
SENDİKALAR HUKUKU NEDİR? SENDİKA HUKUKUNDA GÖRÜLEN DAVALAR NELERDİR?
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 52. maddesi, önceden izin alınmaksızın sendikal örgütlenmenin bir hak olduğunu düzenlemektedir. Söz konusu hakkın bizzat Anayasa’da düzenlenmiş olması, hukuk düzenimizin sendikalaşma hakkına verdiği önemi ve bunu anayasal bir güvence altına aldığını ortaya koymaktadır. Sendika, işçi veya işverenlerin örgütlenerek oluşturduğu yapıya denmektedir. Söz konusu yapı altında aynı tarafta yer alan kişiler, birbirlerinden destek alabilmekte ve haklarını savunurken dayanışma güdüsüyle hareket edebilmektedir. Sendikalar tamamen bağımsız ve siyasetten uzak bir yapıda olmak zorundadır.
Sendikaların kurulmasından, sendikalara üyeliğe ve sendikaların taraf olduğu başta toplu iş sözleşmeleri olmak üzere bütün hukuki ilişkilere ilişkin kurallar ve düzenlemeler içeren hukuk dalına sendika hukuku denilmektedir.
Sendikalar Hukuku Kapsamında Avukat Hangi Hizmetleri Vermelidir?
Sendika hukuku dalında verilen hizmetler genel olarak şu şekilde sayılabilmektedir:
- Sendikaların kurulması, işletilmesi, tutanakların hazırlanması, genel kurul prosedürlerinin işletilmesi konusunda her türlü danışmanlık hizmeti,
- Sendikaların girdiği hukuki ilişkilere yönelik danışmanlık ve avukatlık hizmeti,
- Toplu iş sözleşmelerinin hazırlanması,
- Mevcut toplu iş sözleşmelerinin yorumlanması,
- Mevcut toplu iş sözleşmelerinin tadili ve yenilenmesi,
- Toplu İş Hukuku’ndan kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk hizmeti,
- İşverenlere hukuki danışmanlık,
- İşçilere hukuki danışmanlık,
- İhtarname hazırlama ve gönderme işlemleri,
- Grev ve lokavt süreçleriyle ilgili danışmanlık hizmeti,
- Grev ve lokavt süreçlerinin uygulanması, ertelenmesi veya sona erdirilmesi,
- Bakanlık nezdinde süreç takibi,
- Arabulucu ve hakem süreçlerinde süreç takibi ve danışmanlık hizmetleri,
- Toplu İş Hukuku’ndan doğan sözleşmelerde tazminat ve alacak taleplerine ilişkin danışmanlık hizmetleri ve davalar,
- Sendikaların kurulumu ve Sendika Hukuku’ndan doğan her türlü iş ve hizmet,
- Sendikal örgütlenme aşamasında hukuki danışmanlık hizmeti,
- Sendika yetki itirazı sürecinin takibi,
- Sendikal tazminat konusunda danışmanlık ve dava takibi,
-
Diğer işler
İşçinin Sendikal Sebeple İş Sözleşmesi Feshedilirse Ne Yapılır?
İş akdini Sendikal sebeple fesih, işçinin sendikal özgürlüğünü kullanmasını engellemek veya kullanılması sonucunda iş sözleşmesinin feshedilmesidir. İşçinin bir sendikaya üye olması, sendikal faaliyetlere katılması veya üye olacağı yönündeki bazı davranışları sebebiyle sendikal sebeple iş sözleşmesinin feshi ortaya çıkacaktır. Bu durumların yanı sıra İşçinin işverenin istediği sendikaya üye olmaması veya henüz sendikaya üye olmadan sendikal faaliyetlere katılıyor olması durumlarında iş sözleşmesinin sendikal sebeple feshi durumu ortaya çıkacaktır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25/4. maddesi gereğince işçilerin sendikal özgürlüğüne karşı iş sözleşmesinin feshedilmesi halinde işverenin sendikal tazminat ödemesi gerekecektir.
Burada üzerinde önemle durulması gereken bir mevzu vardır ki hiçbir zaman bir işveren işçisini sendikaya üye oldun, sendikal faaliyetlere katıldın vs. gibi sebepleri açıkça göstererek işten çıkarmaz. İş hayatında fazlaca şahit olduğumuz gibi işveren sendikal tazminat ödememek için başka sebepleri perde yapmak suretiyle işçisini işten çıkarmaktadır.
Sendikal Nedenle Fesihte İspat Araçları Nelerdir?
Kural olarak sendikal nedenle fesih davalarında, ispat yükü işverendedir. Ancak işveren feshin gerçek sebebi olan sendikal sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık vb. fesih sebeplerinin arkasına saklayacağı için ve işçi bu durumu ortaya çıkarmaya çalışacağı için ispat yükü işçiye geçmektedir.
İşçi böyle bir durumla karşı karşıya kaldığında fesih sebebinin sendikal sebeplere dayandığını ispat etmek zorundadır. Yargıtayın bu konuda kabul ettiği bazı ölçütler söz konusudur ve bazı konuların araştırılmasını istemektedir. Bir kararında “iş yerinde çalışan ve sendikaya üye olan işçilerin sayısı, hangi tarihlerde üye oldukları, üyelikten çekilen işçilerin olup olmadığı, işyerinde çalışmakta olan işçilerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde yetki prosedürünün işletilip işletilmediği, iş yerinde önceki dönemlerde toplu iş sözleşmelerinin bağıtlanıp bağıtlanmadığı, yeni işçi alınıp alınmadığı ve alınmışsa yeni işçilerin sendikalı olup olmadığı gibi hususlarla araştırılması gibi ölçütler belirlenmiştir.” demek suretiyle araştırılması gereken konuları belirtmiştir.
Sendikal nedenle fesih davalarında Yargıtayca da kabul gören ispat araçlarına bakacak olursak;
- Senetler
- Belgeler; Sendikanın işveren, çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı vb. kurumlarla yaptığı yazışmalar
- Tanık beyanları; Belki de elimizde olan en önemli ispat aracı tanık beyanlarıdır. Ancak salt tanık beyanlarına dayanılarak ispat mümkün değildir bu durumu diğer yan delillerle desteklemek gerekmektedir.
- Bilirkişi raporu
- Keşif
- İşçinin sendikal faaliyetler gösterirken çekeceği fotoğraflar vb. durumlardır.
- İşçinin sendikal nedenle işten çıkarıldığının ispat edilmesi kolay bir mevzu değildir. Her dosya kendi içerisinde ayrı değerlendirilmelidir. O yüzden işinde uzman bir avukattan destek alınmasını şiddetle tavsiye ederiz.
Yargıtay kararlarına baktığımızda sadece sendika üyeliğinin olmasını sendikal sebeple fesih olarak kabul edilmemiştir. İşçinin işten çıkarılma durumundaki olay örgüsü sendikal sebeple fesih durumunu desteklemesi gerekmektedir. Örneğin, sendikaya üye olan işçileri işten çıkarılıp yerlerine yeni işçilerin alınması olay örgüsü bakımından işten çıkarmaların ne amaçla yapıldığını açıkça göstermektedir.
Sendikal Tazminat Nedir?
İşverenin iş sözleşmesini işçisinin sendika ile kurduğu ilişkiden dolayı feshetmesi durumunda, işçisine yaptığı ayrımcı tavrın cezalandırıldığı tazminata sendikal tazminat denmektedir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle fesih halleri ortaya çıktığı zaman 4857 sayılı iş kanunumuz ayrımcılığa tabi tutulmuş olan işçiye 2 seçenek sunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu 20’nci madde uyarınca işe iade davası açmaktır.
Sendikal tazminat kıdem ve ihbar tazminatından farklı bir tazminattır. Yani kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi sendikal tazminatının varlığını ortadan kaldırmayacaktır. Burada işverenin işçisine karşı yaptığı ayrımcılık cezalandırılmaktadır. 6356 sayılı Kanunun 25’nci maddesinde işçinin hangi hallerde sendikal tazminat alabileceği sayılmıştır. Kısaca bu durumları belirtmek gerekirse: işçilerin işe alınma sürecinde işçiye; belli bir sendikaya üye olma veya olmama, belirli bir sendikadaki üyeliğini sürdürme veya sona erdirme, şeklinde zorlamalarda bulunamaz. İşveren sendikaya üye işçiler ile üye olmayan işçiler arasında çalışma şartları noktasında ayrımcılık yapamaz. İşveren işçilerin iş saatleri dışında sendikal faaliyetlere katılmaları dolayısıyla farklı bir muameleye tabi tutamaz.. Bu durumlar sebebiyle işten çıkarma söz konusu olduğu zaman işçinin sendikal tazminat hakkı doğmaktadır.
Sendikal tazminat davası açılabilmesi için öncelikli olarak arabulucuya gidilmelidir. Burada arabuluculuk zorunludur. Arabuluculuk prosedürünün işletilmesinin ardından, eğer anlaşma sağlanamıyorsa dava açılması mümkün olacaktır. Bu anlamda, arabulucuya gitmeden bir dava açarsanız dava usulden reddolunacaktır.
Sendikal Tazminat Nasıl Hesaplanır?
Sendikal tazminat Sendika Kanunu 31’inci maddeye göre hesaplanmaktadır. Sendikal tazminatın hesaplanması hâkimin takdir yetkisine bırakılmış olan bir durumdur. Ancak hâkim sendikal tazminata karar verirken işçinin 1 yıllık çıplak brüt ücretinden az olmayacak şekilde vermesi gerekmektedir. Dikkat edilmesi gereken durum kıdem ve ihbar tazminatında olduğu gibi giydirilmiş brüt ücret üzerinden hesaplama yapılmayacaktır. Sendikal tazminat 12 aylık maaşa tekabül etmektedir. Sendikal tazminattan gelir vergisi düşülerek ödenmek zorundadır. Sendikal Tazminat Davaları iş mahkemesinde görülmekte ve takriben 1 sene içerisinde sonuçlanmaktadır.
Sendikal tazminat, kötü niyet tazminatı ve ayrımcılık tazminatının özel bir türü olduğu için aynı anda bir arada talep edilmeyecektir.
Sendikal tazminat hakkı kanunlarımız tarafından işverenin ciddi anlamda aleyhine bir durum oluşturmaktadır. Bu durumun nedeni sendikalaşma faaliyetini teşvik etmek ve sosyal hayatta işverenin karşısında güçsüz bir durumda olan işçilerin toplu bir şekilde hakkını savunmasına imkân sağlamaktadır. Bu nedenle sendikal tazminat miktarı, kıdem tazminatından çok fazla tutulmuştur.
Sendikal Tazminatın Miktarı Nasıl Hesaplanır?
Sendikal tazminatın hesaplanması hâkimin takdir yetkisine bırakılmış olan bir durumdur. Ancak hâkim sendikal tazminata karar verirken işçinin 1 yıllık çıplak brüt ücretinden az olmayacak şekilde vermesi gerekmektedir.
Sendikal Sebeple Fesih Nedir?
Sendikal sebeple fesih, işçinin sendikal özgürlüğünü kullanmasını engellemek veya kullanılması sonucunda iş sözleşmesinin feshedilmesidir. İşçinin bir sendikaya üye olması, sendikal faaliyetlere katılması veya üye olacağı yönündeki bazı davranışları sebebiyle sendikal sebeple iş sözleşmesinin feshi ortaya çıkacaktır.
Sendikal Tazminat İçin Arabuluculuk Zorunlu Mudur?
Sendikal tazminat davası açılabilmesi için öncelikli olarak arabulucuya gidilmelidir. Burada arabuluculuk zorunludur. İş hukukunu ilgilendiren tüm uyuşmazlık konularında arabuluculuk dava şartıdır.
Sendikal Tazminat Davasında Görevli Mahkeme Hangisidir?
Sendikal tazminat davası için görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Yetkili kılınan bölgede İş Mahkemesinin bulunmaması halinde dava Asliye Hukuk Mahkemesine “İş Mahkemesi Sıfatıyla” açılacaktır.
Ankara’da Sendikal Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Sendikal nedenle açılan bir davanın İstanbul şartlarında sonuçlanması bazen 1-2 yılı bulmaktadır. Dosyanın istinaf mahkemesine taşınması durumunda sonuçlanması yaklaşık 2-3 yılı bulmaktadır. Maddi kesinlik sınırı temyiz üst sınırının üstünde ise ilgili dava dosyası istinaf süreci sonuçlanmasından sonra taraflar Yargıtay’a dava dosyasını götürebilmektedir. Yargıtay aşaması 1-2 yıl dürmektedir.
Sendikal Nedenle İş Akdinin Feshi Sonrası Avukat Seçiminin Önemi Nedir?
İşçinin iş yerinde çalıştığı esnada iş akdinin sendikal nedenle feshi sonrası süreci alanında uzman İstanbul sendika avukatıyla takip etmesi çok önemlidir. Sendikal nedenle fesih sonrası iş mahkemesinde hukuki işlemlerin takibi gerekir. Bu takibin hızlı ve verimli gerçekleşmesi için İstanbul sendika avukatı hizmetinden yararlanmak önemlidir. Sendikal nedenle işten çıkarılan her işçi İş hukukunu bilen alanında uzman sendika avukatlarından destek almalıdır. İş ve işveren hukuku davalarında alanında uzman avukatlarımız hem arabuluculuk sürecinin hem de yargılama sürecinin tam ve eksiksiz ilerlemesini sağlamaktadır. Yıldız Hukuk ve Danışmanlık Bürosu ile iletişime geçip hukuki destek alabilirsiniz.
İşçi Avukatı Hangi Hizmetleri Yapar?
İşçinin iş akdinin feshi sonrasında İstanbul iş avukatı ilgili arabuluculuk başvurusunun tam ve eksiksiz yapılmasını sağlar. Ayrıca İstanbul iş avukatı arabuluculuk süreci bittikten sonra sendikal fesihten kaynaklı maddi tazminatını temin amacıyla ilgili mahkemede dava açarak sürecin sonuçlandırılmasını sağlar.
İşçi Avukatı Vekalet Ücreti Nasıl Ödenir?
Avukatlık asgari ücret tarifesi her yıl barolar birliği tarafından yayınlanmaktadır. İşçi Avukatının belirleyeceği ücret asgari tarifesinin altında olamayacaktır. Yani İstanbul işçi avukatı asgari tarifenin altında kalmamak kaydıyla bir ücret kararlaştırabilir.
İş Hukuku Ve İş Davaları Hakkında Avukatların İşçi Hakları Hizmetleri Nelerdir?
- Kıdem, ihbar tazminatlarının temini,
- Sendikal nedenle fesihden kaynaklanan maddi tazminat davası ve işe iade süresi davaları,
- İşe iade davaları,
- İş Hukuku arabuluculuk başvurusu ve sürecin takibi,
- Ödenmeyen veya eksik ödenen Fazla mesai, resmi ve dini tatil ücretlerine ilişkin davalar,
- İş hukukunda güncel mevzuata uyumlu iş sözleşmelerinin hazırlanması,
- Mobbing ve kötü niyet tazminatlarına ilişkin davalar,
- İş hukukundan kaynaklı diğer tüm uyuşmazlıklara ilişkin davalar
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçu Nedir?
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, çalışma hayatında bir kimsenin sendikaya girme veya girmeme, sendikal faaliyete katılıp katılmama yünündeki iradesi veya tercihinin cebir veya tehdit kullanılarak engellenmesi ile oluşur.
“Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenen sendikal hakların engellenmesi suçunun TCK m.118 maddesinin 1. fıkrasıyla bireysel sendika özgürlüğü, 2. fıkrasıyla da kolektif sendika özgürlüğü güvence altına alınmıştır. Ancak unsurları farklı olmakla beraber her iki suç da sendikal özgürlüğe dair aynı hukuksal değeri koruduğu kabul edilmelidir. Bu suç, failin, mağduru bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, bir sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak için cebir veya tehdit kullanmasıyla oluşur. Kanun maddesinde kullanılan cebir fiziki güç kullanılması anlamına gelmekte, tehdit ise manevi cebir niteliğinde olup mağdurun bireysel sendika özgürlüğünü kullanması yolunda iradesini sakatlayan, sendikal haklarını kullanması veya kullanmaya devam etmesi neticesinde kendisinin veya yakınlarının bir zarara uğratılacağını bildiren, belirli bir boyuta ulaşmış ve kolayca kurtulma olanağı bulunmayan her türlü davranıştır. Bu suçun oluşabilmesi için amacın gerçekleşmesi, başka bir anlatımla kişinin sendikaya üye olmaktan veya faaliyetlerine katılmaktan vazgeçmesi veya sendikadaki görevinden ayrılması zorunlu değildir. Bu amaçla mağdura karşı cebir veya tehdit kullanılması suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu sebeple bu suç bir tehlike suçudur. (Y18CD-K.2016/2433).
Madde gerekçesine göre, suç tanımında çeşitli seçimlik hareketlere yer verilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, bir kimseye karşı cebir veya tehdit kullanılarak, bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlanması, suç oluşturmaktadır. Bu suçun tamamlanmış şekline göre cezaya hükmedilebilmesi için, cebir veya tehdide maruz kalan kişinin sendikaya üye olması veya olmaktan vazgeçmesi, sendikanın faaliyetlerine katılması veya katılmaktan vazgeçmesi ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılması gerekmemektedir. Bu amaçlarla, kişiye karşı cebir veya tehdit kullanılması, söz konusu suç tamamlanmış gibi cezalandırılabilmek için yeterlidir. Bu bakımdan söz konusu suç, bir teşebbüs suçu niteliği taşımaktadır.
Maddenin ikinci fıkrasında cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Bir sendikanın faaliyetlerinin cebir veya tehditle ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmiş olması hâlinde, suç tamamlanmış olur.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunun Cezası Nedir?
TCK m.118’de göre, sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçunun cezası şu şekildedir:
Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.118/1).
Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m.118/2).
Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Nasıl Sonuçlar Doğurur?
Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedeniyle TCK m.114/1 gereği alt sınırdan hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (hagb) kararı verilmesi mümkündür.
Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.
Suçun Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma Hükümleri Nelerdir?
Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi suçu uzlaşma kapsamında olan suçlardan değildir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu, şikayete tabi suçlar arasında yer almadığından savcılık tarafından resen soruşturulur, bu suçlara dair herhangi bir şikayet süresi yoktur. Kamu davasına şikayetçi olarak müdahil olan herhangi bir kimse varsa bile şikayetten vazgeçme ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, dava zamanaşımı süresine riayet edilmek kaydıyla her zaman soruşturulabilir.
Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
Sendikal Hakların Kullanılmasının Engellenmesi Suçunda Görevli Mahkeme Neresidir?
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçu hakkında yargılama yapma görevi, asliye ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir.
Geçmişte olduğu kadar bugün de özellikle sendikaları ilgilendiren davalarınızın yakından takipçisi olmak adına buradayız. Yıldız Hukuk ve Danışmanlık olarak bizden oluşturacağınız randevu talepleriniz için (312) 229 33 06 numaralı telefonu arayarak en kısa sürede randevu tarih ve saati oluşturabilir dilerseniz sitemiz üzerinden elde edeceğiniz adres bilgisi ile büromuza gelebilir ve ön görüşme sağlayabilirsiniz.

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır. Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.



