MEMUR DİSİPLİN CEZALARI NEDİR?

 

Devlet memurlarına uygulanan disiplin rejimi, kamu hizmetlerinin sağlıklı, düzenli ve gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Memurların mevzuatla belirlenen ödevleri yerine getirmemeleri, uyulması zorunlu kurallara uymamaları veya yasaklanmış eylemlerde bulunmaları durumunda fiilin niteliğine ve ağırlığına göre disiplin cezaları uygulanır. Disiplin cezaları verilmeden önce usulüne uygun bir soruşturma yapılması ve memurun savunmasının alınması anayasal ve yasal bir zorunluluktur.

İçindekiler

Memur Disiplin Cezaları Nedir ve Ceza Sıralaması Nasıldır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun (DMK) 125. maddesine göre memurlara verilebilecek disiplin cezaları, hafiften ağıra doğru şu şekilde sıralanmaktadır:

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen bu beş disiplin cezası, memurların kurum içindeki davranışlarını ve kamu hizmetlerinin sağlıklı yürütülmesini sağlamak amacıyla hafiften ağıra doğru kademelendirilmiştir. Belirttiğiniz bu disiplin cezalarının uygulanma şartları, cezayı gerektiren fiiller ve doğurdukları hukuki sonuçlar şu şekilde detaylandırılabilir:

1. Uyarma Cezası

  • Kapsamı: Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Disiplin hiyerarşisinin en hafif cezasıdır ve doğrudan disiplin amirleri tarafından verilir.
  • Gerektiren Fiiller: Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, usulsüz müracaat veya şikâyette bulunmak, kılık-kıyafet hükümlerine uymamak ve tasarruf tedbirlerine riayet etmemek gibi eylemlerde uygulanır,.
  • Silinmesi: Cezanın uygulanmasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra memur, atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini talep edebilir.

2. Kınama Cezası

  • Kapsamı: Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir. Bu ceza da doğrudan disiplin amirleri tarafından verilir.
  • Gerektiren Fiiller: Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, devlete ait resmi araç ve gereci özel işlerinde kullanmak, borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak ve iş arkadaşlarına söz veya hareketle sataşmak gibi fiillerde verilir,,.
  • Silinmesi: Uyarma cezasında olduğu gibi, üzerinden 5 yıl geçtikten sonra özlük dosyasından silinmesi istenebilir.

3. Aylıktan Kesme Cezası

  • Kapsamı: Memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 oranları arasında kesinti yapılmasıdır. Karar disiplin amirlerince verilir ve cezanın verildiği tarihi takip eden aybaşında maaştan kesilerek uygulanır,.
  • Kariyer Etkisi: Aylıktan kesme cezası alan memurlar, 5 yıl boyunca daire başkanı ve dengi kadrolara, bölge ve il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarına, vali ve büyükelçi kadrolarına atanamazlar,.
  • Gerektiren Fiiller: Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek, amirine sözle saygısızlık etmek, devlete ait resmi araç ve gereçleri özel menfaat sağlamak için kullanmak ve kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak gibi fiilleri kapsar,.
  • Silinmesi: Cezanın uygulanmasından itibaren 10 yıl geçtikten sonra memurun talebi üzerine özlük dosyasından silinebilir.

4. Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası

  • Kapsamı: Fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulmasıdır. Disiplin amirleri bu cezayı tek başlarına veremezler; ilgili disiplin kurulunun kararı (görüşü) alındıktan sonra atamaya yetkili amirler (veya valiler) tarafından verilir. Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların son kademesinde bulunan memurlara bu cezanın verilmesi gerektiğinde, ceza brüt aylıklarının 1/4’ü ile 1/2’si oranında maaş kesintisi yapılması şeklinde uygulanır,.
  • Kariyer Etkisi: Bu cezayı alanlar, 10 yıl boyunca daire başkanı, bölge/il müdürü, vali veya büyükelçi gibi üst düzey yönetici kadrolarına atanamazlar,.
  • Gerektiren Fiiller: Özürsüz ve kesintisiz 3-9 gün göreve gelmemek, göreve sarhoş gelmek, gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek, ticaret yapmak, amirlerine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü hareketler yapmak fiilleri bu kapsamdadır,.
  • Silinmesi: Disiplin kurulunun da mütalaası alınmak şartıyla, cezanın uygulanmasından itibaren 10 yıl sonra özlük dosyasından silinmesi istenebilir,.

5. Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası

  • Kapsamı: Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılmaktır. Amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, ancak memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilebilir. Memuriyetle ilişik tamamen kesildiği için bu cezanın özlük dosyasından silinmesini talep etme hakkı yoktur,.
  • Gerektiren Fiiller: Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek, siyasi partiye girmek, amirlerine veya iş sahiplerine “fiili tecavüzde” (fiziksel saldırı) bulunmak, ideolojik veya siyasi amaçlarla boykot ve grev gibi eylemlere katılmak, terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak gibi en ağır disiplin suçlarında uygulanır,,,.

Tüm Disiplin Cezalarında Geçerli Olan Önemli Kurallar:

  • Savunma Hakkı:

Devlet memuru hakkında savunması alınmadan hiçbir disiplin cezası verilemez,. Soruşturmayı yapan makam veya disiplin kurulu, memura kendisini savunması için en az 7 gün süre tanımak zorundadır. Devlet memurluğundan çıkarma cezası istenen memura ayrıca soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve Yüksek Disiplin Kurulunda sözlü/yazılı savunma yapma gibi daha geniş haklar tanınır,.

  • Zamanaşımı Süreleri:

Disiplin suçunun öğrenildiği tarihten itibaren uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 1 ay içinde; memurluktan çıkarma cezasında ise 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması zorunludur,. Ayrıca her halükarda fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse, ceza verme yetkisi tamamen zamanaşımına uğrar.

  • İndirim (İyi Hal) ve Tekerrür:

Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlara, kanunda öngörülen cezanın bir derece hafif olanı uygulanabilir. Tam tersi bir durumda, disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi için gereken süreler (5 veya 10 yıl) dolmadan aynı fiilin tekrar işlenmesi (tekerrür) halinde, memura bir derece ağır ceza verilir,.

  • İtiraz ve Yargı Yolu:

Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı kurumun Disiplin Kuruluna; kademe ilerlemesinin durdurulmasına karşı ise Yüksek Disiplin Kuruluna 7 gün içinde idari itiraz yapılabilir,. Devlet memurluğundan çıkarma cezası için idari itiraz yolu yoktur, doğrudan idari yargıya gidilir,. Anayasal bir güvence olarak, verilen tüm disiplin cezalarına karşı (60 gün içinde) idari yargı yoluna başvurulup iptal davası açılması mümkündür,.

Disiplin Soruşturması Nasıl İlerler ve Aşamaları Nelerdir?

Disiplin soruşturması, disiplin amirinin suçu öğrenmesiyle başlar. Süreç şu adımlarla ilerler:

  • Fiili Öğrenme ve Soruşturma Emri: Disiplin amiri iddiaları öğrendiğinde soruşturma emri verir ve memurdan hiyerarşik olarak daha alt seviyede olmayan bağımsız bir “muhakkik” (soruşturmacı) görevlendirir.
  • Delil Toplama ve İfade Alma: Muhakkik; bilgi ve belgeleri toplar, şikayetçi, tanık ve hakkında soruşturma yürütülen memurun “ifadesine” (savunmasına değil, bilgisine) başvurur.
  • Soruşturma Raporunun Hazırlanması: Muhakkik, elde ettiği bulguları değerlendirerek fiilin hangi suçu oluşturduğunu ve hangi cezayı gerektirdiğini (teklifini) içeren bir rapor hazırlar ve disiplin amirine sunar.
  • Savunma Alınması ve Karar: Raporu inceleyen yetkili disiplin amiri veya kurul, memura en az 7 gün süre vererek savunmasını ister. Savunma alındıktan sonra (veya süresi içinde verilmezse) cezai işlem tesis edilir.

Disiplin Soruşturması Zamanaşımı Süreleri

Disiplin cezalarında memur lehine katı zamanaşımı süreleri öngörülmüştür:

  • Soruşturmaya Başlama Zamanaşımı: Fiilin öğrenildiği tarihten itibaren; uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında 1 ay içinde, devlet memurluğundan çıkarma cezasında ise 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi düşer.
  • Ceza Verme Zamanaşımı: Disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmezse, ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Belirli Fiiller ve Karşılığı Olan Disiplin Cezaları

Tipiklik ilkesi gereği, Kanun’da belirtilen fiiller ve bunlara karşılık gelen cezalar şu şekildedir:

  • Göreve Geç Gelen ve Mesai Saatlerine Riayet Etmeyen Memurun Cezası / İşe Geç Kalma:

Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak veya görev mahallini terk etmek Uyarma cezasını gerektirir.,

Önemli Not – Eylemin Devamsızlığa (Tam Güne) Dönüşmesi: Göreve geç gelmek veya erken ayrılmak (kısmi devamsızlık) uyarma cezasını gerektirirken; memurun o gün tamamen işe gelmemesi durumunda cezalar kademeli olarak sertleşir:
  • Özürsüz olarak 1 veya 2 gün göreve gelmemek: Aylıktan Kesme.
  • Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek: Kademe İlerlemesinin Durdurulması
  • Kesintisiz 10 gün göreve gelmemek: Memuriyetten Çekilmiş (İstifa Etmiş) Sayılması
  • Bir yılda toplam 20 gün (kesintili) göreve gelmemek: Devlet Memurluğundan Çıkarma
  • Silsile Atlamanın Cezası:

Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak (örneğin amirini atlayarak üst makamlara başvurmak) Uyarma cezasıdır.

  • Toplu Dilekçe Vermek Suç Mu?:

Devlet memurlarının kurumlarıyla ilgili resmi ve şahsi işlerinden dolayı müracaat ve şikâyet haklarını “ayrı ayrı veya topluca” kullanmaları yasal olarak mümkündür. Ancak bu hakkın kullanımında kanun ve yönetmeliklerde belirlenen usullere uyulması, dilekçelerin en yakın amirden başlayarak silsile yolu ile (hiyerarşi atlanmadan) verilmesi zorunludur. Belirlenen usul ve esaslara uyulmadan yapılan “usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak” fiili Uyarma cezasını gerektirir. Öte yandan, toplu dilekçe verme veya hak arama eylemi yasal sınırları aşıp kamu hizmetlerini aksatacak şekilde “boykot, işgal, işi yavaşlatma, grev veya toplu olarak göreve gelmeme” eylemine dönüşürse, bu fiilin yaptırımı en ağır disiplin cezası olan Devlet Memurluğundan Çıkarma cezasıdır.

  • Memurun Memura Vurması / Öğrenci Dövmenin Cezası:

İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak Kınama cezasını; amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine “fiili tecavüzde” (fiziksel saldırıda) bulunmak ise Devlet Memurluğundan Çıkarma cezasını gerektirir. (Öğrenciye yönelik fiziksel şiddet eyleminin ağırlığına göre bu iki hükümden biri işletilir).

 

  • Devlete Ait Resmi Araç Gereç ve Benzeri Eşyayı Özel İşlerinde Kullanmak:

Memurun görev gereği kendisine tahsis edilen devlete ait resmi araç, gereç ve benzeri eşyayı kendi “özel işlerinde kullanması” fiili Kınama cezasını gerektiren bir disiplin suçudur. Ancak memur, devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini salt kendi özel işi için değil de bu yolla “özel menfaat (çıkar/kazanç) sağlamak” amacıyla kullanırsa cezanın ağırlığı artar ve memura Aylıktan Kesme cezası verilir.

 

  • Memurun Borcunu Ödememesi:

Memurun borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara (icra takibi, haciz vb.) başvurulmasına neden olması fiili, 657 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre Kınama cezasını gerektirmektedir.

  • Usulsüz Rapor Alan Memurun Cezası:

Usulsüz Raporun “Özürsüz Devamsızlık” Sayılması Devlet memurlarının hastalık izinleri ve raporları “Devlet Memurlarına Verilecek Hastalık Raporları ile Hastalık ve Refakat İznine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” kurallarına tabidir. Eğer memurun aldığı rapor bu yönetmelikteki usul ve esaslara uymuyorsa idare tarafından geçersiz (usulsüz) kabul edilir. Raporun usulsüz sayılması, memurun o günlerde işe gitmemesini “özürsüz ve izinsiz devamsızlık” statüsüne sokar.

Bu durumda 657 sayılı Kanun’un 125. maddesi uyarınca devamsızlık yapılan gün sayısına göre kademeli bir disiplin cezası sistemi uygulanır:

1. Aylıktan Kesme Cezası (1 – 2 Gün Devamsızlık) Memur usulsüz rapor nedeniyle özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemiş sayılırsa, Kanunun 125/C-b bendi uyarınca brüt aylığından 1/30 ile 1/8 oranları arasında Aylıktan Kesme cezası ile cezalandırılır.

2. Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası (3 – 9 Gün Devamsızlık) Raporun kapsadığı ve memurun işe gitmediği süre özürsüz ve kesintisiz 3 ila 9 gün arasındaysa, Kanunun 125/D-b bendi gereğince memurun fiilinin ağırlığına göre bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulmasını öngören Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası verilir.

3. Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası (Bir Yılda Toplam 20 Gün) Memurun yıl içindeki usulsüz raporları veya diğer devamsızlıkları birleşerek bir yılda toplam 20 gün (kesintili olarak) özürsüz göreve gelmeme sınırına ulaşırsa, Kanunun 125/E-d bendi uyarınca bir daha devlete atanmamak üzere Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası uygulanır.


Bilinmesi Gereken İki Önemli İstisna ve Detay:

  • Kesintisiz 10 Gün Kuralı (Müstafi Sayılma): Eğer usulsüz alınan rapor veya mazeretsiz devamsızlık süresi kesintisiz olarak 10 güne ulaşırsa, idare disiplin cezası yoluna (memurluktan çıkarma) gitmez. 657 sayılı Kanun’un 94. maddesi devreye girer ve memur görevini terk etmiş sayılarak memuriyetten çekilmiş (müstafi) sayılır. Danıştay kararlarına göre, 10 gün kesintisiz devamsızlık yapan bir memura disiplin cezası değil, kişinin memuriyeti kendi iradesiyle sonlandırdığı kabul edilerek “çekilmiş sayılma” işlemi tesis edilmelidir.
  • Gerçeğe Aykırı (Sahte) Rapor Düzenlemek: Eğer rapor sadece usuli bir eksiklik (örneğin yetkisiz hekimden alınması) taşımıyor, aynı zamanda tamamen sahte ise veya memur gerçeğe aykırı bir belge sunuyorsa; eylem devamsızlık boyutunu aşar. DMK 125/D-f bendi uyarınca “Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek” suçu işlenmiş olur ve bunun karşılığı Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasıdır. Şayet bu sahte rapor nedeniyle haksız bir ödeme (çıkar) de sağlanmışsa durum adli soruşturma konusu dahi olabilir.

 

  • Memurun Başka İşte Çalışma Cezası / Devlet Memurunun Başka İşte Çalışması Yasağı:

    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca, devlet memurlarının ticaret yapmaları ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmaları kesin olarak yasaklanmıştır. Memurların asli görevlerine odaklanmalarını sağlamak, tarafsızlıklarını korumak ve görevlerinin getirdiği nüfuzu haksız yere kullanmalarını engellemek amacıyla getirilen bu yasağın kapsamı, istisnaları ve ihlali durumunda uygulanacak yaptırımlar şu şekildedir:Başka İşte Çalışma ve Ticaret Yasağının Kapsamı Nelerdir?

    • Memurlar, Türk Ticaret Kanununa göre “Tacir” veya “Esnaf” sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar.
    • Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamazlar.
    • Ticari mümessil veya ticari vekil olamazlar.
    • Kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite (sınırsız sorumlu) ortak olamazlar.
    • Mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamazlar.
    • Gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamazlar.

    Yasağın İstisnaları Nelerdir?

    • Memurların görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler bu yasağın dışındadır.
    • Üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri yasak kapsamı dışındadır.
    • Şirketi idare ve temsil edecek kişiler arasında sayılmamak (yönetim kurulu üyesi veya müdür olmamak) kaydıyla memurların anonim veya limited şirketlere sadece hissedar/ortak olmalarında, ayrıca komandit şirketlerde komanditer (sınırlı sorumlu) ortak olmalarında yasal bir engel bulunmamaktadır.

    Aile Bireylerinin Ticari Faaliyetlerini Bildirme Yükümlülüğü

  • Memurlar; eşleri, reşit olmayan veya mahcur (kısıtlı) olan çocuklarının kendileri için yasaklanan ticari faaliyetlerde bulunması durumunda, bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.Yasağı İhlal Etmenin Disiplin Cezası Nedir? 657 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre; “Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak” fiilinin karşılığı Kademe İlerlemesinin Durdurulması disiplin cezasıdır. Bu ceza, fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulması şeklinde uygulanır.
  • Memurun Görevlendirmeyi Kabul Etmemesi:

    657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, memurların amirleri tarafından verilen emir ve görevleri yerine getirme yükümlülüklerini kesin kurallara bağlamış ve bu yükümlülüğün ihlali durumunda fiilin kastına, kusuruna ve ağırlık derecesine göre kademeli bir disiplin cezası sistemi öngörmüştür.Kanunun 125. maddesinde “verilen emir ve görevlerin yerine getirilmemesi” fiilleri, hafiften ağıra doğru şu şekilde cezalandırılmaktadır:

    1. Uyarma Cezası (Kayıtsızlık Göstermek): Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında “kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak”, disiplin hiyerarşisinin en hafif cezası olan Uyarma cezasını gerektirir,.

    2. Kınama Cezası (Kusurlu Davranmak): Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında kayıtsızlığın ötesine geçerek açıkça “kusurlu davranmak”, Kınama cezası ile cezalandırılır,.

    3. Aylıktan Kesme Cezası (Kasıtlı Olarak Eksik/Geç Yapmak): Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri “tam ve zamanında yapmamak” (görevi yapmakla birlikte bilerek eksik, kusurlu veya geciktirerek yapmak), memurun brüt aylığından 1/30 ile 1/8 oranında kesinti yapılmasını öngören Aylıktan Kesme cezasını gerektirir,,.

    4. Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası (Kasten Yapmamak/Reddetmek): Memurun kendisine verilen görevlendirmeyi açıkça kabul etmemesi veya verilen görev ve emirleri “kasten yapmaması” (görevi tamamen reddetmesi veya hiç yerine getirmemesi), fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulmasını ifade eden Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezasını gerektirir,.

    5. Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası (Olağanüstü Hallerde Yapmamak): Kanun, bu eylemin niteliğinin devletin bekasını veya toplumun güvenliğini ilgilendiren özel durumlarda işlenmesini en ağır disiplin suçu saymıştır. Savaş, olağanüstü hâl veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak, bir daha devlete atanmamak üzere Devlet Memurluğundan Çıkarma (İhraç) cezasını gerektirmektedir,.

    Önemli İstisna: Kanunsuz Emir Memurun bir görevlendirmeyi veya emri “yerine getirmemesinin” (kabul etmemesinin) hukuken suç sayılmadığı ve cezalandırılamayacağı tek durum “Kanunsuz Emir” halidir. Memur, amirinden aldığı emri Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelik hükümlerine aykırı görürse emri yerine getirmez ve aykırılığı amire bildirir,. Amir bu emri yazılı olarak yenilerse memur görevi yapmak zorundadır; ancak verilen emir açıkça suç teşkil ediyorsa, emir yazılı olarak yinelense dahi hiçbir suretle yerine getirilemez,. Suç teşkil eden emri yerine getiren memur sorumluluktan kurtulamaz,.

  • Görev Sırasında Amire Hal ve Hareketleri İle Saygısız Davranmak

    Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak, 657 sayılı Kanun uyarınca Kınama cezasını gerektirir. Ancak eylemin niteliği değişip daha da ağırlaşırsa yaptırım da katlanır; örneğin eylem “amirine sözle saygısızlık etmek” seviyesine ulaşırsa yaptırım Aylıktan Kesme; “amirine karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak” boyutuna varırsa Kademe İlerlemesinin Durdurulması; “amirine fiili tecavüzde (fiziksel saldırı/darp)” bulunmak boyutuna varırsa doğrudan Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası uygulanır.

  • Memurların İl Dışına Çıkma Yasağı ve Yurt Dışına İzinsiz Çıkma:

Mülga edilen kanun hükümleriyle memurların tatillerde il dışına çıkma yasağı (eski 125/C-g maddesi) 2011 yılında 6111 sayılı Kanun ile kaldırılmıştır. Ancak, yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak Devlet Memurluğundan Çıkarma cezasını gerektirir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda memurların seyahat özgürlükleri ve yurt dışındaki davranış sorumluluklarına ilişkin yasal durum şu şekilde düzenlenmiştir:

İl Dışına Çıkma Yasağının Kaldırılması Geçmişte devlet memurlarının görev yaptıkları ilin sınırları dışına çıkmalarını izne bağlayan ve ihlali halinde disiplin cezası (eski 125/C-g maddesi uyarınca aylıktan kesme) öngören katı kısıtlamalar bulunmaktaydı. Ancak bu durum, 2011 yılında 6111 sayılı Kanun ile yapılan kapsamlı reformlar çerçevesinde mülga edilerek (yürürlükten kaldırılarak) tamamen sonlandırılmıştır. Günümüzde memurların hafta sonu veya resmi tatillerde görev yaptıkları ilin dışına çıkmaları için herhangi bir izin almalarına gerek bulunmamaktadır.

Yurt Dışında Davranış Ödevi

Memurların seyahat engeli kalkmış olsa da Kanun, memurların özellikle yurt dışında sergileyecekleri tutum ve davranışlara “devletin temsiliyetini” göz önünde bulundurarak çok hassas yaklaşmaktadır. 657 sayılı Kanun’un “Yurt dışında davranış” başlıklı 9. maddesine göre; sürekli veya geçici görevle ya da yetişme, inceleme ve araştırma için yabancı memleketlerde bulunan devlet memurlarının, Devlet itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici fiil ve davranışlarda bulunmaları kesinlikle yasaklanmıştır.

    • Yurt Dışında İtibar Zedeleyici Davranışlarda Bulunmanın Cezası

Devlet memurunun yurt dışında bulunduğu süre zarfında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin saygınlığına gölge düşürecek hal ve hareketlerde bulunmasının yaptırımı disiplin hukukundaki en ağır cezadır. 657 sayılı Kanun’un 125. maddesinin (E) bendine göre; “Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak” fiilini işleyen bir memur, bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere “Devlet Memurluğundan Çıkarma” (İhraç) cezası ile cezalandırılır.

Özetle; memurların tatillerde il dışına veya yurt dışına çıkmalarının önünde yasal bir seyahat engeli kalmamıştır, ancak yurt dışında bulundukları sırada Devletin itibarını zedeleyici bir eyleme karışmaları doğrudan memuriyetten ihraç edilmeleriyle sonuçlanır.

 

    • Sürgün Edilen Memurun Hakları (Görev Yeri Değişikliği Cezası)

Disiplin hukukunda “kanunilik ilkesi” geçerlidir. Kanunda sayılan beş disiplin cezasının dışında başka bir ceza verilemez. Bu nedenle memurun zorla başka bir yere atanması (sürgün/görev yeri değişikliği) bir “disiplin cezası” olarak mevzuatta yer almaz. Ancak idareler, kurum içi düzeni sağlamak gerekçesiyle idari bir tedbir/tasarruf olarak memurun görev yerini değiştirebilir. Bu işleme karşı memur, idari işlemin iptali davası açarak haksız tasarrufun iptalini isteyebilir.

Sicil, Tekerrür ve Arşiv Etkisi (Disiplin Cezaları Nasıl Silinir?)

Disiplin cezası almış bir memur, cezanın özlük dosyasından silinmesi için kanunda belirtilen sürelerin geçmesinin ardından atamaya yetkili amire başvurabilir. Uyarma ve Kınama cezaları 5 yıl, Aylıktan Kesme ve Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezaları 10 yıl geçtikten sonra silinebilir. İhraç cezası silinmez.

Tekerrür: Cezanın özlük dosyasından silinmesi için gereken bu süreler içinde, aynı cezanın verilmesini gerektiren bir fiilin tekrar işlenmesi durumunda bir derece ağır ceza uygulanır (Özel Tekerrür). Farklı fiillerden dolayı aynı derecede cezanın üçüncü kez uygulanması durumunda da bir derece ağır ceza verilir (Genel Tekerrür). Ayrıca memurun geçmiş hizmetleri olumluysa ve ödül/başarı belgesi varsa, idare bir derece hafif ceza uygulayabilir.

Geçmişe Dönük Haklar Nasıl Geri Alınır?

Cezanın zaman aşımıyla silinmesi geçmişteki kayıpları iade etmezken, bir cezanın tüm sonuçlarıyla ve geriye dönük mali hakların iadesiyle (örneğin kesilen maaşın yasal faiziyle geri ödenmesi) ortadan kalkması ancak cezanın idari yargı mercilerince (mahkeme kararıyla) iptal edilmesi halinde mümkündür

Özlük Dosyasından Silinme Şartları Nelerdir?

Memur; uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren 5 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarının uygulanmasından itibaren ise 10 yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini talep edebilir. Memurun bu süreler içerisindeki davranışları talebini haklı kılacak nitelikte görülürse ceza silinir ve bu karar özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma (ihraç) cezası alanların ise memuriyetle ilişiği kesildiğinden, bu cezanın silinmesini talep etme hakları bulunmamaktadır.

Soruşturmada Savunma Stratejisi ve Memur Hakkında Tutanak Tutulmasının Sonuçları

Tutanak tutulması idari bir tespit olup ceza değildir; soruşturma sürecini başlatan bir belgedir. Memurun savunma hakkı anayasal bir güvencedir. Memura savunmasını yapması için suçlama açıkça (hangi madde ve bendi ihlal ettiği belirtilerek) bildirilmeli ve en az 7 gün süre verilmelidir. Belirtilen sürede geçerli bir mazeret sunmadan savunma yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Savunma istenirken salt soruşturma raporuna atıf yapılamaz; somut fiil açıkça izah edilmelidir.

 

Tekerrür Durumunda Cezalar Nasıl Ağırlaştırılır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine göre, devlet memurlarına verilen disiplin cezalarında “tekerrür” (tekrarlama) durumu oluştuğunda, kural olarak eylemin gerektirdiği asıl cezanın bir derece ağırı uygulanır. Tekerrür hükümlerinin uygulanması idarenin takdirine bırakılmış bir durum değildir; yasal şartlar oluştuğunda uygulanması zorunludur.

Kanun ve idari uygulamalar çerçevesinde tekerrür nedeniyle cezaların ağırlaştırılması iki farklı kategoride gerçekleşir:

1. Özel Tekerrür (Aynı Fiilin Tekrarlanması) Bir memurun disiplin cezası almasına neden olan bir fiil veya hâli, bu cezanın özlük dosyasından silinmesi için öngörülen yasal süreler içerisinde tekrar işlemesi durumudur.

  • Süre Şartı: Uyarma ve kınama cezalarında 5 yıl, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezalarında ise 10 yıl içinde aynı disiplin suçu tekrar işlenirse ceza bir derece ağırlaştırılır.
  • Örneğin; “Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek” fiilinden dolayı ‘Aylıktan Kesme’ cezası alan bir memur, 10 yıl içinde aynı fiili tekrar işlerse ‘Kademe İlerlemesinin Durdurulması’ cezası alır.

2. Genel Tekerrür (Farklı Fiillerin Üçüncü Kez İşlenmesi) Özel tekerrürden farklı olarak, aynı derecede cezayı gerektiren fakat farklı nitelikteki fiil veya hâllerin işlenmesi durumudur. Aynı cezayı gerektiren farklı fiillerden dolayı daha önce iki kez ceza alınmış ve bu cezalar kesinleşmişse, aynı derecedeki üçüncü fiilin işlenmesinde memura bir derece ağır ceza verilir.

Tekerrür Uygulamasında Dikkat Edilen Önemli Kurallar:

  • Kesinleşme Şartı: Gerek özel gerekse genel tekerrür hükümlerinin işletilebilmesi için, tekerrüre esas alınacak önceki disiplin cezasının itiraz yolları tükenmiş ve idari yönden kesinleşmiş olması şarttır.
  • Cezanın Değil, Fiilin Tekerrürü Esastır: Disiplin amiri bir önceki soruşturmada iyi hal (geçmiş hizmetlerin olumlu olması) nedeniyle memura “bir derece hafif ceza” uygulamış olabilir. Ancak tekerrür durumunda, daha önce verilen indirimli hafif cezaya bakılmaz; işlenen fiilin asıl cezası ne ise onun üzerinden bir derece ağırlaştırma yapılır.
  • Mükerrer (Zincirleme) Ağırlaştırma Yasağı: Tekerrür uygulaması yapılırken ceza her halükarda sadece bir derece ağırlaştırılır. Memur aynı fiili üçüncü veya dördüncü kez işlese bile ceza katlanarak iki veya üç derece üste çıkarılmaz; fiilin kanundaki gerçek karşılığının her defasında sadece bir derece ağırı verilmeye devam edilir.
  • Son Kademede Bulunan Memurlar İçin İhraç Sebebi: Öğrenim durumları nedeniyle yükselebilecekleri kadroların en son kademesinde bulunan memurlar, “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezasını gerektiren bir fiil işlediklerinde maaşlarından 1/4 ile 1/2 oranında kesinti yapılır. Ancak bu memurlar, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiilleri tekerrür ettirirlerse, görevlerine son verilir (memuriyetten çıkarılırlar).

Aday Memur Disiplin Cezası Alırsa Ne Olur? (Aday Memura Tutanak Tutulması)

Aday memur hakkında “tutanak tutulması”, tek başına doğrudan bir disiplin cezası anlamına gelmez; tutanak, memurun mevzuata aykırı bir fiilinin imza altına alındığı ve disiplin soruşturmasını başlatan idari bir tespit belgesidir. Tutanak tutulduktan sonra aday memur hakkında disiplin soruşturması açılır ve sürecin sonucu, soruşturma neticesinde verilecek disiplin cezasına göre belirlenir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun aday memurlukla ilgili 56. maddesinde 23 Ocak 2026 tarihinde yapılan en güncel yasal değişikliğe göre, aday memurların disiplin cezası alması durumunda ortaya çıkacak sonuçlar şunlardır:

  • Aylıktan Kesme veya Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası: Tutanak sonucunda yürütülen soruşturmada aday memura “aylıktan kesme” ya da “kademe ilerlemesinin durdurulması” cezalarından birinin verilmesi durumunda, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile adayın memuriyetle ilişiği derhâl kesilir.
  • Uyarma veya Kınama Cezası: Tutanak sonucunda aday memura yalnızca bir defaya mahsus “uyarma” veya “kınama” cezası verilmesi doğrudan ilişiğin kesilmesine neden olmaz. Ancak kanundaki yeni düzenlemeye göre, adaylık süresi içinde birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası almış olan aday memurların da disiplin amirlerinin teklifi ve yetkili amirin onayı ile memuriyetle ilişikleri kesilir.
  • Devlet Memurluğundan Çıkarma Durumu: Adaylık süresi henüz dolmamış aday memurlara “Devlet Memurluğundan Çıkarma” disiplin cezası doğrudan verilmez; bunun yerine Kanun’un 56. maddesi işletilerek memuriyetten ilişiklerinin kesilmesi işlemi uygulanır.

Memuriyetten İlişiği Kesilmenin Sonucu Nedir? Adaylık devresi içinde disiplin cezaları nedeniyle memuriyetle ilişiği kesilen kişiler (sağlık nedenleri hariç tutulmak üzere) 3 yıl süre ile yeniden Devlet memurluğuna alınmazlar.

 

Disiplin Cezasının Bir Alt Derece Olarak Uygulanma Şartları Nelerdir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, memurlara verilecek disiplin cezalarında bir alt derece cezanın (bir derece hafif ceza) uygulanabilmesi için aranan temel şartlar şunlardır:

  • Memurun geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmalarının olumlu olması.
  • Memurun geçmişte ödül veya başarı belgesi almış olması.

Bu şartların varlığı halinde, memurun işlediği fiil için kanunda öngörülen disiplin cezasının bir derece hafif olanı uygulanabilir. Bu indirimin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar şu şekildedir:

  • Değerlendirme Zorunluluğu ve Gerekçe Şartı: Bir alt ceza uygulanıp uygulanmaması idareye tanınmış bir takdir yetkisidir. Ancak disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar, ilgilinin geçmiş hizmetlerine göre bir alt ceza uygulanıp uygulanmayacağı konusunda mutlaka bir değerlendirme yapmak zorundadır. Geçmiş sicili iyi olan ve ödül ya da başarı belgesi bulunan bir memura bir alt ceza uygulanmayacaksa, bunun neden uygulanmadığına dair somut gerekçeler kararda açıkça gösterilmelidir. Gerekçesiz olarak alt ceza uygulanmaması, Danıştay kararları ışığında hukuka aykırılık teşkil eder ve cezanın iptal sebebidir.
  • Alt Cezayı Uygulamaya Yetkili Makamlar: Bir alt ceza uygulama kararı, soruşturmayı yapan muhakkiklerin (müfettişlerin) değil, bizzat cezayı vermeye yetkili amir veya kurulların yetkisindedir.
    • Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarında bir derece hafif ceza verme yetkisi disiplin amirine aittir.
    • Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında bir derece hafifini (aylıktan kesme) uygulama kararı disiplin amirinin değil, ilgili Disiplin Kurulunun yetkisindedir.
    • Devlet memurluğundan çıkarma cezasında ise bir derece hafif cezayı (kademe ilerlemesinin durdurulması) uygulama yetkisi Yüksek Disiplin Kuruluna aittir.
  • Tekerrür Durumuna Etkisi: Memurun işlediği bir fiil için geçmiş çalışmaları göz önünde bulundurularak bir derece hafif ceza verilmiş olması, bu kişinin ileride aynı fiili tekrar işlemesi halinde “tekerrür” (cezanın ağırlaşması) kurallarının uygulanmasını engellemez. Tekerrür uygulamasında hafifletilerek verilen cezaya değil, bizzat işlenen fiil veya hâle bakılır.

 

Disiplin Cezası Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar Kimlerdir? (Madde 126)

  • Uyarma, Kınama ve Aylıktan Kesme: Bu cezalar doğrudan disiplin amirleri tarafından verilir.
  • Kademe İlerlemesinin Durdurulması: Bu ceza, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı (görüşü) alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler veya il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler tarafından verilir.
  • Devlet Memurluğundan Çıkarma: Amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile verilir. Kurulların ayrı bir ceza tayin etme yetkisi yoktur, teklifi yalnızca kabul veya reddederler.

Disiplin Cezası İtirazında Sendika Temsilcisi Toplantıya Katılabilir Mi?

Evet, disiplin cezası itirazlarını görüşen kurul toplantılarına sendika temsilcisi katılabilir.

Hakkında disiplin cezası uygulanan ve bu cezaya itiraz eden devlet memuru eğer bir sendikaya üye ise, ilgili sendikanın temsilcisi itirazın görüşüleceği Disiplin Kurulu veya Yüksek Disiplin Kurulunda üye sıfatıyla yer alır.

İlgili mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde sendika temsilcisinin kurullara katılımına ilişkin detaylar şunlardır:

  • Kurulların Teşekkülü: Bakanlık merkez teşkilatındaki disiplin kurulları, il disiplin kurulları, bölge disiplin kurulları ve yüksek disiplin kurulları; bir başkan ve üyelerin yanı sıra “varsa memurun üyesi olduğu sendikanın temsilcisinden” oluşur.
  • Önceden Bildirim ve Talep: Kurulda görev yapacak temsilci, ilgili sendika tarafından kurula önceden bildirilir. Ayrıca memur, kurula sunacağı itiraz dilekçesinde sendika üyeliğini belirterek sendika temsilcisinin toplantıya katılımının sağlanmasını özel olarak talep edebilir.
  • Toplantıya Katılmama Durumu: Eğer ilgili sendika tarafından bir temsilci bildirilmezse veya bildirilen sendika temsilcisi usulüne uygun şekilde davet edilmesine rağmen toplantıya katılmazsa, bu durum toplantının yapılmasına engel teşkil etmez. Gelmeyen sendika temsilcisi toplantı yeter sayısının tespitinde göz önünde bulundurulmaz ve kurul mevcut üyelerle kararını verebilir.

Disiplin Kurulu Kararını Kabul Etmezse Süreç Nasıl İlerler?

Disiplin kurullarının sürece dâhil olduğu iki farklı hukuki durum mevcuttur: Amirlerin ağır cezalar için sunduğu ceza teklifinin değerlendirilmesi ve memurun amirlerce verilen bir cezaya yaptığı itirazın değerlendirilmesi.

“Kurulun kararı (teklifi/itirazı) kabul etmemesi” durumunda süreç, olayın niteliğine göre şu şekilde ilerler:

1. Disiplin Kurulunun Önerilen “Ceza Teklifini” Reddetmesi (Kabul Etmemesi) Kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarma cezalarında disiplin amirleri doğrudan ceza veremez; karar verilmesi için dosyayı ilgili kurula (Disiplin Kurulu veya Yüksek Disiplin Kurulu) gönderirler.

  • Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun dosyayı incelerken ayrı (farklı) bir ceza tayin etme yetkisi yoktur; teklif edilen cezayı yalnızca kabul veya reddederler,.
  • Eğer kurul, memura bu cezanın verilmesini uygun bulmaz ve teklifi reddederse, dosya atamaya yetkili amire döner.
  • Ret kararı sonrasında, atamaya yetkili amirler kararın alındığı tarihi izleyen 15 gün içinde memura başka (genellikle daha hafif) bir disiplin cezası vermekte serbesttirler veya gerekçesini belirterek disiplin cezası verilmesine yer olmadığına da karar verebilirler,,,.

2. Disiplin Kurulunun Memurun Yaptığı “İtirazı” Reddetmesi (Kabul Etmemesi) Uyarma, kınama, aylıktan kesme (Disiplin Kuruluna itiraz edilir) veya kademe ilerlemesinin durdurulması (Yüksek Disiplin Kuruluna itiraz edilir) cezası alan bir memur karara itiraz ettiğinde;

  • Eğer kurul, memurun itirazını yersiz bulur ve reddederse, verilen disiplin cezası idari yönden tamamen kesinleşir ve derhâl uygulanmaya başlar.
  • Bu durumda idari yollar tükenmiş olur ve memurun önünde sadece yargı yolu kalır. Memur, itirazın reddi kararının kendisine tebliğinden itibaren 60 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açabilir,.

3. Disiplin Kurulunun Memurun “İtirazını” Kabul Etmesi (Amirin Kararını Hatalı Bulması) Eğer kurul memurun yaptığı itirazı haklı bulur ve kabul ederse (yani idarenin verdiği ceza kararını uygun bulmazsa);

  • İtiraz mercilerinin (kurulların) doğrudan cezayı kaldırma yetkisi yoktur. İtirazın kabulü hâlinde dosya disiplin amirine geri döner,.
  • Disiplin amiri, kurulun ret gerekçelerini gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir,,.
  • Amir, itirazın kabul edilmesi durumunda eski kararında direnemez veya memurun aleyhine olacak şekilde (aleyhe bozma yasağı) daha ağır bir ceza veremez.

 

İdari İtiraz Yolu ve Süreleri (Madde 135)

Disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın mercii, verilen cezanın türüne göre değişiklik gösterir:

  • Disiplin Kuruluna İtiraz: Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı itirazlar disiplin kuruluna yapılır.
  • Yüksek Disiplin Kuruluna İtiraz: Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir.
  • İhraç Cezasında İstisna: Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı mevzuatta bir idari itiraz yolu öngörülmemiştir; bu cezaya karşı doğrudan yargı yoluna gidilir.

İtiraz Süresi: İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliğ tarihinden itibaren 7 gündür. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları idari yönden kesinleşmiş sayılır.

İtirazın Değerlendirilmesi ve Karar

  • İtiraz mercileri olan kurullar, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren 30 gün içinde kararlarını vermek zorundadır.
  • İtirazın kurullar tarafından kabul edilmesi hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler.

İdari Yargı Yolu

  • Anayasa ve 657 sayılı Kanun gereği, verilen hiçbir disiplin cezası yargı denetimi dışında bırakılamaz. İtiraz süreci sonucunda veya doğrudan, verilen tüm disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir.
  • Yargı yoluna başvurma (İdare Mahkemesinde iptal davası açma) süresi, kararın veya itiraz ret cevabının memura tebliğinden itibaren kural olarak 60 gündür.(Hukuki ihtilaflarda sürelere riayet edilmesi hayati önem taşır; aksi halde dava hakkı düşer.)
AV. OSMAN YILDIZ

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır. Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Don`t copy text!