ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?

Adli sicil kaydı, bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt sistemine denir. Sabıka kaydı olarak da bilinen adli sicil kaydı, sosyal hayatta kişileri doğrudan etkileyebilen bir niteliğe sahip olduğundan bu kayıtların tutulması ve kanun çerçevesinde silinme koşulları oluştuğunda silinmesi büyük önem arz eder.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI

İdari Dava Dilekçesi Nedir?

İdari Dava dilekçesi, en basit anlamıyla İdari Mahkemelerde (Danıştay, idare mahkemesi, vergi mahkemesi) mahkemenin bir davaya bakabilmesi için davacının talebini yazılı olarak bildirdiği belgedir. İdari yargılama usulünde yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, usulüne uygun bir dava dilekçesi hazırlanması önemlidir.

İdari Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler

İdari yargılama usul hukuku kanununa göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.

Dilekçelerde;

  1. a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,
  2. b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,
  3. c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,
  4. d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,
  5. e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası gösterilir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI

İdare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı başvuru yolları, kanun yolları olarak tanımlanır. Buna göre davanın tarafları, verilen yargı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davanın yeniden incelenmesi için üst mahkemelere başvurma imkânına sahip olurlar.

Kanun yolları “olağan kanun yolları” ve “olağanüstü kanun yolları” olarak ikiye ayrılır. Olağan kanun yolları, mahkemelerce verilen nihai kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır. Olağanüstü kanun yolları ise olağan kanun yolları tüketildikten sonra kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilen kanun yollarıdır. İdari yargılama usulünde olağan kanun yolları “istinaf” ve “temyiz” incelemelerinden oluşur. Olağanüstü kanun yolları ise “kanun yararına temyiz” ve “yargılamanın yenilenmesi”nden oluşur.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI

İdari İşlem Nedir?

İdari işlem; kamu gücüne dayanılarak gerçekleştirilen, idare hukuku ve uyuşmazlık durumunda idari yargıya tabi olan, hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamalarıdır. Yani kısaca idari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklaması olarak açıklanabilir.

İdari işlemin yasal bir tanımı bulunmamakla birlikte, bu işlemin nitelikleri öğretide ve idari yargı kararlarında belirlenmektedir. Bir tasarruf ya da kararın idari işlem sayılabilmesi için, bunun kamu kurumu veya idare örgütü içinde yer alan bir idari makam tarafından verilmiş olması gerekir. Ayrıca idarenin, idare hukuku alanındaki faaliyetleriyle ilgili olması da önemlidir. Başka bir deyişle, idarenin kullandığı yetki ve serdettiği kamusal irade ve bundan doğan etki ve sonuçlar idare hukuku alanında açıkça ortaya koymalıdır.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI

Yürütmenin Durdurulması Kararının Hukuki Niteliği ve Önemi

İdare kendisine verilen görevleri yerine getirmek için bir takım işlem ve eylemler yaparken, kamu yararı ve gücünden kaynaklanan üstün yetkiler ile donatılmıştır.

Bu yetkisini kullanarak bir işlem tesis eden veya eylemde bulanan idarenin bu faaliyetleri, yargı yerlerince hukuka aykırılığının tespitine kadar hukuka uygun kabul edilir.

İdare, kamu hizmetlerini kamu gücü ayrıcalıkları dediğimiz üstün hak ve yetkilerini kullanarak aldığı kararlarla yürütür. Hiçbir makam veya kuruluşun izni ya da onayı olmaksızın kendiliklerinden yürütülme özelliğine sahiptirler.

İdare tarafından tesis edilen bu işlemlerden hukuka uygunluk karinesinden yararlandıklarından bu işlemlere karşı dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU

Tam Yargı Davası Nedir?

Tam yargı davası, idare tarafından gerçekleştirilen işlem veya eylemler sebebiyle kişisel hakkı ihlal edilenlerin, ihlal sebebiyle maruz kaldıkları maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle idareye karşı açtıkları davadır. Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’inci maddesinde; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.

Tam yargı davası, esasında özel hukuktaki tazminat davalarının kamu hukukundaki görünüşüdür. Bu yönüyle, tipik bir tazminat davasıdır. İdari bir işlem nedeniyle üç farklı şekilde tam yargı davası açılabilir: iptal davası ile beraber, iptal davasının kesinleşmesinin ardından ve iptal davası hakkında yerel mahkeme kararı verildikten sonra. T.C. Anayasası idarece gerçekleştirilen işlem ve eylemlerden zarar görenlerin, maruz kaldıkları zararın giderilmesi amacıyla idari yargıya müracaat edebileceğini hüküm ve güvence altına almıştır.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI

İdari yargıda süreler; gerçek veya tüzel kişilerin idareyle olan ilişkilerinde belirli işlemleri yapmaları, dava açmaları veya itiraz haklarını kullanmaları için kanunen belirlenmiş zaman aralıklarıdır. İdareye karşı dava açabilmek, itirazda bulunabilmek veya benzeri bir hakkı kullanabilmek için bu süreler içinde harekete geçmek gerekir. Aksi takdirde, süre geçtikten sonra yapılan başvurular kural olarak kabul edilmez.

İdari yargı alanında haklı olmak tek başına yeterli değildir. Usule ilişkin süre kurallarına riayet etmek de davanın başarılı olabilmesi için şarttır. Örneğin, size tebliğ edilen bir idari işleme karşı süresi içinde dava açmazsanız, işlemin hukuka aykırı olması halinde bile yargı yoluyla sonuç alamazsınız. Bu nedenle idari yargıda öngörülen süreleri iyi bilmek ve takibini yapmak çok önemlidir.

İdari yargıdaki sürelerle ilgili kurallar başta 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli mevzuat hükümlerinde düzenlenmiştir.

Devamını oku

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ

İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ

Görev Kavramı

Görev, bir uyuşmazlığın hangi yargı kolunda (adli, idari, anayasa yargısı vb.) ve o yargı kolu içinde hangi derece mahkemesinde görüleceğini belirleyen kurallardır. İdari yargılama hukukunda görev, esas olarak idarenin kamu gücüne dayanarak yaptığı işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların hangi yargı merciinde çözümleneceğini ifade eder.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle:

  • Mahkeme görevli olup olmadığını re’sen inceler.
  • Taraflar görev konusunda anlaşma yapamaz.
  • Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.
  • Görevli olmayan mahkeme davayı usulden reddeder.

 

 

Görevli Mahkemeler

İdari yargı teşkilatı şu mahkemelerden oluşur:

  • İdare Mahkemeleri
  • Vergi Mahkemeleri
  • Danıştay

Devamını oku

DOKTOR GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI

DOKTOR GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI

DOKTORLARIN GÜVENLİK SORUŞTURMASI

Doktor adaylarında güvenlik soruşturması atanmak için TUS’a giren tüm adaylara yapılır. Doktor güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir çok atamanın iptaline neden olabilir. Bu şekilde güvenlik soruşturması uzun süren doktor adayları da mevcut olabilir. Doktorluk güvenlik soruşturması 1-2 ay gibi kısa sürede bitirilse de sorun tespit edilen kişilerin güvenlik soruşturması 5-6 aya kadar uzayabilmektedir. Güvenlik soruşturması olumsuz doktor devlet kadrosunda hiçbir yerde çalışamadığı gibi özel hastanelerde çalışması da bazı durumlarda sorun teşkil edebilir. Bir alışkanlık olarak ne kadar çok “güvenlik soruşturması” adı verilse de doktorlara ve sağlık çalışanlarına güvenlik soruşturması yapılmaz. Doktor ve sağlık çalışanları arşiv araştırmasına tabidirler. Önceki meslek gruplarında da belirttiğimiz gibi arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması birbirinden farklı kavramlardır.

2)DOKTOR ADAYLARI İÇİN GÜVENLİK SORUŞTURMASI GEREKİR Mİ?

03.10.2016 tarihli ve 676 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48.maddesine devlet kademelerinde görev alacak tüm memur adayları için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması şartı eklenmiştir. Söz konusu husus, sadece memur olacak kişiler hakkında değil, devlette sözleşmeleri personel olarak çalışacak kişiler için de bir şart haline gelmiştir. Bu madde 2019 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve 2020 haziran ayında yeni güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kanun teklifi meclise sunulmuş ve kabul edilmiştir. Yeni Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu kapsamında doktorlar için sadece arşiv araştırması yapılması gereklidir. Ekstra güvenlik soruşturması doktorlara yapılmaz. Bu nedenle 657 sayılı Devlet Memurları Kapsamında memur ya da sözleşmeli personel olarak istihdam edilecek doktorlar için güvenlik soruşturması yapılmayacaktır.  TUS güvenlik soruşturması geçiren ve olumlu sonuçlanan doktorlar her meslek grubunun güvenlik soruşturması gibi atamaya hak kazanır.

Devamını oku

DIŞ TEMSİLCİLİKLERDE KAZANILAN İLK MOBBİNG (TAZMİNAT) DAVASI

DIŞ TEMSİLCİLİKLERDE KAZANILAN İLK MOBBİNG (TAZMİNAT) DAVASI

 

Yıldız Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak dış temsilciliklerde (büyükelçilik, başkonsolosluk, konsolosluk, müşavirlik ve ataşelikler) görev yapan personelin maruz kaldığı mobbinge karşı açılan davada emsal niteliğinde bir zafer elde ettik. Bu karar, Türkiye’nin uluslararası arenadaki temsilciliklerinde çalışan binlerce personelin hukuki güvenliğini sağlama yolunda atılmış devrim niteliğinde bir adım olarak tarihe geçti. Devamını oku

Don`t copy text!