İHALEDEN YASAKLAMA KARARI NEDİR? İHALEDEN YASAKLAMA KARARINA KARŞI İPTAL DAVASI NASIL AÇILIR?
İhalelere Katılmaktan Yasaklama Kararı Nedir?
Kamu ihalesi, Kamu İhale Kanunu hükmüne göre Kamu İhale Kanunu ile belirtilen usul ve şartlarla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin istekliler arasından seçilecek birisi üzerine bırakıldığını gösteren ve ihale yetkilisinin onayını müteakip sözleşmenin imzalanması ile tamamlanan işlemleri ifade eder. Kamu ihalesinden yasaklanma ise, ihale sürecinde yapılması yasaklanan fiillerin ihale katılımcıları tarafından yapılması halinde, ihale süreçlerine olan güvenin sarsılmaması ve ihale süreçlerinin sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak adına verilen idari bir karardır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 58. maddesinin dördüncü fıkrasında, ihalelere katılmaktan yasaklama kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. İhalelerden yasaklanma kararı genel olarak incelendiğinde idarenin tek taraflı kamu gücünü kullanması ile vermiş olduğu idari bir karar olup tüm idari işlemler gibi yargı yoluna tabidir. Dolayısı ile ihalelere katılmaktan yasaklanma kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 60 gün içerisinde iptal davası açılabilir.
Yasaklama Kararı Verilmesini Gerektiren Fiiller Nelerdir?
4734 ve 4735 sayılı Kanunlarda yasaklama kararı verilmesine neden olacak fiiller açıkça sayılmıştır. Başlıca yasaklı fiil ve davranışlar şunlardır:
Hile, vaat, tehdit, nüfuz kullanma gibi yollarla ihaleye fesat karıştırmak veya buna teşebbüs etmek.
İsteklileri tereddüde düşürmek, katılımı engellemek, anlaşma teklifinde bulunmak veya rekabeti etkileyecek davranışlarda bulunmak.
Sahte belge veya sahte teminat düzenlemek, kullanmak veya bunlara teşebbüs etmek.
İhale konusu işi, sözleşmeye uygun olarak yapmamak veya mücbir sebepler dışında süresinde bitirmemek.
İhale üzerinde kaldığı halde yasal süresi içinde sözleşme imzalamamak.
Sözleşme imzalandıktan sonra idarenin izni olmadan işi başkasına devretmek veya devralmak.
Kararın Niteliği ve İptal Davasının Önemi Nedir?
İptal davası, idarenin hukuka aykırı olarak tesis ettiği idari işlemlerin yetkili İdare Mahkemesi tarafından ortadan kaldırılması için açılan bir dava türüdür. İhaleden yasaklama kararı da bir idari işlem olduğundan, bu kararın hukuka aykırı olduğunu düşünen kişi veya firmalar, kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren yasal süre içinde İdare Mahkemesi’nde iptal davası açabilirler. Bu dava, firmanın ticari itibarını koruması ve faaliyetlerine devam edebilmesi için hayati bir öneme sahiptir.
Yasaklama Kararına Karşı İptal Davası Süreci Nasıl İşler?
İhaleden yasaklama kararına karşı açılacak iptal davası, belirli usul kurallarına tabidir. Sürecin doğru yönetilmesi, davanın esastan görüşülebilmesi ve hak kaybı yaşanmaması için kritik önem taşır.
Kamu İhalelerinden Yasaklanma Kararının İptali Nasıl Mümkündür?
Kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanma kararları, yasaklamayı gerektiren fiil veya davranışın tespit edildiği tarihi izleyen en geç kırkbeş gün içinde verilir. Verilen bu karar Resmi Gazetede yayımlanmak üzere en geç onbeş gün içinde gönderilir ve yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bu kararlar Kamu İhale Kurumunca izlenerek, kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olanlara ilişkin siciller tutulur. İhaleyi yapan idareler, ihalelere katılmaktan yasaklamayı gerektirir bir durumla karşılaştıkları takdirde, gereğinin yapılması için bu durumu ilgili veya bağlı bulunulan bakanlığa bildirmekle yükümlüdür.
Kamu ihalelerinden yasaklanma kararları idari işlem niteliğinde olması sebebi ile bu kararlara karşı idare mahkemelerinde iptal davası açılması mümkündür. İptal davası ile uygulanan idari işlemin hukuka uygun olmadığı, usule aykırı olduğu, süresi içerisinde verilmediği veya yetkisiz makamca verildiği gibi çeşitli nedenler ileri sürülerek iptal davası açılabilir. İhaleden yasaklanma kararlarına karşı esasen düzenlenen bir şikayet yolu bulunmaması sebebi ile iptal davası açılması yoluna gidilmektedir. İdari işleme karşı idari yargıda 60 gün içerisinde iptal davası açılması gerekmektedir. Kamu ihalesinden yasaklanma kararları da Resmi Gazete’de yayımlanmakta ve taraflarca da yayımlanma ile öğrenilmektedir. Dolayısı ile yasaklanma kararının Resmi Gazete’de yayımlanması ile dava açma süresi başlamaktadır. İhalelerden yasaklılık kararları yasaklanan kişi ve şirketler adına büyük zararlara sebep olan ve ticaret yapmasına ve ticari itibarına engel olan kararlardır. Dolayısı ile ekonomik zararların ve itibar kaybının önlenmesi adına yasaklılık kararlarına karşı iptal davası açılması gereklidir. Hak kayıpları yaşamamak adına dava sürecinin avukat yardımı ile yürütülmesini tavsiye ederiz.
Yasaklama Kararına Karşı Açılacak İptal Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
İhaleye katılmaktan yasaklama kararına karşı açılacak iptal davalarında görevli ve yetkili mahkeme, idari işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki İdare Mahkemesidir. Dava açma süresi ise, yasaklama kararının ilgili gerçek veya tüzel kişiye yazılı olarak tebliğ edildiği günü izleyen tarihten itibaren 60 gündür.
Kişi Hakkında İhaleye Katılmaktan Yasaklama Kararı Verildiğini Nasıl Öğrenir?
Yasaklama kararları, kararı veren yetkili merci tarafından ilgili gerçek veya tüzel kişiye resmi olarak tebliğ edilir. Ayrıca, Kamu İhale Kurumu (KİK) tarafından tutulan yasaklılar listesi düzenli olarak güncellenir ve bu listeler KİK’in resmi internet sitesi üzerinden kamuoyuna duyurulur. Dava açma süresi, kararın size tebliğ edildiği tarihte başlar.
Savunmam Alınmadan Verilen Yasaklama Kararı İptal Edilebilir Mi?
Evet. Anayasa ile güvence altına alınan savunma hakkı, idari işlemlerin temel prensiplerindendir. 4734 ve 4735 sayılı Kanunlar kapsamında yasaklama kararı verilmeden önce ilgili kişi veya firmadan usulüne uygun bir şekilde savunma istenmesi zorunludur. Savunma hakkı tanınmadan veya usule aykırı bir şekilde savunma alınarak verilen yasaklama kararları, “şekil” ve “savunma hakkının kısıtlanması” gerekçeleriyle İdare Mahkemesi tarafından iptal edilebilir.
Yürütmenin Durdurulması Kararı Ne Kadar Sürede Çıkar?
Yürütmenin durdurulması talebi, mahkeme tarafından öncelikli olarak incelenen bir konudur. Mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişmekle birlikte, dava açıldıktan sonra genellikle 1-2 ay içinde bu taleple ilgili bir karar verilir. Yürütmenin durdurulması talebinin kabul edilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunun ve uygulanmasının telafisi güç zararlar doğuracağının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
İhalelere Katılmaktan Yasaklama Kararı İptali Danıştay Kararları
Danıştay Kararı 13. D -23.10.2013 T. , E. 2009/2793 K. 2013/2614
Davacı şirketin, davanın, kamu ihalelerinden yasaklanmasına karar verilmesine ilişkin kısmının süre aşımı yönünden reddine ilişkin kısma yönelik temyiz istemine gelince;
Anayasa’nın 11. maddesinde, “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır”, 36. maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”, 40. maddesinin ikinci fıkrasında, “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır”, 125. maddesinde ise, ” İdarî işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinde başlar” kuralına yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde; dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, bu sürenin, idarî uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı, ilânı gereken düzenleyici işlemlerde ise ilân tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin 2. fıkrasında, dava açma süresinin, idarî uyuşmazlıklarda yazılı bildirimin yapıldığı; 4. fıkrasında ise, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı kuralı yer almıştır.
Anayasa’nın 125. ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı düzenlemesine yer verilmek suretiyle dava açma süresinin başlamasında, “yazılı bildirim”in esas alınması öngörülmüş olup, hak arama özgürlüğünün kullanılması bakımından, idarî işlemlerin idare tarafından ilgililere açık ve anlaşılabilir biçimde bildirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 58. maddesinin dördüncü fıkrasında, ihalelere katılmaktan yasaklama kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanarak yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmekle birlikte, bu kural, kamu idarelerinin, ihalelere katılmaktan yasaklı kişilerden haberdar olmasını ve yasaklı kişilerin ihalelere katılmasını engelleyerek ihale işlemlerinin sekteye uğramasını önlemek amacıyla getirilmiş olup, ihalelere katılmaktan yasaklama kararlarının bireysel işlem niteliğini değiştirmemektedir. Öte yandan, 2577 sayılı Kanun’da düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin başlangıcı olarak öngörülmüş olan ilân tarihinin, bireysel işlem niteliğinde olan ihalelere katılmaktan yasaklama kararlarında uygulanması mümkün olmayıp; ihalelere katılmaktan yasaklama kararlarının, yazılı bildirim veya öğrenme üzerine yasal süresi içinde dava konusu edilebileceğinin kabulü gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin 4735 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca 1 yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin işlemin 25.06.2007 tarih ve 26563 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandığı; davacı şirketin yasaklama işlemini öğrenmesi üzerine yasaklama işleminin iptali istemiyle 12.09.2007 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 125. maddesinde ve 2577 sayılı Kanun’un 7. maddesinde, idarî işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin hesabında başlangıç tarihi olarak yazılı bildirimin esas alınacağı kurala bağlanmış olduğundan, subjektif işlemlere karşı açılacak idarî davalarda, dava açma süresinin işlemeye başlayabilmesi için idarî işlemin ilgilisine yazılı olarak bildirilmesinin zorunlu olduğu, yasaklama kararlarının ilanı gereken düzenleyici işlem niteliği taşımadığı dikkate alındığında, dava konusu kamu ihalelerine katılmaktan yasaklama işleminin iptali istemiyle 12.09.2007 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu anlaşıldığından, İdare Mahkemesi’nce, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken davacı şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin kısım yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen kararda usul kurallarına uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; temyize konu Ankara 7. İdare Mahkemesi’nin 20.11.2008 tarih ve E:2007/1433, K:2008/2023 sayılı kararının, davanın kesin teminatın irat kaydedilmesine ilişkin kısmının reddine yönelik kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmının onanmasına; kararın, davacı şirketin kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasıyla ilgili kısmının ise bozulmasına.
Danıştay Kararı – 13. D., 10.9.2014 T. E. 2014/1772 K. 2014/2852
Dava; davacıların 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca bir yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 15.01.2013 tarih ve 28529 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan işlemin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi’nce; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca ihalelere katılma yasağının sözleşmeyi uygulayan bakanlık tarafından verilmesi gerektiği kuralına yer verildiği, dava konusu 04.01.2013 tarih ve 30 sayılı olur’un ise müsteşar tarafından imzalandığı, 13.02.2014 tarihli ara kararı ile dava konusu “olur”un davalı idare müsteşarı tarafından imzalanabileceğine ilişkin bir yetki devri bulunup bulunmadığı, varsa buna ilişkin bilgi ve belgelerin istenmesine karar verildiği, davalı idare tarafından dava konusu işlemin müsteşar tarafından tesis edilmesine imkân sağlayan yazılı yetki devri sunulmadığı, dava konusu ihalelere katılma yasağının bakanlık tarafından verilmesi gerekirken müsteşar tarafından imzalandığı ve buna ilişkin yazılı yetki devri de bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu Ankara 6. İdare Mahkemesi’nin 13.03.2014 tarih ve E:2013/381, K:2014/286 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz istemleri yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme kararının ONANMASINA.
Danıştay Kararı – 13. D., 17.4.2013 T. E. 2012/3019 K. 2013/1111
Dava; davacıların bir yıl süreyle kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmalarına ilişkin 07.03.2012 tarih ve 28226 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesi’nce; K2 isimli şahıs hakkında Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2011/125 sayısına kayden ihaleye fesat karıştırmak ve özel belgede sahtecilik suçlamalarıyla kamu davası açılması nedeniyle adı geçen şahsın Kamu İhale Kanunu’nun 59. maddesi uyarınca kamu davası sonuçlanıncaya kadar kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı duruma düştüğü, söz konusu kamu davası devam ederken Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü’nce 25.11.2011 tarihinde açık ihale usûlü ile yapılan “Taşıt Kiralama İşi” ihalesine davacı şirketi temsilen K2 tarafından 25.11.2011 tarihli teklif mektubunun sunulduğu, İhale Komisyonu’nun 09.12.2011 tarihli kararı ile K2’ın kendi adına olduğu gibi başkaları adına da ihaleye katılamayacağı ileri sürülerek davacı şirketin ihale dışı bırakıldığı ve 16.02.2012 tarihli Bakanlık “Olur”u ile dava konusu yasaklama kararının alındığı; uyuşmazlıkta, davacı şirketin ihalelere katılmaktan yasaklı olmadığı ve bu hususta taraflar arasında bir ihtilâfın bulunmadığı, başvuru sahibine ait teklif mektubunu vekâleten imzalayan K2 hakkında açılan kamu davası nedeniyle anılan şahsın ihalelere katılmaktan yasaklı olduğu, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nda yasak fiil ve davranışların gerçekleştirilmesi durumunda kimler hakkında hangi yaptırımların uygulanacağının açıkça düzenlendiği; ihaleye katılması yasak olanların başka bir gerçek veya tüzel kişiyi vekil olarak temsil etmeleri durumunda, kendileri için uygulanacak yaptırımların, bu kişilerin vekil olarak temsil ettiği şirketler (temsil olunanlar) hakkında da uygulanacağı hususunda Kanun’da bir hükme yer verilmediği, ihaleye katılması yasak olmayan bir sermaye şirketinin Kamu İhale Kanunu’nun 17/e maddesinde belirtilen yasak fiil veya davranışta bulunduğundan bahsedilmesi ve bu şirket hakkında anılan Kanun’un Dördüncü Kısmında belirtilen hükümlerin uygulanması mümkün olmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu Ankara 13. İdare Mahkemesi’nin 16.07.2012 tarih ve E:2012/549, K:2012/2116 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz istemi yerinde görülmeyerek anılan Mahkeme kararının onanmasına”

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır. Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.


