SÖZLEŞMELİ PERSONELİN KADROYA GEÇME ŞARTLARI NELERDİR?

SÖZLEŞMELİ PERSONELİN KADROYA GEÇME ŞARTLARI NELERDİR?

Değerli okurlarımız, kamu kurumlarında ve mahalli idarelerde görev yapan sözleşmeli personelin (4/B) memur kadrolarına (4/A) geçiş süreci, hukuki şartları ve katı süreleri barındıran oldukça kritik bir aşamadır. Hak kaybı yaşanmaması ve sürecin pürüzsüz işlemesi adına, kadroya geçiş sürecinde en çok karşılaştığımız ve merak edilen hususları sizler için derledik.

Sözleşmeli Personelin Kadroya Geçme Şartları Neler?

Sözleşmeli personelin memur kadrosuna geçebilmesi için mevzuatta öngörülen temel şartlar şunlardır:

  • Statü ve Kapsam: Kişinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi veya 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesi kapsamında görev yapıyor olması gerekmektedir. Buna ek olarak, yasal düzenlemeler uyarınca 29/11/2022 tarihi ve sonrasında göreve başlayan sözleşmeli personel bu haktan yararlanabilmektedir. Kısmi zamanlı ve proje bazlı çalışanlar, yabancı uyruklular, askeri ve akademik personel, KİT personeli ile sanatçılar gibi bazı gruplar ise kadroya geçiş hakkının kapsamı dışında tutulmuştur.
  • 3 Yıllık Fiili Hizmet Süresi: Sözleşmeli personelin atama talep edebilmesi için aynı kurumda 3 yıllık fiili çalışma süresini tamamlamış olması şarttır. Bu üç yıllık sürenin hesaplanmasında; doğum veya normal askerlik hizmeti nedeniyle sözleşmenin feshedildiği dönemler ile bedelli askerlik sebebiyle aylıksız izinli sayılan süreler fiili çalışmaya dahil edilmez.
  • 30 Gün İçinde Yazılı Başvuru: Üç yıllık fiili çalışma süresini dolduran personelin, bu sürenin bitiminden itibaren en geç 30 gün içinde yazılı talepte bulunması zorunludur. Bu süre hukuken hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan, yasal süresi içinde idareye başvurmayan personel memuriyet hakkını kaybeder ve mevcut sözleşmeli statüsünde çalışmaya devam eder.
  • Devlet Memurluğu Şartlarını Taşımak: Kadroya ataması yapılacak sözleşmeli personelin, 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde belirtilen, Devlet memuru olabilmek için aranan genel ve özel şartları taşıması zorunludur.

Sözleşmeli Personelin Kadroya Geçiş Kapsamına Dahil Olan Gruplar Nelerdir?

Yasal düzenlemeler çerçevesinde kadroya geçiş hakkı tanınan sözleşmeli personel grupları şunlardır:

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında çalışan sözleşmeliler.
  • Geçmişte 4/C statüsünden 4/B statüsüne geçiş yapan personel.
  • İl özel idaresi, belediye ve bunlara bağlı kuruluşlar ile mahalli idare birlikleri gibi mahalli idarelerde istihdam edilen sözleşmeli personel.
  • Döner sermayeli kuruluşlarda görev yapan sözleşmeliler.
  • 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesi (sağlık personeli) kapsamında görev yapan personel.
  • 375 sayılı KHK’nın Ek 6. maddesi uyarınca görev yapan sözleşmeli personel.

Bu personelin kadroya geçebilmesi için aynı kurumda 3 yıllık fiili çalışma süresini tamamlaması şarttır. Mevzuat uyarınca, 29/11/2022 tarihi ve sonrasında göreve başlayan 4/B sözleşmeli personel bu süreyi doldurduktan sonra kadro talep edebilir. Ancak 28/11/2022 ve öncesinde görevde olup 657 sayılı Kanun’un geçici 48. maddesiyle getirilen haktan zamanında yararlanmak için başvuru yapmayanların yeni bir geçiş talebinde bulunma hakkı bulunmamaktadır.

Kadroya Geçiş Kapsamı Dışında Bırakılanlar Kimlerdir?

İstihdam türleri ve kurumlarının niteliği gereği kadroya geçiş uygulamasının kesin olarak dışında tutulan personel grupları ise şunlardır:

  • Bir yıldan az süreli, ayın veya haftanın bazı günleri ya da günün belirli saatlerinde görev yapan kısmi zamanlı (part-time) çalışanlar.
  • Yükseköğretim kurumlarının araştırma-geliştirme faaliyetlerinde proje süresiyle sınırlı olarak (proje bazlı) istihdam edilenler.
  • Yabancı uyruklu çalışanlar.
  • Askeri personel ile üniversitelerde görev yapan akademik personel.
  • Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) çalışan personel.
  • Sanatçılar ve Meclis danışmanları.
  • Sağlık Bakanlığı yöneticileri ve bu kapsamdaki personelin tamamı.

Geçmiş Düzenlemeler Işığında Kadroya Geçiş Şartları Nelerdir ve “1 Yıl” Kuralı Aday Memurluk Anlamına Mı Gelmektedir?

Sözleşmeli personelin memur kadrolarına atanmasına ilişkin ilk kapsamlı yasal düzenleme, 2011 yılında yürürlüğe giren 632 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile hayata geçirilmiş ve kamu kurumlarındaki 4/B statüsündeki personel memur kadrolarına geçirilmiştir. Güncel geçiş işlemlerinin temel yasal dayanağını ise 26 Ocak 2023 tarihli ve 32085 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7433 sayılı Kanun oluşturmaktadır. Bu kanun marifetiyle 657 sayılı Kanun’a eklenen geçici 48. madde uyarınca, 28 Kasım 2022 tarihinden önce göreve başlayan sözleşmeli personelin yazılı talepleri doğrultusunda kadroya geçişlerine imkân tanınmıştır.

2025 yılında yapılması beklenen olası yeni düzenlemelerle birlikte, daha kapsayıcı bir sistemin sunularak mevcut mevzuat karmaşasının giderilmesi hedeflenmektedir. Gerek yürürlükteki yasal düzenlemeler gerekse kamuoyunda “3+1 modeli” olarak bilinen sistemin temelinde; ilgililerin en az 3 yıl sözleşmeli statüde fiilen görev yapması şartı aranmaktadır. Ancak burada hukuken altı çizilmesi gereken en mühim husus; kadroya atanan bu personelin 1 yıl süreyle “aday memur” statüsünde değerlendirilmediğidir. Zira kadroya geçen personele kanundaki adaylık hükümleri kesinlikle uygulanmamakta olup; bahsi geçen 1 yıllık süre, personelin asil memur kadrosuyla atandığı görev yerinde zorunlu olarak çalışması gereken “yer değiştirme (tayin) kısıtlaması” süresini ifade etmektedir.

Atama Şartları ve Hak Düşürücü Süre: Kadroya Geçişte Üç Yıllık Fiili Çalışma ve Otuz Günlük Başvuru Kuralı Nasıl Uygulanacaktır?

Mevcut yasal düzenlemeler uyarınca; 29/11/2022 tarihi ve sonrasında 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesi veya 663 sayılı KHK’nın 45/A maddesi kapsamında göreve başlayan sözleşmeli personelin memur kadrosuna atanma talebinde bulunabilmesi için, aynı kurumda üç yıllık fiili çalışma süresini tamamlamış olması şart koşulmuştur.

Söz konusu üç yıllık fiili hizmet süresinin hesabında yasal olarak dikkate alınmayacak bazı istisnai dönemler bulunmaktadır. İlgili mevzuat gereğince; doğum veya askerlik hizmeti nedeniyle sözleşmenin feshedildiği süreler ile bedelli askerlik kapsamında aylıksız izinli sayılan süreler kadroya geçiş talebine esas olan üç yıllık çalışma süresine dahil edilmemektedir.

Geçiş sürecinde personelin yasal hak kaybına uğramaması adına en kritik husus ise başvuru süreleridir. Üç yıllık çalışma süresini dolduran personelin, bu sürenin bitiminden itibaren en geç otuz gün içinde atama talebiyle kurumuna yazılı olarak başvurması zorunludur. Bu otuz günlük süre hukuken “hak düşürücü süre” niteliği taşımakta olup, yasal süresi içerisinde talepte bulunmayan personelin atama hakkı ortadan kalkmaktadır. Usulüne uygun şekilde ve zamanında yapılan yazılı başvurular ise idare tarafından ivedilikle değerlendirmeye alınarak, talep tarihinden itibaren en geç altmış gün içinde atama işlemleri sonuçlandırılmak zorundadır.

Kadroya Geçerken Yeniden Güvenlik Soruşturması Yapılacak Mı?

Sözleşmeli statüden memur kadrosuna geçiş sürecinde ilgililerin en çok tereddüt yaşadığı hususlardan biri, uzun sürebilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması süreçlerinin tekerrür edip etmeyeceğidir. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca; güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kural olarak statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın kamu görevine “ilk defa veya yeniden” atanacaklar hakkında uygulanmaktadır.

Bununla birlikte, Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün konuya ilişkin emsal teşkil eden görüş yazısında da açıkça belirtildiği üzere; 657 sayılı Kanun’un geçici 48’inci maddesi kapsamında sözleşmeli personelin kadroya atanmasına ilişkin iş ve işlemlerin tekemmül ettirilebilmesi için güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmasına yönelik herhangi bir yasal zorunluluk bulunmamaktadır. Dolayısıyla, ilk defa sözleşmeli personel alımı yapılırken gerçekleştirilen araştırma yeterli kabul edilmekte olup, personelin memurluğa geçiş işlemleri bu gerekçeyle bekletilmez. Benzer şekilde, memur kadrolarına atanan bu personele 657 sayılı Kanun’da yer alan aday memurluğa ilişkin hükümler de uygulanmamakta olup, ilgililer doğrudan asil memur statüsüne geçiş yapmaktadır.

İntibak ve Tazminat Süreçleri: Sözleşmeli Hizmet Süreleri Derece, Kademe ve Mali Haklara Nasıl Yansıyacaktır?

Sözleşmeli personel pozisyonlarında geçirilen hizmet süreleri, ilgililerin öğrenim durumlarına göre yükselebilecekleri dereceleri aşmamak kaydıyla, doğrudan kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, 657 sayılı Kanun uyarınca son sekiz yıl içinde herhangi bir disiplin cezası almayan memurlara uygulanan bir kademe ilerlemesi hakkının hesabında, sözleşmeli statüde geçirilen bu süreler de dikkate alınmaktadır. Derece ve kademe intibakına ilişkin bir diğer önemli husus ise bölgesel çalışma şartlarıdır; kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerde fiilen görev yapan personele, bu yörelerde çalışmak suretiyle geçirdikleri her iki yıllık sözleşmeli hizmet süresi için ilave bir kademe ilerlemesi daha verilmektedir.

Kadroya atanan personel, atandığı yeni memur kadrosunun mali ve sosyal haklarına göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazanır. Bu geçiş sürecinde, personelin önceki sözleşmeli pozisyonlarında almış oldukları mali ve sosyal haklar bakımından idarece geçmişe dönük herhangi bir mahsuplaşma (kesinti veya denkleştirme) işlemi kesinlikle yapılmamaktadır.

Tazminat hakları bakımından incelendiğinde ise memur kadrolarına atananlara geçirdikleri bu süreler için herhangi bir iş sonu tazminatı ödenmez. İş sonu tazminatına esas olan toplam sözleşmeli hizmet süreleri boşa gitmeyip, ileride memura ödenecek emekli ikramiyesine esas toplam hizmet süresinin hesabında dikkate alınarak yasal güvence altına alınır. Bu kuralın tek yasal istisnası, memurun daha önceden iş sonu tazminatını halihazırda almış olduğu geçmiş hizmet sürelerinin bulunmasıdır; önceden iş sonu tazminatı ödenmiş olan bu süreler yeni emekli ikramiyesi hesabına dahil edilmemektedir.

Nakil ve Yer Değiştirme Kısıtlamaları: Kadroya Geçen Personelin Kurumlar Arası Geçiş Hakkının Hukuki Sınırları Nelerdir?

Sözleşmeli statüden memur kadrosuna atamalar; personelin bulunduğu ilde, aynı unvanla ve bizzat aynı görev yerinde gerçekleştirilmektedir. Memur statüsüne kavuşan personel, can güvenliği ve sağlık mazeretleri hariç olmak üzere en az 1 yıl boyunca başka bir yere tayin isteyemez. 4/B statüsünden kadroya geçenler için (“3+1 modeli” kapsamındaki düzenlemeler uyarınca) kurumlar arası nakil hakkı ancak 4 yıllık hizmet sürecinin tamamlanmasıyla elde edilebilmektedir.

Ancak bu kısıtlayıcı sürelerin hukuki istisnaları mevcuttur. ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmeler, kurumların kendi açtıkları sınavlar ile görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavları sonucunda yapılacak atamalar yer değiştirme yasağının kapsamı dışındadır. Daha da önemlisi, dört yıllık kısıtlama süresi içinde dahi, memur kadrosuna atanmadan önce tabi oldukları sözleşmeli mevzuatına göre halihazırda yer değiştirme hakkına sahip olan personelin, söz konusu mevzuatta yer alan süre, usul ve şartlarla görev yerlerinin değiştirilebilmesi yasal güvence altına alınmıştır.

Nakil ve yer değiştirme konusundaki en katı sınırlama ise il özel idaresi, belediye ve bağlı kuruluşları gibi mahalli idarelerde çalışan personeli kapsamaktadır. Bu idarelerde sözleşmeliyken kadroya geçen memurların nakil işlemleri yalnızca diğer mahalli idareler arasında yapılabilir. İlgili personelin bakanlıklara veya mahalli idare dışındaki diğer kamu kurumlarına naklen atanmaları Kanun’un geçici 48. maddesi uyarınca hukuken engellenmiştir. Bu kesin yasağın aşılabilmesi, ancak personelin ÖSYM tarafından yapılan merkezi yerleştirmelere veya kurumsal sınavlara girerek başarılı olması halinde mümkündür.

Başvuru Süresi ve Feragat: Kadroya Geçiş Hakkını Kullanmayan veya Vazgeçen Personelin Hukuki Durumu Ne Olacaktır?

Sözleşmeli personelin memur kadrolarına atanması, idarece resen tesis edilen bir işlem olmayıp ilgilinin yazılı talebine tabidir. İlgili mevzuatta öngörülen otuz günlük talep süresi, hukuki niteliği itibarıyla “hak düşürücü süre” olarak kabul edilmektedir. Bu yasal süre zarfında idareye başvuruda bulunmayan personel memur kadrosuna atanma hakkını kaybetmekte, ancak istihdam dışı kalmayarak görevine mevcut sözleşmeli personel statüsünde devam etmektedir. Ayrıca, kadroya geçiş talebinde bulunan personelin atamasının yapılabilmesi için 657 sayılı Kanun’un 48. maddesinde belirtilen Devlet memuru olabilmek için aranan genel ve özel şartları taşıması zorunludur.

Öte yandan, idarece kadroya geçiş onayı verilmiş olmasına karşın atama kararını tebliğ almayan veya yazılı bir dilekçe ile geçiş hakkından feragat ettiğini bildiren personelin de hukuki durumu yasal güvence altındadır. Bu durumdaki kişiler iş akdi feshine maruz kalmaz ve sözleşmeli statülerinde görevlerini sürdürme hakkını muhafaza ederler. Ancak kadroya geçiş işlemini tamamlamayarak sözleşmeli statüde kalmayı tercih eden ilgililer, ataması yapılan personelin göreve başladığı tarihi takip eden aybaşından itibaren hak kazandığı memuriyete özgü mali ve sosyal imkânlardan mahrum kalmaya devam edeceklerdir.

AV. OSMAN YILDIZ
AV. OSMAN YILDIZ

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır. Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Don`t copy text!