Memurların Ödev ve Sorumlulukları Nedir?
- Sadakat: Devlet memurları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına ve kanunlarına sadakatle bağlı kalmak ve kanunları milletin hizmetinde tarafsızlıkla uygulamak zorundadır. Asli memurluğa atananlar bu sadakatlerini, en geç bir ay içinde “Yemin Belgesi”ni imzalayarak resmiyete dökerler.
- Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık: Memurlar görevlerini yerine getirirken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapamazlar. Hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyan ve eylemde bulunamazlar ve her durumda Devletin menfaatlerini korumak mecburiyetindedirler.
- Davranış ve İşbirliği (Yurt İçi ve Yurt Dışı): Memurlar, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hem hizmet içindeki hem de dışındaki davranışlarıyla göstermek zorundadırlar. Memurların işbirliği içinde çalışmaları esastır. Ayrıca sürekli veya geçici görevle yurt dışında bulunan memurlar, Devletin itibarını veya görev haysiyetini zedeleyici eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.
- Amirin ve Memurun Görev Sorumlulukları (İtaat ve Kanunsuz Emir): Memurlar, amirleri tarafından verilen görevleri eksiksiz yerine getirmekle yükümlüdür. Ancak memur, aldığı emri Anayasa, kanun veya yönetmelik hükümlerine aykırı görürse emri yerine getirmez ve aykırılığı amirine bildirir; amir emri yazılı olarak yinelerse memur emri uygulamak mecburiyetindedir ve sorumluluk amire geçer. Verilen emir “suç” teşkil ediyorsa kesinlikle yerine getirilmez, aksi halde uygulayan kişi de sorumluluktan kurtulamaz. Ayrıca amirler, maiyetindeki memurlara eşit ve hakkaniyetli davranmalı, hususi bir menfaat talep etmemeli ve kanunlara aykırı emir vermemelidir.
- Kişisel Sorumluluk ve Zarar Tazmini: Devlet memurları, görevlerini özenle yerine getirmek, kendilerine teslim edilen Devlet malını korumak ve kullanıma hazır tutmak zorundadır. Memurun kasıt, kusur veya ihmali neticesinde idare zarara uğratılmışsa, bu zarar ilgili memurdan rayiç bedeli üzerinden tahsil edilir.
- Mal Bildiriminde Bulunma: Memurlar, 3628 sayılı Kanun hükümleri uyarınca; kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında mal bildirimi vermekle yükümlüdür.
- Resmi Belge, Araç ve Gereçleri İade Etme Ödevi: Görev gereği teslim edilen resmi belge, araç ve gereçler yetki verilen yerler dışına çıkarılamaz, memurun şahsi işlerinde kullanılamaz. Görev sona erdiğinde bu eşyalar idareye iade edilmelidir; bu yükümlülük memurun mirasçılarını da kapsar.
- Bizzat İşbaşında Bulunma Ödevi: Memurlar, hizmetin devamlılığı ilkesi gereği kural olarak haftalık 40 saat olan çalışma süreleri içinde işbaşında bulunmak ve kamu hizmetini bizzat yürütmekle ödevlidir.
- Kılık ve Kıyafet Kurallarına Uyma: Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin öngördüğü kılık ve kıyafet kurallarına (sade, temiz, aşırılığa kaçmayan kıyafet) uymak zorundadır
Memurlar İçin Konan Yasaklar Nelerdir?
- Siyasi Partilere Girme Yasağı: Anayasal ve yasal düzenlemeler gereği, devlet memurlarının siyasi partilere üye olmaları kesinlikle yasaktır.
- Toplu Eylem ve Hareketlerde Bulunma Yasağı: Memurların kamu hizmetlerini aksatacak biçimde kasıtlı olarak topluca görevden çekilmeleri, göreve gelmemeleri veya işi yavaşlatmaları yasaklanmıştır.
- Grev Yasağı: Devlet memurlarının grev kararı almaları, grev düzenlemeleri, ilan etmeleri, teşvik etmeleri, propaganda yapmaları veya herhangi bir grev teşebbüsüne katılmaları yasaktır.
- Ticaret ve Diğer Kazanç Getirici Faaliyetlerde Bulunma Yasağı: Memurlar, Türk Ticaret Kanununa göre “Tacir” veya “Esnaf” sayılmalarını gerektiren faaliyetlerde bulunamazlar. Ticari şirketlerde görev alamazlar, kollektif şirketlere veya komandit şirketlere komandite (sınırsız sorumlu) ortak olamazlar. Ayrıca mesleki veya serbest meslek faaliyeti için muayenehane, büro veya ofis açmaları da yasaktır. (Yönetimde görev almamak şartıyla anonim veya limited şirketlere sadece hissedar olmaları istisnadır).
- Hediye Alma ve Menfaat Sağlama Yasağı: Memurların doğrudan doğruya veya aracı vasıtasıyla hediye istemeleri, görevleri sırasında olmasa dahi menfaat sağlamak amacıyla hediye kabul etmeleri, iş sahiplerinden borç para istemeleri veya almaları yasaktır.
- Denetimindeki Teşebbüsten Menfaat Sağlama Yasağı: Devlet memurunun, denetimi altında bulunan veya görev yaptığı kurumla ilgisi olan bir teşebbüsten doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir menfaat (kar veya fayda) sağlaması yasaklanmıştır.
- Gizli Bilgileri Açıklama Yasağı: Memurlar, kamu hizmetlerine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri, görevlerinden ayrılmış olsalar dahi yetkili bakanın yazılı izni olmadıkça hiç kimseye açıklayamazlar.
- Basına Bilgi veya Demeç Verme Yasağı: Kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına yetkisi olmayan memurların bilgi veya demeç vermesi yasaktır; bu görev yalnızca bakan veya valilerce yetkili kılınan kişilerce yapılabilir.
- İkinci Görev Yasağı: Memurlara, yasalarla istisna kılınan görevler (örneğin; doktor, veteriner, avukat, idari görev verilen öğretmenler gibi) dışında ikinci bir görev verilemez ve bu yerlerden kendilerine bir para ödenemez.
- Ayrıldığı Kuruma Karşı Görev Alma Yasağı (2531 Sayılı Kanun): Kamu görevinden herhangi bir sebeple ayrılanlar, ayrıldıkları tarihten önceki son iki yıl içinde çalıştıkları kuruma karşı, ayrılış tarihinden itibaren üç yıl süreyle doğrudan veya dolaylı olarak iş veya görev alamaz, taahhüde giremez, komisyonculuk ve temsilcilik yapamazlar.
Kanunsuz Emir Nedir? Memur Ne Yapmalıdır?
- Emrin hukuka uygunluk denetimi: Devlet memuru, amirinden aldığı emri; Anayasa, kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir.
- Yazılı emir talebi: Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmaya mecburdur.
- Konusu suç teşkil eden emir: Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; emri yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz.
- Sorumluluğun devri: Hukuka aykırı olan emrin amir tarafından yazılı olarak yinelenmesi durumunda, emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri yerine getiren memura değil, emri verene aittir. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar ise saklıdır.
Kanunsuz Emir Veren Amirin Sorumluluğu Yargıya Nasıl Taşınır?
Kanunsuz emir veren amirin hukuki ve cezai sorumluluğunun yargıya (ceza mahkemelerine) taşınması süreci, kural olarak 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tabidir.
Bu süreç ve izlenen hukuki yollar şu adımlarla gerçekleşir:
1. Emrin Niteliğinin Belirlenmesi ve Sorumluluğun Amire Geçmesi Devlet memuru, amirinden aldığı emri Anayasa, kanun veya yönetmelik hükümlerine aykırı bulursa yerine getirmez ve aykırılığı amire bildirir. Eğer amir emrinde ısrar eder ve bunu yazı ile yenilerse memur emri uygular; ancak bu durumda emrin yerine getirilmesinden doğacak tüm yasal sorumluluk doğrudan emri veren amire geçer. (Ancak amirin emri açıkça “suç” teşkil ediyorsa, hiçbir suretle yerine getirilemez. Suç teşkil eden emri yerine getiren memur da amirle birlikte sorumluluktan kurtulamaz.)
2. Cumhuriyet Başsavcılığına İhbar ve Şikayet Kanunsuz emir vererek görevini kötüye kullanan veya suç işleyen amir hakkında adli makamlara (Cumhuriyet Başsavcılığına) ihbar veya şikayette bulunulabilir.
3. Soruşturma İzni Talep Edilmesi (4483 Sayılı Kanun Prosedürü) Kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı Cumhuriyet Savcıları doğrudan ceza soruşturması başlatamaz. Savcı, amir hakkında ihbar veya şikayet aldığında, kaybolma ihtimali bulunan delilleri güvence altına almak dışında bir işlem yapamaz ve memurun veya amirin ifadesini almaksızın durumu yetkili mercie bildirerek “soruşturma izni” (yargılama izni) talep eder.
4. Ön İnceleme ve İzin Kararının Verilmesi İzin vermeye yetkili merci (örneğin ilçelerde kaymakam, illerde vali, bakanlıklarda ilgili en üst idari amir), şikayet edilen amir hakkında bir ön inceleme başlatır. Görevlendirilen muhakkik (ön incelemeci), ilgililerin ifadesini alıp delilleri toplayarak bir rapor hazırlar. Yetkili merci bu rapor doğrultusunda amir hakkında ceza soruşturması açılması için “soruşturma izni verilmesine” veya “verilmemesine” gerekçeli olarak karar verir.
5. Karara İtiraz ve Yargılama Süreci
- İtiraz: Yetkili merciin “soruşturma izni verilmesi” kararına karşı hakkında inceleme yapılan amir; “izin verilmemesi” kararına karşı ise şikayetçi veya Cumhuriyet Başsavcılığı 10 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine veya Danıştay’a itiraz edebilir.
- Dava Açılması: Soruşturma izni kesinleştiğinde dosya derhal yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Başsavcılık, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki yetkilerini kullanarak hazırlık soruşturmasını tamamlar ve amir hakkında yetkili ceza mahkemesinde kamu davası (yargılama) açar.
Doğrudan Yargıya Taşınan İstisnai Durumlar Amirin verdiği kanunsuz emir veya eylemi; rüşvet, zimmet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kaçakçılık gibi ağır yolsuzluk suçlarını kapsayan 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu kapsamında ise ya da ortada ağır cezayı gerektiren suçüstü hali varsa, 4483 sayılı Kanun’daki izin mekanizması işletilmez. Cumhuriyet Savcısı, idareden herhangi bir izin almaksızın amir hakkında doğrudan soruşturma başlatır ve konuyu bizzat yargıya taşır.
Memurun Ticaret Yapma Yasağı Neleri Kapsar?
- Şirket ortaklığı: Memurlar kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. Ancak şirketi idare ve temsil edecek kişiler arasında sayılmamak ve şirketlerin yönetimi ile denetiminde görev almamak kaydıyla, memurların anonim veya limited şirketlere ortak olmalarında (hisse senedi sahibi olmalarında) yasal bir engel bulunmamaktadır.
- Yönetim kurulu üyeliği: Devlet memurları ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil olamazlar. Buna bağlı olarak anonim şirketlerde yönetim kurulu üyesi veya murahhas müdür olmaları, limited şirketlerde ise şirket müdürü olmaları yasaktır.
- Esnaflık ve serbest meslek: Memurlar, Türk Ticaret Kanununa göre “tacir” veya “esnaf” sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamazlar. Ayrıca, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamazlar.
- İstisnalar: Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler bu yasağın dışındadır. Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri de ticaret yasağının istisnasıdır. Memurlar; eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının yasaklanan ticari faaliyetlerde bulunması durumunda, bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.
Memurun Eşi Ticaret Yaparsa Kuruma Bildirmek Zorunlu Mu?
Evet, memurun eşinin ticaret yapması halinde bu durumu kurumuna bildirmesi yasal bir zorunluluktur.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı”nı düzenleyen 28. maddesine göre; memurların eşleri, reşit olmayan veya mahcur (kısıtlı) olan çocuklarının, memurlar için bizzat yasaklanan ticari faaliyetlerde (tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek işler, ticari vekil veya şirket yöneticisi olma vb.) bulunması halinde, memurun bu durumu 15 gün içinde bağlı bulunduğu kuruma bildirmekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.
Bildirmemenin Disiplin Cezası Nedir? Kanun, bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımı da belirlemiştir. 657 sayılı Kanun’un 125. maddesine göre; eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmeyen devlet memurlarına disiplin hukuku çerçevesinde “Kınama” cezası verilir.
Memur Siyasi Partiye Üye Olabilir mi?
- Tarafsızlık ilkesi: Devlet memurları herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.
- Anayasal dayanak: Anayasa’nın 68. maddesine göre, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri siyasi partilere üye olamazlar. Devlet Memurları Kanunu’nun 7. maddesi de bu Anayasal hüküm doğrultusunda memurların siyasi partiye üye olmasını açıkça yasaklamıştır.
- Disiplin yaptırımı: Devlet memurunun siyasi partiye girmesi, bir daha kamuya atanmamak üzere “Devlet memurluğundan çıkarma” disiplin cezasını gerektiren ağır bir fiildir. Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmanın cezası ise **”kademe ilerlemesinin durdurulması”**dır.
- Sosyal medya paylaşımları: Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun 2021/81 sayılı İlke Kararına göre; görevlerini yürütürken tarafsızlık ilkesine uymakla yükümlü olan kamu görevlisi, sosyal medyayı kullanırken siyasi tarafsızlığını korumaya özen göstermelidir. Kamu hizmetinin tarafsızlığına şüphe düşürecek şekilde, herhangi bir siyasi parti veya girişimin lehine veya aleyhine kampanya yürütmemeli, yorum, paylaşım ya da faaliyette bulunmamalıdır.
Memurlar Basına Demeç Verebilir mi?
- Bilgi verme yasağı: Devlet memurlarının, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermeleri yasaktır.
- Yetkili makam izni: Yürütülen kamu hizmetleri hakkında basına gerekli bilgi, ancak bakanın yetkili kılacağı görevli, illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir.
- Disiplin yaptırımı: Yetkili olmadığı hâlde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veren memura disiplin hukuku çerçevesinde “kınama” cezası uygulanır.
- İfade özgürlüğü dengesi: Bu yasal kısıtlama, memurun yürüttüğü “kamu göreviyle ilgili” beyanlarını kapsar. Danıştay 12. Dairesinin bir kararına göre; memurun yürüttüğü kamu göreviyle ilgisi bulunmayan, suç teşkil etmeyen ve Anayasal ifade özgürlüğü sınırlarını aşmayan bireysel görüşlerini basında veya televizyonda dile getirmesi için izin alma yükümlülüğü bulunmamaktadır ve bu sebeple verilen disiplin cezaları hukuka aykırıdır.
Memurların Mal Bildirimi Verme Zamanı ve Usulü Nedir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu uyarınca memurların mal bildiriminde bulunma zamanı, usulü ve kapsamı şu kurallara bağlanmıştır:
Mal Bildiriminin Kapsamı: Devlet memurları; kendilerine, eşlerine ve velayetleri altındaki çocuklarına ait taşınır ve taşınmaz malları, alacak ve borçları hakkında mal bildirimi vermekle yükümlüdür.
Mal Bildirimi Verme Zamanları:
- Memuriyete Girişte: Devlet memurları ilk defa görevlere atandıklarında, memuriyete giriş için gerekli olan belgelerle birlikte mal bildiriminde bulunurlar.
- Düzenli Yenileme (Genel Beyan): Mal varlığında hiçbir değişiklik olmasa dahi, mal bildiriminin yenilenmesi sonu (0) ve (5) ile biten yılların (örneğin 2020, 2025, 2030 vb.) en geç şubat ayının sonuna kadar yapılır.
- Mal Varlığında Değişiklik Olması Halinde (Ek Beyan): Memurun, eşinin veya velayeti altındaki çocuklarının mal varlığında mevzuatta belirtilen miktarda önemli bir değişiklik olduğunda, bu değişikliği izleyen bir ay içinde ek mal bildirimi verilmesi gerekir. Bu ek bildirim sadece yeni edinilen mal, hak, gelir, alacak ve borçlara münhasır olarak düzenlenir.
Usulü ve Denetimi:
- Verilen mal bildirim formları, memurun görev yaptığı kurumdaki özlük dosyasına konulur.
- Yöneticiler, mal bildirimlerini kişilerin gelirleri ve daha önceki bildirimleri ile karşılaştırarak incelemekle sorumludur.
- Gerek görüldüğü takdirde, Kamu Görevlileri Etik Kurulu’nun da mal bildirimlerini inceleme ve doğruluğunu bankalar dâhil ilgili kuruluşlardan teyit etme yetkisi bulunmaktadır.
Yükümlülüğe Uymamanın Cezası: Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmayan memurlar hakkında disiplin soruşturması açılır ve bu kişilere “kademe ilerlemesinin durdurulması” disiplin cezası verilir.
Memurların Mal Bildirimi Vermesi İçin Belirlenen Son Tarih Nedir?
Memurların mal bildirimi vermesi için belirlenen son tarihler, bildirimin yapılma nedenine göre üç farklı durumda şu şekilde belirlenmiştir:
- Memuriyete ilk girişte: Devlet memurları ilk defa göreve atandıklarında, memuriyete giriş için talep edilen belgelerle birlikte mal bildiriminde de bulunmak zorundadırlar.
- Düzenli yenileme durumunda (Genel Beyan): Memurların mal varlığında hiçbir değişiklik olmasa dahi, mal bildiriminin sonu (0) ve (5) ile biten yılların (örneğin 2025, 2030 vb.) en geç şubat ayının sonuna kadar yenilenerek verilmesi zorunludur.
- Mal varlığında değişiklik olması durumunda (Ek Beyan): Devlet memurunun, eşinin veya velayeti altındaki çocuklarının mal varlığında mevzuatta belirtilen düzeyde bir değişiklik olduğunda, bu değişikliği izleyen bir ay içinde yeni edinilen mal, hak, gelir, alacak veya borçlara münhasır olmak üzere ek mal bildirimi verilmesi gerekmektedir.
Bu belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmayan memurlar hakkında disiplin hükümleri işletilerek kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilir.
Mal Bildirimi Yenilenmezse Uygulanacak Disiplin Cezası Nedir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre, belirlenen durum ve sürelerde (örneğin sonu 0 ve 5 ile biten yıllardaki yenileme dönemlerinde veya mal varlığında değişiklik olduğunda) mal bildiriminde bulunmamanın disiplin cezası “kademe ilerlemesinin durdurulması”dır.
Bu ceza, fiilin ağırlık derecesine göre memurun bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 ila 3 yıl arasında durdurulması şeklinde uygulanır.
Devlet Memuru İkinci İş Yapabilir Mi?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 87. maddesinde düzenlenen “İkinci Görev Yasağı”na göre; memurlar kural olarak tek bir kadro işgal edebilir ve kendilerine genel ve katma bütçeli kurumlarda, kamu iktisadi teşebbüslerinde veya sermayesinin yarısından fazlası devlete ait olan banka ve kuruluşlarda ikinci bir görev verilemez. Bu kurumlardan memurlara, her ne ad altında olursa olsun ikinci bir görev için para ödenemez ve yarar sağlanamaz.
Ancak belirttiğiniz gibi kanun, hizmetin niteliği, kurumların personel ihtiyacı ve memurların uzmanlık alanlarını göz önünde bulundurarak bu katı kurala bazı önemli istisnalar getirmiştir.
İkinci Görev Verilebilecek Memurlar ve Meslekler Atamaya yetkili amirin uygun görmesi ve hizmet olanaklarının elverişli olması şartıyla aşağıdaki meslek gruplarına mesleki bilgileriyle ilgili ikinci görevler verilebilir:
- Tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, avukat ve Adli Tıp Kurumu Uzmanları.
- Yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar ve mimarlara (bucak, ilçe ve zorunlu hallerde il belediyelerinin yürütülmesi gereken teknik hizmetleri için).
Asli Görevin Yanında Verilebilecek İdari “İkinci Görevler” Bazı memurlara, asıl mesleklerini icra ederken aynı zamanda idari bir ikinci görev de yaptırılabilir:
- Öğretmenlere; okul ve enstitü müdürlüğü, başyardımcılığı ve müdür yardımcılığı.
- Tabiplere; il ve ilçe sağlık müdürlüğü, sağlık grup başkanlığı, baştabiplik, baştabip yardımcılığı ve şube müdürlükleri.
- Diş hekimlerine ve veterinerlere; meslekleri ile ilgili baştabiplik ve baştabip yardımcılığı (eczacılara da baştabip yardımcılığı verilebilir).
İkinci Görev Karşılığında Ödenecek Ücretler İkinci görev yasağının istisnası olan bu görevlendirmelerde memurlara ek bir ödeme yapılır. İkinci görev verilen memurlara lüzumlu şartları taşımaları (kural olarak boş bir kadroya ait görevin yürütülmesi) halinde, görevlendirildikleri kadro derecesinin ilk kademe aylığının üçte ikisi (2/3’ü) ödenir. Sağlık grup başkanlığı, baştabiplik ve baştabip yardımcılığı hizmetlerinde “boş kadro” şartı dahi aranmaz ve bu kişilere doğrudan almakta oldukları aylığın üçte ikisi tutarında ikinci görev aylığı verilir.
Birden Fazla Görevin Birleşememesi Kuralı Kanun, memurlara tanınan bu istisnaların da bir sınırı olduğunu vurgular. 657 sayılı Kanunun 90. maddesine göre; memurlara vekalet görevi, ikinci görev veya ders görevlerinden (ücretli ek ders) ancak birisi verilebilir. Bir memurun üzerinde birden fazla ücretli vekalet veya ikinci görev bulunamaz. Sadece öğretmenlerin yürüttüğü idari görevler (örneğin okul müdürlüğü yaparken aynı zamanda derse girmesi) bu çoklu görevlendirme yasağının dışındadır.
(Ek bir istisna olarak; memurların hakem, tasfiye memuru, bilirkişi olarak görevlendirilmeleri ile çeşitli kurul, komisyon, jüri üyeliklerinden veya üniversite/araştırma kurumlarında yaptıkları inceleme çalışmalarından elde ettikleri özel kanunlarında belirlenen ücretler, ikinci görev yasağının tamamen dışındadır ve bunları almalarında sakınca yoktur.)

Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır.Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz. Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.

