KAMU PERSONELİNDE 4/A, 4/B VE 4/D STATÜLERİ İLE 3+1 SİSTEMİ NASIL İŞLER?

KAMU PERSONELİNDE 4/A, 4/B VE 4/D STATÜLERİ İLE 3+1 SİSTEMİ NASIL İŞLER?

MEMURLUKTA İSTİHDAM TÜRLERİ NELERDİR? GEÇİŞ SÜREÇLERİ NASIL İŞLER?

Kamu idarelerinde hizmetin türüne ve niteliğine göre farklı personel rejimleri uygulanmaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, kamudaki istihdam şekillerini 4. maddesi altında temel olarak memurlar, sözleşmeli personel ve işçiler şeklinde sınıflandırmıştır.  Devamını oku

SGK İDARİ PARA CEZALARI NELERDİR ve BUNLARA NASIL İTİRAZ EDİLİR?

SGK İDARİ PARA CEZALARI NELERDİR ve BUNLARA NASIL İTİRAZ EDİLİR?

SGK ve İdari Para Cezası Nedir?

İdari para cezası; yasal düzenlemelere aykırı hareket eden kişi veya kurumlara, yetkili idari makamlar tarafından uygulanan parasal yaptırımdır. Bu cezalar mahkeme kararı olmaksızın, kanunun verdiği yetkiye dayanılarak idari işlemle uygulanır.

Temel amaç;

  • Mevzuata uyumu sağlamak,
  • Caydırıcılık oluşturmak,
  • Kamu düzenini ve sosyal güvenlik sistemini korumaktır.Sosyal güvenlik mevzuatında da işverenler ve sigortalılar için birçok yükümlülük öngörülmüş olup, bu yükümlülüklere aykırılık halinde idari para cezaları uygulanmaktadır.

Devamını oku

MALPRAKTİS NEDİR ? MALPRAKTİS DAVASI NEDİR?

MALPRAKTİS NEDİR ? MALPRAKTİS DAVASI NEDİR?

MALPRAKTİS DAVASI NEDİR?

Malpraktis tazminat davası, doktor, diş hekimi, tıp merkezi, poliklinik, hastane sağlık kuruluşlarının bilgisizliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği nedeniyle yanlış teşhis, hatalı tedavi veya eksik bakım hizmeti neticesinde hastanın zarar görmesinden dolayı açılan tazminat davasıdır. Teşhis, aydınlatma ve onam ile tedavi sürecinde tıbbi uygulama hataları olan malpraktis; doktor, sağlık çalışanı ve hastanelerin kasten veya ihmal ile hastayı zarara uğratmasıdır. Halk arasında doktorun uygulama hatası da denilmektedir. Doktor hatası tazminat davası özel hastane veya devlet hastanesinde tedavi görmeye göre usulü farklılık göstermektedir. Devlet hastanesinde doktor hatası olduysa idare mahkemesinde idari dava açılmalıdır. Fakat özel hastanede olmuşsa tüketici mahkemesinde hukuk davası açılmalıdır. Hekimin özen yükümlülüğünün ihlali, üç alanda yoğunlaşmaktadır;

  • Birincisi, hastanın tedavisinde yani teşhis, endikasyon, tıbbi tedbirin seçimi, bu tedbirin uygulanması, tedavi yahut cerrahi girişim sonrası bakım alanındadır.
  • İkincisi, hastanın aydınlatılması ve anamnez alınmasıdır.
  • Üçüncüsü, klinik organizasyonu alanında (personelin niteliği, yeterli sayıda personel bulundurulması, hekimlerin birbiriyle işbirliğidir. (Konsültasyon)

Hekimlerin meslekleri gereği yaptıkları tıbbi uygulamalar belirli riskler taşımaktadır. İşin doğası gereği tanı, teşhis ve tedavi sürecinde insan vücudu üzerine yapılan tıbbi uygulamalar insanın temel hakkı olan yaşama hakkı ile doğrudan bağlantılıdır. Bu nedenle özellikle hekimlerin, hastalarına yönelik tıbbi uygulamalarında kendilerinden beklenen en yüksek özeni göstermeleri gerekir. Tıp hukukunda, sağlık hukukunda, ceza hukukunda ve borçlar hukukunda malpraktis konusunun yani hatalı tıbbi uygulamaların neler olduğu, hangi başlıklar altında ve nasıl değerlendirildiği gerek hasta gerek hekim açısından önem arz etmektedir. Zira bir hatalı tıbbi uygulama ve buna bağlanan sonuçlar her bir durum için farklılık arz edebilmekte, bundan doğan bir hukuki ihtilafın çözümlenmesinde nasıl bir yol izleneceği buna göre belirlenmektedir.

Devamını oku

ASKERİ PERSONELLERE İLİŞKİN DİSİPLİN CEZALARI NELERDİR ve KİMLER HAKKINDA UYGULANIR?

ASKERİ PERSONELLERE İLİŞKİN DİSİPLİN CEZALARI NELERDİR ve KİMLER HAKKINDA UYGULANIR?

ASKERİ PERSONELLERE İLİŞKİN DİSİPLİN CEZALARI NELERDİR ve KİMLER HAKKINDA UYGULANIR?

Askeri Disiplin Cezaları Nelerdir ve Kimler Hakkında Uygulanır?

Kanun kapsamında düzenlenen askeri disiplin cezaları, muhatap alınan personelin statüsüne göre üç ana gruba ayrılmaktadır. Bunlar; subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları; askeri öğrenciler hakkında uygulanabilecek disiplin cezaları ve erbaş ile erler hakkında uygulanabilecek disiplin cezalarıdır. Bu ayrım, disiplin hukukunun personelin statüsüne göre farklı usul ve esaslara tabi olmasından kaynaklanmaktadır.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI

İdari Yargının Görevli Olduğu Uyuşmazlıklar

İdari yargının görev alanı, esas itibarıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünü kapsar. Türkiye’de idari yargının görev alanı başta Anayasa’nın 125. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli kanunlarla belirlenmiştir. Anayasa m.125 uyarınca “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” Bu hüküm, idarenin hukuka bağlılığını ve yargısal denetime tabi olduğunu ortaya koyan temel anayasal ilkedir. Söz konusu Anayasa maddesi idari yargılama hukukunun temelini oluşturur.

İdari yargının görevli olduğu başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:

İptal davaları: Hukuka aykırı olduğu iddia edilen idari işlemlerin iptali amacıyla açılır.

Tam yargı davaları: İdari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlerin açtığı tazminat davalarıdır.

İdari sözleşmelerden doğan davalar: Kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girer.

Burada belirleyici ölçüt, uyuşmazlığın kaynağının kamu gücü kullanımı olup olmadığıdır. Eğer idare özel hukuk kişisi gibi hareket etmişse (örneğin kira sözleşmesi yapmışsa), uyuşmazlık adli yargının görev alanına girer. Ancak idare tek taraflı ve kamu gücüne dayanarak işlem tesis etmişse, uyuşmazlık idari yargıda görülür. Bununla birlikte kanunumuzda incelenmiş idari yargıda görülen davalar veya idari bir uyuşmazlığa konu olsa da adli yargıda görülecek olan davalar söz konusudur.

Devamını oku

Diplomatik Pasaport Sahiplerinin Vizesiz Seyahat Hakları ve Sağlanan Ayrıcalıklar 

Diplomatik Pasaport Sahiplerinin Vizesiz Seyahat Hakları ve Sağlanan Ayrıcalıklar 

Diplomatik Pasaport Sahiplerinin Vizesiz Seyahat Hakları ve Sağlanan Ayrıcalıklar 

Diplomatik pasaport, Türkiye Cumhuriyeti adına uluslararası düzeyde resmî temsil görevi icra eden üst düzey devlet yetkililerine ve diplomatlara verilen, en yüksek statülü seyahat belgesidir. Siyah renkte ve 28 sayfa olarak düzenlenen bu belge, yalnızca sahibine değil, belirli şartlar altında aile fertlerine de uluslararası seyahatlerde geniş kapsamlı protokol avantajları ve muafiyetler tanır. 

Diplomatik pasaport nedir, kimlere verilir? Daha fazla bilgi için↓

Diplomatik Pasaport (Siyah Pasaport) Nedir ve Kimlere Verilir? 

Geniş Kapsamlı Vize Muafiyetleri 

Siyah pasaportun en temel avantajı, dünya genelinde 170’ten fazla ülkeye vizesiz veya kolaylaştırılmış giriş imkânı sağlamasıdır. Bu pasaport türü, sahiplerine uluslararası arenada hareket serbestisi tanıyarak resmî görevlerin aksamadan yürütülmesini hedefler. 

  • Avrupa: Schengen bölgesi dahil olmak üzere Almanya, Fransa, İtalya ve İngiltere gibi toplamda 42 Avrupa ülkesine vizesiz giriş yapılabilmektedir. 
  • Asya ve Amerika: Azerbaycan, Japonya ve Singapur gibi 40’tan fazla Asya ülkesinin yanı sıra; Brezilya, Arjantin ve Meksika gibi pek çok Amerika kıtası ülkesine vize almadan seyahat etmek mümkündür. 
  • İstisnalar ve Kısıtlamalar: Bazı ülkeler (örneğin ABD), diplomatik pasaport sahiplerinden bile resmî ziyaretler için özel vize kategorileri (A/G vizeleri gibi) talep edebilmektedir. Ayrıca, vize muafiyeti genellikle kısa süreli seyahatler için geçerlidir; 90 günü aşan eğitim veya çalışma durumlarında ilgili ülkenin ikamet ve vize prosedürleri takip edilmelidir. 

Devamını oku

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARLARI-4

Uyuşmazlık Mahkemesi’ni 05/05/2025 tarihli, E.2024/330, K.2025/332 sayılı kararına konu olayda; davacıya ait kişisel fotoğrafın, bilgisi ve izni dışında Aydın Vali Yazıcıoğlu Kültür Merkezi’nde sergilenmesi nedeniyle, kişilik haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle manevi tazminat istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hakkında karar verilmiştir.

Devamını oku

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARLARI-3

Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 05/05/2025 tarihli, 2024/327 E. 2025/331 K. sayılı ilamına konu olayda; **yılına ilişkin olarak OYAK tarafından belirlenen nema oranının düşük olduğu iddiasıyla, söz konusu oranın yeniden değerlendirilerek daha yüksek oranda uygulanması istemiyle açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE, görülmesi gerektiği hk. Devamını oku

UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARLARI-2

Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 09/11/2023 tarihli, E.2023/149, K.2023/261 sayılı kararına konu olayda; Ankara-Sivas hızlı tren projesi kapsamında yürütülen çalışmalar nedeniyle davacının taşınmazının kullanılmaz hale geldiği iddiasıyla maddi zararın tazmini istemiyle açtığı davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Devamını oku

Don`t copy text!