Emniyet rütbe terfi davaları, polis amirleri ve memurlarının tüm yasal şartları taşımalarına rağmen hukuka aykırı şekilde terfi ettirilmemeleri durumunda açılan idari iptal davalarıdır. Özellikle “terfi etmez” veya “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” şeklindeki işlemler, çoğu zaman somut gerekçeye dayanmadığı için yargı denetimine konu olmaktadır.
Zira rütbe terfileri idarenin sınırsız takdir yetkisine bırakılmamış; kıdem, liyakat ve objektif kriterlere bağlanmıştır. Bu kriterlerin ihlal edilmesi halinde açılacak dava ile hem işlemin iptali hem de kaybedilen özlük haklarının iadesi mümkün olmaktadır.
EmniyetRütbe Terfi Nedir?
Emniyet rütbe terfi, polis amirlerinin kıdem, liyakat ve performans kriterlerine göre bir üst rütbeye yükselmesini ifade eden idari işlemdir. Bu şartlar sağlandığı halde terfi verilmemesi durumunda idari işlemin iptali için dava açılabilir.
Emniyet Rütbeleri Nelerdir ve Nasıl Sıralanır?
Emniyet teşkilatında görev yapan personellerin rütbeleri, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na göre meslek dereceleri ve ifa ettikleri görev unvanlarıyla birlikte hiyerarşik olarak yukarıdan aşağıya doğru şu şekilde sıralanmaktadır.
İdare, teşkilatın ihtiyaçları doğrultusunda her rütbe ve meslek derecesi karşısında gösterilen bu görev unvanları arasında personelin görev yerini değiştirmeye yetkilidir. Bir personelin üst rütbeye yükselebilmesi için kanunda öngörülen zorunlu bekleme sürelerini tamamlaması, kıdem ve liyakat şartlarını sağlaması zorunludur.
Rütbe
Meslek Derecesi
Görev Unvanları
Sınıf Üstü Emniyet Müdürü
Derece Üstü
Emniyet Genel Müdürü
1. Sınıf Emniyet Müdürü
1. ve 2.
Genel Müdür Yardımcısı, Teftiş Kurulu Başkanı, Polis Akademisi Başkanı, Daire Başkanı, İl Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi
2. Sınıf Emniyet Müdürü
3.
İl Emniyet Müdür Yardımcısı, İlçe Emniyet Müdürü, Daire Başkan Yardımcısı, Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürü, Polis Müfettişi
3. Sınıf Emniyet Müdürü
4.
Şube Müdürü, İlçe Emniyet Müdürü, İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı
4. Sınıf Emniyet Müdürü
5.
Şube Müdürü, İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı, Şube Müdür Yardımcısı, İlçe Emniyet Müdürü
Emniyet Amiri
6.
İlçe Emniyet Amiri, Bürolar Amiri, Birlik Amiri, Çevik Kuvvet Grup Amiri, Ekipler Amiri, İlçe Emniyet Müdür Yardımcısı
Başkomiser
7.
Karakol Amiri, Büro Amiri, Çevik Kuvvet Grup Amiri, İlçe Emniyet Komiseri, Trafik İstasyon Amiri
Komiser
8.
Grup Amiri, Ekip Amiri, Tim Amiri, Büro Amiri, Karakol Amir Yardımcısı
Komiser Yardımcısı
9.
Grup Amiri, Ekip Amiri, Tim Amiri, Büro Amiri, Karakol Amir Yardımcısı
Kıdemli Başpolis Memuru
10.
Ekip Amiri, Tim Amiri, Grup Amiri, Büro Amir Yardımcısı, Ekip ve Büro Memuru
Başpolis Memuru
11.
Ekip Amiri, Tim Amiri, Devriye Amiri, Grup Amiri, Büro Memuru
Polis Memuru
12.
Büro Memuru, Ekip Memuru, Tim Memuru, Karakol Memuru, Nokta Memuru, Devriye Memuru, Trafik Memuru
Polis Rütbe Terfi Nasıl Gerçekleşir?
Emniyet Teşkilatında rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, rütbelere terfiler ise liyakate göre yapılır. Bir personelin üst rütbeye terfi edebilmesi için bulunduğu rütbede zorunlu bekleme süresini tamamlaması, yeterli performans değerlendirme notuna sahip olması ve gerekli yazılı/sözlü sınavlar ile eğitimlerde başarılı olması şarttır.
Emniyet Rütbe Terfi Davası Nedir?
Emniyet rütbe terfi davası, emniyet teşkilatında görev yapan polis amirlerinin ve memurlarının; kıdem, liyakat, zorunlu bekleme süresi, performans notu ve sınav başarısı gibi gerekli tüm şartları taşımalarına rağmen idare tarafından haksız yere bir üst rütbeye terfi ettirilmemeleri durumunda, tesis edilen bu idari işlemin iptali amacıyla açtıkları idari davadır.
Bu davalar genellikle Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulları tarafından personel hakkında verilen “Terfi etmez” veya “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararlarına karşı açılmaktadır.
Rütbe Terfi Davası Hangi Durumlarda Açılır?
Emniyet rütbe terfi davası (iptal davası), polis amirleri ve memurlarının terfi süreçlerinde hak ihlaline uğradıklarını düşündükleri hukuka aykırı idari işlemlere karşı açılmaktadır. Bu davaların açıldığı başlıca durumlar şunlardır:
Haksız “Terfi Etmez” veya “Kadrosuzluk Nedeniyle Terfi Etmez” Kararları: Personelin, bulunulan rütbedeki bekleme süresini tamamlaması, yeterli performans notuna sahip olması ve gerekli diğer şartları taşımasına rağmen, Değerlendirme Kurulları tarafından hiçbir somut ve geçerli gerekçe gösterilmeden terfi ettirilmemesi veya kadrosuzluk gerekçe gösterilerek elenmesi durumunda açılır.
Liyakat ve Eşitlik İlkesinin İhlal Edilmesi: Sicili temiz, başarı ve üstün başarı belgeleri fazla, performans puanı yüksek olan bir personelin terfi ettirilmeyip; kendisinden daha kıdemsiz, performans notu daha düşük veya disiplin/adli cezası bulunan personellerin terfi ettirilmesi durumunda dava açılır. İdarenin takdir yetkisi mutlak değildir ve bu tür eşit ve objektif olmayan, istikrarsız liyakat değerlendirmeleri iptal davasına konu edilir.
Yazılı Sınav Hataları ve Puanlama Yanlışlıkları: Rütbe terfi yazılı sınavlarında bilimsel gerçeklere aykırı veya hatalı sorular sorulması, çift cevaplı sorular bulunması, optik okuma hataları yapılması veya puan hesaplamasında aritmetik yanlışlıklar olması sebebiyle personelin başarısız sayılması durumunda sınav sonuçlarına karşı iptal davası açılır.
Sözlü Sınav (Mülakat) Aşamasındaki Hukuka Aykırılıklar: Yazılı sınavı geçen adayların girdiği sözlü sınavlarda; soruların kura ile çekilmemesi, mülakatların kamera ile kayıt altına alınmaması, değerlendirme komisyonu tutanaklarında adayın neden başarısız sayıldığına dair somut gerekçelerin bulunmaması veya sözlü sınavın sadece subjektif mülakat kriterleriyle yapılıp nesnel bilgi ölçme esaslarından uzaklaşılması durumlarında açılır.
Sırf İstihbari Bilgilere Dayanılarak Terfinin Engellenmesi: Personel hakkında geçmişte verilmiş adli veya idari bir ceza olmamasına rağmen, doğruluğu kanıtlanmamış, salt istihbari nitelikteki soyut bilgi notlarına dayanılarak terfi verilmemesi hukuka aykırıdır ve iptal davasına konu olur.
Şahsi Husumet ve Subjektif Etkenler: Değerlendirmelerin somut bilgi ve belgelere, hizmetin gereklerine ve kamu yararına dayanmak yerine, üst amirlerin veya kurul üyelerinin şahsi husumetleri ve subjektif kanaatleri doğrultusunda “terfi etmez” şeklinde tesis edilmesi durumunda açılır.
Devam Eden Soruşturmaların Kesin Engel Olarak Kabul Edilmesi: Personel hakkında henüz neticelenmemiş ve suçu sabit olmamış devam eden idari veya adli soruşturmaların, masumiyet karinesi göz ardı edilerek doğrudan bir terfi engeli (liyakatsizlik) gibi değerlendirilmesi durumunda hak arama yoluyla iptal davası açılabilir.
Polis Rütbe Terfi Süreleri Nelerdir?
Polis amirleri hiyerarşik rütbe sırasıyla; Komiser Yardımcısı, Komiser, Başkomiser, Emniyet Amiri, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü, Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürü, İkinci Sınıf Emniyet Müdürü, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürüdür,. Bu personellerin bir üst rütbeye geçebilmesi için bulundukları meslek derecelerinde geçirmeleri gereken zorunlu en az bekleme süreleri mevcuttur. Bu süreler kanunda şu şekilde belirlenmiştir:
Komiser Yardımcısı ve Komiserler için: 4 yıl,.
Başkomiser ve Emniyet Amirleri için: 3 yıl.
4., 3., 2. ve 1. Sınıf Emniyet Müdürleri için: 2’şer yıl.
1. Sınıf (1. Meslek Derecesi) ve Sınıf Üstü Emniyet Müdürleri için bekleme süresi ise yaş haddine kadardır.
Emniyet Rütbe Terfi Kıdem Sırası Nasıl Belirlenir?
Rütbe terfi değerlendirmesinde kıdem sırası belirlenirken şu sıralamaya bakılır:
Bulunulan rütbeye terfi tarihi önce olan,
Aynı tarihte terfi edenlerden performans değerlendirme puanı ortalaması yüksek olan,
Performans değerlendirme puanlarının ortalamasının eşitliği halinde bulunduğu rütbede aldığı başarı ve üstün başarı belgesi fazla olan,
Başarı ve üstün başarı belgesinin sayıca da eşit olması durumunda sicil numarası daha küçük olan personel diğerine göre daha kıdemli sayılır.
Sicil Notu Terfi ve Performans Değerlendirmesi Terfiyi Nasıl Etkiler?
Rütbe terfi sürecinde bekleme süresi boyunca personelin yılda bir kez “olumlu sicil” (iyi veya çok iyi performans değerlendirme puanı) alması gerekmektedir. Personelin alacağı her yetersiz performans puanı veya olumsuz sicil kaydı, personelin bir üst rütbeye terfiini bir yıl geciktirir.
Rütbe Terfilerinde Kıdem ve Liyakat Esası Nasıl Uygulanır?
Kanunun 55. maddesine göre, rütbelere terfi ettirilecek personelin kurullarda görüşülmesi kıdem sırasına göre, fiili terfi işlemleri ise belirtilen sınav ve eğitim şartları saklı kalmak üzere liyakate göre gerçekleştirilir.
Kıdem sırası belirlenirken personelin bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarih esas alınır. Aynı tarihte terfi eden adaylar arasında sırasıyla; performans değerlendirme puanı yüksek olanlar, puanların eşitliği halinde bulunduğu rütbede daha fazla başarı ve üstün başarı belgesi alanlar, bu belgelerin sayısı da eşitse sicil numarası daha küçük olanlar diğerlerine göre kıdemli kabul edilir. Emniyet Genel Müdürlüğü bu kıdem sırasını her yılın mart ayında teşkilata duyurmaktadır.
Liyakat değerlendirmesinde personelin yalnızca sicili değil; performans değerlendirme notları, başarı ve üstün başarı belgeleri, mesleki bilgi, beceri ve davranışları, geçmişte alınmış adli ve disiplin cezaları, hakkında devam eden soruşturma ve kovuşturma bilgileri ile rütbe terfi sınav başarıları bir bütün olarak dikkate alınır. Yargı kararlarında da istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere liyakat değerlendirmesi somut bilgi ve belgelere dayanmalı, personel arasında eşit ve objektif şekilde uygulanmalıdır.
Emniyet Rütbe Terfi Sürecini Hangi Mevzuatlar Düzenler?
Rütbe terfi işlemleri, en temelde 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu ile bu yasaya eklenen geçici maddeler (özellikle 7196 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler) ekseninde düzenlenir. Bunun yanı sıra 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile 2803 sayılı Kanun da sürece ilişkin genel çerçeveyi çizer.
Emniyet Rütbe Terfi Yönetmeliği Neleri Kapsar?
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik, belirttiğiniz gibi terfi sürecinin temel işleyişini ve detaylarını belirleyen en önemli alt mevzuattır. Yasal dayanağını 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesinden alan bu yönetmelik; rütbe terfileri, sınavlar, meslek içi yöneticilik eğitim kursları ve değerlendirme kurullarının çalışmalarına ilişkin tüm yasal usulleri düzenler,.
Kaynaklarda yer alan güncel bilgilere ve yargı kararlarına yansıyan maddelerine göre bu yönetmelik temel olarak şu detayları kapsamaktadır:
Kıdem ve Liyakat Tanımları ile Kıdem Sıralamasının Tespiti: Yönetmeliğin 4. maddesinde kıdem ve liyakat kavramlarının hukuki tanımları yapılırken; 13. maddesinde amirlerin kıdem sırasının nasıl belirleneceği (terfi tarihi, performans puanı ortalaması, başarı belgeleri sayısı ve sicil numarası gibi kriterler) detaylandırılır.
Kurullarda Görüşülme ve Terfi Şartları: Yönetmeliğin 12. maddesi, polis amirlerinin durumunun Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurullarında görüşülebilmesi için gerekli ön şartları düzenler. Bekleme süresinin dolması, iyi veya çok iyi performans notu alınması, sınav/eğitimlerde başarılı olunması ile zorunlu bölge hizmetinin ifa edilmesi gibi koşullar bu maddede açıklanır.
Sınav Komisyonlarının Kuruluşu: Sınavların güvenliği ve objektifliği için 26. madde uyarınca ihtiyaca göre her rütbe için yazılı ve sözlü sınav komisyonlarının nasıl teşkil edileceği (emniyet müdürü başkanlığında dört üye vb.) ve komisyonların yapısı belirlenir,.
Yazılı ve Sözlü Sınav Sisteminin Esasları: Üst rütbeye geçişte uygulanacak yazılı sınavın konu dağılımları ve oranları (polis meslek mevzuatı %40, anayasa hukuku %10, insan hakları %10 vb.) 27. maddede açıklanır. 28. maddede ise sözlü sınav (mülakat) komisyonlarının adayları hangi kriterlere göre (kavrama yeteneği, özgüven, analitik düşünme, sevk ve idare vb.) 100 tam puan üzerinden değerlendireceği ve başarılı sayılma şartları düzenlenir,,.
Değerlendirme Kurullarının Karar ve Değerlendirme Usulü: 20. madde kapsamında, Merkez ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının personeli liyakat yönünden nasıl inceleyeceği (disiplin geçmişi, adli/idari cezalar, ödüller, devam eden soruşturmalar ve performans puanlarının bir bütün olarak ele alınması) kurala bağlanmıştır,,. Aynı maddede kurulların hizmet ihtiyacına göre verebileceği karar türleri (“Terfi Eder”, “Kadrosuzluktan Terfi Etmez”, “Terfi Etmez” vb.) sınırlandırılmıştır,.
Hizmet İçi Eğitimler: Yönetmeliğin 35. maddesi, terfi aşamasındaki personelin alması gereken yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitimin Polis Akademisi Başkanlığınca planlanmasını; bu eğitimin yeri, zamanı ve süresine ilişkin esasları kapsar.
Kısacası bu yönetmelik; bir emniyet personelinin bekleme sürelerini doldurmasından başlayarak, gireceği sınavların içerik ve değerlendirme kıstaslarına, hizmet içi eğitimlerinden değerlendirme kurullarının masasında liyakatinin nasıl ölçüleceğine kadar terfi sisteminin tüm adımlarını kurallara bağlayan ana metindir.
EGM Rütbe Terfi Sistemi Nasıl İşler?
Emniyet Teşkilatı bünyesinde görev yapan polis amirlerinin rütbeleri ve terfi işlemleri, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesi ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kanun maddesine göre rütbe terfi sisteminin temel işleyişi, rütbeler, bekleme süreleri, kurullar ve liyakat değerlendirmesi şu şekilde özetlenebilir:
Rütbe Terfi Sınavları (Yazılı ve Sözlü) Nasıl Yapılır?
Emniyet teşkilatında görevli polis amirlerinin bir üst rütbeye (özellikle Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürü rütbesine) terfi edebilmesi ve polis memurlarının Komiser Yardımcılığı rütbesine atanabilmesi için yönetmeliğe uygun olarak yapılacak yazılı ve sözlü sınavlarda başarılı olması zorunludur. Adayların bu terfi sınavlarına en fazla beş defa katılma hakkı bulunmaktadır. Sınavlar, Polis Akademisi Başkanlığınca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde oluşturulan sınav komisyonları tarafından gerçekleştirilir.
Rütbe terfi sınavları yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel aşamadan oluşur:
A. Emniyet Rütbe Terfi Yazılı Sınavı
Rütbe terfi sürecinin ilk aşaması olan yazılı sınav, personelin mesleki bilgi ve genel kültür düzeyini ölçmek amacıyla yüz tam puan üzerinden yapılır. Adayların bir sonraki aşama olan sözlü sınava katılabilmesi için bu sınavdan en az 50 puan almaları şarttır.
Yazılı sınavda adaylara yöneltilen soruların konu dağılımı şu şekildedir:
Polis meslek mevzuatı: %40
Ceza muhakemesi ve ceza hukuku: %10
Anayasa hukuku: %10
İdare hukuku ve idari yargı: %10
Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi: %10
İnsan hakları: %10
Genel kültür: %10.
Yazılı sınav sonuçları Polis Akademisi Başkanlığının resmi internet sayfasında duyurulur. Adaylar, sınav sonuçlarında maddi hata bulunduğu gerekçesiyle, sonuçların ilanından itibaren en geç 24 saat içinde Polis Akademisi Başkanlığına yazılı olarak itirazda bulunabilirler.
B. Emniyet Rütbe Terfi Sözlü Sınavı
Yazılı sınavdan yüz üzerinden en az elli puan almış olan adaylar sözlü sınava tabi tutulur. Sözlü sınavlar en çok dava konusu edilen aşamadır.Danıştay kararlarına göre sözlü sınavların objektif kriterlere dayanması ve denetlenebilir olması zorunludur.
(Not: Geçmişte yazılı sınava giren tüm adayların baraj puanı olmaksızın sözlü sınava çağrılmasına yönelik düzenleme, Danıştay tarafından kanundaki “başarılı olma” şartına aykırı bulunarak iptal edilmiş ve 50 puan barajı getirilmiştir.)
Sözlü sınavı gerçekleştirecek komisyon üyeleri, sınava girecek personelden en az bir üst rütbede olmak zorundadır. Adaylar komisyon tarafından yüz tam puan üzerinden şu kriterlere göre değerlendirilir:
Yazılı sınav konularına ilişkin bilgi düzeyi (25 puan),
Bir konuyu kavrama ve ifade edebilme yeteneği (15 puan),
Temsil ve maiyetindeki personelini sevk ve idare kabiliyeti (15 puan),
Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı (15 puan),
Analitik düşünme, problem çözme ve doğru karar verebilme yeteneği (15 puan),
Planlama, eşgüdüm ve denetim becerileri (15 puan).
Komisyondaki her bir üyenin vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sözlü sınav puanı tespit edilir ve elli ile üzeri puan alanlar sözlü sınavda başarılı sayılır. Danıştay içtihatlarında, sözlü sınavın salt adayın davranış ve tutumlarını ölçen bir “mülakat” niteliğinde olmaması gerektiği, sözlü sınavın doğası gereği adayın mesleki bilgisini ölçmeye yönelik objektif kriterleri de barındırmasının zorunlu olduğu açıkça vurgulanmaktadır.
Hizmet İçi Eğitim ve Sonuç Değerlendirmesi
Yazılı ve sözlü sınav aşamalarını başarıyla tamamlayan rütbeli personel, yöneticilikle ilgili hizmet içi eğitime alınır. Bu eğitim sürecinin sonunda yapılacak olan yazılı sınavda da elli ve üzerinde puan alan personel başarılı sayılarak durumu Merkez veya Yüksek Değerlendirme Kurulunda görüşülmek üzere gündeme alınır. Değerlendirme kurulları, adayın sınav başarılarının yanı sıra sicil, performans, disiplin geçmişi ve başarı belgelerini bir bütün olarak inceleyerek nihai liyakat kararını verir.
Mülakat Puanına İtiraz Edilebilir mi?
Mülakat sonucunda elenen personel, tesis edilen bu idari işleme karşı itiraz etme ve hukuki yollara başvurma hakkına sahiptir. Emniyet mevzuatında yazılı sınav sonuçlarındaki maddi hatalara karşı tanınan kısa süreli özel itiraz usulü bulunsa da, uzmanlar mülakat sürecindeki haksızlıklar için İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında doğrudan İdare Mahkemelerinde iptal davası açılmasını öngörmektedir.
Sözlü mülakatta elenen personelin açacağı iptal davasında mahkemelerin iptal nedeni saydığı başlıca hukuka aykırılık durumları şunlardır:
Mülakat esnasında kamera kaydının alınmaması,
Soruların adaylara önceden hazırlanan soru havuzundan kura (soru kartı çekme) ile çektirilmemesi,
Komisyon değerlendirme tutanaklarında adayın neden başarısız sayıldığına veya düşük puan aldığına dair somut ve nesnel gerekçelerin bulunmaması.
Danıştay’ın “Sözlü Sınav” ve “Mülakat” Ayrımına İlişkin Emsal Kararı
Danıştay kararlarında, rütbe terfiinde yapılan değerlendirmenin sadece tutum, özgüven ve kavrama yeteneği gibi subjektif kıstasları ölçen bir “mülakat” niteliğinde olmaması gerektiği vurgulanmıştır. İlgili kanunda işlemin bir “sözlü sınav” olarak adlandırıldığını belirten Danıştay; sözlü sınavın temel amacının adayın mesleki bilgisini ve genel kültür düzeyini objektif olarak ölçmek olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, adayın mesleki bilgisini ölçmeye yönelik kriterlerin eksik bırakılıp yalnızca subjektif davranış değerlendirmesiyle (mülakat usulüyle) not verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve buna dayanak teşkil eden yönetmelik/yönerge hükümleri eksik düzenleme nedeniyle Danıştay tarafından iptal edilmiştir.
Dolayısıyla mesleki bilginin nesnel şekilde ölçülmediği, salt sübjektif kanaatlere dayalı mülakat puanlamalarına karşı iptal davası açılarak hakkın iadesi talep edilebilir.
Rütbe Terfi Kurulları Nedir, Nasıl Çalışır ve Hangi Kararları Verir?
Emniyet rütbe terfi kurulları, emniyet teşkilatı bünyesinde görev yapan personelin kıdem, performans ve liyakat durumlarını mevzuatta belirlenen objektif kriterlere göre değerlendirerek bir üst rütbeye terfi edip etmeyeceklerini karara bağlayan idari karar organlarıdır. Bu kurullar, personelin mesleki kariyerinin ilerlemesini belirleyen en önemli mekanizmalardan biridir.
Emniyet teşkilatında rütbe terfi işlemleri, temelde iki ana kurul tarafından yürütülmektedir. Merkez Değerlendirme Kurulu, komiser yardımcısı, komiser ve başkomiser rütbesindeki personelin terfilerini değerlendirirken; Yüksek Değerlendirme Kurulu ise emniyet amirleri ile 4. ve 3. sınıf emniyet müdürlerinin terfi süreçlerini karara bağlamaktadır. Bu kurullar, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili amirlerin onayı ile oluşturulmakta ve faaliyet göstermektedir.
Kurullar, kural olarak her yılın Mayıs ayında toplanmakta olup gerekli görülmesi halinde yıl içerisinde birden fazla kez de toplanabilmektedir. Toplantılar salt çoğunluk ile yapılır ve kararlar oy çokluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde kurul başkanının bulunduğu taraf çoğunluk sayılır. Bir personelin kurul gündemine alınabilmesi için bulunduğu rütbede zorunlu bekleme süresini tamamlaması, yeterli performans değerlendirme puanına sahip olması ve gerekli sınav ile eğitim şartlarını sağlaması gerekmektedir.
Kurullar, değerlendirme sürecinde personelin performans puanları, başarı ve üstün başarı belgeleri, disiplin ve adli sicil durumu, devam eden soruşturmalar ve sınav başarılarını birlikte dikkate alarak bütüncül bir inceleme yapar. Bu değerlendirme sonucunda personel hakkında “terfi eder”, “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez”, “terfi etmez”, “soruşturma sonucuna göre terfi eder” veya “performans puanına göre terfi eder” şeklinde kararlar verilmektedir.
Ancak bu kararların hukuka uygun, objektif ve denetlenebilir olması zorunludur. Kurulların takdir yetkisi sınırsız olmayıp; eşitlik ve liyakat ilkelerine aykırı, somut gerekçeye dayanmayan veya subjektif değerlendirmeler içeren kararlar idari yargı denetimine tabidir ve iptal davasına konu edilebilmektedir.
Hangi Durumlar Terfiyi Geciktirir veya Engeller?
Personele verilen bazı cezalar ve olumsuz değerlendirmeler terfi sürecini doğrudan etkiler. Taksirli suçlar hariç olmak üzere alınan hapis cezaları (paraya çevrilse veya ertelense dahi), aylıksız izinde geçen süreler, uzun ve kısa süreli durdurma cezaları ile meslekten/memuriyetten men cezaları, ceza süresi kadar rütbe terfiini geri bıraktırır,. Ayrıca alınan her yetersiz performans değerlendirme puanı, personelin terfiini bir yıl geciktirir.
Son olarak, bir personel üst rütbeye geçmek için gerekli tüm şartları taşımasına rağmen o rütbedeki hizmet ihtiyacı sebebiyle kadrosuzluktan terfi edemezse, ilgili personele bir üst rütbeye terfi eden emsallerinin aldığı ek gösterge, zam ve tazminatlar ödenmektedir.
A ve B Grubu Polis Amirlerinin Terfi Süreçleri Nasıl Farklıdır?
Emniyet Teşkilatında görev yapan polis amirleri, eğitim durumları ve mesleğe giriş şekillerine göre (A) ve (B) grubu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. (A) grubu amirler, Polis Akademisi mezunları ile Emniyet Genel Müdürlüğüne personel yetiştirmek üzere eğitim veren en az 4 yıllık fakülte veya yüksekokul mezunlarından oluşur. (B) grubu amirler ise, polis memurluğundan gelerek komiser yardımcılığı kursunu başarıyla tamamlayan personeli ifade etmektedir ve bu grup genellikle 2015 yılı öncesinde amirliğe geçiş yapanlardan oluşur.
Bu iki grup arasında, rütbelerde zorunlu bekleme süreleri açısından belirgin farklılıklar mevcuttur. Örneğin; komiser yardımcılığı ve komiserlik rütbelerinde (A) grubu amirler için zorunlu bekleme süresi 4 yıl iken, (B) grubu amirler için bu süre 6 yıldır. Başkomiserlik rütbesinde ise (A) grubu amirler 3 yıl beklerken, (B) grubundaki amirlerin bekleme süresi yaş haddine kadar olarak belirlenmiştir.
(B) grubunda yer alan polis amirlerinin (A) grubuna intibak edebilmeleri (yani geçiş yapabilmeleri) için en temel şart, en az 4 yıllık bir yükseköğretim kurumundan mezun olmalarıdır. Ayrıca, bu amirlerin emniyet amiri rütbesine yükselebilmeleri için yazılı/sözlü sınavlarda ve hizmet içi yöneticilik eğitiminde başarılı olmaları, ardından Merkez Değerlendirme Kurulu tarafından terfi ettirilmeleri gerekmektedir.
7196 Sayılı Kanun İle Getirilen İntibak Düzenlemeleri Nelerdir ve Geriye Dönük Hak Doğurur mu?
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’na 7196 sayılı Kanun ile eklenen Geçici 26. madde, (B) grubundan (A) grubuna geçiş işlemlerinin usullerini netleştirmiştir. Bu yasal düzenlemeye göre:
Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten (24 Aralık 2019) önce 4 yıllık üniversite mezuniyeti bulunan (B) grubu amirlerin (A) grubuna intibakları kanunun yürürlük tarihi itibarıyla sağlanır.
Kanunun yürürlük tarihinden sonra mezun olanların intibakları ise diploma/mezuniyet tarihleri itibarıyla gerçekleştirilir.
Bu geçiş işleminin ardından, amirlerin bulundukları rütbedeki zorunlu bekleme süreleri artık tamamen (A) grubu standartlarına göre hesaplanmaya başlar.
Ancak yasa koyucu ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu içtihatları, bu intibak sürecinde ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları önlemek adına kritik bir sınır çizmiştir: (A) grubuna geçen personelin, geçmişte (B) grubundayken (A) grubu için öngörülen süreden daha fazla çalışmış olmaları, onlara geçmişe dönük fazladan bir hak kazandırmaz.
Danıştay kararlarında bu durum şu şekilde örneklendirilmektedir: 2014 yılında komiser yardımcısı olan bir (B) grubu amir, 2019 yılında (A) grubuna geçirildiğinde, (A) grubunun 4 yıllık bekleme süresini 2018’de doldurmuş olmasına rağmen, geriye dönük olarak 2018 yılı için bir terfi hakkı iddia edemez. Yeni statüdeki bekleme süreleri geçiş tarihi itibarıyla geçerli olur ve fazladan çalışılan geçmiş süreler için herhangi bir tazminat veya geriye dönük kıdem hakkı talep edilemez.
Rütbe Terfi Etmeme Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
Hak kazandığı halde terfi ettirilmeyen personel, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında, idari dava açma süresi olan 60 gün içerisinde kararın düzeltilmesi, geri alınması ya da kaldırılması için idareye yazılı itiraz başvurusunda bulunabilir. İdare 30 gün içinde yanıt vermezse bu zımni red sayılarak iptal davası yolu açılır.
Rütbe Terfi İtiraz Dilekçesi Örneği
Emniyet teşkilatı mevzuatında, yazılı sınav sonuçlarındaki maddi hatalara yapılacak itirazlar dışında, rütbe terfi işlemleri için özel bir itiraz yolu veya usulü öngörülmemiştir. Ancak personeller, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi kapsamında, idari dava açma süresi içinde rütbe terfi işlemlerinin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması için üst makama (veya işlemi tesis eden makama) itiraz başvurusunda bulunabilirler. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan 60 günlük idari dava açma süresini durdurur. İdare 30 gün içerisinde olumlu veya olumsuz bir cevap vermezse, bu durum “zımni ret” sayılarak iptal davası açma hakkı doğar.
Uzmanlar, itiraz yoluyla sonuç almanın oldukça zor olması ve sürelerin takibinde yaşanabilecek hak kayıpları riskleri nedeniyle, itiraz aşamasını atlayıp doğrudan İdare Mahkemesinde iptal davası açılmasını önermektedir.
Yine de idareye itiraz yolunu tercih edecek personeller için dilekçe taslağı şu şekilde detaylandırılabilir:
Emniyet Genel MüdürlüğüneKonu: Terfi Ettirilmeme İşlemine İtiraz İlgi: …/…/202.. tarih ve …. sayılı işlem
Emniyet Genel Müdürlüğü ………. (Çalıştığı birim yazılacak) biriminde …… sicil sayılı …… (Rütbesi yazılacak) olarak görev yapmaktayım. Yüksek/Merkez Değerlendirme Kurulunuzun ….. tarih ve …. sayılı kararı neticesinde hakkımda “terfi etmez” (veya “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez”) kararı alındığı tarafıma tebliğ edilmiştir.
Söz konusu karara aşağıda yer verilen gerekçelerle itiraz ediyorum:
[Örn: Performans notlarımın yüksek olması ve disiplin cezamın bulunmamasına rağmen, liyakat değerlendirmesinde somut bir olumsuzluk gösterilmemiştir.]
[Örn: Kıdem sıram benden daha geride olan ve benden daha düşük performans puanına sahip olan emsallerim terfi ettirilirken, hakkımda tesis edilen bu işlem eşitlik ve objektiflik ilkelerine aykırıdır.]
Yukarıda arz ve izah etmiş olduğum gerekçelerle, …….. tarih ve …. sayılı kararın düzeltilerek …… tarihinden geçerli olmak üzere terfi işlemimin yapılması ve buna bağlı tüm özlük haklarımın tarafıma iadesi hususunda gereğini takdirlerinize saygılarımla arz ederim. …/…/202..
İdareye itirazdan sonuç alınamaması veya doğrudan dava yoluna gidilmesi halinde, personelin görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesine 60 gün içerisinde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılması gerekmektedir. Dava dilekçesinin İYUK hükümlerine uygun, şeklen doğru ve somut delillere dayalı olması zorunludur. Bir iptal davası dilekçe taslağı şu şekildedir:
DAVACI: (Ad-Soyad, T.C. Kimlik Numarası ve İkametgah Adresi)
DAVALI: Emniyet Genel Müdürlüğü – Ankara
KONU: Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez/Yüksek Değerlendirme Kurulu’nun …/…/202.. tarih ve …… sayılı “terfi ettirmeme / kadrosuzluktan terfi etmez” kararının YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemidir.
İDARİ İŞLEMİN TEBLİĞ TARİHİ: …/…/202..
AÇIKLAMALAR:
… sicil numaralı personel olarak … İl Emniyet Müdürlüğü’nde, …… rütbesiyle görev yapmaktayım.
202.. yılı terfi değerlendirme sürecinde bulunulan rütbedeki bekleme süresi, performans notu ve diğer tüm rütbe terfi şartlarını yerine getirmiş olmama rağmen, hakkımda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde “TERFİ ETMEZ” kararı verilmiş ve bu karar tarafıma …/…/202.. tarihinde tebliğ edilmiştir.
Görev yaptığım dönem boyunca performans notlarım “çok iyi” seviyesinde olup, ödül, takdirname ve başarı belgelerim bulunmaktadır; sicilimde herhangi bir adli veya idari ceza yer almamaktadır. Buna karşılık, liyakat ve kıdem sıralamasında benden daha düşük puana sahip olan, hatta disiplin cezası bulunan birçok personel terfi ettirilmiştir.
Davalı idare takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine, eşitlik ve objektiflik ilkelerine aykırı kullanmıştır. Tesis edilen işlem, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu’nun 55. maddesine ve Danıştay’ın yerleşik liyakat içtihatlarına açıkça aykırıdır.
HUKUKİ SEBEPLER: Anayasa md. 125, 2577 sayılı İYUK, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik ve sair mevzuat.
DELİLLER: Tebliğ edilen terfi etmeme kararı, performans değerlendirme belgeleri, sicil dosyası, başarı/ödül belgeleri, terfi listeleri, idari yazışmalar ve ikamesi kabil her türlü yasal delil.
SONUÇ ve TALEP: Yukarıda izah edilen ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek sair sebeplerle;
Davalı idarenin …/…/202.. tarih ve …… sayılı terfi ettirmeme kararının İPTALİNE,
İlgili işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması halinde kariyerim ile özlük haklarım bakımından telafisi güç zararlar doğacak olması gözetilerek dava sonuna kadar YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA,
Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. …/…/202…
Davacı (Ad – Soyad – İmza)
Emniyet Rütbe Terfi İptal Davası Nasıl Açılır?
İdarenin tesis ettiği “Terfi etmez” veya “Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararlarına karşı, idari işlemin tebliğinden itibaren 60 günlük yasal süre içinde, personelin görev yaptığı yerdeki İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma talepli olarak iptal davası açılmalıdır.
Rütbe Terfi Davası Açmak Neden Önemlidir?
Polislik son derece hiyerarşik ve kariyere dayalı bir meslek olduğu için terfi alamamak personelin prestijini, maddi haklarını ve kariyer gelişimini derinden sarsar. İdarenin terfilerde sahip olduğu takdir yetkisi kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır. Bütün nesnel şartları (sicil, cezasızlık, puan vb.) sağlayan başarılı bir personelin haksız yere elenmesine göz yummamak ve kaybedilen hakların iadesini sağlamak adına bu davaların açılması kritik bir öneme sahiptir.
Rütbe Terfi Davası Ne Kadar Sürede Sonuçlanır?
Emniyet rütbe terfi iptal davalarının sonuçlanma süresi, davanın açıldığı İdare Mahkemesinin iş yüküne ve yoğunluğuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir.
Genel bir ortalama vermek gerekirse, davanın esastan karara bağlanarak tamamen sonuçlanması genellikle 6 ila 12 ay arasında bir zaman almaktadır.
Bununla birlikte, dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talep edilmişse, mahkemeler bu acil talebi öncelikli olarak değerlendirmekte ve yürütmeyi durdurma talepleri genellikle 1 ila 3 ay içerisinde karara bağlanmaktadır.
Mahkemeler Rütbe Terfi Davalarında Nasıl Karar Vermektedir?
Rütbe terfi davalarında İdare Mahkemeleri ve Danıştay; idarenin liyakat değerlendirmesinde rütbe terfiine aday personele eşit, objektif ve istikrarlı davranıp davranmadığına son derece dikkat etmektedir. İstikrarlı yargı kararlarına göre; kıdem sırası daha alt seviyede olan, performans puanları daha düşük olan veya ceza alan adaylar terfi ettirilirken, sicili temiz ve puanları yüksek bir personelin somut hiçbir gerekçe gösterilmeden terfi ettirilmemesi veya “kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez” kararı verilmesi hukuka aykırı bulunarak iptal edilmektedir.
Danıştay kararlarında, idarenin takdir yetkisinin sınırsız olmadığı ve liyakat değerlendirmesinin somut, denetlenebilir ve objektif kriterlere dayanması gerektiği vurgulanmaktadır.
Yürütmenin Durdurulması Kararı Hangi Şartlarda Verilir?
Emniyet rütbe terfi iptal davalarında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca iki temel şartın birlikte gerçekleşmesi zorunludur:
İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması.
İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacak olması.
İdare mahkemeleri, rütbe terfi işlemlerini genellikle geçici nitelikte olmayan ve sonradan geri kazanılabilir haklar olarak değerlendirdiği için uygulamada yürütmeyi durdurma talebinin kabul edilme ihtimali diğer idari dava türlerine kıyasla daha düşüktür. Ancak aşağıdaki istisnai durumların varlığında yürütmenin durdurulması kararı çıkma ihtimali artmaktadır:
Davacı personelin kıdem bakımından çok geri düşecek olması.
Davacıyla aynı devreden olan birçok kişinin terfi etmiş olması.
İşlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu gösteren somut belgelerin sunulması.
Emeklilik eşiğinde rütbesiz bırakılma gibi, emniyetin iç yapısında geri dönüşü zor bir mağduriyetin doğacak olması.
Terfi süreci takvime bağlı işleyen bir süreç olduğu için, mülakat tarihleri geçmeden veya rütbe terfi listeleri kesinleşmeden mahkemeden alınacak bir yürütmeyi durdurma kararı, personelin telafisi güç zararlar doğmadan sürece dahil edilmesini sağlamaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Emniyet rütbe terfi davası kaç gün içinde açılır?
Rütbe terfi işlemlerine karşı dava açma süresi, işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür.
“Terfi etmez” kararına dava açılabilir mi?
Evet. Somut gerekçeye dayanmayan veya liyakat ilkesine aykırı verilen “terfi etmez” kararları iptal davasına konu edilebilir.
Kadrosuzluk nedeniyle terfi etmez kararı hukuka uygun mu?
Her durumda değil. Kadro durumu somut verilerle ortaya konulmalı ve eşitlik ilkesine uygun uygulanmalıdır.
Sözlü sınavdan elenen polis dava açabilir mi?
Evet. Sözlü sınavların objektif ve denetlenebilir olmaması halinde iptal davası açılabilir.
AV.OSMAN YILDIZ
Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır. Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.