<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iptal arşivleri - Yıldız Hukuk</title>
	<atom:link href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/tag/iptal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/tag/iptal/</link>
	<description>Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Sat, 28 Feb 2026 22:03:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2025/02/cropped-WhatsApp-Image-2024-12-27-at-18.06.52-1-32x32.jpeg</url>
	<title>iptal arşivleri - Yıldız Hukuk</title>
	<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/tag/iptal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/adli-sicil-kaydi-silme/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/adli-sicil-kaydi-silme/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 09:18:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[adli]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Osman Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[başvuru]]></category>
		<category><![CDATA[celse]]></category>
		<category><![CDATA[ceza]]></category>
		<category><![CDATA[danışma]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[görüş]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[kayıt]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[sicil]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[SUÇ]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşmazlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4275</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adli sicil (sabıka) kaydı, kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının tutulduğu resmi kayıt sistemidir ve iş, üyelik gibi birçok alanda önem taşır. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu uyarınca; cezanın infazının tamamlanması, genel af, zamanaşımı veya etkin pişmanlık gibi hallerde kayıt adli sicilden silinerek arşive alınır. Arşiv kaydı ise belirli sürelerin geçmesi, yasaklanmış hakların iadesi kararı, ölüm ya da fiilin suç olmaktan çıkarılması gibi durumlarda tamamen silinir. Başvurular Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne yapılır. Sürecin doğru yürütülmesi için uzman hukuki destek almak önemlidir.</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/adli-sicil-kaydi-silme/">ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24px;"><b>ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?</b></span></h2>
<p>Adli sicil kaydı, bir kimsenin mahkumiyetinin olup olmadığının anlaşılması için konulmuş olan kayıt sistemine denir. Sabıka kaydı olarak da bilinen adli sicil kaydı, sosyal hayatta kişileri doğrudan etkileyebilen bir niteliğe sahip olduğundan bu kayıtların tutulması ve kanun çerçevesinde silinme koşulları oluştuğunda silinmesi büyük önem arz eder.</p>
<p><span id="more-4275"></span></p>
<p>Örneğin iş başvurularında başvurucunun adli sicil kaydı işe alımda önemli bir kıstas olarak göze çarpmaktadır. Bununla birlikte birçok dernek ve vakfın üyelik şartlarından biri adli sicil ve arşiv kaydının bulunmamasıdır. Bu sebeple kişilerin kanuna aykırı bir filleri sebebiyle cezalandırılmaları sonrası ömür boyu damgalanmamaları için adli sicil ve arşiv kayıtlarının belirli durumlarda silinmesi mümkün kılınmıştır.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter" src="https://gnbhukuk.com/uploads/contents/1740407162.png" alt="ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR? AV. OSMAN YILDIZ" width="797" height="449" /></p>
<p>Bu kapsamda hakkında Türk mahkemeleri veya yabancı ülke mahkemeleri tarafından kesinleşmiş ve Türk hukukuna göre tanınmış mahkûmiyet kararı bulunan Türk vatandaşları ile Türkiye’de suç işlemiş olan yabancıların kayıtları da dâhil tüm adlî sicil bilgileri, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ndeki merkezî adlî sicilde tutulur. Bu merkezde tutulan adli sicil ve arşiv kayıtlarının yasada öngörülen şartların yerine getirilmesi halinde adli sicil kayıtlarının (sabıka kaydı) ve arşiv kayıtlarının silinebilmesi mümkündür.</p>
<p>Önemli bir husus da hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararlarıdır. Bu kararlar adli sicil kaydı dışında ayrı bir sicile kayıt olunur.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydı Nedir?</b></span></h2>
<p>Yukarıda ifade edildiği üzere adli sicil kaydı tüm bireyler hakkında tutulan başta kişilerin işledikleri suçların ve kanunda ifade olunan bilgilerin kaydedildiği bir kayıt sistemidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydı Nereden Alınır?</b></span></h2>
<p>Adli sicil kaydı yahut sabıka kaydı adliyelerden alınır.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydında Neler Gözükür? Hangi Bilgiler Sicile Kaydedilir?</b></span></h2>
<p>-Hapis cezaları ve hapis cezasıyla ilgili olarak infaz, denetim, koşullu salıverilme hususları,</p>
<p>-Hapis cezasının ertelenmesi ve bu kararla ilgili olarak infaz, ertelemenin kaldırılması hususları,</p>
<p>-Adli para cezası ve bu kararlar ilgili olarak infaz edildiğine ilişkin bilgi,</p>
<p>-Kısa süreli hapis cezalarında mahkumiyet kararının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin kararlar,</p>
<p>-Akıl hastalığı sebebiyle güvenlik tedbirine hükmedilen kararlar,</p>
<p>-Genel ya da özel affa ilişkin kararlar,</p>
<p>-Etkin pişmanlık ya da şikayetten vazgeçmeye ilişkin kararlar,</p>
<p>-Ceza zamanaşımının dolmasına ilişkin kararlar, adli sicile kaydedilir.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydı Sildirme Koşulları Nedir?</b></span></h2>
<p>5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 9. maddesi uyarınca adlî sicildeki bilgiler;</p>
<p>-Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,</p>
<p>-Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikâyetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,</p>
<p>-Ceza zamanaşımının dolması,</p>
<p>-Genel af,</p>
<p>Durumlarından birinin varlığında Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nce silinerek, arşiv kaydına alınır. Bununla birlikte kişinin ölmesiyle sabıka kaydı silinir. Yeni düzenlemeyle fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtlarının talep aranmaksızın tamamen silinmesi öngörülmüştür.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Yabancı Mahkemelerce Verilen Kararlar Adli Sicile Kaydedilir Mi?</b></span></h2>
<p>Yabancı mahkemelerce Türk vatandaşları hakkında verilmiş mahkûmiyet hükümleri Türk hukuku bakımından hak mahrumiyetine neden olacaksa cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece hak yoksunluğuna hükmedilir. Sadece bu husus adli sicile kaydedilir. Başka bir ifadeyle yabancı mahkeme kararları adli sicile kaydedilmez.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Para Cezası Adli Sicile İşler Mi?</b></span></h2>
<p>Adli para cezası kararı 5352 sayılı Adli Sicil Kanun’unun 4/c maddesine göre adli sicile kayıt olunur.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Arşiv Kaydı Silinme Koşulları Nelerdir?</b></span></h2>
<p>5352 sayılı Adli Sicil Kanunun 12. maddesi uyarınca adli sicil kayıtlarından farklı olan arşiv bilgileri;</p>
<p>-İlgilinin ölümü üzerine,</p>
<p>-Anayasa ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;</p>
<p>-Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla on beş yıl geçmesiyle,</p>
<p>-Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,</p>
<p>-Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.</p>
<p>Kanun, bu düzenlemeyle arşiv kayıtlarının silinmesini farklı süre ve koşullara tabi tutmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken husus eğer yasaklanmış hakların geri verilmesi gereken bir suç işlenmişse yasaklanmış hakların iadesi kararı alınması halinde arşiv kaydının silinme süresi on beş yıla düşer.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Suç Olmaktan Çıkan Fiilden Dolayı Mahkumiyet Durumunda Adli Sicil Kaydı Nasıl Silinir?</b></span></h2>
<p>Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkumiyete ilişkin sabıka kaydı ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Yargıtay İncelemesi Sonucu Verilen Beraat Kararı Durumunda Adli Sicil Kaydı Nasıl Olur?</b></span></h2>
<p>Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde önceki mahkumiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.</p>
<h2 class="western"><span style="font-size: 22px;">Adli Sicil &#8220;Arşiv Kaydı&#8221; Ne Zaman Silinir?</span></h2>
<p>Adli sicil kaydı ile &#8220;arşiv kaydı&#8221; iki farklı kavramdır. Mahkumiyet hükümleri önce adli sicil kaydına alınır, daha sonra belli koşulların gerçekleşmesi halinde, mahkumiyet hükmüne dair bilgiler silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydı belli koşulların gerçekleşmesi halinde silinebilir:</p>
<p>Kural olarak hükümlüye ait adli sicil kaydı cezanın infaz edilmesinden sonra silinerek arşiv kaydına alınır. Hükümlüye ait arşiv kaydı ise 5 yıl sonra silinir.</p>
<p>Arşiv kaydına alınan mahkumiyet hükmü, TCK dışındaki kanunların ceza mahkumiyetine bağladığı hak yoksunluklarına neden olan bir mahkumiyet ise; cezanın infazından sonra hükümlünün başvurusu ile mahkeme tarafından Memnu Hakların İadesi kararı verilmişse kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15 yıl geçmesiyle arşiv kaydı silinir. Memnu hakların iadesi kararı alınamamış ise kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 30 yıl geçmesiyle arşiv kaydı silinir. Bu hüküm nedeniyle ceza mahkumiyetlerinin büyük bir kısmı 15 yıl veya 30 yıl süresince arşiv kaydında kalmaktadır.</p>
<p>Hükümlünün ölmesi, fiilin suç olmaktan çıkması gibi nedenlerle de arşiv kaydı silinir.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydının Silinmesi Dilekçe Örneği</b></span></h2>
<p>Cezanız infaz edilmesine rağmen adli sicil kaydınız silinmemiş ise bir avukat ile durumu mütalaa ediniz. Adli sicil kaydı koşulları gerçekleştiğinde kendiliğinden silinmelidir. Fakat adli sicil kaydınızda halen mahkumiyet hükmü görünüyor ise bunu sildirmek için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne bir Adli Sicil Kaydının Silinmesi Dilekçesi ile başvurarak adli sicil kaydınızın silinmesini isteyebilirsiniz. Dilekçenizi istediğiniz herhangi bir yerden PTT şubesi vasıtasıyla gönderebilirsiniz.</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Arşiv Kaydının Silinmesi Nasıl Olur?</b></span></h2>
<p>Hükümlü hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçu nedeniyle verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasının süre itibariyle anayasa&#8217;nın 76. maddesi kapsamında kaldığından ve Adli Sicil Kanunu&#8217;nun 12. maddesinde öngörülen sürenin geçmemesi nedeniyle 5352 sayılı kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca arşiv kaydından çıkartılması mümkün değildir. Bu durumda ya yasaklanmış hakların geri alınması kararı yoluyla arşiv kaydına alınma tarihinden itibaren 15 yıl içinde veya bu karar alınmamışsa 30 yıl içinde silinebilir ( Yargıtay 1. Ceza Dairesi &#8211; Karar No: 2014/3727 ).</p>
<h2></h2>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Evrakta Sahtecilik Suçunda Arşiv Kaydının Silinmesinin Şartları Nelerdir?</b></span></h2>
<p>Resmi evrakta sahtecilik suçu nedeniyle 1 yıl 8 ay ceza alan hükümlünün cezası infaz edildiğinden adli sicil kaydının silinmesi mümkündür. Ancak adli sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi cezanın süresi ve suçun vasfı nedeniyle 5352 Sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca aynı Kanunun 12. maddesine göre işlem yapılması zorunludur. Bu nedenle ya hükümlü yasaklanmış hakların geri alınması kararı alarak cezanın infazından itibaren 15 yıl içinde ya da bu karar olmadan cezanın infazından itibaren 30 yıl içinde arşiv kaydını sildirebilir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi &#8211; Karar No: 2013/9374).</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu Muhalefet ve Arşiv Kaydının Silinmesinin Şartları Nelerdir?</b></span></h2>
<p>Sanığın adli sicil kaydının silinmesi ve arşiv kaydına alınması mümkündür. Ancak sanık, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamında 4.070.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmış olsa bile, ceza süresi yönünden değil, suç vasfı yönünden Adli sicil Kanunu&#8217;nun 12. maddesinin 2. fıkrası kapsamında kalan bir suç işlediğinden adli sicil kaydının silinmesi mümkün, ancak arşiv kaydının silinmesi için ya yasaklanmış hakların geri alınması kararı alarak cezanın infazından itibaren 15 yıl içinde ya da bu karar olmadan cezanın infazından itibaren 30 yıl içinde arşiv kaydını sildirebilir ( Yargıtay 8. Ceza Dairesi &#8211; Esas No: 2011/16743, Karar No: 2011/16146, Tarih: 15.12.2011 ).</p>
<h2></h2>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Vergi Kaçakçılığı Suçunun Sabıka (Adli Sicil) Kaydından Silinmesinin Şartları Nelerdir?</b></span></h2>
<p>213 Sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;na aykırı davranmak suçundan sanık &#8230;&#8217;in, 359/1 gereğincecezalandırılmasına dair Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nin kararının infazını müteakip, hükümlünün adli sicil arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulüne dair aynı mahkeme kararının kanun yararına bozulması talep edilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu&#8217;nun kararın verildiği 10.05.2010 tarihinde yürürlükte olan geçici 2. maddesinin 1. fıkras 1. fıkrası &#8220;Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 Sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76. maddesiyle özel kanun hükümleri saklıdır.&#8221; ve 2. fıkrası &#8220;Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 Sayılı Kanun&#8217;un 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.&#8221; şeklindedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Arşiv kaydının silinmesi istenen mahkûmiyetin, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 359. maddesinde &#8220;vergi kaçakçılığı&#8221; olarak düzenlenen suça dair olması ve bu mahkûmiyetin 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu&#8217;nun 3. maddesinde hak yoksunluğu olarak yer alması nedeniyle, 5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu&#8217;nun karar tarihinde yürürlükte olan geçici 2. maddesinin 2. fıkras 2. fıkrasındaki açık düzenleme gereğince, sözü edilen mahkûmiyetle ilgili arşiv kaydının silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, talebin reddi yerine arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi yasaya aykırıdır. Bu nedenle hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi &#8211; Karar: 2017/2541).</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone" src="https://geoim.bloomberght.com/l/2020/01/11/ver1737496991/2243870/jpg/960x540" alt="ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?" width="960" height="540" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydının Silinmesine İlişkin Esaslar</b></span></h2>
<p>5352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlarla ilgili kayıt silme işlemleri ise, bu Kanun hükümlerine göre yerine getirilecektir.</p>
<p>Anılan Kanunun “Adli sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9. maddesinde: “(1) Adlî sicildeki bilgiler;</p>
<p>a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,</p>
<p>b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,</p>
<p>c) Ceza zamanaşımının dolması,</p>
<p>d) Genel af,</p>
<p>Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.</p>
<p>(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.</p>
<p>(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4. maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.” hükümlerine yer verilmiştir.</p>
<p>Adli sicil kaydından silinerek arşive alınan kayıtların silinmesi prosedürü ise Anılan Kanunun 12. maddesinde düzenlenmiştir.</p>
<p>İnceleme konusu somut olayda; sanığın adli sicil kaydından çıkarılmasına karar verilen ilamdaki suç tarihi itibariyle 5352 sayılı Kanun yürürlükte bulunduğundan, adli sicil ve arşiv kaydı silinmesi taleplerinde bu Kanun hükümleri dikkate alınacaktır. Yukarıda yer verilen adli sicil kayıtlarının silinmesine ilişkin 5352 sayılı Kanunun 9. maddesinde, cezanın infazının tamamlanması üzerine adlî sicildeki bilgilerin, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınacağı belirtilmektedir.</p>
<p>Mahkemece, 5352 sayılı Kanunun 05/04/2012 tarih ve 6290 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki geçici 2/2. maddesi uyarınca sabıka kaydının silinmesine karar verilmiş ise de, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan bu maddenin, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlar açısından uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Bu itibarla, adli sicil ve arşiv kaydı silinmesine konu edilen ilamdaki suç tarihinin 01.06.2005 tarihinden sonrasına ilişkin olması karşısında, hükümlünün talebinin değerlendirilmesi için dilekçenin Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilmesi gerekirken, 5352 sayılı Kanunun 9. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan geçici 2/2. maddesi hatalı yorumlanarak, ayrıca anılan Kanun&#8217;un 12. maddesindeki koşulların da oluşmadığı gözetilmeksizin, adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine karar verilmesi hukuka aykırıdır (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2017/5885 E. , 2018/3392 K.).</p>
<h2><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Kaydı Sildirme Nasıl Yapılır?</b></span></h2>
<p>Adli Sicil Kaydı Sildirme için Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne verilen cezanın infaz edildiğine dair evrakları ile başvuru yapılır. Yapılan başvuru neticesinde Adli Sicil Kaydı Sildirme işlemi gerçekleşir.</p>
<p><span style="font-size: 22px;"><b>Adli Sicil Arşiv Kaydının Silinmesi Dilekçesi Nereye Verilir?</b></span></p>
<p><span style="font-size: 16px;">Adli sicil ve adli sicil arşiv kaydının silinmesi için başvuru dilekçeleri Adalet Bakanlığı – Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne verilir.</span></p>
<figure style="width: 411px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2026/02/18-Ara-2025-13_29_15-365x365.png" alt="Anasayfa - Yıldız Hukuk" width="411" height="411" /><figcaption class="wp-caption-text">AV. OSMAN YILDIZ</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 18px;"><strong>Haklarınızı doğru şekilde öğrenmek, süreci bilinçli yürütmek ve olası riskleri en aza indirmek adına profesyonel hukuki destek almak her zaman en sağlıklı yaklaşımdır.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 18px;"><strong>Genel hukuk alanında danışmanlık ve detaylı bilgi için Avukat Osman Yıldız ile iletişime geçebilir, somut durumunuza uygun değerlendirme ve yönlendirme talep edebilirsiniz.</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 18px;"><strong>Doğru zamanda alınan doğru hukuki destek, sürecin en güçlü güvencesidir.</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/adli-sicil-kaydi-silme/">ADLİ SİCİL (SABIKA KAYDI) VE ARŞİV KAYDI SİLDİRME NEDİR ve NASIL OLUR?</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/adli-sicil-kaydi-silme/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-iptal-davasi/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-iptal-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:19:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Osman Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[idari dava]]></category>
		<category><![CDATA[idari yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[iyuk]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[şikayet]]></category>
		<category><![CDATA[tam yargı]]></category>
		<category><![CDATA[usul]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4226</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI İdari İşlem Nedir? İdari işlem; kamu gücüne dayanılarak gerçekleştirilen, idare hukuku ve uyuşmazlık durumunda idari yargıya tabi olan, hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamalarıdır. Yani kısaca idari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklaması</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-iptal-davasi/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI </strong></span></h2>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari İşlem Nedir? </strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari işlem; kamu gücüne dayanılarak gerçekleştirilen, idare hukuku ve uyuşmazlık durumunda idari yargıya tabi olan, hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklamalarıdır. Yani kısaca idari işlem, idarenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik irade açıklaması olarak açıklanabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari işlemin yasal bir tanımı bulunmamakla birlikte, bu işlemin nitelikleri öğretide ve idari yargı kararlarında belirlenmektedir. Bir tasarruf ya da kararın idari işlem sayılabilmesi için, bunun kamu kurumu veya idare örgütü içinde yer alan bir idari makam tarafından verilmiş olması gerekir. Ayrıca idarenin, idare hukuku alanındaki faaliyetleriyle ilgili olması da önemlidir. Başka bir deyişle, idarenin kullandığı yetki ve serdettiği kamusal irade ve bundan doğan etki ve sonuçlar idare hukuku alanında açıkça ortaya koymalıdır.</span></p>
<p><span id="more-4226"></span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari İşlem ve İdari Eylemin Farkı Nedir? </strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari eylem, idarenin kamu hukuku çerçevesinde gerçekleştirdiği maddi fiil ve hareketleri ifade eder. Bu eylemler, bazen idarenin bilerek besleyerek yaptığı fiilleri, bazen idarenin işlevini yerine getirirken iradesi dışında gerçekleşen olayları, bazen de hareketsiz kalması sonucu meydana meydana gelen fiili durumları kapsar. Yani idari eylem kavramı,  idarenin herhangi bir idari işlem veya sözleşmeye dayanmayan ve doğrudan bir tasarrufta bulunmayan faaliyetlerini ifade eder. Bu faaliyetler, özellikle hukuki bir sonuç doğurmayan durumlar veya idarenin pasif davranışları ile ilgilidir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari işlemler ise belirli bir hukuki sonucun meydana gelmesi için idarenin tek taraflı irade beyanında bulunması ile oluşur. Ancak idari eylemler ilgililerin hak ve yetkilerini kullanmasıyla birlikte belirli hukuki etkiler doğurur. Örneğin, idarenin bir konuda hareketsiz kalması, belirli bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi ya da pozitif yükümlülüklerini ihlal etmesi yargı önünde sorumluluk doğurabilecek bir eylem olarak değerlendirilebilir. Bu noktada idarenin sorumluluğu, bazen yalnızca fiziksel bir faaliyetle bazen de hareket etmeyerek örneğin bir yükümlülüğü yerine getirmeyerek ortaya çıkabilir bu bakımdan idari eylem ve idari işlem arasındaki farklar idarenin faaliyeti ile hukuki sonuç doğuran etkinlikler arasında ayrımı gösterir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari İşlemlerin İptal Davalarıyla İlişkisi </strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca iptal davaları, “idari işlemlerin” amaç, konu, yetki, sebep ve şekil unsurlarından birinin hukuka aykırılığı sebebiyle iptal edilmeleri için açılırlar. Fakat idarenin her işlemi iptal davasının konusunu oluşturmaz. Bu işlemin, öncelikle icrai olması gerekir. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesinde, bir işleme karşı dava açılabilmesi için bu işlemin aynı zamanda “kesin ve yürütülmesi gereken” bir işlem niteliğinde olması gerektiği düzenlenmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">                İdari işlemlerin temel özelliği, hukuki sonuç doğurmaya yönelik bir işlem olması ve bir durumu ortadan kaldırması, değiştirmesi ya da yeni bir hukuki durum yaratmasıdır. İdarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı olarak yaptığı işlemler icrailik niteliği taşıyorsa, iptal davasına konu edilebilir. Bir işlemin kesin ve yürütülebilir işlem olduğunun saptanması, idari yargıda dava açıldığında mahkeme tarafından ilk inceleme aşamasında yapılır. İlk incelemede idari işlemin, özellikle dava açan kişiler bakımından hukuki sonuç doğurmadığı anlaşılır ise; açılan dava reddolunur.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İptal Davasına Konu Olmayan İdari İşlemler Nelerdir?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu aşamada hangi idari işlemlerin iptal davasına konu olabileceğini, tersinden bir anlatımla sunmak, yani icrai olmayan idari işlemlerin hangileri olduğunu anlatmak, konuyu daha anlaşılır hale getirebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mesela, idarelerin yapılan başvuru üzerine, açıklayıcı, bilgilendirici, gösterici ve yönlendirici işlemleri, mevzuatın yorumlanması, kişilere hak ve yükümlülükleri hakkında bilgi verilmesi, bunların hatırlatılması veya herhangi bir hak ve yükümlülük tanımaksızın kişilere belli davranışları benimsemeleri konusunda tavsiyede bulunulması şeklindeki işlemleri iptal davasına konu olabilecek türde kesin ve yürütülebilir bir işlem değildir. Bunlar genellikle kişilerin yaptıkları müracaat üzerine verilen cevabi yazılardır. Tabii bu hususun, idarenin cevabın nasıl verdiğine göre değişebilen bir durum olduğunu unutmamak gerekir.   </span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay, idarenin, iç düzen işleyişinde, üst mevzuatın yani kanunun, yönetmeliğin yürürlüğe konulan hükümlerini yineleyen veya üst mevzuatın nasıl anlaşılması gerektiği konusunda alt idari birimlere ya da idare edilenlere açıklamalar getiren tasarruflarının (genelge, tamim, yönerge, sirküler v.b. gibi), hukuk düzeninde herhangi bir değişiklik oluşturamayacaklarından, idare edilenler yönünden bağlayıcı ve dolayısıyla düzenleyici olmadıklarını ifade etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Fakat bu iç işleyişi düzenleyen işlemlerde yeni bir kural koyma veya hukuk düzeninde belirli bir biçimde değişikliğe yol açma durumu varsa, bu tür işlemler de iptal davasına konu edilebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">      Örneğin, İçişleri Bakanlığının il özel idarelerinin bütçelerinin nasıl hazırlanacağına yönelik olarak valiliklere gönderdiği genelge yürütülmesi zorunlu idari işlem olarak kabul edilmemiştir. Buna karşılık, Türkiye Barolar Birliği’nin “Bir Avukat Yanında, Avukatlık Ortaklığında veya Avukatlık Bürosunda Ücret Karşılığı Birlikte Çalışan Avukatlar Yönergesi”, yapılan düzenlemenin idarenin iç işleyişinden daha çok avukatların sözleşme ve çalışma koşullarını düzenlemesi ve bu anlamda da kişi hak ve hürriyetlerine ilişkin hükümler içermesi nedeniyle icrai kabul edilerek iptal edilmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bir idari işlemin kesinliği, aynı zamanda, zımni red üzerine açılan davalarla ve idare tarafından verilen muğlak olarak verilen cevaplarla da ilgilidir. Zımni red süresi dolmadan açılan iptal davaları ilk incelemede reddolunur. Çünkü zımni red süresi (yeni yapılan değişiklikle 30 gün) dolmadan açılan davalarda, kesin bir işlemden bahsetmek mümkün değildir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Muğlak (belirsiz) cevap verilen işlemlerde ise, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında 60 gün içerisinde dava açılması mümkündür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sonuç olarak idarenin, doğrudan hukuki sonuç doğurmayan işlemleri de mevcuttur. Bu işlemlere, doktrinde, etkisiz kararlar, idari karara benzeyen işlemler veya icra olmayan idari işlemler şeklinde çeşitli isimler verilmiştir. Genel olarak, hazırlayıcı işlemler, görüş belirten işlemler, bildirici işlemler, iç düzen işlemleri ve uygulamaya yönelik işlemler icrai olmayan işlemler olarak anlaşılmalıdır. Ancak bu genelleme yerine, her somut olayın özelliğine göre, bir idari işlemin dava konusu yapılıp yapılamayacağına karar vermek, doğru bir yaklaşım olacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İcrai olmayan işlemlere karşı açılan davalar ilk aşamada reddolunur. İcrai olmayan işlemlerle ilgili hukuka aykırılıklar, ancak, kesin ve yürütülebilir bir idari işlemin iptali istemi ile birlikte ileri sürülebilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari İşlemin İptali Davası Açma Süresi</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare mahkemelerinde iptal davası açmak için belirli bir süre koşulu vardır. Bu süre, idari işlemin ilgilisine tebliğinden itibaren 60 gündür. İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesine göre, işlem ilgilisine tebliğ edildiği ya da başka bir şekilde öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır. Tebliğ, yazılı ya da elektronik ortamda yapılabilir ve ilgilinin adresine bildirilir. Adresi bilinmeyenler için tebligat ilan yoluyla yapılır. Dava açma süresi, işlemin kesinleştiği tarih değil, ilgilinin tebliğ aldığı ya da işlemi öğrendiği tarihte başlar. Süre hak düşürücü niteliktedir yani sürenin dolmasından sonra açılacak davalar reddedilecektir ve bu işlemin hukuka aykırılığına itiraz edilmesi mümkün olmayacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İptal Davası Açmak için Gereken İdari Mercii Başvuruları </strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari başvurular, bireylerin kamu idaresiyle ilişkilerinde belirli işlemlerin iptali, değiştirilmesi veya geri alınması amacıyla başvurdukları taleplerdir. Bu başvurular, genellikle kamu yararını koruma ve bireylerin haklarını savunma amacını güder. Türk hukukunda, idari başvuru hakkı anayasal güvenceye sahiptir ve 1982 Anayasası’nın 36, 40 ve 74. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 13. maddesi başvuru hakkını düzenler. İdari Yargılama Usûlü Kanunu’nun 11. maddesi de bu hakkı, idari işlemin geri alınması veya değiştirilmesi için kullanılabileceğini belirtir. İdari başvurular, genellikle idari dava açılmadan önce yapılan bir süreçtir ve hatalı idarenin işlemlerinin düzeltmek amacıyla üst makamlara başvurulmasını gerektirir. Üst makamlara başvurmanın zorunlu olduğu haller, genellikle belirli bir idari işlemden önce, ilgili idari birim veya üst makamdan yapılacak düzeltme taleplerini içerir. İdari işlemlerden önce başvurulacak üst makamlar, idari başvurunun esaslı ve hukuka uygun şekilde sonuçlanabilmesi için belirli bir usule tabi tutulmuşlardır. İdarenin hatalı işlemi, öncelikle üst makamlara başvurarak düzeltilmeye çalışılmalıdır. Bu süreçte, başvurulan üst makamlar tarafından verilen karara göre, işlem geri alınabilir, değiştirebilir ya da yeni bir işlem yapılabilir. Başvurulan üst makamlar, işlemin düzeltilmesi veya değiştirilmesi için karar verebilir. Eğer başvurulara belirli bir süre içinde yanıt verilmezse, başvuru reddedilmiş sayılır ve idari dava açma süresi başlar.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-iptal-davasi/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İPTAL DAVASI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-iptal-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:06:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[doktrin]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki nitelik]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[iyuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[tam yargı]]></category>
		<category><![CDATA[usul]]></category>
		<category><![CDATA[yargılama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4220</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU Tam Yargı Davası Nedir? Tam yargı davası, idare tarafından gerçekleştirilen işlem veya eylemler sebebiyle kişisel hakkı ihlal edilenlerin, ihlal sebebiyle maruz kaldıkları maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle idareye karşı açtıkları</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</strong></span></h2>
<h2><strong>Tam Yargı Davası Nedir?</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası, idare tarafından gerçekleştirilen işlem veya eylemler sebebiyle kişisel hakkı ihlal edilenlerin, ihlal sebebiyle maruz kaldıkları maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle idareye karşı açtıkları davadır. Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’inci maddesinde; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası, esasında özel hukuktaki tazminat davalarının kamu hukukundaki görünüşüdür. Bu yönüyle, tipik bir tazminat davasıdır. İdari bir işlem nedeniyle üç farklı şekilde tam yargı davası açılabilir: iptal davası ile beraber, iptal davasının kesinleşmesinin ardından ve iptal davası hakkında yerel mahkeme kararı verildikten sonra. T.C. Anayasası idarece gerçekleştirilen işlem ve eylemlerden zarar görenlerin, maruz kaldıkları zararın giderilmesi amacıyla idari yargıya müracaat edebileceğini hüküm ve güvence altına almıştır.</span></p>
<p><span id="more-4220"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dolayısıyla, idari yargıya başvuru hakkı, ancak kanunlarla sınırlandırılabilir. İdari yargı yoluna başvuru hakkının yine yasalarda öngörülen sürelerde kullanılması gerekir. Aksi takdirde, yasal sürenin aşılmasından dolayı davanın reddedilmesine karar verilecektir. Bu bakımdan, başta tam yargı davası olmak üzere, idare hukukunun düzenleme alanına giren hukuki iş, işlem, uyuşmazlık ve davalarda hak, menfaat ve zaman kaybı yaşanmaması adına idari avukat yardımına başvurmak en doğru yaklaşımdır.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdare mahkemesi | ilk derece mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi mahkemesi | ilk derece mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bölge idare mahkemesi | istinaf mahkemesi – ikinci derece mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Danıştay | temyiz merci – üçüncü derece mahkemesi, belirli davalarda ilk derece mahkemesi,</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıda sıralanan idari mahkemeler, tam yargı davasına bakmakla görevlendirilmiş yargı organlarıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>Tam Yargı Davası Nasıl Açılır?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Doğrudan doğruya tam yargı davası açılabilmesi için öncelikle işlemi, eylemi yapan idareye hakkının yerine getirilmesi, zararının giderilmesi taleplerinde bulunulmalıdır. Bu talep kişiye idare tarafından yapılan yazılı bildirimden başlayabileceği gibi kişi yazılı bildirim olmaksızın kendiliğinden öğrenmiş ise bu andan itibaren başlar. İdareye başvuru süresi öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde beş yıllık sürenin geçmesi halinde zamanaşımına uğrar. İdareye yapılan başvurunun idarece incelenerek kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde verilen ret kararının kişiye tebliğ edildiği günü izleyen gün dava süresi işlemeye başlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlgili idareye başvuru yapılmasına rağmen otuz gün süre içerisinde idare, yapılan başvuru hakkında karar vermez, sessiz kalır ise talep reddedilmiş sayılarak süresi içerisinde tam yargı davası açılabilecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vergi Mahkemelerinin konusuna giren davalarda dava açma süresi otuz gün iken, İdare Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri veya Danıştay da görülecek davalarda dava açma süresi altmış gündür. Bu süreler içerisinde tam yargı davası açılmaması halinde dava hakkı ortadan kalkacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Zararın doğmasına veya bir hak kaybına sebep olan idareye başvuru yapılmaksızın; idari yargı mahkemelerinde değil de görevsiz olan adli yargı mahkemelerinden birinde (Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi vb.) dava açılmış olması halinde, görevli olmayan adli yargı mercii davayı görevsizlikten reddedecektir. Görevsizlik kararı verilmesi halinde idari yargı merciinde açılacak yeni davada yetkili idari mercie başvuru şartı aranmayacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Tam Yargı Davasında Görevli Olmayan Yerlere Başvuru</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davasında görevli olan mahkemeler idari yargı mercileridir. İdari yargı mercileri dışında dava açılması, başvuru yapılması hallerinde görevsizlik kararı verilecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargı mercileri şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdare Mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi Mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bölge İdare Mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Danıştay</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıda sınırlı olarak sayılan yerlerden birinde dava açılmaması ve görevsiz olan adli yargı mercilerinde dava açılmış olması halinde dava görev yönünden reddedilecektir. Görevsiz adli yargı mercilerine başvuru tarihi görevli idari yargı merciine başvuru tarihi olarak kabul edilecektir. Adli yargı merciinden görevsizlik kararı verilmesine binaen bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren idari yargı mercilerinde otuz gün içerisinde dava açılabilecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Otuz günlük süre geçirilmiş olsa bile idari dava açmak için kanunda öngörülen süre dolmamışsa bu süre içerisinde tam yargı davası açılabilecektir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Makamların Sessiz Kalması</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari makamların yapılan başvuruya sessiz kalması 2577 Sayılı İYUK’ un 10. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili kişiler tarafından bir idari işlem veya eylem yapılması için yetkili idari makamlara başvurabilirler. İdari makama yapılan başvuru idare tarafından incelenir ve otuz gün içerisinde talebin kısmen veya tamamen reddine veya kabulüne karar verir. Otuz gün içerisinde idarece bir cevap verilmemiş olması halinde yapılan talep reddedilmiş sayılır. Otuz günün bitimini takiben idari yargı mercilerinde tam yargı davası açılabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Otuz günlük süre içerisinde idare bir cevap vermiş lakin verilen cevap kesin değilse kişi, bu cevabı talebinin reddi kabul ederek tam yargı davası açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. Kesin cevabı bekleme süresi içerisinde dava açma süresi işlemeyecektir. Bekleme süresi dört ayı aşamaz. Bu sürenin başlangıcı idari makama başvuru tarihidir. İdarenin cevabı dava açma süresi geçtikten sonra gelirse, kişiye altmış gün içinde dava açma hakkı doğacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Üst Makamlara Başvuru</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Üst makama başvurunun ihtiyari olduğu durumlarda söz konusudur. Bu gibi durumlarda idari dava açılmadan önce idari işlemin geri alınması, değiştirilmesi veyahut kaldırılması, başka bir işlem yapılması gibi taleplerden biriyle üst makama başvuru yapılabilir. Üst makamın bulunmaması halinde işlemi yapan idari makama başvuru yapılabilir. İdari yapılan bu başvuru dava zamanaşımını kesmez, işleyen süreyi durdurur. Otuz gün içerisinde idarece bir karar verilmemişse talep reddedilmiş sayılır. İdari makamın talebi reddetmesi ve reddetmiş sayılması halinde dava süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Tam yargı davasında ilgili makama başvuru dava şartıdır.</span></p>
<h2><strong>Tam Yargı Davasında Dilekçe Örneği</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası dilekçesi hazırlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar vardır. Bu unsurlardan birinin dilekçede bulunmaması halinde dilekçe ret veya davanın açılmamış sayılmasına idari yargı merciince karar verilebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası dilekçesinde bulunması gereken unsurlar şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacının ad, soyad, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacı avukat ile temsil ediliyorsa avukatın ad, soyad ve adresi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davalı kurum ve adresi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davaya konu olan idari işlem veya eylem.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davaya konu olan idari işlem veya eylemin tebliğ tarihi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Talep edilen tazminat miktarı.</span></li>
<li></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Açık bir şekilde talep sonucu.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacı asil olarak dava açmış ise davacının imzası, avukat marifetiyle dava açılmışsa avukatın imzası.</span></li>
</ul>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Tam Yargı Davasında Duruşma</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Taraflardan birinin isteği üzerine elli yedi bin Türk Lirasını aşan tam yargı davasında, Danıştay, idare veya vergi mahkemelerinden birinde açılan iptal davalarında yine vergi gibi mali yükümlere ilişkin verilen cezaların elli yedi bin Türk Lirasını aşması halinde duruşma yapılır. Temyiz veya istinaflarda duruşma yapılabilmesi için taraflardan birinin talebi yeterli değildir. Duruşma yapılıp yapılmayacağına Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi karar verir. Tam yargı davasında duruşma talebinin dikkate alınabilmesi için dava dilekçesi, cevap dilekçesi veya savunmalarda bu durum belirtilmelidir. Tarafların isteği, talebi olmasa da yasal sınırlar aşılmamış da olsa ilgili mahkeme tarafından resen duruşma yapılmasına karar verilebilir. Duruşma yapılacak hallerde duruşma günü en az otuz gün önceden taraflara bildirilmelidir.</span></p>
<h2><strong>        <span style="font-size: 18pt;">Tam Yargı Davasında Duruşmaya İlişkin Diğer Esaslar</span></strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası duruşmaları aleniyet ilkesi gereği herkese açık olarak yapılır. Açık olarak yapılamayacak haller istisnai olarak sayılmıştır. Kamu güvenliğinin, genel ahlakın mecburi kıldığı hallerde duruşma gizli yapılabilmektedir. Duruşmalar mahkeme başkanı tarafından yönetilir. Taraflara ikişer defa mahkeme tarafından söz hakkı verilir. Davaya taraflardan sadece birinin gelmesi halinde gelen tarafın açıklamaları dinlenir. Davaya hiç kimsenin gelmemesi halinde duruşma yapılmaz, tam yargı davası dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Yerel mahkemelerde savcının bulunması zorun değildir. Danıştay’da görülen davalarda ise savcının bulunması gerekir. Savcı tarafları dinledikten sonra yazılı olarak düşüncesini açıklar ve taraflara son sözleri sorularak duruşma bitirilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">        Duruşma bittikten sonra en geç on beş gün içinde tam yargı davasına ilişkin karar verilmelidir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-gorev-ve-yetki/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-gorev-ve-yetki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 13:45:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[anlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[tam yargı]]></category>
		<category><![CDATA[yetki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4212</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdari yargılama hukukunda görev ve yetki kuralları, yargı düzeninin sağlıklı işlemesi bakımından temel öneme sahiptir. Görev, uyuşmazlığın hangi yargı kolunda ve hangi derece mahkemesinde görüleceğini belirler (İYUK m.2, m.24). Yetki, davanın hangi yer mahkemesinde görüleceğini düzenler (İYUK m.32 vd.). Her iki kavram da kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece re’sen gözetilir. Bu kurallar, hukuki güvenliğin ve idarenin yargısal denetiminin etkin biçimde sağlanmasının temel araçlarıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-gorev-ve-yetki/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ</strong></span></h2>
<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>Görev Kavramı</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Görev, bir uyuşmazlığın hangi yargı kolunda (adli, idari, anayasa yargısı vb.) ve o yargı kolu içinde hangi derece mahkemesinde görüleceğini belirleyen kurallardır. İdari yargılama hukukunda görev, esas olarak idarenin kamu gücüne dayanarak yaptığı işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların hangi yargı merciinde çözümleneceğini ifade eder.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Görev kuralları kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Mahkeme görevli olup olmadığını re’sen inceler.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Taraflar görev konusunda anlaşma yapamaz.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Görev itirazı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Görevli olmayan mahkeme davayı usulden reddeder.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Görevli Mahkemeler</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargı teşkilatı şu mahkemelerden oluşur:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdare Mahkemeleri</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi Mahkemeleri</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Danıştay</span></li>
</ul>
<p><span id="more-4212"></span></p>
<ol>
<li>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>a) İdare Mahkemeleri</strong></span></h2>
</li>
</ol>
<p><span style="font-size: 14pt;">Genel görevli idari yargı merciidir. Vergi mahkemesi ve Danıştay’ın ilk derece görev alanı dışında kalan tüm idari davalara bakar.</span></p>
<ol>
<li>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>b) Vergi Mahkemeleri</strong></span></h2>
</li>
</ol>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalara bakar.</span></p>
<ol>
<li>
<h2><strong>c) Danıştay’ın İlk Derece Görevi (İYUK m.24)</strong></h2>
</li>
</ol>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay bazı davalarda ilk derece mahkemesi olarak görev yapar. Örneğin:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Cumhurbaşkanlığı kararnameleri,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bakanlık düzenleyici işlemleri,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Ülke çapında uygulanan düzenleyici işlemler.</span></li>
</ul>
<h2><strong> <span style="font-size: 18pt;">Görev Kurallarının Niteliği</span></strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Görev kuralları:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamu düzenine ilişkindir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Mahkemece re’sen gözetilir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Yanlış görevde açılan dava görev yönünden reddedilir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Karar kesinleşirse usul ekonomisi bakımından ciddi sonuç doğurur.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu nedenle görev, idari yargılama hukukunun temel kavramlarından biridir.</span></p>
<h2> <span style="font-size: 18pt;"><strong>İDARİ YARGILAMADA YETKİ</strong></span></h2>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yetki Kavramı</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yetki, aynı yargı kolu içindeki hangi yer mahkemesinin davaya bakacağını belirler. Görevden farklı olarak, yetki yargı kolu içindeki coğrafi veya fonksiyonel dağılımı ifade eder.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargıda yetki kuralları İYUK m.32 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Genel Yetki Kuralı (İYUK m.32)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Genel kural şudur:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari davalarda yetkili mahkeme, dava konusu işlemi yapan idari merciin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Bu düzenleme, işlemi tesis eden makam esas alınarak belirlenmiştir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Örneğin:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İl valiliği işlemi → O ilin idare mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bakanlık işlemi → Ankara idare mahkemeleri</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Özel Yetki Kuralları</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK bazı durumlarda özel yetki kuralları öngörmüştür:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamu görevlilerine ilişkin atama ve nakil işlemlerinde davacının görev yaptığı yer mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İmar ve kamulaştırma davalarında taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi uyuşmazlıklarında vergi mahkemesi.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Özel yetki kuralı varsa genel kural uygulanmaz.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yetki Kurallarının Niteliği</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargıda yetki kuralları da kural olarak kamu düzenine ilişkindir. Bunun da birtakım sonuçları bulunmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Sonuçları:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Mahkeme yetkili olup olmadığını re’sen inceler.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Taraflar yetki sözleşmesi yapamaz.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Yetkisizlik kararı verilirse dosya yetkili mahkemeye gönderilir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Yargılama süresi korunur.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yetki kurallarının amacı uyuşmazlığın olayla en yakın bağlantılı yerde görülmesini sağlamak, idarenin savunma hakkını etkin kullanmasını temin etmek, usul ekonomisini gerçekleştirmektir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yetki Uyuşmazlıkları</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Birden fazla mahkemenin yetkili olduğu ya da hiçbirinin yetkili olmadığını düşündüğü durumlarda yetki uyuşmazlığı ortaya çıkar. Bu durumda Bölge İdare Mahkemesi ve gerekirse Danıştay uyuşmazlığı çözer.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-gorev-ve-yetki/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA GÖREV VE YETKİ</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-gorev-ve-yetki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 13:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[tam yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4204</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI İdari Yargının Görevli Olduğu Uyuşmazlıklar İdari yargının görev alanı, esas itibarıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünü kapsar. Türkiye’de idari yargının görev alanı başta Anayasa’nın 125. maddesi</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI </strong></span></h2>
<h2><strong>İdari Yargının Görevli Olduğu Uyuşmazlıklar</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargının görev alanı, esas itibarıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünü kapsar. Türkiye’de idari yargının görev alanı başta Anayasa’nın 125. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli kanunlarla belirlenmiştir. Anayasa m.125 uyarınca “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” Bu hüküm, idarenin hukuka bağlılığını ve yargısal denetime tabi olduğunu ortaya koyan temel anayasal ilkedir. Söz konusu Anayasa maddesi idari yargılama hukukunun temelini oluşturur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargının görevli olduğu başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İptal davaları:</strong> Hukuka aykırı olduğu iddia edilen idari işlemlerin iptali amacıyla açılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Tam yargı davaları:</strong> İdari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlerin açtığı tazminat davalarıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İdari sözleşmelerden doğan davalar:</strong> Kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girer.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Burada belirleyici ölçüt, uyuşmazlığın kaynağının kamu gücü kullanımı olup olmadığıdır. Eğer idare özel hukuk kişisi gibi hareket etmişse (örneğin kira sözleşmesi yapmışsa), uyuşmazlık adli yargının görev alanına girer. Ancak idare tek taraflı ve kamu gücüne dayanarak işlem tesis etmişse, uyuşmazlık idari yargıda görülür. Bununla birlikte kanunumuzda incelenmiş idari yargıda görülen davalar veya idari bir uyuşmazlığa konu olsa da adli yargıda görülecek olan davalar söz konusudur.</span></p>
<p><span id="more-4204"></span></p>
<ul>
<li>
<h2><span style="font-size: 24pt;">İptal Davaları</span></h2>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.2/1-a’ya göre iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılık iddiasıyla açılan davalardır. Bu davaların amacı, hukuka aykırı bir idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İptal davasının temel özellikleri şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Dava konusu mutlaka idari işlem olmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İşlem, kamu gücüne dayanılarak tesis edilmiş olmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacı, işlem nedeniyle menfaat ihlali yaşadığını ileri sürmelidir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu çerçevede; atama işlemleri, disiplin cezaları, ruhsat iptalleri, imar planları, idari para cezaları gibi tek taraflı idari işlemler iptal davasına konu olabilir.</span></p>
<ul>
<li>
<h2><strong>Tam Yargı Davaları</strong></h2>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.2/1-b uyarınca tam yargı davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenler tarafından açılan davalardır. Bu davalar esas itibarıyla tazminat talepli davalardır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davaları iki şekilde ortaya çıkabilir:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Hukuka aykırı bir idari işlemden doğan zarar nedeniyle,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdarenin eyleminden (örneğin hizmet kusuru) kaynaklanan zarar nedeniyle.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.12 hükmü, ilgililerin doğrudan tam yargı davası açabileceklerini veya önce iptal davası açıp sonrasında tam yargı davası yoluna gidebileceklerini düzenlemektedir. Bu hüküm, zarar gören kişilere seçimlik bir yol tanımaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası, idari işlem veya eylemden dolayı doğrudan kişisel bir hakkı ihlal edilen tarafından açılır. Dolayısıyla, işbu davanın açılabilmesi menfaat ihlali yeterli değildir. Fakat iptal davası açılabilmesi için menfaat ihlali bulunması, yani davaya konu işlemle ilgili arasında makul bir ilişkinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu bakımdan, menfaat ihlalinin yeterli olup olmaması, iptal davasını ve tam yargı davasını birbirinden farklı kılan bir diğer husustur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bahse konu iki dava arasındaki son ayrım, davalarda verilen kararların kimler üzerinde etkili olduğudur. Genel etkili bir dava olan iptal davası, dava neticesinde verilen kararın ilgili herkesin faydalanabileceği bir davadır. Fakat tam yargı davasında mahkemece verilecek karardan yalnızca dava tarafları faydalanabilir. Zira bu davada verilen karar sadece taraflar üzerinde etki doğurur.</span></p>
<ul>
<li>
<h2><strong>İdari Sözleşmelerden Doğan Davalar</strong></h2>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.2/1-c’ye göre, tahkim yolu öngörülmemiş olmak kaydıyla, kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girer.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Burada belirleyici unsur, sözleşmenin bir idari sözleşme niteliğinde olmasıdır. İdari sözleşmeler, idareye tek taraflı fesih, denetim veya yaptırım uygulama gibi kamu gücüne dayalı ayrıcalıklar tanır. Örneğin kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilir.</span></p>
<h2><strong>İdari Yargının Görev Alanına Giren Konular Nelerdir?</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Genel olarak idari yargının görev alanına, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik açılacak tüm davalar girmektedir. Buna örnek vermek gerekirse;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Hukuka aykırı idari işlemlerin iptali için açılan iptal davaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamu görevlilerinin görevleri dolayısıyla kuruma karşı açacakları davalar,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamulaştırma işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi uyuşmazlıkları ve vergi davaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdarenin hizmet kusurundan doğan zararların tazmini için açılan tam yargı davaları</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Gibi davalar, idari yargının görev alanına giren başlıca konular arasında yer almaktadır. Bir davanın idari yargı alanına girmesiyle o davanın idare mahkemesinde görülmesi aynı ifadeler değildir. İdari yargının alanında incelenen bir dava idare mahkemesinde görülmeyebilir yahut adli yargının kapsamında olan bir dava da idare mahkemesinde görülebilir. Bunun için gerek 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanun’una gerek uyuşmazlığa konu olan alana ilişkin özel kanunlara bakmak gerekecektir.</span></p>
<h2><strong>İdare Mahkemelerinde Görülen Davalar</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK’un sistematiği ve 2576 sayılı Kanun birlikte değerlendirildiğinde, idare mahkemeleri genel görevli idari yargı mercileridir. Buna göre:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vergi mahkemelerinin görev alanına giren vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalar dışındaki,</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı özel nitelikli davalar dışında kalan tüm iptal, tam yargı ve idari sözleşmelerden doğan davalar idare mahkemelerinde görülür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Örneğin;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamu personeline ilişkin işlemler,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İmar planları ve yapı ruhsatları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Disiplin cezaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdari para cezaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Ruhsat ve lisans iptalleri</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">kural olarak idare mahkemelerinin görev alanına girer.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
