NASIL DEVLET MEMURU OLUNUR?

Memuriyete Giriş Şartları Nelerdir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde, memuriyete kabul edilecek adayların taşıması gereken şartlar “Genel” ve “Özel” şartlar olarak ikiye ayrılmıştır. 

  • Genel ve Özel Şartlar: Memuriyete girişte aranan temel genel şartlar şunlardır: Türk vatandaşı olmak, kamu haklarından mahrum bulunmamak ve kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezası almamış olmaktır. Ayrıca affa uğramış olsa dahi devletin güvenliğine, anayasal düzene karşı suçlar ile zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik ve hileli iflas gibi yüz kızartıcı suçlardan mahkûm olmamak zorunludur. Özel şartlar ise; atanılacak kadronun (sınıfın) gerektirdiği eğitim kurumlarından diploma almış olmak ve kurumların kendi özel kanun veya mevzuatlarında aradıkları ek nitelikleri (yabancı dil, sertifika, tecrübe vb.) taşımaktır. 
  • Güvenlik Soruşturması: Devlet memurluğuna alımlarda genel şartlardan biri olarak “Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv araştırması yapılmış olmak” hükmü aranmaktadır. İdare, adayın sicili silinmiş olsa bile arşiv araştırması ve güvenlik soruşturması aşamasında bu kayıtları incelemekte ve kamu hizmetinin gerektirdiği sadakat ve güvenilirliği değerlendirmektedir. 
  • KPSS Zorunluluğu (Sınav Şartı): Kanunun 50. maddesine göre; Devlet kamu hizmet ve görevlerine memur olarak atanacakların, açılacak devlet memurluğu sınavlarına girmeleri ve bu sınavı kazanmaları şarttır. İstisnai memuriyet kadroları hariç olmak üzere, bu genel kuralın uygulama aracı günümüzde Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) ve kurumların kendi yaptıkları yazılı/sözlü sınavlardır. 
  • Sağlık ve Öğrenim Kriterleri: Sağlık: Memur adayının, görevini devamlı yapmasına engel olabilecek bir akıl hastalığı bulunmamalıdır. Bu genel bir şart olup, bedensel engeller kural olarak memuriyete engel değildir; ancak polislik veya infaz koruma memurluğu gibi özel hizmet sınıflarında kurumların çok daha katı şartlar içeren sağlık yetenek yönetmelikleri devreye girebilir. Öğrenim: Kural olarak devlet memuru olabilmek için en az ortaokul mezunu olmak gereklidir; ortaokul mezunu istekli bulunmadığı durumlarda ilkokul mezunlarının da alınması mümkündür. Ancak atama yapılacak kadronun niteliğine göre lise, ön lisans veya lisans gibi daha yükseköğrenim şartları aranabilir. 

 

Aday Memurluk Süreci Nasıl İşler?

Sınavlarda başarılı olan adaylar, ilan edilen kadro sayısı kadar kurumlarınca öncelikle “memur adayı” (namzet) olarak atanırlar. Aday memurluk süresi bir yıldan az, iki yıldan çok olamaz ve bu süreçte adayın başka kurumlara nakli yapılamaz. Asli memurluğa geçiş için adayın bu süre içindeki eğitimleri başarıyla tamamlaması gerekir. 

  • Temel Eğitim, Hazırlayıcı Eğitim ve Staj Dönemi: Aday olarak atanan memurlar sırasıyla üç aşamalı bir eğitim ve deneme sürecinden geçerler. Öncelikle bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitime, ardından kendi hizmet sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitime ve son olarak staja tabi tutulurlar. Temel eğitim ile hazırlayıcı eğitim aynı kurum bünyesinde gerçekleştirilir. 
  • Başarısızlık Halinde Sonuç: Adaylık süresi içinde; temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanların disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile memuriyetle ilişikleri kesilir. Ayrıca, adaylık döneminde birden fazla uyarma/kınama cezası alanlar ile aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanların da ilişiği kesilir. Bu şekilde memuriyetine son verilenler, sağlık nedenleri hariç olmak üzere 3 yıl süreyle yeniden Devlet memurluğuna alınmazlar. 

 

Asalet Tasdiki Sonrası Yemin Belgesi Süreci Nasıl Tamamlanır?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, adaylık sürecini başarıyla tamamlayıp asli devlet memurluğuna atananların (asaleti tasdik edilenlerin) yemin belgesi süreci şu adımlarla tamamlanır:

  • Süre: Asli memurluğa atanma tarihinden itibaren en geç bir ay içinde yapılması zorunludur.
  • Tören ve Yetkili Makam: Yemin işlemi, personelin görev yaptığı kurum tarafından özel olarak düzenlenecek bir merasimle (törenle) ve mutlak surette yetkili amirlerin huzurunda gerçekleştirilir.
  • İmza Aşaması: Memurlar, Anayasa’ya, kanunlara ve devlete sadakatlerini bildiren yemin metnini okuduktan sonra “Yemin Belgesi”ni bizzat imzalarlar.
  • Dosyalanma: İmzalanan yemin belgesi, memurun özlük dosyasına konularak kayıt altına alınır.

Yemin Belgesini İmzalayan Memur Hangi Temel Ödevleri Üstlenmiş Olur?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, asli devlet memurluğuna atanan personelin imzaladığı “Yemin Belgesi”, memurun devlete olan “Sadakat” (Bağlılık) ödevinin resmi bir beyanıdır.

Memur, bu belgeyi imzalayarak namusu ve şerefi üzerine yemin eder ve metin içeriğinde yer alan şu temel ödevleri üstlenmiş olur:

  • Anayasa ve İlkelere Sadakat: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, Atatürk İnkılap ve İlkelerine ve Anayasada ifadesi bulunan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalmak.
  • Kanunları Tarafsızca Uygulamak: Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını; milletin hizmetinde olarak, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak uygulamak.
  • Milli ve Manevi Değerleri Korumak: Türk Milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimsemek, korumak ve bu değerleri geliştirmek için çalışmak.
  • Devlete Karşı Sorumluluk Bilinciyle Davranmak: İnsan haklarına ve Anayasanın temel ilkelerine dayanan milli, demokratik, laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilmek ve bu bilinci fiili olarak davranışlarında göstermek.

Yemin Etmeyen veya Reddeden Memurun Görevine Son Verilir Mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Sadakat” başlıklı 6. maddesine göre, adaylık sürecini tamamlayıp asli devlet memurluğuna atanan personelin en geç bir ay içinde düzenlenecek bir törenle yemin etmesi ve “Yemin Belgesi”ni imzalaması yasal bir zorunluluktur. Kanun, memurların ancak bu belgeyi imzalayarak göreve başlarlar hükmüyle, yemini göreve başlamanın ön şartı olarak belirlemiştir.

Danıştay 8. Dairesi’nin (E:1991/2221, K:1992/2529) konuyla ilgili verdiği bir emsal kararda bu durum hukuki olarak netleştirilmiştir. Mahkeme kararında, bir kişinin memuriyet görevini sürdürebilmesi için 657 sayılı Kanun’un 6. maddesinde öngörülen yemin yükümlülüğünü yerine getirmesinin ve yemin belgesini imzalamasının kesinlikle zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.

Sonuç olarak; yemin etmek ve yemin belgesini imzalamak asli memurluk görevine başlamanın ve bu statüyü sürdürmenin mecburi bir şartı olduğundan, yemin etmeyi reddeden bir memurun görevine devam etmesi hukuken mümkün değildir.Memurluk şartları değişti! Bugünden itibaren geçerli - Son Dakika

Atanan Memur Göreve Kaç Gün İçinde Başlamak Zorundadır?

657 sayılı Kanunun 62. maddesine göre, memuriyete ilk defa atananların veya yer değiştirme (tayin) suretiyle başka bir kadroya atananların göreve başlama süreleri farklılık gösterir. 

  • Aynı Yerde Atama: Atandıkları görev yeri, halihazırda bulundukları veya ikamet ettikleri yer (aynı yer) olan memurlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ edildiği günü izleyen ilk iş günü içinde işe başlamak zorundadırlar. 
  • Başka Yerde Atama (Tayin) ve Mehil Süresi: Atandıkları görev yeri farklı bir yerleşim yeri olanlar, atama emirlerinin kendilerine tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde o yere hareket etmek zorundadırlar. Bu 15 günlük süre ve yolda geçen sürenin bitimini izleyen ilk iş günü memurun yeni görevine başlaması şarttır. Kanun metninde memura tanınan bu yer değiştirme ve yola çıkma hakkı uygulamada “mehil süresi” olarak bilinir. 
  • Göreve Başlamamanın Sonuçları: Göreve başlama sürelerine uyulmaması, atamanın türüne göre iki farklı sonuç doğurur: 
    • İlk Defa veya Yeniden Atananlar: Belge ile ispatı mümkün zorlayıcı (mücbir) sebepler olmaksızın yasal süresi içinde işe başlamayan kişilerin atamaları iptal edilir ve bu kişiler 1 yıl süreyle Devlet memuru olarak istihdam edilemezler. Zorlayıcı sebebi olanların göreve başlamama hali 2 ayı aşarsa yine atama işlemi iptal edilir. 
    • Başka Yere Atananlar (Mevcut Memurlar): Tayin olan bir memur, 15 günlük mehil süresi ve yol süresi sonunda yeni görevine başlamazsa, kendisine aylık verilmemek şartıyla 10 günlük bir ek süre daha verilebilir. Bu ek sürenin sonunda da geçerli bir mazeret olmaksızın göreve başlamayan memur, memuriyetten kendi isteğiyle çekilmiş (müstafi) sayılır. 

 

Göreve Geç Başlayan Memur İçin Mücbir Sebep Sayılan Durumlar Nelerdir? 

Göreve yasal süresi içinde başlayamayan memurlar için hangi özel durumların (kaza, doğal afet, hastalık vb.) “zorlayıcı sebep” (mücbir sebep) sayılacağına dair detaylı bir liste veya spesifik örnekler yer almamaktadır. 

Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 63. maddesinde, mazeretin geçerli kabul edilebilmesi için aranan temel şartın “belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebepler” olması gerektiği açıkça kurala bağlanmıştır. Yani memurun göreve başlamasına engel teşkil eden durum her ne ise, idareye resmi bir belgeyle (hastane raporu, kaza tutanağı, mülki amirlik yazısı vb.) kanıtlanabilir nitelikte olmak zorundadır. 

“Belge ile ispatı mümkün zorlayıcı sebeplerin” varlığı halinde memurun karşılaşacağı hukuki durumlar şu şekilde belirtilmiştir: 

  • İlk Defa veya Yeniden Atananlar İçin (Yeni Memurlar):İlk defa atanan bir kişi, belge ile ispat edebileceği zorlayıcı bir sebepten dolayı işe başlayamamışsa hakkı hemen kaybolmaz. Ancak bu belgelendirilmiş zorlayıcı sebep hali (mazeret)2 ayı aştığı takdirde, atama işlemi atamaya yetkili makamlarca yine de iptal edilmektedir. (Geçerli bir mazereti belgeleyemeyenlerin ataması ise derhal iptal edilir ve 1 yıl memur olamazlar.) 
  • Başka Yerdeki Bir Göreve Atananlar İçin (Tayin Olan Mevcut Memurlar):Bulunduğu yerden başka bir yere atanan memur, 15 günlük mehil müddeti ve yol süresi içinde yeni görevine başlamazsa, kendisine aylık verilmemek şartıyla 10 günlük ek bir süre tanınabilir. Bu memur, tanınan bu ek sürenin sonunda dahibelge ile ispatı mümkün zorlayıcı bir sebep sunmaksızın yeni görevinde işe başlamazsa memuriyetten çekilmiş (müstafi) sayılır.

Aynı Yere Atanan Memur Hemen Ertesi Gün Başlamazsa Ne Olur? 

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, aynı yerdeki bir göreve atanan kişilerin atama emirlerinin kendilerine tebliğ edildiği günü izleyen ilk iş günü içinde işe başlamaları zorunludur. 

Bu kurala uyulmaması durumunda karşılaşılacak sonuçlar, atamanın türüne göre ikiye ayrılır: 

  • İlk Defa veya Yeniden Atananlar (Memuriyete Yeni Başlayanlar):Belge ile ispatlanabilecek zorlayıcı (mücbir) bir sebebi olmaksızın ertesi iş günü görevine başlamayanlarınatamaları iptal edilir. Bu kişiler, 1 yıl süreyle yeniden Devlet memuru olarak istihdam edilemezler. Eğer belge ile ispatı mümkün zorlayıcı bir sebepleri varsa, bu mazeret durumunun 2 ayı aşması hâlinde de atama işlemi yetkili makamlarca yine iptal edilir. 
  • Yer Değiştirme Suretiyle Atananlar (Mevcut Memurun Tayini): Hâlihazırda görev yapmakta olan bir memur, aynı yerdeki başka bir göreve atanır (tayin olursa) ve tebliği izleyen ilk iş günü görevine başlamazsa, memuriyetten çekilmiş (müstafi) sayılır. Bu şekilde görevine başlamayarak memuriyetten çekilmiş sayılan personel, kanun gereği 1 yıl geçmeden tekrar Devlet memurluğuna alınamaz. 

Mazeret Bildirmeden Göreve Geç Başlamanın Disiplin Cezası Nedir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen disiplin hükümlerine göre, memurun mazeret bildirmeden (özürsüz) veya izinsiz olarak göreve geç gelmesinin (mesaiye geç başlamasının) disiplin cezası “Uyarma” cezasıdır. Uyarma cezası, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazılı olarak bildirilmesini ifade eder.

Eğer “göreve geç başlama” ifadesi ile günlük mesaiyi değil de yeni atandığınız veya tayin olduğunuz bir göreve yasal süresi içinde başlamamayı kastediyorsanız, kanun bu durumu bir “disiplin cezası” ile değil, doğrudan memuriyet statüsünü sona erdiren idari yaptırımlarla düzenlemiştir:

  • İlk Defa veya Yeniden Atananlar: Belge ile ispatlanabilir zorlayıcı bir mazereti (mücbir sebep) olmaksızın yasal süresi içinde görevine başlamayanların atamaları iptal edilir ve 1 yıl süreyle Devlet memuru olarak istihdam edilemezler.
  • Tayin Olan Mevcut Memurlar: Başka bir yerdeki göreve atanan ve yasal mehil süresi (15 gün + yol) içinde hareket etmeyenlere, aylıksız olarak 10 günlük bir ek süre daha verilebilir. Memur, mazeretsiz (özürsüz) olarak bu ek süre sonunda da yeni görevinde işe başlamazsa memuriyetten çekilmiş (müstafi) sayılır. Çekilmiş sayılan memurlar kural olarak 1 yıl geçmeden tekrar memuriyete dönemezler.

Asli Memurluğa Geçiş İçin Gereken Staj Süresi Ne Kadardır? 

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda asli memurluğa geçiş için uygulanacak stajın tek başına ne kadar süreceğine dair kesin bir süre sınırı belirtilmemiştir. Ancak staj dönemi, memurun “adaylık” sürecinin bir parçasıdır ve bu toplam sürecin sınırları kanunla çizilmiştir. 

Asli memurluğa atanabilmek için geçirilmesi gereken toplam adaylık süresi 1 yıldan az, 2 yıldan çok olamaz. 

Bu 1 ile 2 yıl arasındaki süre içerisinde memur adayları sırasıyla şu aşamalardan geçerler: 

  • Bütün memurların ortak vasıfları ile ilgili temel eğitim, 
  • Kendi hizmet sınıfları ile ilgili hazırlayıcı eğitim, 
  • Ve staj. 

Kanuna göre; bu eğitim ve staj aşamalarının tam olarak ne kadar süreceği, programları, değerlendirme esasları ve hangi kurumların sorumluluğunda yapılacağı gibi detaylar Cumhurbaşkanınca hazırlanacak bir yönetmelikle belirlenmektedir. 

Aday memurun asli memurluğa geçebilmesi için, azami 2 yıl olan bu adaylık devresi içindeki temel eğitim, hazırlayıcı eğitim ve staj süreçlerinin tümünde başarılı olması şarttır. Eğitimde ve stajda başarılı olan adaylar, disiplin amirlerinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayı ile asli memurluğa atanırlar. Başarısız olunması durumunda ise memuriyetle ilişik kesilir. 

Aday Memur Stajında Başarısız Olanlar Tekrar Memur Olabilir Mi? 

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, adaylık süresi içindeki temel eğitim, hazırlayıcı eğitim veya staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanların memuriyetle ilişikleri kesilir. 

Bu şekilde başarısızlık sebebiyle memuriyetine son verilen kişiler, (sağlık nedenleri hariç olmak üzere) 3 yıl süreyle yeniden Devlet memurluğuna alınmazlar. 

Dolayısıyla, stajda başarısız olan bir aday memurun tekrar memur olabilmesi hukuken mümkündür; ancak bunun için kural olarak söz konusu 3 yıllık bekleme süresinin dolması gerekmektedir. 

Aynı Yere Atanan Memur Hemen Ertesi Gün Başlamazsa Ne Olur? 

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, aynı yerdeki bir göreve atanan kişilerin atama emirlerinin kendilerine tebliğ edildiği günü izleyen ilk iş günü içinde işe başlamaları zorunludur. 

Bu kurala uyulmaması durumunda karşılaşılacak sonuçlar, atamanın türüne göre ikiye ayrılır: 

  • İlk Defa veya Yeniden Atananlar (Memuriyete Yeni Başlayanlar):Belge ile ispatlanabilecek zorlayıcı (mücbir) bir sebebi olmaksızın ertesi iş günü görevine başlamayanlarınatamaları iptal edilir. Bu kişiler, 1 yıl süreyle yeniden Devlet memuru olarak istihdam edilemezler. Eğer belge ile ispatı mümkün zorlayıcı bir sebepleri varsa, bu mazeret durumunun 2 ayı aşması hâlinde de atama işlemi yetkili makamlarca yine iptal edilir. 
  • Yer Değiştirme Suretiyle Atananlar (Mevcut Memurun Tayini): Hâlihazırda görev yapmakta olan bir memur, aynı yerdeki başka bir göreve atanır (tayin olursa) ve tebliği izleyen ilk iş günü görevine başlamazsa, memuriyetten çekilmiş (müstafi) sayılır. Bu şekilde görevine başlamayarak memuriyetten çekilmiş sayılan personel, kanun gereği 1 yıl geçmeden tekrar Devlet memurluğuna alınamaz. 

 

3 Yıllık Yasak Bitmeden Başka Kuruma Geçiş Yapılabilir Mi?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında istihdam edilen (3+1 sistemine tabi) personel için kural olarak 3 yıllık yasak bitmeden başka bir kuruma geçiş yapılması mümkün değildir.

Kanun, bu personelin 3 yıl süreyle başka bir yere atanamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Ancak bu katı kuralın sadece iki yasal istisnası bulunmaktadır:

  • Can güvenliği mazereti
  • Sağlık sebepleri

Sadece bu iki hayati mazeretin varlığı halinde ve resmi olarak belgelendirilmesi şartıyla 3 yıllık süre beklenmeden yer değişikliği yapılabilir. Eş durumu, eğitim veya tamamen kendi isteğine bağlı sebeplerle 3 yıllık süre dolmadan nakil veya başka kuruma geçiş işlemi yapılamaz.

Kadrolu Döneme (Artı 1 Yıl) Dikkat: Ayrıca kanuna göre; 3 yıllık sözleşmeli süreyi tamamlayıp memur (4/A) kadrosuna atanan personelin, atandıkları bu yerde en az 1 yıl daha görev yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla personelin, genel tayin ve kurumlar arası geçiş haklarını tam anlamıyla serbestçe kullanabilmesi için kural olarak bu 4 yıllık (3+1) toplam süreci tamamlaması gerekmektedir.

(Ek bir bilgi olarak; 657 sayılı Kanun’un 54. maddesine göre, normal yollarla atanıp “aday memur” statüsünde olan kişilerin de 1 ila 2 yıl süren adaylık devresi içerisinde başka kurumlara nakli (geçişi) kesinlikle yapılamaz.)

 

YILDIZ HUKUK VE DANIŞMANLIK
AV. OSMAN YILDIZ

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır.Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Don`t copy text!