Arazi Toplulaştırması Nedir?
Arazi toplulaştırması; dağınık, parçalanmış ve şekil bozukluğu bulunan tarım arazilerinin birleştirilerek ekonomik verimliliğinin artırılması işlemidir. Amaç, tarımsal yapının yeniden düzenlenmesi ve üretim maliyetlerinin düşürülmesidir.
Toplulaştırma kapsamında:
1)Aynı malike ait dağınık parseller birleştirilir.
2)Eski parseller ile yeni tahsis edilen parseller arasında değer eşitliği sağlanır.
3)Yeni parsellerin yol ve suya erişimi olacak şekilde planlama yapılır.
4)Gerekirse maliklere konum ve yüzölçümü bakımından farklı yeni parseller verilebilir.
5)Yeni parseller için uygun tapu kayıtları düzenlenir.
Toplulaştırmada kural olarak sabit tesisler korunur ve araziler tek parsel hâlinde verilmeye çalışılır. Ancak teknik olarak mümkün değilse sabit tesis başka parselde bırakılabilir ya da parçalı arazi verilmesi hukuka uygun sayılabilir.
Yetki, 7139 sayılı Kanun ile Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ)’ye verilmiştir. Diğer kurumlar toplulaştırma yapmak isterse DSİ’den onay almak zorundadır ve hukuki sorumluluk DSİ’ye aittir.
Toplulaştırma Yapılırken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği’nin 16. maddesine göre proje alanı yeniden düzenlenirken aşağıdaki hususlara dikkat edilir:
Maliklere Parsel Tahsisi Nasıl Yapılır?
Maliklerin talepleri dikkate alınır.
En fazla %10 ortak tesis katılım payı düşülür.
Kalan değere eşit alan mümkünse tek parsel olarak verilir.
Zemine Bağlı Haklar Varsa Ne Olur?
Üzerinde hak bulunan parseller, hak sahiplerinin görüşü doğrultusunda düzenlenir.
Sabit Tesisler Nasıl Korunur?
Çevreye estetik katkı sağlayan yapılar ve sabit tesisler mümkün olduğunca eski malikine bırakılır. Malik birden fazla sabit tesise sahipse tercih ettiği dikkate alınır.
Yerleşim Birimleri Arasındaki Sınırlar Nasıl Düzeltilir?
Parsel değer sayıları esas alınarak mevzuata uygun sınır düzeltmesi yapılır.
Dikili ve Örtü Altı Tarım Arazileri Nasıl Değerlendirilir?
Gerekirse kendi içinde toplulaştırılır. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında belirlenen parsel büyüklükleri esas alınır.
Kamu İrtifak Hakları Nasıl Aktarılır?
Derecelendirme ile denklik sağlanır. Malik muvafakati alınmadan ve bedel ödenmeden yeni parsele aktarılır.
Sabit Tesisler Korunamazsa Ne Yapılır?
Öncelikle malikin diğer parsellerinden karşılanır. Gerekirse hazine arazisi ile hisselendirme yapılır. Son çare olarak bedel ödenebilir.
Hazine Taşınmazı Nasıl Değerlendirilir?
Bağımsız parsel niteliği kazanabiliyorsa müstakil parsel yapılır. Aksi halde sabit tesis parseline hisselendirilir.
Köy Sınırı Değişirse ve Sabit Tesis Etkilenirse Ne Olur?
Mütemmim cüz bedelleri ve geçici gelir kaybı DSİ veya proje idaresi tarafından ödenir.
Davalı Parseller Toplulaştırmaya Dahil Edilebilir mi?
Dava konusu incelenir ve tarafların rızası varsa toplulaştırmaya dahil edilebilir.
Bununla ilgili Danıştay kararları aşağıda verilmiştir:
+Danıştay 17. D., 2015/8495 E., 2016/4664 K. ‘…Uyuşmazlık konusu toplulaştırma işlemi sonucunda davacıya tahsis edilen yerlerin reel olarak toplulaştırma öncesi ile aynı değerde olmasına rağmen; davacının taşınmazı üzerindeki işletmenin bütünleyici unsuru olan trafo tesisinin korunması gerekirken korunmaması, umumi yola bitişik olan parselin yine imkanlar ölçüsünde aynı yerde verilmesi gerekirken verilmemesi, davacı tarafından kurulan tarımsal nitelikli tesisin anayol cephesi kapatılarak ulaşım imkanlarının kısıtlanması nedeniyle tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…’
+Kayseri 1. İdare Mah., 2019/25 E., 2019/413 K. ‘…Olayda dava konusu toplulaştırmaya esas 199 numaralı kadastro parselinin 44000.00 m2 yüzölçümlü olduğu, dava konusu 199 numaralı kadastro parselinin 3/4 hissesine sahip olan davacılara arazi toplulaştırma projesi ile 1130 ada 12 numaralı parselin tahsis edildiği, dava konusu 199 numaralı kadastro parselinin güney bölümünün arazi toplulaştırma projesi neticesinde 1130 ada 14 numaralı parsel içerisinde kaldığı, bu bölüm içerisinde 42 adet meyve ağaçlarının bulunduğu, dava konusu 199 numaralı kadastro parselinin batı ve kuzey-batı bölümünün arazi toplulaştırma projesi neticesinde 1130 ada 11 numaralı parsel içerisinde kaldığı, bu bölüm içerisinde 105 adet yası 20’den büyük kavak ağaçlarının bulunduğu, yapılan bu tahsis nedeniyle, dava konusu 199 numaralı kadastro parseli içinde yer alan 42 adet meyve ağacından ve 105 adet kavak ağacı niteliğindeki sabit tesislerden davacıların artık yararlanamaz hale geldiği, diğer yandan davacıların 199 numaralı kadastro parselinde hissedar oldukları Mustafa ………………’ın hissesi başka bir Mustafa ……………… ile uygulamada karıştırıldığı ve anılan kişiye yapılan tahsisin farklı bir mevkiden gerçekleştirilmesi sonucu uygulamayla hisse bölünmesine sebep olunduğu, bu durumun ise yukarıda zikredilen “Maliklere ait şerhli ve takyitli, parçalı ve hisseli araziler, bu halleriyle yeni parsellere taşınarak toplulaştırılır.” seklinde geçen mevzuat düzenlemelerine de aykırılık teşkil ettiği görülmektedir.
Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu işlem ile davacıların hissedar olduğu taşınmaz üzerindeki 42 adet meyve ağacı ile 105 adet yası 20’den büyük kavak ağacı niteliğindeki sabit tesislerin korunmayıp anılan tesislerden davacıların artık yararlanamaz hale gelmesinin yukarıda belirtilen mevzuata aykırı olduğu, diğer yandan, davacıların 199 numaralı kadastro parselinde hissedar oldukları Mustafa ………………’ın hissesi başka bir Mustafa ……………… ile uygulamada karıştırıldığı ve anılan kişiye yapılan tahsisin farklı bir mevkiden gerçekleştirilmesi sonucu uygulamayla hisse bölünmesine sebep olunduğu anlaşılmış olup, bu durumun ise hisseli arazilerin bu halleriyle yeni parsellere taşınarak toplulaştırılacağına ilişkin düzenleme karsısında hisseli arazilerin hisseli durumları korunmadan gerçekleştirilmesinin yukarıda belirtilen mevzuata aykırı olması nedeniyle dava konusu toplulaştırma işleminin bu yönüyle de hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, dava konusu işlemin iptaline…’
Toplulaştırma Yapılan Yerdeki Taşınmazlar Satılabilir Mi?
3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca ‘Uygulama alanlarında Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren, kamulaştırma, toplulaştırma, arazi değiştirilmesi ve dağıtım işlemlerinin tamamlanması veya tapuya tescili sonuçlandırılıncaya kadar, gerçek kişilerle özel hukuk tüzel kişilerine ait arazinin mülkiyet ve zilyetliği devir ve temlik edilemez. Bu araziler ipotek edilemez ve satış vaadine konu olamaz. Ancak, bu kısıtlama süresi beş yılı aşamaz. Sulama şebekesi tamamlanıp sulamaya geçinceye kadar da aynı işlemler yapılmaz. Bu kısıtlamada ise süre, beş yılı aşamaz. Ancak, sulama alanlarında toplulaştırma çalışmaları kısıtlama süresi içerisinde sonuçlandırılamadığı takdirde, Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün teklifi ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onayı ile toplulaştırma çalışmalarının sonuçlandırılması amacıyla kısıtlama süresi en fazla beş yıla kadar daha uzatılabilir.
Kısıtlama süresi içerisinde arazisini ve varsa üzerindeki tesisleri satmak isteyen gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerin müracaatları halinde, uygulayıcı kuruluş bu kişilere ait tarım toprağını ve varsa üzerindeki tesisleri, altmış gün içinde bu Kanun hükümlerine göre kamulaştırır veya yönetmelikle tespit edilecek esaslar dahilinde bunların başkalarına satışına izin verir.’
Toplulaştırma Nedeniyle Taşınmazda Kesinti Yapılabilir Mi?
3083 Sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca ‘Toplulaştırma alanlarında gerçek kişilerle kamu ve özel hukuk tüzel kişilerine ait araziden projenin özelliğine göre, yol ve kanal gibi kamunun ortak kullanacağı yerler için % 10’a kadar katılım payı kesilir. Toplulaştırma nedeniyle kapanan yollarla, yol fazlalıkları da aynı amaç için kullanılır. Katılım payı için herhangi bir bedel ödenmez. Ancak, katılım payı dışında kesilen arazi, öncelikle varsa eş değer Hazine arazisinden karşılanır. Yoksa, kesilen arazi için kamulaştırma işlemi yapılır.’

Toplulaştırma İşlemi İptal Edilebilir Mi?
Arazi toplulaştırma işlemleri, birer idari birer işlem olup idare mahkemesinde açılacak iptal davasının kabulü halinde iptal edilebilir. Bu durumda hukuka aykırı olan idari işlemler geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılır. Kişilerin idari işlem nedeniyle zarara uğramış olmaları halinde ayrıca tam yargı davası açmaları gerekmektedir, iptal davaları ile zararın giderilmesi mümkün değildir.
İptal davalarında mahkeme, yapılan toplulaştırma işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönünden hukuka uygunluğunu inceleyecektir.
İptal kararı ile birlikte dava konusu parsellerin bulunduğu alanda iptal gerekçesine uygun olarak yeniden toplulaştırma işlemi yapılmalıdır aksi halde yeniden açılacak iptal davası ile birlikte son yapılan toplulaştırma işlemi de iptal edilebilecektir.
Toplulaştırma İşleminin İptali Davası Açılması Tek Başına İşlemin Uygulanmasını Durdurur Mu?
İdare işlemlere karşı iptal davası açılması yapılan işlemin uygulanmasını durdurmayacaktır, bu nedenle tarafların dava aşamasında hak kaybına uğramamaları adına ayrıca yürütmenin durdurulmasını talep etmeleri lehlerine olacaktır.
Toplulaştırma İşleminin İptali Davası Ne Kadar Süre İçerisinde Açılmalıdır?
İYUK 7. madde uyarınca ‘Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür.’
Arazi toplulaştırma işlemine karşı açılan iptal davalarında Danıştay, arazi toplulaştırma işlemi sırasında yapılan ilan tarihlerinin dava açma süresine başlangıç olarak kabul edilemeyeceğini, parselasyon işleminin ilgiliye bizzat tebliğ edilmesi gerektiğini belirterek bu süreleri geniş yorumlamıştır.
Ayrıca 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünce Yürütülen Hizmetler Hakkında Kanunun Ek-9. maddesi uyarınca arazi toplulaştırma işlemlerine karşı tescil tarihinden itibaren 10 yıl içinde dava açılabilecektir. Bununla ilgili Danıştay kararları aşağıda verilmiştir:
+Danıştay 17. D., 2015/9490 E., 2015/3116 K. ‘…Uyuşmazlıkta, parselasyon işleminin muhatabına tebliğ edilmediği, davacıya tahsis edilen taşınmazın ada ve parsel numarasının değiştiği, bu değişikliğin ilan edilip edilmediğinin net olmadığı, değişikliklerin ne şekilde tebliğ edildiği yolunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, davalı idare tarafından davacının itirazı üzerine yapılan yeni işlemle ile ilgili olarak bilgilendirme yapıldığı belirtilmesine rağmen davaya konu arazi toplulaştırması işleminin tüm unsurlarıyla davacı tarafından öğrenildiğinin açıkça ortaya konulamadığı, davacının ilk talebi üzerine yapılan davaya konu yeni düzenlemeden haberdar olduğu anda tekrar davalı idareye başvuruda bulunulduğunun davacı tarafından belirtildiği, tapu tescilinin yapılıp yapılmadığının belirlenemediği görülmektedir.
Bu durumda, uyuşmazlığın mülkiyet hakkıyla ilgili olması, arazi toplulaştırmasının subjektif bir işlem olması anlamında ilanen tebliğin dava açma süresi başlangıcına esas alınamayacağı, işlemin teknik bir yönünün bulunması hususu da dikkate alındığında, tüm unsurlarıyla davacı tarafından öğrenilemediği, değişikliklerin davacıya bildirilmediği, davalı idarece yapılan bilgilendirmelerin yetersiz olduğu ve davacıların bilgiye erişim hakkının tam anlamıyla sağlanmadığı, dava açma süresinin geçirildiği yorumunun, mahkemeye erişim hakkının özünü ihlal edeceği görüldüğünden, işin esası incelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken davanın süre aşımı sebebiyle reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır…’
Birden Fazla Parsel İçin Tek Dava Açılabilir Mi?
Arazi toplulaştırma işleminin iptaline ilişkin açılacak davalarda, usul ekonomisi gereği aynı uygulama alanındaki toplulaştırma kapsamında kalan, aynı şahsa ait parseller ile ilgili tek dava açılması mümkündür. Farklı parsel maliklerinin ise bir araya gelerek tek dava açmaları mümkün değildir. Aşağıda Danıştay kararında bu verilmiştir:
+Danıştay 17. D., 2015/7873 E., 2016/3763 K. ‘…Arazi toplulaştırmasının niteliği dikkate alındığında uygulama alanı kapsamında taşınmazları bulunan maliklerin parçalı nitelikte olana arazilerinin tek parsel etrafında birleştirilerek tarımsal üretim verimliliğinin arttırılmasının amaçlandığı, bu anlamda aynı uygulama alanı sınırları içerisinde kalan taşınmazlara yönelik olarak parsel bazında ayrı ayrı dava açılması gerekliliği bulunmadığından, maliklerin taşınmazlarının bütüncül olarak değerlendirilmesi ve birleştirme talepleriyle birlikte dağıtımın incelenmesi gerekmektedir…’
Toplulaştırma İşleminin İptali Davalarında Davacı Ve Davalı Kimlerdir?
Toplulaştırma işleminin iptali davalarında davacı, toplulaştırmaya tabi tutulan dava konusu parselin tapuda kayıtlı malikleridir.
Toplulaştırma işleminin iptali davalarında davalı, Devlet Su İşleridir (DSİ). Bu davalar idari yargıda görüldüğünden dava dilekçesinde davalı gösterilmediği veya yanlış gösterildiği takdirde dahi dava reddedilmeyecek, mahkeme tarafından belirlenecek doğru hasıma dava yöneltilecektir.
Toplulaştırma İşleminin İptali Davalarında Görevli Ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?
Mahkemelerin görevi dava konusuna göre belirlenir. Arazi toplulaştırma, idarenin kamu hizmeti amacını taşıyan faaliyetinden doğan idari işlemlerdir ve bu uyuşmazlıkların çözüm yeri idari yargının görev alanındadır.
İYUK 34. madde uyarınca yetkili mahkeme, taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.
‘İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır. Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.