubuna acil başvuru yapılabilecektir.

Aşağıdaki durumlarda “acil eylem” olarak bilinen bir prosedüre başvurulabilir:

A. Bir kişinin keyfi olarak özgürlüğünden yoksun bırakıldığı ve bu yoksunluğun devam etmesinin, o kişinin sağlığı, fiziksel veya psikolojik bütünlüğü veya hatta yaşamı için ciddi bir tehdit oluşturduğu konusunda yeterli derecede güvenilir iddiaların bulunduğu durumlarda,

B. Böyle bir tehdidin var olduğu iddia edilmediğinde dahi, acil eylemi gerektiren başkaca koşullar var ise yine acil başvuru yapılabilecektir. Burada önemli olan başvuru girişinde başvurunun hangi nedenle acil olduğunun altının çizilerek kısaca anlatılması gerektiğidir.

Çalışma Grubu, özgürlükten yoksun bırakmanın keyfi olup olmadığı hakkında karar (görüş) vermek için, başvuruyu idareye olağan prosedür dahilinde gönderebilir. Bu sayede yapılan itiraza karşı ilgili ülkenin cevabı istenmiş olur. Hükümete tanınan süre içerisinde cevap gelmez ise Çalışma Grubu kararını buna göre verir.

Yapılan başvuru acil olarak yahut standart şekilde gönderilebilecektir. Çalışma grubu başvurunun acil olmadığına hükmedebilir. Bu durumda başvurunun iade edileceği düşünülmemektedir. Ancak bu konuda direkt bir bilgimiz de bulunmamaktadır. Acil başvurularda Başkan Raportörü veya yokluğunda Başkan Yardımcıları hak ihlali yaşanmaması adına hızlıca harekete geçilmesi gereken durumlarda başvuruyu en hızlı şekilde Türkiye’nin Birleşmiş Milletlerdeki daimi temsilcisi vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığına gönderir. Dışişleri bakanlığı da konuyu Adalet bakanlığına iletir. Adalet bakanlığının verdiği cevap da aynı yol ile tekrar çalışma grubuna iletilir.

 

3. BAŞVURUNUN YAPILACAĞI ADRES VE GÖNDERİM YÖNTEMİ

To: Working Group on Arbitrary Detention c/o. Office of the UN High Commissioner for Human Rights United Nations Office at Geneva 8-14 avenue de la Paix CH-1211, Geneva 10 Switzerland

Yukarıda bahsedilen acil başvuru prosedürünün işletilmesi gereken durumlarda bu adrese tercihan (41-22) 917.90.06. numaraya fax ile gönderilmelidir.

Bunun dışında normal başvuru için wgad@ohchr.org; adresine, acil başvuru için de: urgent-action@ohchr.org adresine email atılabilecektir. Mümkünse hem posta ile hem faks ile hem de email ile başvuru iletilmelidir. Bir kişi hakkında birden fazla gözaltı yahut tutuklama söz konusu ise yahut kişi bir defa tutuklanmış olsa bile hakkında birden fazla gözaltı ve/veya tutuklama kararı var ise herbiri için ayrı ayrı başvuru yapılması gerekmektedir.

NORMAL BAŞVURU                       ACİL BAŞVURU
urgent-action@ohchr.org                        wgad@ohchr.org

4. MÜRACAATI KİMLER YAPABİLİR?

Çalışma Grubuna yapılacak başvuru haksız tutuklanan ya da gözaltına alınan kişiler, bu kişilerin aileleri veya temsilcileri tarafından yapılabilir. Bu gibi başvurular sivil toplum kuruluşları tarafından ve ayrıca insan haklarının korunması ve geliştirilmesi için çalışan ulusal kurumlar tarafından da yapılabilir.

5. BAŞVURUDA YER ALMASI GEREKEN BİLGİLER NELERDİR?

Mümkün olduğu müddetçe, dilekçede tutuklama ve gözaltı şartları (işlemin oluş şekli), tutuklanan veya gözaltına alınanın adı, soyadı ya da herhangi bir şekilde kimliğini belirlemeyi mümkün kılacak diğer her türlü bilginin de bulunması gerekir. Yasal durumunun anlaşılması için özelde de;

A. Tutuklanma veya gözaltına alınmanın (ya da herhangi bir şekilde özgürlükten mahrum bırakılmanın) yeri ve tarihi, bu işi yaptığı düşünülenlerin kimliği, özgürlüğünden mahrum bırakılanın durumunu aydınlatacak herhangi bir ek bilgiler

B. Yetkili makamlarca verilen tutuklama, gözaltına alma ya da herhangi bir şekilde özgürlükten mahrum bırakılma gerekçesi,

C. Biliniyorsa olaya uygulanan yasal mevzuat

D. Haksız tutuklama veya gözaltı işlemine karşı idari ve kazai kurumların yaptıkları soruşturmalar, başvurulan iç hukuk yolları, uluslararası ve bölgesel seviyede atılan adımlar ve bunların sonuçları, veya bu tür başvuruların veya atılan adımların (iç hukuk yönünden, uluslararası ve bölgesel çapta) etkili olmadığına veya neden böyle bir girişimde bulunulmadığına ilişkin gerekçe.

E. Özgürlükten mahrum bırakılmanın keyfi olduğuna ilişkin sebepler. (Bu konuda başvuranın, özgürlükten mahrum bırakılmanın neden keyfi olduğu yolundaki düşüncesi,)

F. Tarafların (kaynakların) sundukları raporlar (dilekçeler), sanki bir duruşmanın öncesinde yapıldığı gibi (mahkemenin duruşma öncesinde taraflarca bilgilendirildiği gibi), rapor edilen olayın tüm yönleri hakkında Çalışma Grubunu bilgilendirme amaçlı olmalıdır. Bu kapsamda haksız olarak özgürlüğünden mahrum bırakılan kimsenin geçici veya kesin bir şekilde serbest bırakılması; hapishane şartlarındaki olumsuz değişiklikler, hapishane alanındaki (hapis tutulan yerin yüz ölçümü vs) değişiklikler gibi mümkün olan tüm olumsuz şartlar beyan edilmelidir.

6. HUKUK YOLLARININ TÜKETİLMEMİŞ OLMASI VEYA AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESI GİBİ ULUSLARARASI MEKANİZMALARA MÜRACAAT EDİLMİŞ OLMASI BAŞVURU YAPMAYA ENGEL MİDİR?

Hayır engel değildir. (İç hukuk yollarının tüketilmemiş olmasının başvuruya engel olmadığı Çalışma Grubunun 38/2017 sayılı Kürşat Çevik kararında; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurmanın Çalışma Grubunun vakıayı incelemesine engel olmadığına da 6/2013 sayılı Balyoz kararında açıkça değinilmiştir.) Ancak Keyfi Tutuklamalar Çalışma Grubuna başvurduktan sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, kendisine yapılan başvuruları kabul edilemez bulmaktadır. Dolayısıyla BM’ye haksız tutukluluk başvurusu yapıldıktan sonra AİHM nezdinde adil yargılanma kapsamında başvuru yapılamayacaktır. Yapılması halince başvurunun ilgili kısımları usulden reddedilecektir.

7. ÇALIŞMA GRUBUNA MÜRACAAT YAPILDIKTAN SONRA SÜREÇ NASIL İŞLEMEKTEDİR?

A. Çalışma Grubu, başvuru üzerine, ilgili hükümet ile iletişime geçer ve başvuru hakkında ilgili devlete haber verir ve bu konu hakkında cevap vermesi için kendisine 60 ila 90 gün arasında süre tanır.

B. Eğer ilgili devlet sürenin uzatılmasını talep eder ise, bunun gerekçesini de bildirmek durumundadır. Bu talebin olumlu karşılanması durumunda devlete bir ayı geçmemek üzere ek bir süre tanınabilir.

C. Eğer hükümet kendisine verilen süreler içerisinde cevap vermez ise Çalışma Grubu toplamış olduğu bilgiler ışığında bir karar verebilir. (“Rebii Metin Görgeç” kararında, Hükümet kendisine verilen 60 günlük süre geçtikten sonra savunma için sürenin uzatılmasını istemiş ancak 60 günlük cevap süresinden sonra talepte bulunulduğu ve süre uzatımı talebini haklı kılacak kuvvetli bir gerekçe ileri sürülmediği için talep kabul edilmemiş, başvurucunun verdiği bilgiler doğrultusunda karar verilmiştir.)

D. Bilgiler toplandıktan sonra (yani dilekçeler teati edildikten sonra) ÇG aşağıdaki şekilde harekete geçebilir. (kararlar alabilir)

•Dosya ÇG’nun önüne geldikten sonra kişi herhangi bir nedenle serbest kalmış bile olsa, bu kişi hakkında dosya açılır. ÇG, kişinin serbest kalmasına bakmaksızın, dosya bazında, özgürlükten mahrum bırakılmanın keyfi olup olmadığı hakkında karar verebilir.(Rebii Metin Görgeç kararında böyle yapmıştır.)

•Eğer ÇG özgürlükten mahrum bırakılmanın keyfi olmadığını düşünüyorsa, bu doğrultuda kararını verir. Ancak eğer gerekli görürse, ÇG bu dava hakkında da tavsiyelerde bulunabilir.

•Eğer ÇG gerek başvurucudan, gerekse hükümet kanadından daha fazla bilginin verilmesi gerektiğini düşünüyorsa, bu bilgi alınıncaya kadar dosyayı beklemeye alabilir. (Yani “durma” kararı verebilir)

• Eğer ÇG özgürlükten mahrum bırakılmanın keyfi olduğunu düşünüyorsa bu kararını (görüşünü) bu yönde verir ve devlete tavsiyelerde bulunur.

• ÇG’nun görüşü ilgili hükümete iletilir. Bu iletimden 48 saat sonra, başvurucu ile iletişime geçilir. Başvurucu bilgilendirildikten sonra ÇG’nun yayınlanmamış ayrıntılı (gerekçeli) görüşü online olarak yayınlanır.

• Çalışma Grubu tarafından verilen kararlar (görüşler), yıllık raporunda İnsan Hakları Konseyi’nin dikkatine sunulur.

• Hükümetler, başvurucular (kaynaklar) ve diğer taraflar Çalışma Grubu’na, Çalışma Grubunun görüşleri doğrultusunda yapılan tavsiyeleri üzerine takip faaliyetlerini bildirmelidir. Bu, Çalışma Grubunun, İnsan Hakları Konseyi’ni, alınan ilerlemeler ve tavsiyelerin uygulanmasında karşılaşılan zorluklardan ve aynı zamanda herhangi bir eylemde bulunulmamasından haberdar etmesini sağlayacaktır.

8. ÇALIŞMA GRUBU HANGİ HALLERDE TUTUKLAMANIN/YAKALAMANIN/ALIKONULMANIN KEYFİ OLDUĞUNA KARAR VERMEKTEDİR?

•Özgürlükten mahrum bırakılmanın açık bir şekilde yasal hiçbir dayanağı bulunmuyorsa. (Mesela bir kişi cezasını tamamlamış olmasına rağmen hala tutuklu bulunuyorsa veya hakkında uygulanabilecek bir af kanunu olmasına rağmen cezaevinde ise..)(1. Kategori)

•Özgürlükten mahrum bırakılma, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 7, 13, 14, 18, 19, 20 ve 21 maddelerin ve, tarafların ilgili olduğu (Türkiye’nin de taraf olduğu) Medeni ve Siyasi Haklara ilişkin Uluslararası Sözleşme’nin 12, 18, 19, 21, 22, 25, 26 ve 27. Maddelerinin garanti altına aldığı haklar veya özgürlüklerinin kullanılmasından kaynaklanıyorsa (yani kişi uluslararası anlaşmayla güvence altına alınan bu hakları kullanması sırasında özgürlüğünden mahrum bırakılmış ise) (2.Kategori)

•Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’nde ve ilgili Devletlerce kabul edilen ilgili uluslararası belgelerde kurulan adil yargılanma hakkıyla ilgili uluslararası normlara, tamamen veya kısmen uyulmaması, “özgürlükten mahrum bırakılmaya” keyfi bir nitelik verirse…(3.Kategori)

•Sığınmacılar, göçmenler veya mülteciler idari veya adli inceleme veya çözüm yolu bulunmaksızın uzun süreli idari gözetime tabi tutulduğunda, (4.Kategori)

•Özgürlüğün yoksun bırakılması, doğum, ulusal, etnik veya sosyal köken, dil, din, ekonomik durum, siyasi veya diğer görüş, cinsiyet, cinsel yönelim, engellilik veya herhangi bir diğer statüye dayalı ayrımcılık temelinde uluslararası hukukun ihlalini oluşturduğunda (Kategori 5)

9. BAŞVURU TARİHİNDEN KARAR TARİHİNE KADAR YAKLAŞIK NE KADAR SÜRE GEÇMEKTEDİR?

Normal şartlar altında BM haksız tutukluluk itirazları ortalama bir yıl içerisinde karara bağlanmaktadır. Ancak karar aşamasında taraflarla yapılacak yazışmalar ve cevap süreleri bu süreyi uzatabilecektir.

10. BU KARARLARIN ETKİNLİĞİ NEDİR?

Bir Birleşmiş Milletler koruma sistemine dahil olan Çalışma Grubunun görüşleri (kararları) yargısal nitelik taşımadığından uyulması zorunlu ve bağlayıcı nitelikte bir netice doğurmamaktadır.(*) Ancak; Türkiye’nin de onayladığı Birleşmiş Milletler Anlaşmasının 55.maddesinin “c” bendine göre Birleşmiş Milletler “Irk, cinsiyet, dil ya da din ayrımı gözetmeksizin herkesin insan haklarına ve temel özgürlüklerine bütün dünyada etkin bir biçimde saygı gösterilmesini kolaylaştıracaktır.”

Yine aynı anlaşmanın 56.maddesine göre de “Üyeler 55. maddede belirtilen amaçlara ulaşmak için, gerek birlikte gerekse ayrı ayrı, işbirliği içinde hareket etmeyi yükümlenirler.” (**) Buradan hareketle, Birleşmiş Milletler Anlaşmasını onaylayan bir ülke olarak Türkiye’nin bizzat Devlet bünyesinde örgütlenmiş emniyet ve yargı gibi yasal kurumlarında yaşanan insan hakları ihlallerinde gerekli hassasiyeti göstermesi ve ihlallerin yaşanmaması ve giderilmesi için gerekli tedbirleri alması, onayladığı ve Anayasanın 90.maddesi uyarınca kanun hükmünde bulunan Birleşmiş Milletler Anlaşmasının ve yukarıda bahsedilen diğer uluslararası anlaşmaların gereğidir. Zira, Anayasanın 90.maddesi açıktır: “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7/5/2004-5170/7 md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

Bunun da ötesinde, Çalışma Grubu aldığı kararları her yıl rapor halinde İnsan Hakları Konsey’ine sunmakta böylelikle tüm devletlerin ve halklarının haberdar olmasını sağlamaktadır. Kendi ülkesinde kendi kurumlarının insan hakları ihlallerini engellemeyen/sessiz kalan bir ülkenin Birleşmiş Milletlerin saygın bir üyesi olma hüviyetini kaybedeceği “temel insan haklarına saygı konusunda sorunlu ülke” konumuna düşeceği ve bunun da uluslararası alanda doğrudan veya dolaylı aleyhte etkisinin olacağı ise izahtan varestedir. Bu nedenlerle her ne kadar alınan karar AİHM kararları gibi direkt olarak uygulamaya etki etmese dahi politik baskı yoluyla başvurucunun şahsi mağduriyetinin giderilmesi ihtimali ve ileride benzer ihlallerin yaşanmaması yönünde Türk Hükümetine uluslararası bir baskı teşkil edeceğinden bu yolun etkili ve faydalı olduğu düşünülmelidir.

11. ÖRNEK BAŞVURU FORMU

Formdaki bilgiler tutuklanan yahut gözaltına alınan kişilerin kimlik bilgileri ile doldurulacaktır. Giriş kısmına bu kişilerin bilgileri yazılacaktır. Şayet başvuru tutuklanan yahut gözaltına alınan kişinin yakını tarafından yapılmakta ise giriş kısmına yapılacak izahatta yakınlık bilgisi, neden başvurunun asıl kişi tarafından yapılmadığı yahut yapılamadığı, bu kişinin başvuru yapılması adına onayının olup olmadığı, başvuruyu yapanın yazışma ve iletişim bilgileri gibi hususların ayrıca yazılması gerekmektedir.

Not: Bu yazı advocates of sılenced turkey kitapçığından faydalınarak hazırlanmıştır.

MODEL QUESTIONNAIRE TO BE COMPLETED BY PERSONS
ALLEGING ARBITRARY ARREST OR DETENTION

I. IDENTITY
1. Family name: …………………………………
2. First name: ……………………………………
3. Sex: (Male) (Female)
4. Birth date or age (at the time of detention): ………………………………………
15
5. Nationality/Nationalities:
6. (a) Identity document (if any): ………………………………………………………
(b) Issued by: ……………………………………………………………………………
(c) On (date): ……………………………………………………………………………
(d) No.: ……………………………………………………………………………………
7. Profession and/or activity (if believed to be relevant to the arrest/
detention):
…………………………………………………………………………………………………
8. Address of usual residence:
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
II. Arrest
1. Date of arrest:
2. Place of arrest (as detailed as possible)
……………………………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………………………
3. Forces who carried out the arrest or are believed to have carried it out:
……………………………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………………………
4. Did they show a warrant or other decision by a public authority?
(Yes)…….. (No)………
5. Authority who issued the warrant or decision:
……………………………………………………………………………………………
6. Reasons for the arrest imputed by the authorities:
……………………………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………………………
7. Legal basis for the arrest including relevant legislation applied (if known):
……………………………………………………………………………………………
……………………………………………………………………………………………
III. Detention
1. Date of detention: ………………………………………………………………………
2. Duration of detention (if not known, probable duration):
…………………………………………………………………………………………………
3. Forces holding the detainee under custody:
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
4. Places of detention (indicate any transfer and present place of detention):
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
5. Authorities that ordered the detention:
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
6. Reasons for the detention imputed by the authorities:
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
7. Legal basis for the detention including relevant legislation applied (if known):
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
IV. Describe the circumstances of the arrest.
V. Indicate reasons why you consider the arrest and/or detention to be arbitrary. Specifically provide details on whether:

A. The basis for the deprivation of liberty is authorized by the Constitution or the
domestic law?

B. The reason the individual has been deprived of liberty is a result of the exercise of his
or her rights or freedoms guaranteed by articles 7, 13, 14, 18, 19, 20 and 21 of the
Universal Declaration of Human Rights and, insofar as States parties are concerned,
by articles 12, 18, 19, 21, 22, 25, 26 and 27 of the International Covenant on Civil
and Political Rights?

C. The international norms relating the right to a fair trial have been totally or partially
observed, specifically, articles 9 and 10 of the Universal Declaration of Human
Rights and, insofar as States parties are concerned, by articles 9 and 14 of the
International Covenant on Civil and Political Rights?

D. In the case of an asylum seeker, migrant or refugee who has been subjected to
prolonged administrative custody, if he or she has been guaranteed the possibility of
administrative or judicial review or remedy?

E. The individual has been deprived of his or her liberty for reasons of discrimination
based on birth; national, ethnic or social origin; language; religion; economic
condition; political or other opinion; gender; sexual orientation; or disability or other
status which aims towards or can result in ignoring the equality of human rights?
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
16
VI. Indicate internal steps, including domestic remedies, taken especially with
the legal and administrative authorities, particularly for the purpose of
establishing the detention and, as appropriate, their results or the reasons why
such steps or remedies were ineffective or why they were not taken.
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
VII. Full name, postal and electronic addresses of the person(s) submitting the
information (telephone and fax number, if possible).
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………
Date: …………………… Signature: …………………………

DESTEK
Çalışma Grubu başvurusu sürecinde, dosyası eksiksiz hazırlanan kişilere tercüme açısından imkanlar ölçüsünde destek verilmektedir. Konuyla ilgili bilgi almak ve destek talebinde bulunmak adına help@silencedturkey.org adresine mail göndermeniz gerekmektedir.
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………………

“Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shares
Don`t copy text!