YURT DIŞINDA GÖREV YAPAN DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI PERSONELİNİN MALÎ HAKLARI NELERDİR?

İçindekiler

1. GİRİŞ

Dışişleri Bakanlığı personeli, Türkiye Cumhuriyeti’ni yurt dışında temsil etmek üzere büyükelçilikler, başkonsolosluklar ve daimi temsilciliklerde görevlendirilmektedir. Yurt dışı görevler; yüksek yaşam maliyetleri, güvenlik riskleri, temsil yükümlülükleri ve eğitim giderleri gibi ek mali külfetler doğurduğundan, Türk hukukunda yurt dışında görev yapan personele özgü özel bir mali haklar rejimi öngörülmüştür.

Bu makalede, sürekli görevle yurt dışında bulunan Dışişleri Bakanlığı personeline tanınan mali haklar; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 6245 sayılı Harcırah Kanunu ve ilgili Cumhurbaşkanı Kararları çerçevesinde, blog okuyucusunun anlayabileceği ancak hukuki doğruluğu korunmuş bir sistematikle ele alınmaktadır.

BU YAZI KİMLER İÇİN GEÇERLİ?

Personel / Görev türü Bu yazıda ele alınıyor mu? Neden?
657’ye tabi, sürekli görevle yurt dışına atanan DB personeli (meslek memuru/KİM/idari-teknik) Yazının ana konusu: 657 m.156–157 ve ilgili CB Kararları ile 6245
Geçici görevle yurt dışına giden memur ⚠️ Kısmen Rejim ağırlıkla geçici harcırah/gündelik; bu yazıda merkezde değil
Diğer kurumdan DB’de geçici/sürekli görev yapan (657’ye tabi) ⚠️ Duruma göre Görevlendirme türü ve hangi ödeme kalemlerinin uygulandığına göre değişebilir
Yerel personel Ayrı istihdam ve ücret rejimi (bu yazının konusu değil)
657 m.4/B sözleşmeli Ayrı statü; farklı haklar/kurallar (ayrı makale konusu)

 

2. HUKUKİ DAYANAK

Dışişleri personelinin yurt dışı görevlerinden doğan mali haklarının temel dayanakları şunlardır:

  • 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
    • m.156–157 (Yurt dışında aylıklar)
    • m.202–206 (Aile yardımı)
  • 6245 sayılı Harcırah Kanunu
  • Sürekli görevle yurt dışında bulunan memurlara ödenecek aylıklara ilişkin Cumhurbaşkanı Kararları
  • İlgili bütçe kanunları ve ek cetveller

Bu çalışma, kadrolu Dışişleri Bakanlığı personeli ile sınırlıdır; yerel sözleşmeli personel kapsam dışındadır.

3.YURT DIŞI AYLIĞI

3.1. Yurt Dışı Aylığının Hukuki Niteliği

Yurt dışı aylığı, klasik anlamda bir “maaş” artışı değildir. Bu ödeme, yurt dışında görev yapan memurun;

  • yaşam maliyetlerindeki artış,
  • görev yapılan ülkenin ekonomik koşulları,
  • temsil ve güvenlik yükümlülükleri

göz önünde bulundurularak, 657 sayılı Kanun’un 156 ve 157. maddeleri uyarınca belirlenen özel bir aylık rejimi kapsamında ödenir.

Bu aylık, memurun Türkiye’de almakta olduğu aylık esas alınarak; emsal ve ülke/mahall katsayıları üzerinden hesaplanır.

“Asıl aylık: personelin Türkiye’deki temel aylık unsurlarına göre oluşan tutar”

“Emsal: yurt dışı görev için CBK/Cumhurbaşkanı kararı cetvellerinde belirlenen karşılaştırma/çarpan değeri”

 

3.2. Hesaplama Sistemi ve Katsayılar

Yurt dışı aylığının hesaplanması, tek bir sabit tutar üzerinden değil; görev yapılan yerin koşullarını esas alan çok değişkenli bir sistem üzerinden gerçekleştirilmektedir. Bu sistemin temelini, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 156 ve 157. maddeleri ile bu maddelere dayanılarak çıkarılan Cumhurbaşkanı Kararları ve ek cetveller oluşturmaktadır.

Hesaplama sürecinde dikkate alınan başlıca unsurlar şunlardır:

a) Görev Unvanı

Yurt dışı aylığı, her personel için aynı tutarda ödenmemektedir. Öncelikle personelin:

  • büyükelçi,
  • başkonsolos,
  • meslek memuru,
  • idari ve teknik personel

gibi görev unvanı, aylığın hesaplanmasında belirleyici bir ölçüttür. Cumhurbaşkanı Kararlarına ekli cetvellerde, unvanlara göre farklı emsal grupları öngörülmekte; temsil yetkisi ve sorumluluğu daha yüksek olan görevler için daha yüksek emsal değerleri belirlenmektedir.

Bu yönüyle yurt dışı aylığı, yalnızca yaşam maliyetlerini değil, görevin temsil ve sorumluluk boyutunu da dikkate alan bir ödeme niteliği taşır.

b) Derece ve Kademe

Her ne kadar yurt dışı aylığı, Türkiye’deki maaş sisteminden farklı bir rejime tabi olsa da, personelin derece ve kademesi hesaplamada tamamen dışlanmamaktadır. Derece ve kademe, görev unvanıyla birlikte değerlendirilerek personelin hangi emsal grubuna gireceğinin tespitinde rol oynamaktadır.

Bu nedenle aynı unvanda görev yapan iki personel arasında, derece ve kademe farkı bulunması hâlinde yurt dışı aylığı tutarında da farklılık ortaya çıkabilmektedir.

c) Görev Yapılan Ülke ve Şehir

Yurt dışı aylığının en belirleyici unsurlarından biri, görev yapılan ülke ve hatta şehir bazında farklılaştırma yapılmasıdır. Cumhurbaşkanı Kararlarına ekli cetvellerde, ülkeler ve bazı hâllerde şehirler;

  • yaşam maliyetleri,
  • kira ve temel tüketim giderleri,
  • ulaşım ve sağlık harcamaları

gibi kriterler esas alınarak gruplandırılmaktadır.

Örneğin ekonomik olarak pahalı ve yaşam maliyetleri yüksek bir ülkede görev yapan personel ile yaşam maliyetleri daha düşük bir ülkede görev yapan personelin yurt dışı aylıkları aynı değildir. Bu durum, yurt dışı aylığının “eşit tutar” değil, dengeleyici bir mali hak olarak kurgulandığını göstermektedir.

d) Ekonomik ve Güvenlik Koşulları

Görev yapılan ülkenin yalnızca ekonomik değil, güvenlik koşulları da yurt dışı aylığının belirlenmesinde dikkate alınmaktadır. Siyasi istikrarsızlık, güvenlik riskleri veya olağanüstü koşulların bulunduğu ülkelerde görev yapan personel bakımından, bu risklerin yarattığı ek yüklerin telafisi amacıyla daha yüksek katsayılar öngörülebilmektedir.

Bu unsur, yurt dışı aylığının yalnızca bir “yaşam maliyeti farkı” ödemesi olmadığını; aynı zamanda risk ve zorluk telafisi işlevi de gördüğünü ortaya koymaktadır.

e) Cetvel Sistemi ve Uygulama Mantığı

Uygulamada yurt dışı aylıkları, Cumhurbaşkanı Kararlarına ekli cetveller üzerinden hesaplanmaktadır. Bu cetvellerde;

  • unvan grupları,
  • ülke/şehir bazlı sınıflandırmalar,
  • emsal ve katsayı değerleri

birlikte yer almakta; hesaplama bu parametrelerin bir araya getirilmesi suretiyle yapılmaktadır.

Bu nedenle yurt dışı aylığı bakımından:

  • her personel için tek tip,
  • her ülke için standart

bir ödeme söz konusu değildir. Aynı unvanda görev yapan personel dahi, farklı ülkelerde veya farklı şehirlerde görev yaptığında farklı tutarlarda yurt dışı aylığı alabilmektedir.

Genel Değerlendirme

Yurt dışı aylığının hesaplanma sistemi, kişiye değil göreve ve görevin yapıldığı koşullara bağlı bir yapı arz etmektedir. Bu sistem, eşitlik ilkesini mutlak tutar eşitliği üzerinden değil, görev koşullarının dengelenmesi üzerinden sağlamayı amaçlayan bir mali hak rejimi oluşturmaktadır.

3.3. Vergisel Durum

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 156. maddesi, yurt dışında görev yapan memurlara yapılan ödemelerde vergisel rejimi “fark” mantığıyla düzenlemektedir. Maddeye göre, yurt dışı aylığı hesaplanırken “asıl aylık” üzerinden emsal uygulanmakta; bu uygulama sonucunda ortaya çıkan tutar ile “asıl aylığın ödeme miktarı” arasındaki fark ise “her türlü vergiden müstesna” tutulmaktadır.

Bu düzenleme, yurt dışı aylığının tamamının değil; emsal uygulaması nedeniyle oluşan ilave kısmının vergisel olarak korunmasını amaçlar. Kanun koyucu burada, yurt dışı görevin doğurduğu yüksek maliyetleri (yaşam giderleri, zorunlu harcamalar ve görevin gerektirdiği temsil yükü) telafi etmeye yönelik olan bu ilave kısmın vergilendirilmesini hakkaniyete aykırı görmüş; bu nedenle farkı, vergi yükü doğurmadan personelin kullanımına bırakmıştır.

Sonuç olarak, m.156’nın vergisel etkisi şudur: Yurt dışında görev yapan personelin yurt dışı aylığı emsal nedeniyle artar; bu artışın “fark” kısmı vergisel olarak istisna olduğu için, yurt dışı görevin fiilen yarattığı mali yükler ikinci kez vergiyle ağırlaşmaz.

 

4. AİLE YARDIMI VE ÇOCUKLARA İLİŞKİN MALİ HAKLAR

4.1. Aile Yardımı

Yurt dışında görev yapan memura, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202 ila 206. maddeleri uyarınca aile yardımı ödeneği verilmeye devam edilir. Bu ödenek, memurun yurt dışında görev yapması sebebiyle değil; memuriyet statüsüne bağlı olarak tanınan genel bir mali haktır. Bu yönüyle aile yardımı, yurt dışı aylığından hukuki ve mali açıdan tamamen ayrı bir ödeme kalemi niteliğindedir.

Aile yardımı ödeneği, kanun gereği:

  • evli olan memura,
  • çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eş için,
  • kanunda öngörülen şartların varlığı hâlinde

ödenmektedir. Eşin kamu veya özel sektörde ücret karşılığı çalışması ya da kendi sigortalılığı nedeniyle aylık alması durumunda, aile yardımı ödeneği kesilmektedir.

Aile yardımı ödeneğinin miktarı, 657 sayılı Kanun’da belirlenen gösterge rakamlarının aylık katsayısı ile çarpılması suretiyle hesaplanmakta olup, bu tutar ülkeye, şehre veya görev koşullarına göre değişmemektedir. Dolayısıyla aile yardımı, yurt dışı aylığında olduğu gibi yaşam maliyetlerine göre farklılaştırılan bir ödeme değildir.

Bu husus, uygulamada sıkça karşılaşılan bir yanlış anlamayı da açıklığa kavuşturmaktadır:


Aile yardımı ödeneği, yurt dışı görev nedeniyle artırılan veya azaltılan bir ödeme olmayıp, Türkiye’de görev yapan memurlarla aynı esaslara tabidir. Yurt dışında görev yapılması, bu hakkı ortadan kaldırmadığı gibi, tek başına artırıcı bir etki de doğurmamaktadır.

 

Son olarak, aile yardımı ödeneği kazanılmış hak niteliğinde olmayıp, eşin çalışma durumu gibi kanunda belirtilen şartların ortadan kalkması hâlinde kendiliğinden sona ermektedir. Bu yönüyle aile yardımı, yurt dışı mali haklar rejiminin değil; genel memur mali hakları sisteminin bir parçasıdır.

 

4.2. Çocuk Yardımı

Çocuk yardımı ödeneği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 202 ila 206. maddeleri uyarınca, memurun bakmakla yükümlü olduğu çocukları için tanınan ve genel memur mali hakları rejimi içinde yer alan bir ödenektir. Bu ödeme, yurt dışında görev yapılmasından bağımsız olarak, memuriyet statüsüne bağlı şekilde verilmektedir.

Çocuk yardımı, kural olarak:

  • memurun bakmakla yükümlü olduğu çocukları için,
  • kanunda öngörülen yaş sınırları dâhilinde,
  • çocuğun evli olmaması ve kendi adına gelir veya aylık elde etmemesi şartıyla

ödenmektedir.

a) Yaş Sınırları ve Temel Kural

657 sayılı Kanun’a göre çocuk yardımı:

  • 18 yaşını doldurmamış çocuklar için,
  • ortaöğrenime devam edenler bakımından 20 yaşına kadar,
  • yükseköğrenime devam edenler bakımından ise 25 yaşına kadar

ödenebilmektedir. Bu yaş sınırları, çocuğun fiilen öğrenimine devam etmesi şartına bağlıdır.

b) İstisnai Hâller

Kanunda, yaş sınırlarına ilişkin bazı istisnalar da öngörülmüştür. Buna göre:

  • Bedensel veya zihinsel engeli nedeniyle çalışamayacak durumda olan çocuklar için, yaş sınırı aranmaksızın çocuk yardımı ödenmesine devam edilebilir.
  • Çocuğun evlenmesi, kendi sigortalılığı nedeniyle aylık veya gelir elde etmeye başlaması hâlinde çocuk yardımı kesilir.

Bu istisnalar, çocuk yardımının amacının bakım ve geçim ihtiyacının karşılanması olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

c) Yurt Dışı Görevin Etkisi

Memurun yurt dışında görev yapması, çocuk yardımı hakkını ortadan kaldırmaz ve bu hakkın tanınması bakımından tek başına artırıcı veya azaltıcı bir etki doğurmaz. Çocuk yardımı;

  • görev yapılan ülkeye,
  • çocuğun yurt içinde veya yurt dışında bulunmasına,
  • yaşam maliyetlerine

göre farklılaştırılan bir ödeme değildir. Bu yönüyle çocuk yardımı, yurt dışı aylığı veya eğitim yardımı gibi dengeleyici nitelikte bir mali hak olmayıp, tüm memurlar için geçerli standart bir sosyal nitelikli ödenektir.

d) Yurt Dışı Aylığı ve Eğitim Yardımı ile Ayrımı

Uygulamada çocuk yardımı, sıklıkla yurt dışı aylığı veya eğitim yardımı ile karıştırılmaktadır. Oysa çocuk yardımı:

  • yurt dışı aylığının bir unsuru değildir,
  • ülke katsayısına bağlı olarak değişmez,
  • eğitim giderlerinin karşılanmasına yönelik özel bir ödeme niteliği taşımaz.

Bu nedenle çocuk yardımı, yurt dışı görev nedeniyle ortaya çıkan maliyetleri telafi eden bir ödeme olarak değil; memurun aile yükümlülüklerini destekleyen genel bir sosyal hak olarak değerlendirilmelidir.

e) Genel Değerlendirme

Çocuk yardımı ödeneği, yurt dışında görev yapan memurlar bakımından da Türkiye’de görev yapan memurlarla aynı esaslara tabidir. Bu düzenleme, çocuk yardımı ödeneğinin yurt dışı mali haklar rejiminin değil; genel memur sosyal hakları sisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermektedir.

 

5. EĞİTİM YARDIMI

Yurt dışında görev yapan Dışişleri Bakanlığı personelinin çocuklarının eğitimi, görev yapılan ülkenin eğitim sistemi, okul ücretleri ve yabancı dilde eğitim zorunluluğu gibi nedenlerle, yurt içindeki eğitim giderlerine kıyasla önemli ölçüde daha yüksek maliyetler doğurabilmektedir. Bu durum, yurt dışı görevlerin sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen bir unsur olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle ilgili Cumhurbaşkanı Kararlarıyla eğitim yardımına ilişkin özel bir mali düzenleme öngörülmüştür.

Eğitim yardımı, hukuki niteliği itibarıyla bir sosyal yardım değil; yurt dışı görevin zorunlu sonucu olarak ortaya çıkan eğitim giderlerini kısmen telafi etmeyi amaçlayan tamamlayıcı bir mali haktır. Bu yönüyle eğitim yardımı, çocuk yardımı veya aile yardımı gibi genel nitelikli ödeneklerden ayrılmaktadır.

a) Yardım Kapsamına Giren Giderler

Eğitim yardımı kapsamında, kural olarak zorunlu ve doğrudan eğitime ilişkin giderler karşılanmaktadır. Bu çerçevede yardım;

  • okul tarafından talep edilen öğrenim ücreti,
  • kayıt, kayıt yenileme ve benzeri zorunlu idari giderler

ile sınırlıdır. Yardımın kapsamı belirlenirken, giderin eğitimin sürdürülebilmesi için zorunlu olup olmadığı temel ölçüt olarak kabul edilmektedir.

b) Yardım Kapsamı Dışında Bırakılan Giderler

Uygulamada eğitim yardımı, sıkça tüm eğitim masraflarını kapsayan bir ödeme olarak algılanabilmektedir. Oysa ilgili düzenlemeler uyarınca;

  • servis (ulaşım),
  • yemek,
  • özel kurslar,
  • etüt, destek programları ve benzeri ek hizmetler

kural olarak eğitim yardımı kapsamı dışında bırakılmaktadır. Bu giderler, eğitimin zorunlu unsurları olarak değil; tercihe veya yaşam standardına bağlı harcamalar olarak değerlendirilmektedir.

Bu ayrım, eğitim yardımının amacının “eğitimle bağlantılı her gideri karşılamak” değil; zorunlu eğitim maliyetlerinin makul ölçüde dengelenmesi olduğunu göstermektedir.

c) Yardım Oranları ve Ülkeye Göre Farklılaşma

Eğitim yardımı, sabit ve tüm ülkeler için geçerli tek tip bir tutar üzerinden ödenmemektedir. Yardım oranları ve üst sınırlar;

  • görev yapılan ülkenin ekonomik koşulları,
  • eğitim sisteminin yapısı,
  • okul ücretlerinin genel seviyesi

gibi unsurlar dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu nedenle farklı ülkelerde görev yapan personelin çocukları için ödenen eğitim yardımı tutarları birbirinden farklı olabilmektedir.

Bu sistem, eğitim yardımının da tıpkı yurt dışı aylığında olduğu gibi, dengeleyici ve ülkeye özgü bir mali hak olarak kurgulandığını ortaya koymaktadır.

d) Eğitim Yardımının Sınırları ve Niteliği

Eğitim yardımı;

  • yurt dışı aylığının bir unsuru değildir,
  • çocuk yardımı yerine geçmez,
  • kazanılmış ve süresiz bir hak niteliği taşımaz.

Yardım, yalnızca yurt dışı görevin devamı süresince ve ilgili Kararlarda öngörülen şartlar dâhilinde sağlanmaktadır. Görevin sona ermesi veya çocuğun eğitim durumunun değişmesi hâlinde, eğitim yardımı da kendiliğinden sona ermektedir.

e) Uygulamada İspat ve Belge Düzeni

Eğitim yardımının ödenmesi, kural olarak belgelendirme esasına dayanır. Zira eğitim yardımı, soyut bir hak değil; belirli ve zorunlu eğitim giderlerinin fiilen yapıldığının ispatı üzerine kullandırılan tamamlayıcı bir mali haktır. Bu nedenle uygulamada, yardım talebinin değerlendirilmesi sürecinde idare tarafından çeşitli belgelerin ibrazı istenmektedir.

Bu kapsamda genellikle;

  • çocuğun ilgili okulda kayıtlı olduğunu gösteren resmi belge,
  • okul tarafından düzenlenen öğrenim ücreti ve zorunlu giderlere ilişkin belge,
  • söz konusu giderlerin fiilen ödendiğini gösteren ödeme kanıtları

talep edilmektedir. Belgelerin içeriği ve şekli, görev yapılan temsilciliğin uygulamasına göre farklılık gösterebilmekle birlikte, temel ölçüt giderin gerçek, zorunlu ve eğitime doğrudan ilişkin olmasıdır.

Uygulamada özellikle okul türü bakımından tek tip ve otomatik bir kabul söz konusu değildir. Çocuğun devam ettiği okulun:

  • devlet okulu,
  • özel okul,
  • uluslararası veya yabancı okul

olması tek başına yardım hakkını doğuran veya ortadan kaldıran bir unsur olarak değerlendirilmemektedir. Ancak okul türü, ödenen giderlerin “zorunlu eğitim gideri” kapsamında sayılıp sayılmayacağının tespitinde idare tarafından dikkate alınan unsurlardan biridir.

Bu çerçevede, bir giderin eğitim yardımı kapsamında kabul edilebilmesi için, yalnızca “eğitimle bağlantılı” olması yeterli görülmemekte; aynı zamanda eğitimin sürdürülebilmesi için zorunlu nitelik taşıması aranmaktadır. Okul tarafından isteğe bağlı olarak sunulan veya velinin tercihine dayanan harcamalar, kural olarak bu kapsamda değerlendirilmemektedir.

İdarenin bu alandaki değerlendirmesi, belgelerin içeriği, giderin niteliği ve ilgili Cumhurbaşkanı Kararlarında öngörülen sınırlar çerçevesinde yapılmakta; eğitim yardımının kapsamı somut olay bazında belirlenmektedir. Bu durum, eğitim yardımının otomatik ve sınırsız bir ödeme olmadığını; belgelendirme ve idari değerlendirme süzgecinden geçen koşullu bir mali hak niteliği taşıdığını ortaya koymaktadır.

f) Genel Değerlendirme

Eğitim yardımı, yurt dışında görev yapan Dışişleri personelinin çocuklarının eğitimine ilişkin zorunlu mali yükleri hafifletmeyi amaçlayan, ancak kapsamı bilinçli olarak sınırlı tutulmuş bir mali haktır. Bu yönüyle eğitim yardımı, yurt dışı mali haklar rejiminin en hassas ve uygulamada en çok tartışmaya konu olan unsurlarından biri olarak öne çıkmaktadır.

 

6. TAŞINMA VE SEYAHATE İLİŞKİN MALİ HAKLAR

6.1. Sürekli Görev Yolluğu

Yurt dışına sürekli görevle atanan Dışişleri Bakanlığı personeline, 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri uyarınca sürekli görev yolluğu ödenir. Sürekli görev yolluğu, memurun geçici bir görevlendirme değil, ikamet yerinin fiilen değişmesini gerektiren bir atama nedeniyle katlanacağı zorunlu giderleri karşılamayı amaçlayan bir mali haktır.

Bu kapsamda sürekli görev yolluğu; memurun yurt dışındaki yeni görev yerine intikali ve yerleşmesi sürecinde ortaya çıkan giderlerin kanunda öngörülen unsurlar dâhilinde karşılanmasını ifade eder. Sürekli görev yolluğu, yurt dışı aylığı veya diğer mali haklardan bağımsız ve tek seferlik bir ödeme niteliği taşır.

Sürekli görev yolluğu kapsamında karşılanan başlıca gider kalemleri şunlardır:

a) Yol Giderleri

Memurun yurt dışındaki görev yerine ulaşımı için yaptığı ulaşım giderleri, sürekli görev yolluğu kapsamında karşılanır. Bu kapsamda:

  • memurun kendisine ilişkin yol masrafları,
  • kanunda belirtilen şartlar dâhilinde aile fertlerinin yol giderleri

yer almaktadır. Yol giderleri, ulaşımın fiilen gerçekleştirildiği makul ve zorunlu harcamalar esas alınarak değerlendirilir.

b) Yer Değiştirme Masrafları

Sürekli görevle atama, memurun ikametini değiştirmesini gerektirdiğinden, yer değiştirme masrafları da harcırah rejimi içinde yer almaktadır. Bu masraflar, memurun eski görev yerinden ayrılarak yeni görev yerine yerleşmesi sürecinde ortaya çıkan zorunlu giderleri kapsamaktadır.

Yer değiştirme masrafları, harcırah hukukunda taşınma ve yerleşme sürecine bağlı giderlerin telafisi amacını taşımakta olup, yurt dışı görevler bakımından özellikle önem kazanmaktadır.

c) Aile Fertlerine İlişkin Giderler

6245 sayılı Kanun, sürekli görevle atanan memurun aile fertlerini de birlikte götürmesi hâlinde, aile fertlerine ilişkin bazı giderlerin de harcırah kapsamında karşılanmasına imkân tanımaktadır. Bu düzenleme, yurt dışı görevin aile hayatı üzerindeki etkilerini hafifletmeyi amaçlayan tamamlayıcı bir unsur niteliğindedir.

6.2. Uygulamadaki Taşınma Giderleri 

Yurt dışı görevlerde ev eşyasının taşınmasına ilişkin uygulamalar, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nda genel çerçevesi çizilen yer değiştirme masrafları kapsamında değerlendirilmekle birlikte, bu konuda kanunda ayrıntılı ve tek tip kurallar yer almamaktadır. Kanun, taşınmanın varlığını ve yer değiştirme masrafı kavramını düzenlemekte; ancak taşınmanın nasıl yapılacağına ilişkin teknik ayrıntıları idareye bırakmaktadır.

Bu nedenle uygulamada:

  • ev eşyasının taşınma yöntemi,
  • taşımanın kara, deniz veya hava yoluyla yapılması,
  • taşınacak eşyanın miktarı

gibi hususlar çoğunlukla kurum içi düzenlemeler, uygulama esasları ve idari takdir çerçevesinde belirlenmektedir.

Özellikle konteyner ölçüsü (örneğin 20 ft veya 40 ft konteyner) gibi ayrıntılar, genel ve doğrudan kanuni düzenlemeye dayanmamakta; kurumun bütçe imkânları, görevin niteliği ve uygulamadaki standartlar dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu durum, taşınma giderlerinin ülkeden ülkeye ve dönemden döneme farklılık göstermesine yol açabilmektedir.

Bu çerçevede taşınma giderleri bakımından:

  • mutlak ve herkese aynı şekilde uygulanan bir hak söz konusu değildir,
  • uygulama büyük ölçüde idarenin belirlediği usul ve esaslara bağlıdır,
  • ortaya çıkan uyuşmazlıklar çoğu zaman idari takdir sınırları çerçevesinde değerlendirilir.

Genel Değerlendirme

Sürekli görev yolluğu ve buna bağlı taşınma giderleri, yurt dışı görevin başlangıç aşamasında ortaya çıkan zorunlu ve geçici mali yükleri karşılamaya yönelik olup, yurt dışı aylığı gibi süreklilik arz eden mali haklardan ayrılmaktadır. Bu yönüyle harcırah rejimi, yurt dışı mali haklar sisteminin tamamlayıcı ancak sınırlı bir unsurunu oluşturmaktadır.

 

7. MALİ HAKLARIN KESİLMESİ VE DEĞİŞMESİ

Yurt dışı aylığı ve buna bağlı mali haklar, sürekli ve mutlak nitelikte kazanılmış haklar olmayıp, doğrudan yurt dışı görevin fiilen devam etmesine bağlı olarak tanınan ödemelerdir. Bu nedenle söz konusu mali haklar, görev koşullarında meydana gelen değişikliklere paralel olarak yeniden hesaplanmakta, azaltılmakta veya tamamen sona ermektedir.

a) Yurt Dışı Görevin Sona Ermesi

Yurt dışı görevin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, yurt dışı aylığı ve bu göreve özgü mali haklar kendiliğinden ortadan kalkar. Personelin Türkiye’ye dönüşüyle birlikte, mali rejim yeniden yurt içi memuriyet esaslarına tabi hâle gelir.

Bu durumda yurt dışı aylığı, eğitim yardımı ve benzeri ödemeler bakımından müktesep hak iddiasında bulunulması mümkün değildir. Zira bu ödemeler, görevin ifasına bağlı olarak sağlanan geçici nitelikteki telafi edici haklardır.

b) Geçici Görevle Türkiye’ye Dönülmesi

Yurt dışında sürekli görevle bulunan personelin, geçici bir süreyle Türkiye’ye çağrılması veya geçici görevle yurda gönderilmesi hâlinde, bu sürenin niteliğine göre mali haklarda askıya alma veya yeniden hesaplama gündeme gelebilmektedir.

Geçici görev süresince:

  • yurt dışı aylığının tamamı ödenmeyebilir,
  • yalnızca belirli mali haklar devam edebilir,
  • harcırah rejimi devreye girebilir.

Bu durum, yurt dışı aylığının sürekli görev şartına sıkı biçimde bağlı olduğunun bir başka göstergesidir.

c) Görev Yerinin Değişmesi

Yurt dışı görev yerinin aynı ülke içinde farklı bir şehre veya başka bir ülkeye değiştirilmesi hâlinde, yurt dışı aylığı ve buna bağlı mali haklar yeni görev yerine göre yeniden belirlenir. Bu yeniden belirleme sürecinde:

  • ülke veya şehir katsayısı,
  • yaşam maliyetleri,
  • güvenlik ve zorluk derecesi

gibi unsurlar dikkate alınır. Bu nedenle görev yerinin değişmesi, mali haklarda artışa veya azalışa yol açabilmektedir.

d) Kazanılmış Hak Niteliğinin Bulunmaması

Yurt dışı aylığı ve buna bağlı mali hakların kazanılmış hak sayılmamasının temel nedeni, bu ödemelerin kişisel statüden değil, görev koşullarından kaynaklanmasıdır. İdari yargı uygulamasında da, görevin sona ermesiyle birlikte bu tür ödemelerin devam ettirilmesini gerektiren bir kazanılmış hak doğmadığı kabul edilmektedir.

Bu çerçevede yurt dışı mali haklar:

  • memurun kişisel malvarlığına eklenen sürekli bir gelir unsuru değil,
  • görevin gerektirdiği mali külfetleri dengeleyen koşullu ödemeler

olarak değerlendirilmektedir.

e) Genel Değerlendirme

Yurt dışı aylığı ve buna bağlı mali hakların kesilmesi veya değiştirilmesi, keyfî bir idari tasarruf değil; görevin fiilen sürdürülüp sürdürülmediğine bağlı hukuki bir sonuçtur. Bu sistem, kamu maliyesi ile kamu hizmetinin sürekliliği arasında denge kurmayı amaçlayan yurt dışı mali haklar rejiminin doğal bir sonucudur.

 

8. Ödeneklerin Kesildiği Hâller

Yurt dışında görev yapan Dışişleri Bakanlığı personeline tanınan yurt dışı aylığı ve buna bağlı mali haklar, görevin fiilen ve kesintisiz biçimde yerine getirilmesine bağlı olarak ödenmektedir. Bu ödemeler, kişisel statüye dayalı kazanılmış haklar olmayıp, görev şartlarının devamı koşuluna bağlı mali haklar niteliğindedir. Bu nedenle belirli hâllerde söz konusu ödenekler tamamen veya kısmen kesilebilmektedir.

a) Memurun Yurt Dışı Görevine Fiilen Başlamaması

Memurun yurt dışı görev yerine atanmış olması, tek başına yurt dışı aylığına hak kazandırmaz. Personelin:

  • görev yerine fiilen intikal etmemesi,
  • göreve başlamayı geciktirmesi,
  • görevin hiç ifa edilmemesi

hâllerinde yurt dışı aylığı ve buna bağlı ödemeler doğmaz. Zira bu ödemeler, görevin fiilen yerine getirilmesine bağlıdır.

b) Ailenin Yurt Dışında Birlikte İkamet Etmemesi

Aile ve çocuklara ilişkin mali haklar, kural olarak aile fertlerinin memurla birlikte yurt dışında ikamet etmesi varsayımına dayanır. Ailenin sürekli olarak Türkiye’de kalması veya yurt dışı görev yerinde fiilen bulunmaması hâlinde:

  • aile yardımı,
  • çocuk yardımı,
  • eğitim yardımı

gibi bazı ödeneklerin tamamı veya bir kısmı kesilebilmektedir. Burada belirleyici ölçüt, aile fertlerinin geçici değil, sürekli biçimde yurt dışında bulunup bulunmadığıdır.

c) Eşin Çalışmaya Başlaması

657 sayılı Kanun m.202–206 uyarınca, eş için ödenen aile yardımı, eşin:

  • kamu veya özel sektörde çalışmaya başlaması,
  • kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık elde etmesi

hâllerinde kesilmektedir. Bu kesilme, yurt dışı görevden bağımsız olup, genel memur mali hakları rejiminin doğrudan sonucudur.

d) Çocuğun Eğitimine Devam Etmemesi

Çocuğun:

  • okuldan ayrılması,
  • öğrenimine fiilen devam etmemesi,
  • eğitim şartlarını kaybetmesi

hâllerinde çocuk yardımı ve eğitim yardımı kendiliğinden kesilir. Bu kesilme, idarenin takdirine değil; yardımın amacının ortadan kalkmasına dayanır.

e) Disiplin Nedeniyle Geri Çağrılma

Memurun disiplin gerekçesiyle yurt dışı görevinden geri çağrılması hâlinde, yurt dışı aylığı ve göreve bağlı mali haklar, görevin sona ermesiyle birlikte kesilir. Bu durumda, mali hakların devamı yönünde bir kazanılmış hak iddiasında bulunulamaz.

f) Uzun Süreli ve Mazeretsiz Olarak Görev Yerinden Ayrılma

Uygulamada en çok tereddüt doğuran hususlardan biri, “ne kadar süre mazeretsiz ayrılma hâlinde ödenekler kesilir?” sorusudur. Bu konuda dikkatle belirtilmelidir ki:

  • Mevzuatta, yurt dışı mali haklar bakımından belirli ve sabit bir süre (örneğin 10 gün, 30 gün gibi) açıkça öngörülmüş değildir.
  • Değerlendirme, görevin fiilen ifa edilip edilmediği ölçütüne göre yapılmaktadır.

Bu çerçevede uygulamada:

  • kısa süreli ve izinli ayrılmalar,
  • sağlık, ailevi zorunluluk veya görevin gereği olan geçici ayrılmalar

mali hakların kesilmesine yol açmazken; uzun süreli, izinsiz ve mazeretsiz ayrılmalar, memurun yurt dışı görevi fiilen yerine getirmediği sonucunu doğurabilmektedir.

Burada “uzun süre” kavramı, somut olayın özelliklerine göre idare tarafından değerlendirilmekte; ayrılmanın süresi, nedeni ve görevin aksayıp aksamadığı birlikte ele alınmaktadır. Bu nedenle mali hakların kesilmesi, otomatik bir süre hesabına değil; fiilî durumun tespitine dayanmaktadır.

Genel Değerlendirme

Bu hâller, yurt dışı mali hakların kişisel statüye bağlı mutlak haklar değil, görevin fiilen, kesintisiz ve usulüne uygun şekilde yürütülmesine bağlı koşullu ödemeler olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. İdarenin bu alandaki değerlendirmesi, keyfî değil; görevin yerine getirilip getirilmediğine ilişkin nesnel ölçütlere dayanmaktadır.

 

9. UYGULAMADA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Yurt dışında görev yapan Dışişleri Bakanlığı personeline tanınan mali haklar, mevzuatla ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olmakla birlikte, uygulamada bu hakların her ülkede ve her görev yerinde aynı düzeyde koruma sağlamadığı görülmektedir. Özellikle görev yapılan ülkenin ekonomik koşulları ve yerel piyasaların yapısı, mali hakların fiilî etkisini doğrudan etkilemektedir.

a) Yüksek Yaşam Maliyetlerinin Tam Olarak Karşılanamaması

Yurt dışı aylığı, görev yapılan ülkenin yaşam maliyetlerini dengelemeyi amaçlamakla birlikte, bazı ülkelerde özellikle:

  • kira bedellerinin hızlı artışı,
  • sağlık ve temel tüketim giderlerinin yüksekliği,
  • güvenlik nedeniyle zorunlu harcamaların artması

gibi nedenlerle, sağlanan mali hakların fiilen yeterli olmadığı yönünde değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu durum, yurt dışı aylığının dengeleyici bir ödeme olmasına rağmen, tüm ekonomik dalgalanmalara anında ve birebir uyum sağlayamamasından kaynaklanmaktadır.

b) Eğitim Yardımlarının Ülkeye Göre Yetersiz Kalması

Eğitim yardımı, çocukların zorunlu eğitim giderlerini kısmen karşılamayı hedeflese de, özellikle eğitim ücretlerinin yüksek olduğu ülkelerde bu yardımın fiilî maliyetleri karşılamada yetersiz kaldığı görülmektedir. Uluslararası veya yabancı okulların ücretlerinin hızlı artışı karşısında, yardım tutarlarının güncellenmesinde yaşanan gecikmeler uygulamada önemli bir sorun alanı oluşturmaktadır.

Bu durum, aynı statüde görev yapan personelin çocukları arasında, ülkeye bağlı olarak farklı mali yüklerle karşılaşılmasına yol açabilmektedir.

c) Döviz Kurlarındaki Dalgalanmalar

Yurt dışı mali hakların önemli bir kısmının döviz cinsinden veya dövize endeksli olması, kur dalgalanmalarının personelin fiilî gelirini doğrudan etkilemesine neden olmaktadır. Döviz kurlarındaki ani yükseliş veya düşüşler:

  • yurt dışı aylığının satın alma gücünü,
  • eğitim ve kira giderlerinin karşılanabilirliğini,
  • Türkiye’deki mali yükümlülüklerle dengeyi

olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu durum, mali hakların nominal olarak korunmasına rağmen reel değerinin zaman zaman azalmasına yol açabilmektedir.

d) Ülke Bazlı Farklılıklar ve Eşitsizlik Algısı

Mali hakların ülke ve şehir bazlı katsayılar üzerinden belirlenmesi, sistematik olarak rasyonel bir temele dayansa da, uygulamada benzer görevleri yürüten personel arasında eşitsizlik algısının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Aynı unvanda ve benzer sorumluluk düzeyinde görev yapan personelin, yalnızca görev yaptığı ülke nedeniyle farklı mali imkânlara sahip olması, uygulamada tartışma konusu olabilmektedir.

e) Genel Değerlendirme

Bu sorunlar, yurt dışı mali haklar rejiminin mevzuatla ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olmasına rağmen, ekonomik ve sosyal koşullardaki hızlı değişimlere karşı sınırlı bir esneklik taşıdığını göstermektedir. Dolayısıyla yurt dışı mali haklar, normatif olarak eşitlik ve denge sağlamayı hedeflese de, uygulamada ülkeden ülkeye farklı sonuçlar doğurabilen dinamik bir yapı sergilemektedir.

10.Uygulamada Sık Karşılaşılan Sorular

– Eşim yurt dışında çalışmaya başlarsa hangi haklarım kesilir?
Eşin çalışmaya başlaması hâlinde aile yardımı ödeneği kesilir. Ancak bu durum, yurt dışı aylığına doğrudan etki etmez.

 

– Çocuğum Türkiye’de kalırsa eğitim yardımı alabilir miyim?
Eğitim yardımı, çocuğun fiilen yurt dışında eğitim görmesi ve zorunlu eğitim giderlerinin belgelendirilmesi şartına bağlıdır. Bu şartlar sağlanmadığında yardım ödenmez.

 

– Geçici görevle Türkiye’ye dönersem yurt dışı aylığım kesilir mi?
Geçici dönüşün süresi ve niteliğine göre yurt dışı aylığı askıya alınabilir veya yeniden hesaplanabilir.

 

– Eğitim yardımım reddedilirse itiraz edebilir miyim?
Eğitim yardımı idari işlem niteliğinde olduğundan, genel idari başvuru ve yargı yolları açıktır.

 

– Yurt dışı aylığı görev süresi boyunca her koşulda kesintisiz ödenir mi?
Hayır. Yurt dışı aylığı, görevin fiilen ve kesintisiz biçimde yerine getirilmesine bağlıdır. Görevin sona ermesi, geçici dönüşler veya görev yerinin değişmesi gibi hâllerde aylık yeniden hesaplanabilir veya kesilebilir.

 

– Geçici olarak Türkiye’ye döndüğümde aile ve çocuk yardımı devam eder mi?
Aile ve çocuk yardımı, yurt dışı aylığından farklı olarak memuriyet statüsüne bağlı genel mali haklardır. Bu nedenle kısa süreli ve izinli dönüşlerde bu ödeneklerin devamı mümkündür. Ancak somut durum idarece değerlendirilir.

 

– Çocuğum yurt dışında değil de Türkiye’de eğitim görürse eğitim yardımı alabilir miyim?
Eğitim yardımı, çocuğun yurt dışında eğitim görmesi ve zorunlu eğitim giderlerinin belgelendirilmesi şartına bağlıdır. Bu şartlar sağlanmadığında eğitim yardımı ödenmez.

 

– Eğitim yardımı her okul türü için otomatik olarak verilir mi?
Hayır. Okul türü tek başına belirleyici değildir. Esas olan, yapılan harcamanın eğitimin sürdürülebilmesi için zorunlu olup olmadığıdır. Bu husus idarece değerlendirilir.

 

– Eğitim yardımı kapsamında karşılanmayan giderler için ayrıca talepte bulunulabilir mi?
Servis, yemek, kurs ve etüt gibi giderler kural olarak eğitim yardımı kapsamı dışındadır. Bu giderler için ayrıca bir ödeme yapılması mevzuat çerçevesinde mümkün değildir.

 

– Yurt dışı aylığı döviz kurundaki artışlara göre otomatik güncellenir mi?
Yurt dışı aylığı, döviz kurlarındaki günlük dalgalanmalara göre otomatik olarak güncellenmez. Güncellemeler, ilgili Cumhurbaşkanı Kararları ve cetveller çerçevesinde yapılır.

 

– Eşim yurt dışında çalışmaya başlarsa hangi mali haklarım etkilenir?
Eşin çalışmaya başlaması hâlinde aile yardımı ödeneği kesilir. Ancak bu durum, yurt dışı aylığı veya eğitim yardımı üzerinde doğrudan bir etki doğurmaz.

 

– Disiplin soruşturması geçirmem yurt dışı mali haklarımı etkiler mi?
Disiplin soruşturmasının kendisi, mali hakların otomatik olarak kesilmesine yol açmaz. Ancak disiplin nedeniyle yurt dışı görevinden geri çağrılma hâlinde, yurt dışı aylığı ve göreve bağlı ödemeler sona erer.

 

– Yurt dışı görevim sona erdiğinde aldığım ödemeleri geri ödemem gerekir mi?
Kural olarak usulüne uygun şekilde ödenmiş mali hakların geri istenmesi söz konusu değildir. Ancak hatalı veya yersiz ödeme yapılmışsa, genel kamu alacağı hükümleri çerçevesinde geri istenebilir.

 

– Eğitim yardımı veya yurt dışı aylığına ilişkin bir uyuşmazlıkta hangi yola başvurulabilir?
Bu ödemeler idari işlem niteliğinde olduğundan, idareye başvuru ve idari yargı yolları açıktır.

 

10.SONUÇ

Dışişleri Bakanlığı personeline tanınan yurt dışı mali haklar, kamu hizmetinin yurt dışında sürdürülebilir şekilde yürütülmesini amaçlayan özel bir denge rejimi niteliğindedir. Bu haklar, memurun kişisel refahını sağlamaktan ziyade, görevin gerektirdiği mali yükleri telafi etmeye yöneliktir.

Yurt dışı aylığı, aile ve eğitim yardımı ile harcırah hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, Dışişleri personelinin yurt dışı görevlerine özgü mali haklarının ayrıksı ve kendine özgü bir kamu hukuku rejimi oluşturduğu görülmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Don`t copy text!