Twitter’da Hakaret Suçu Hakkında Yargıtay Kararı

Twitter’da Hakaret Suçu Hakkında Yargıtay Kararı

Yargıtay

18. Ceza Dairesi        

2015/10377 Esas

2015/12777 Karar

KAVRAMLAR

Twitter hakaret

Retweet Hakaret

Sanık Savunması

Temyizin Esastan Reddi

ÖZET

Twitter üzerinden hakaret içeren bir tweet’in retweet edilmesi sebebiyle yapılan yargılama sonunda yere mahkemece beraat kararı verilmesi sebebiyle inceleme yapılmıştır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi verdiği kararlar bu beraat hükmünü “sanığın mahkumiyeti yerine beraat kararı verilmesi” sebebiyle bozmuştur. Yani beraat kararının hukuka uygun olmadığını retweet yapılan hesabın kişinin kendi hesabın kişiye ait olması sebebiyle ceza alması gerektiğini bildirmiştir. 

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi

SUÇ : Hakaret

HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

Devamını oku

Adın Değiştirilmesi ve Düzeltilmesi İle İlgili Yargıtay Kararları

Adın Değiştirilmesi ve Düzeltilmesi İle İlgili Yargıtay Kararları

T.C.

YARGITAY

18. HUKUK DAİRESİ

E. 2011/1371

K. 2011/3796

T. 22.3.2011 

• NÜFUS KAYDININ DÜZELTİLMESİ ( Adın Değiştirilmesi – Daha Önce Adı Mahkeme Kararı İle Düzeltilenin Adının İkinci Kez Tashihine Karar Verilemeyeceği )

• ADIN DEĞİŞTİRİLMESİ ( Daha Önce Adı Mahkeme Kararı İle Düzeltilenin Adının İkinci Kez Tashihine Karar Verilemeyeceği – Aynı Konuya İlişkin Olarak Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasının Ancak Bir Kere Açılabileceği )

• İLAN EDİLMESİ GEREKEN HÜKÜM ( İsim Düzeltilmesine Dair – İlan Hususunda Karar Verilmemiş Olmasının Usul ve Yasaya Aykırılığı ) 

4721/m. 27

5490/m. 36 

ÖZET : Bir kişinin adına ilişkin kaydın ancak bir kez düzeltilebileceği gözönünde bulundurularak, daha önce adı mahkeme kararı ile tashih edilmiş olanın adının ikinci kez tashihine karar verilmesi, isim düzeltilmesine dair hükmün ilan edilmesi gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. 

Devamını oku

YARGITAY: YURTDIŞI VİZE BAŞVURUSU – DOLANDIRICILIK

YARGITAY: YURTDIŞI VİZE BAŞVURUSU – DOLANDIRICILIK

Yargıtay 15. Ceza Dairesi         2018/2277 E.  ,  2018/9188 K.
(Yargıtay: Yurt Dışı Vize Başvurusu – Dolandırıcılık)

  •  

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’ nun 157/1, 43/1, 62, 50/3. ve CMK 307/4. mddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Devamını oku

YARGITAY: GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA – HIRSIZLIK SUÇU AYRIMI – EKSİK İNCELEME

YARGITAY: GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMA – HIRSIZLIK SUÇU AYRIMI – EKSİK İNCELEME

Yargıtay 2. Ceza Dairesi         2017/3207 E.  ,  2019/848 K.
(Yargıtay: Güveni Kötüye Kullanma – Hırsızlık Suçu Ayrımı – Eksik İnceleme)

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

Dosya kapsamına göre, müteveffa katılan …’in mülkiyeti kendisine ait olan taş ocağını, 11/05/2012 tarihli “Rödövans Sözleşmesi” ile taş ocağının işletmeciliğini yapmak üzere sanık …’a kiraladığı, sanık tarafından katılana yapılması gereken ödemeler yapılmayınca, katılan tarafından sözleşme hükümlerine dayanılarak 30/10/2012 tarihinde noter kanalıyla sözleşmenin feshedildiği, katılan 16/11/2012 günü taş ocağını kontrol etmek amacıyla olay yerine gittiğinde, taş ocağındaki 2 adet 20.000 litrelik su tankı, 1 adet 20.000 litrelik mazot tankı 1 adet tam otomatik 80 tonluk kantar ve bu kantara ait bilgisayar ve kasası ile 1 adet kamptırın yerinde olmadığını görüp kolluğa müracaat ettiği, … Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 tarihli iddianamesi ile katılanın 16/11/2012 tarihli müracaatı üzerine çalındığı belirtilen yukarıdaki malzemeler ile ilgili olarak kamu davasının açıldığı, sanığın savunmasında, iddianamede belirtilen malzemeleri katılandan satın aldığını savunmuşsa da buna dair herhangi bir sözleşme veya ödeme belgesini sunmadığı, yine katılanın iddianame tarihinden sonra 25/12/2012 günlü ve 03/01/2013 günlü hırsızlık müracaatlarına ilişkin olarak mahkemece sorulması üzerine Kadınhanı Cumhuriyet Başsavcılığının 22/05/2013 tarihli cevabi yazısında, bu olaylara ilişkin ayrıca bir dava açılmadığının bildirildiğinin anlaşıldığı olayda, mahkemece katılanın sanık ile aralarındaki sözleşmeyi 30/10/2012 tarihinde feshetmesinden sonra suça konu eşyalar çalındığından eylemin güveni kötüye kullanma suçunu değil hırsızlık suçunu oluşturduğu kabul edilmişse de; katılanın tek taraflı beyanla gerçekleştirdiği fesih işleminin, sanığın hakimiyet alanına ulaştığı anda geleceğe etkili olarak hüküm doğuracağı, katılan tarafından noter aracılığı ile sanığa gönderilen 30/10/2012 tarihli fesih ihtarnamesinin sanığa ne zaman tebliğ edildiğine dair mahkemece herhangi bir araştırmanın yapılmadığı, ayrıca, Kadınhanı Cumhuriyet Başsavcılığının 10/12/2012 tarihli iddianamesi ile katılana ait taş ocağından katılanın 16/11/2012 günü yaptığı kontrolde yerinde olmadığını tespit ettiği suça konu eşyalara ilişkin kamu davasının açılmış olduğu, iddianame tarihinden sonraki olaylara ilişkin olarak açılmış herhangi bir kamu davasının da bulunmadığı nazara alınarak, öncelikle dosya arasındaki 30/10/2012 tarihli fesih ihtarnamesinin sanığa ne zaman tebliğ edildiğinin ilgili noterlikten sorularak rödövans sözleşmesinin sona erme tarihinin tespit edilmesi, mütevaffa katılanın 16/11/2012 tarihinde yaptığı kontrolde iddianamede belirtilen eşyaların çalındığını tespit etmekle birlikte eşyaların ne zaman çalındığına ilişkin net bilgisinin bulunmaması nedeniyle, söz konusu taş ocağında kendisine ait makineler ile bir dönem çalışma yapan tanık …’den iddianamede belirtilen eşyaları en son taş ocağında ne zaman gördüğü sorularak ve sanıktan da suça konu malzemeleri taş ocağından ne zaman çıkarıp sattığının sorularak suç tarihinin de kesin olarak tespitine çalışılması, yapılacak tüm araştırma ve inceleme sonucuna göre sanık üzerine atılı suçun güveni kötüye kullanma suçunu veya adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 16/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

YARGITAY: NAFAKA AZALTIM/İNDİRİM DAVASI – YÜKSEK İNDİRİM – BOZMA

Tazminat Hukuku

“İçtihat Metni”

Taraflar arasındaki iştirak  nafakasının azaltılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, …… sayılı kararı ile müşterek çocuklar ……velayetlerinin davalıya verildiğini, ve lehlerine aylık 250,00’şer TL olmak üzere toplam 500,00 TL iştirak nafakasına hükmedildiğini, 2011 yılında açılan nafakaartırım davası neticesinde ise söz konusu nafakaların aylık 750’şer TL’ye yükseltildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, kendisinin yeniden evlendiğini ve bu evliliğinden de 3 çocuğu daha olduğunu,aylık gelirinin 900,00 TL olup, davalının ekonomik olarak kendisinden daha iyi durumda bulunduğunu ileri sürerek; müşterek çocuklar için aylık 750’şer TL olan iştirak nafakasının aylık 300’er TL’ye indirilmesini talep ve dava etmiştir.

Devamını oku

Don`t copy text!