ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

Adli sicil kaydı, bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt sistemine denir. Sabıka kaydı olarak da bilinen adli sicil kaydı, sosyal hayatta kişileri doğrudan etkileyebilen bir niteliğe sahip olduğundan bu kayıtların tutulması ve kanun çerçevesinde silinme koşulları oluştuğunda silinmesi büyük önem arz eder.

Devamını oku

ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI DAVASI NEDİR?

ARAZİ TOPLULAŞTIRILMASI DAVASI NEDİR?

Arazi Toplulaştırması Nedir?

Arazi toplulaştırması; dağınık, parçalanmış ve şekil bozukluğu bulunan tarım arazilerinin birleştirilerek ekonomik verimliliğinin artırılması işlemidir. Amaç, tarımsal yapının yeniden düzenlenmesi ve üretim maliyetlerinin düşürülmesidir. Devamını oku

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI NEDİR?

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI NEDİR?

İSİM DEĞİŞTİRME DAVASI NEDİR?

Doğarken seçme hakkınızın olmadığı isminizi ve soy isminizi (soyadı) bazı şartların varlığı halinde değiştirebilirsiniz. Bunun için İsim Değiştirme Davası açarak hayatınızın geri kalanını kendi seçtiğiniz isminizle veya soy isminizle (soyadı) yaşamanız mümkündür.

İsim Değiştirme Nedir?

İsim Değişikliği, İsim Değiştirme Davası

Kişinin şahıs varlığına dayalı hakkını kullanarak şahsına ait ismini değiştirebilme imkanı vardır. Hem sosyal hayat hem de resmi işlerde kişiyi temsil etme vasfına sahip isim ve soy isim kavramlarının kişi üzerinde önemli etkileri vardır. Kişinin sahip olduğu ismi değiştirebilmesi için belirli bir hukuki prosedürün izlenmesi gerekmektedir.

Devamını oku

YAŞ DÜZELTME DAVASI NEDİR?

YAŞ DÜZELTME DAVASI NEDİR?

YAŞ DÜZELTME DAVASI NEDİR?

Yaş düzeltme davası, kişinin nüfus kaydında yer alan doğum tarihinin yanlış olduğunu iddia ettiği durumlarda, doğru doğum tarihinin tespit edilmesi amacıyla açılan bir davadır. Bu dava halk arasında, yaş büyütme, yaş küçültme, doğum tarihini değiştirme yahut yaş değiştirme davası olarak da anılmaktadır. Uygulamada genellikle, doğum tarihi ile ilgili hatalı bir kayıt yapılması neticesinde kişi, çeşitli haklardan faydalanmakta zorluk yaşayabilmektedir. Nüfusa daha geç bir doğum tarihi ile kaydedilmiş olan kişinin emekliliği de geç olacaktır. O nedenle kişi, doğum tarihinin hatalı düzenlendiğini iddia ediyor ise kimlikteki doğum tarihinin değiştirmek ve hak kayıplarının önüne geçmek için Asliye Hukuk Mahkemesinde yaş düzeltme davası açmalıdır.

Yaş düzeltme davasında, davacı doğru doğum tarihini kanıtlamak için çeşitli deliller sunmalıdır. Bu deliller arasında sağlık kuruluşlarından alınmış doğum raporları, eski belgeler, tanık ifadeleri ve özellikle erken yıllara ait okul kayıtları gibi belgeler yer alabilir. Mahkeme, tüm bu delilleri değerlendirerek, davacının gerçek doğum tarihine karar verecek ve nüfus kaydındaki yanlışlığın düzeltilmesi yönünde bir karar verdikten sonra, bu karar ilgili nüfus müdürlüğüne iletilecek, kayıtlar düzeltilecektir. Bu dava, kişi için önemli bir yasal düzeltme sağlarken, aynı zamanda ilerleyen yıllarda çeşitli hak kayıplarını engellemek adına büyük bir öneme sahiptir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İdari Dava Dilekçesi Nedir?

İdari Dava dilekçesi, en basit anlamıyla İdari Mahkemelerde (Danıştay, idare mahkemesi, vergi mahkemesi) mahkemenin bir davaya bakabilmesi için davacının talebini yazılı olarak bildirdiği belgedir. İdari yargılama usulünde yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, usulüne uygun bir dava dilekçesi hazırlanması önemlidir.

İdari Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

İdari yargılama usul hukuku kanununa göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.

Dilekçelerde;

  1. a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  2. b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
  3. c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
  4. d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
  5. e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası gösterilir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İdare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı başvuru yolları, kanun yolları olarak tanımlanır. Buna göre davanın tarafları, verilen yargı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davanın yeniden incelenmesi için üst mahkemelere başvurma imkânına sahip olurlar.

Kanun yolları “olağan kanun yolları” ve “olağanüstü kanun yolları” olarak ikiye ayrılır. Olağan kanun yolları, mahkemelerce verilen nihai kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır. Olağanüstü kanun yolları ise olağan kanun yolları tüketildikten sonra kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilen kanun yollarıdır. İdari yargılama usulünde olağan kanun yolları “istinaf” ve “temyiz” incelemelerinden oluşur. Olağanüstü kanun yolları ise “kanun yararına temyiz” ve “yargılamanın yenilenmesi”nden oluşur.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

Yürütmenin Durdurulması Kararının Hukuki Niteliği ve Önemi

İdare kendisine verilen görevleri yerine getirmek için bir takım işlem ve eylemler yaparken, kamu yararı ve gücünden kaynaklanan üstün yetkiler ile donatılmıştır.

Bu yetkisini kullanarak bir işlem tesis eden veya eylemde bulanan idarenin bu faaliyetleri, yargı yerlerince hukuka aykırılığının tespitine kadar hukuka uygun kabul edilir.

İdare, kamu hizmetlerini kamu gücü ayrıcalıkları dediğimiz üstün hak ve yetkilerini kullanarak aldığı kararlarla yürütür. Hiçbir makam veya kuruluşun izni ya da onayı olmaksızın kendiliklerinden yürütülme özelliğine sahiptirler.

İdare tarafından tesis edilen bu işlemlerden hukuka uygunluk karinesinden yararlandıklarından bu işlemlere karşı dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU

Tam Yargı Davası Nedir?

Tam yargı davası, idare tarafından gerçekleştirilen işlem veya eylemler sebebiyle kişisel hakkı ihlal edilenlerin, ihlal sebebiyle maruz kaldıkları maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle idareye karşı açtıkları davadır. Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’inci maddesinde; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Tam yargı davası, esasında özel hukuktaki tazminat davalarının kamu hukukundaki görünüşüdür. Bu yönüyle, tipik bir tazminat davasıdır. İdari bir işlem nedeniyle üç farklı şekilde tam yargı davası açılabilir: iptal davası ile beraber, iptal davasının kesinleşmesinin ardından ve iptal davası hakkında yerel mahkeme kararı verildikten sonra. T.C. Anayasası idarece gerçekleştirilen işlem ve eylemlerden zarar görenlerin, maruz kaldıkları zararın giderilmesi amacıyla idari yargıya müracaat edebileceğini hüküm ve güvence altına almıştır.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İdari yargıda süreler; gerçek veya tüzel kişilerin idareyle olan ilişkilerinde belirli işlemleri yapmaları, dava açmaları veya itiraz haklarını kullanmaları için kanunen belirlenmiş zaman aralıklarıdır. İdareye karşı dava açabilmek, itirazda bulunabilmek veya benzeri bir hakkı kullanabilmek için bu süreler içinde harekete geçmek gerekir. Aksi takdirde, süre geçtikten sonra yapılan başvurular kural olarak kabul edilmez.

İdari yargı alanında haklı olmak tek başına yeterli değildir. Usule ilişkin süre kurallarına riayet etmek de davanın başarılı olabilmesi için şarttır. Örneğin, size tebliğ edilen bir idari işleme karşı süresi içinde dava açmazsanız, işlemin hukuka aykırı olması halinde bile yargı yoluyla sonuç alamazsınız. Bu nedenle idari yargıda öngörülen süreleri iyi bilmek ve takibini yapmak çok önemlidir.

İdari yargıdaki sürelerle ilgili kurallar başta 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli mevzuat hükümlerinde düzenlenmiştir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ

Görev Kavramı

Görev, bir uyuşmazlığın hangi yargı kolunda (adli, idari, anayasa yargısı vb.) ve o yargı kolu içinde hangi derece mahkemesinde görüleceğini belirleyen kurallardır. İdari yargılama hukukunda görev, esas olarak idarenin kamu gücüne dayanarak yaptığı işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların hangi yargı merciinde çözümleneceğini ifade eder.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle:

  • Mahkeme görevli olup olmadığını re’sen inceler.
  • Taraflar görev konusunda anlaşma yapamaz.
  • Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
  • Görevli olmayan mahkeme davayı usulden reddeder.

 

 

Görevli Mahkemeler

İdari yargı teşkilatı şu mahkemelerden oluşur:

  • İdare Mahkemeleri
  • Vergi Mahkemeleri
  • Danıştay

Devamını oku

Don`t copy text!