<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kamu arşivleri - Yıldız Hukuk</title>
	<atom:link href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/tag/kamu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/tag/kamu/</link>
	<description>Danışmanlık</description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Feb 2026 08:40:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	

<image>
	<url>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2025/02/cropped-WhatsApp-Image-2024-12-27-at-18.06.52-1-32x32.jpeg</url>
	<title>kamu arşivleri - Yıldız Hukuk</title>
	<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/tag/kamu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-dilekcenin-yazilmasi-ve-dilekceler-asamasi/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-dilekcenin-yazilmasi-ve-dilekceler-asamasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:45:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[celse]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[dilekçe]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[görev]]></category>
		<category><![CDATA[hasım]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[iyuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[ön inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[usul]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<category><![CDATA[yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[yetki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4230</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI İdari Dava Dilekçesi Nedir? İdari Dava dilekçesi, en basit anlamıyla İdari Mahkemelerde (Danıştay, idare mahkemesi, vergi mahkemesi) mahkemenin bir davaya bakabilmesi için davacının talebini yazılı olarak bildirdiği belgedir. İdari yargılama usulünde yazılı</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-dilekcenin-yazilmasi-ve-dilekceler-asamasi/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI</strong></span></h2>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Dava Dilekçesi Nedir?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Dava dilekçesi, en basit anlamıyla İdari Mahkemelerde (Danıştay, idare mahkemesi, vergi mahkemesi) mahkemenin bir davaya bakabilmesi için davacının talebini yazılı olarak bildirdiği belgedir. İdari yargılama usulünde yazılı yargılama usulü geçerli olduğundan, usulüne uygun bir dava dilekçesi hazırlanması önemlidir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Dava Dilekçesinde Bulunması Gerekenler</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargılama usul hukuku kanununa göre idari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dilekçelerde;</span></p>
<ol>
<li><span style="font-size: 14pt;">a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası gösterilir.</span></li>
<li></li>
</ol>
<p><span id="more-4230"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Örneğin, davalı idare sayısı 1 (bir) ise, dava dilekçesinin iki nüsha olarak düzenlenmesi gerekmektedir. </span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Dava Dilekçesinin Verileceği Yerler </strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava dilekçeleri ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına,</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir. </span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Aynı Dilekçe İle Dava Açılabilecek Haller</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kural olarak her idari işleme karşı ayrı ayrı dava açılır. Ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir. Örneğin, bir idari işleme karşı dava açılmadan önce itiraz edilmiş ve bu itiraz reddedilmiş ise, idari işlemin iptali ile itirazın reddine ilişkin işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bununla birlikte, hak veya menfaatlerinde iştirak bulunan ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebepleri aynı olan birden fazla kişi de birlikte, tek dilekçe ile dava açabilirler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Özel kanunlarda hüküm bulunmayan hallerde dava açma süresi, idare mahkemelerinde 60 gün, vergi mahkemelerinde ise 30 gündür. Bu süreler geçtikten sonra dava açılması durumunda davanın süre yönünden reddine karar verilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari davaların görevli ve yetkili mahkemelerde açılması önemlidir. Vergi mahkemesinin görev alanına giren bir konuda idare mahkemesinde dava açılması durumunda davanın görev yönünden reddine karar verilerek dosya görevli vergi mahkemesine gönderilir. Davaların İdari Yargılama Usul Kanununun 32 ve devamı maddelerinde belirtilen yetki kuralları çerçevesinde açılması gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Açılacak tam yargı davalarında dava açmadan önce idareye başvuru zorunludur. İdareye başvurmadan açılan davalarla ilgili idari mahkemelerce dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine karar verilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız zararlar doğuran işlemlerle ilgili davaların yürütmenin durdurulması talepli açılması önemlidir. Bazı davalarda ise yürütmenin durdurulması talep etmenin uygulamada faydası yoktur. Örneğin, Devlet memurluğundan çıkarma veya meslekten çıkarma dışındaki disiplin cezalarında yürütmenin durdurulmasına genel itibariyle karar verilmemektedir. Para cezalarına karşı açılan davalarda da, verilen para cezası kişinin veya şirketin durumunu ciddi anlamda etkilemiyorsa, yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmektedir. İl içi atamalar da aynı kapsamda değerlendirilebilir.</span></p>
<h2><strong><span style="font-size: 18pt;">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İLK İNCELEME </span></strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlk inceleme müessesesi, İdari Yargının özelliklerinden biridir. Bu müessese, kayda alınan dava dilekçelerinin sonraki işlemlere geçilmeden önce kimi yönlerden kanuna uygunlukları konusunda ön incelemeye tabi tutulmalarını ifade eder. Dava dilekçelerinin, idari yargı yerinin görev ve yetkisi, davacının davada taraf olma niteliği, dava dilekçesinin kanunda yazılı biçim ve koşullara uygunluğu, dava açma süresine uyulup uyulmadığı gibi usulü noktalara ilişkin olan bu yönlerden biri ya da birkaçı ile kanuna aykırılığının saptanması, yargı yerinin sonraki yargılama işlemlerine devamını engeller. Bu durumda ya dava sona erdirilir ya da kanuna aykırılık davanın açıldığı yargı yerince bizzat giderilerek sonraki işlemlere devam olunur. Davanın sonra erdirilmesi, kanuna aykırılığın türüne göre, davayı açanın hak arama yollarını tümüyle kapayabileceği gibi, davanın başka bir yargı düzeninde veya başka bir idari yargı yerinde görülmesini ya da dava dilekçesini usulüne uygun olarak düzenlenmesinden sonra aynı yargı yerinde yenilenmesini gerektirebilir. İdari yargıda dilekçeler üzerine ilk incelemede;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Görev ve yetki,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdari merci tecavüzü,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Ehliyet,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Süreaşımı,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Husumet,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">ve 5. maddelere uygun olup olmadığı incelenir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kanunun 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçesinin ilk incelemesinin kimler tarafından, hangi yöntemlerle ve ne kadar süre içinde yapılacağı ile dilekçede kanuna aykırılık tespit edilmesi halinde uygulanacak işlemler açıklanmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlk İncelemeyi Yapmaya Yetkili Kişiler: Maddenin üçüncü fıkrasında belirtildiği üzere, Danıştay’da ilk incelemeyi ilgili daire başkanının görevlendirdiği tetkik hakimi yapar. İdare ve vergi mahkemelerinde ise bu inceleme, mahkeme başkanı ya da onun görevlendireceği bir üye tarafından gerçekleştirilir. Görevlendirme yapılmadan Danıştay’da tetkik hakimi veya mahkemede üye, kendiliğinden ilk incelemeyi yapma yetkisine sahip değildir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İncelemede Dikkate Alınacak Kanuna Aykırılık Haller: Üçüncü fıkra, dava dilekçesinin kanun açısından incelenirken göz önünde bulundurulması gereken durumları sıralamıştır. Bunlar; görev ve yetki, idari merci tecavüzü, dava ehliyeti, idari davaya konu olan kesin ve yürütülmesi gereken bir işlemin bulunup bulunmadığı, sürenin geçip geçmediği (zamanaşımı), husumet ve kanunun 3. ile 5. maddelerine uygunluk durumudur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Rapor Düzenlenmesi: İlk inceleme sonucunda dava dilekçesinde üçüncü fıkrada sayılan konular bakımından kanuna aykırılık tespit edilirse, incelemeyi yapan tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya üyesi durumu bir rapor ile görevli daireye ya da mahkemeye bildirir. Bu rapor düzenleme zorunluluğu sadece Danıştay’da açılan davalar ile idare ve vergi mahkemelerinde kurul olarak görevli olunan davalar için geçerlidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlk İncelemenin Tamamlanma Süresi ve Sürenin Aşılmasının Etkileri: Dava dilekçesinin kayda alındığı tarihten itibaren en geç 15 gün içinde tamamlanması gereken işlemler şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Dilekçenin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, kesin ve yürütülmesi gereken işlem olup olmadığı, zamanaşımı, husumet ve kanunun 3. ile 5. maddelerine uygunluğunun incelenmesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bu incelemeler sonucunda kanuna aykırılık bulunmadığı takdirde kanunun 15. maddesinde öngörülen kararların alınması,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İlk inceleme yapanların veya daire mahkemesinin, raporu yerinde bulmaması halinde 15. maddenin beşinci fıkrası uyarınca yapılacak tebligat işlemleri.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kanun, bu 15 günlük sürenin geçirilmesi halinde herhangi bir yaptırım getirmemiştir. İlk inceleme süresine uyulmaması, yapılan işlemlerin ve verilen kararların geçersizliği sonucunu doğurmaz. Bahsi geçen süre, dava dilekçesinin kaydedildiği tarihten itibaren 15 gün geçtikten sonra ilk inceleme yapılmasının ya da 15. maddede öngörülen kararların verilemeyeceği anlamına gelmez. Aksine, dava sürecinin her aşamasında 15. madde hükümleri uygulanmaya devam eder.</span></li>
</ul>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Yargılama Hukukunda İlk İnceleme Konuları Nelerdir?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargıda ilk inceleme, dava dilekçesinin kayda girmesinden sonra (dava açılması ile birlikte) yapılır. İlk incelemeyi yapan üye/tetkik hakimi ilk inceleme konusu hususlara dair sorun görmezse, dilekçe idarenin savunması alınmak üzere tebligata çıkarılır ve dilekçelerin teatisi aşamasına geçilir. İlk inceleme yönünden bir sorun tespit edilirse dilekçe idare mahkemesi heyetine girer ve idare mahkemesi bu konuda bir karar verir. İlk incelemeye ilişkin bir husus, sadece dava açıldıktan hemen sonraki ilk inceleme aşamasında değil, davanın her aşamasında (kanun yolları dahil) ileri sürülebilir (ya da resen dikkate alınabilir). Yani bu durum her aşamada önünüze çıkabilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Adli Yargıya Konu Olan Dava İdari Yargıda Açılırsa Ne Olur?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Görev, konu bakımından davaya bakacak mahkemeyi ifade ederken yetki ise, coğrafi açıdan hangi görevli mahkemenin davaya bakacağını ifade eder. Davaya idare mahkemesinin mi yoksa vergi mahkemesinin mi bakacağı konusu görevle ilgili iken, Kayseri Vergi Mahkemesinin mi yoksa Ankara Vergi Mahkemesinin mi bakacağı konusu yetki ile ilgilidir. İlk inceleme sırasının en başında görev ve yetki birlikte yazıldığından bu konulara birlikte bakılır. Fakat öncelikle görev konusu gelir. Örneğin, Ankara İdare Mahkemesi’nde açılması gereken bir dava Kayseri Vergi Mahkemesi’nde açılır ise, Kayseri Vergi Mahkemesi’nce görev ret kararı verilerek dosya doğrudan görevli ve yetkili olan Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderilir. Görev aynı yargı kolu içerisinde olabileceği gibi farklı yargı kolları içerisinde de olabilir. Adli yargının görevli olduğu konularda vergi mahkemesine açılan davalarda görev ret kararı verilir.</span></p>
<h2>İdari Yargının Görevli veya Yetkili Olduğu Davalarda Dava Başkaca Görevli veya Yetkili Mahkemede Açılmışsa Ne Olur?</h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargının görevli olduğu konularda görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davalarda ise, dava görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdarede Dava Açılmadan Önce İdari Merciiye Başvurulmazsa Ne Olur?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari dava açılmadan önce idari bir makama başvurulması yasayla mecbur kılınmışsa, bu zorunlu başvuru yapılmadan doğrudan dava açılmasına idari merci tecavüzü denir. Bir idari işlemin tesisinden sonra, eğer ki kanun ilgiliye o işleme karşı başkaca bir makama başvuru veya itiraz yolu öngörmüş ise, ilgilinin o makama müracaatla tesis edilen işlemi oranın incelemesinden geçirmeden doğrudan dava konusu etmesi idari mercii tecavüzü olarak tanımlanır. İdari merci tecavüzü, dava açılmadan önce kanunen tüketilmesi gereken bir başvuru yolu kullanılmadan dava açılmasıdır. Zorunlu başvuru yolu tüketilmeden açılan davada idari merci tecavüzü vardır ve bu durumda dilekçenin, görevli idare merciine tevdiine karar verilir. Bu karara karşı 30 günlük istinaf başvuru yolu açıktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Davaları Kimler Açabilir?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlk inceleme konuları arasında yer alan ehliyet, objektif ve subjektif olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. 2577 sayılı Kanun 31. maddesinde ehliyet ile ilgili olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’una atıf yapıldığından dolayı, idari yargıda ehliyet konusunda 6100 sayılı Kanunda yer alan hükümler de uygulanır. 6100 sayılı Kanunda objektif ehliyete dair düzenlemeler yer alır. Bu kanuna göre objektif ehliyet, taraf ehliyeti ve dava ehliyetinden oluşur. Taraf ehliyeti, medeni haklardan yararlanma ehliyetidir. Dava ehliyeti ise, medeni hakları kullanma ehliyetidir. Dava ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Davaya Konu Olacak Kesin ve Yürütülmesi (İcrai) Gereken İşlem: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14.maddesinin 3/d bendinde, dava konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı konusunda ilk incelemeye tabi tutulacağı, devamı 15.maddesinin 1/b bendinde de, yapılacak inceleme sonucu dava konusu edilen işlemin kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığının saptanması halinde davanın reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Davalar Açılırken Dava Açma Süresi Kaçırılırsa Ne Olur?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinde dava açma süresinin özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış ve Vergi Mahkemelerinde otuz gündür. Kanun’un 15. maddesinin 1/b bendinde de süre aşımı halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Dava Açılırken Dava Kime Karşı Açılmalıdır?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargıda davalıya hasım, davanın karşı tarafa yönetilmesine de husumet denir. Her davanın mutlaka bir hasmı olmalıdır ve idari yargı da hasım hep idaredir. Davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine karar verilir. Bu karar ara karar mahiyetinde olduğundan, karara karşı kanun yolu gidilemez. Davanın hasım gösterilmeden veya hiç alakasız bir hasım gösterilerek açılmasının hiç bir önemi yoktur. Çünkü idari yargıda hasım, re’sen mahkemece belirlenir ve yanlış hasım düzeltilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Birden Fazla Aynı Dava Hakkında Açılmış Bir Dosya veya Hüküm Varsa Ne Olur? (Derdestlik Sorunu)</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">2577 sayılı Kanun’da ilk inceleme konuları açık olarak sayılmıştır. 2577 sayılı Kanun’da olmayan hükümler için de Kanun’un 31. maddesinde 6100 sayılı Kanun’a atıf yapılmıştır. Oysa derdestlik ve kesin hüküm konusu, ilk inceleme konuları arasında ve 31. maddede yer alan atıflar arasında yer almamaktadır. Fakat idari yargıda da, derdest olan iki veya daha fazla aynı dava aynı anda görülemeyeceği ve hakkında kesin hüküm bulunan aynı olay tekrar yargı önüne taşınamayacağı için bu sorunun çözülmesi gerekmektedir. Bu nedenle, mahkemelerce derdestlik ve kesin hüküm konusu ilk inceleme sırasında göz önüne alınmaktadır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İlk İnceleme Üzerine Hangi Kararlar Verilir?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Öncelikle davaya konu uyuşmazlığın idari yargı düzeninin görev alanına girmesi, ikinci olarak bu uyuşmazlığın çözümünün davanın açıldığı idari yargı yerinin görevleri arasında yer alması, son olarak da davanın açıldığı idari yargı yerinin coğrafi yetki alanına giren bir uyuşmazlık olması gereklidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargı yerinde açılan davanın idari yargıda değil, adli yargıda düzenine dâhil mahkemelerin görevine girdiği kanısına varan yargı yeri, bu durumu ve görevli yargı yerini belirterek davanın reddine karar verir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Eğer idari yargı düzeninin görev alanına gören bir uyuşmazlığı konu edinen dava, açıldığı idari yargı yerinin değil de, başka bir idari yargı yerinin görevine giriyorsa ve mahkemede, bu yolda bir kanı oluşmuşsa; mahkeme, kararında görevli yetkili idari mahkemeyi göstererek, davanın reddine karar verir ve dava dosyasını görevli ve yetkili mahkeme olarak gördüğü idari yargı yerine gönderir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava görevli ancak yetkisiz idari yargı yerinde açılmışsa, davanın açıldığı mahkeme, davayı yetkisizlik sebebiyle reddederek dava dosyasını yetkili idari mahkemeye gönderir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari dava açmadan önce ilgili mevzuatın zorunlu kıldığı idari itiraz yolunu denemeyen davacıların dava dilekçeleri görevli idari mercie tevdi edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Davanın; fiil ehliyeti bulunmayan, vekil olmayan kişilerce, tüzel kişiliği olmayan kuruluşlarca ya da tüzel kişi davacının kanuni temsilcisi olmayan kişilerce, tüzel kişiliği sona eren kuruluşlarca, dava konusu işlemde taraf olmayan kişilerce açılması ehliyetsiz kişi tarafından açılması anlamına gelmektedir. Bu durumda ehliyetsizlik nedeniyle reddedilen davanın yenilenmesi mümkün değildir. Henüz idari dava açma süresi dolmamışsa, davacının kanuni temsilcisi veya avukatı tarafından ayrıca dava açılabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ortada bir idari işlem mevcut değilse ya da davaya konu edilen idari işlem kesin ve yürütülmesi gerekli nitelik taşımıyorsa, açılan dava incelenmeksizin reddedilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Süre geçtikten sonra açılan dava ilk inceleme sırasında veya davanın sonraki aşamalarında süreaşımı nedeniyle reddedilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava dilekçesinde davalı idarenin gösterilmemesi veya yanlış idarenin hasım olarak gösterilmesi davacı yönünden sorun yaratmaz, mahkemenin kanunun 15. madde çerçevesinde tespit edeceği gerçek hasma dava dilekçesi tebliğ edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava dilekçesi kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun olmadığı anlaşılır ise dilekçenin reddine karar verilir fakat davacıya yapılan hataları düzeltip dava dilekçesini yenilemesi için otuz gün süre verilir. Bu süre zarfında dilekçe kanunun 3. ve 5. maddelerine uygun hale getirilip mahkemeye sunulur ise yargılama başlamış kabul edilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-dilekcenin-yazilmasi-ve-dilekceler-asamasi/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA DİLEKÇENİN YAZILMASI VE DİLEKÇELER AŞAMASI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-dilekcenin-yazilmasi-ve-dilekceler-asamasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-olagan-ve-olaganustu-kanun-yollari/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-olagan-ve-olaganustu-kanun-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:31:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Osman Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[bölge idare mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[dosya]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[istinaf]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[Mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[oturum]]></category>
		<category><![CDATA[süreç]]></category>
		<category><![CDATA[temyiz]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4228</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI İdare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı başvuru yolları, kanun yolları olarak tanımlanır. Buna göre davanın tarafları, verilen yargı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davanın yeniden incelenmesi için üst mahkemelere başvurma imkânına sahip olurlar.</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-olagan-ve-olaganustu-kanun-yollari/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare mahkemelerinin verdikleri kararlara karşı başvuru yolları, kanun yolları olarak tanımlanır. Buna göre davanın tarafları, verilen yargı kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, davanın yeniden incelenmesi için üst mahkemelere başvurma imkânına sahip olurlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kanun yolları “olağan kanun yolları” ve “olağanüstü kanun yolları” olarak ikiye ayrılır. Olağan kanun yolları, mahkemelerce verilen nihai kararların kesinleşmesine engel olan kanun yollarıdır. Olağanüstü kanun yolları ise olağan kanun yolları tüketildikten sonra kesinleşmiş kararlara karşı gidilebilen kanun yollarıdır. İdari yargılama usulünde olağan kanun yolları “istinaf” ve “temyiz” incelemelerinden oluşur. Olağanüstü kanun yolları ise “kanun yararına temyiz” ve “yargılamanın yenilenmesi”nden oluşur.</span></p>
<p><span id="more-4228"></span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Yargılama Hukukunda Temyiz Kanun Yolu</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">“Temyiz”, ilk derece mahkemesi ile istinaf incelemesi yapan bölge idare mahkemesi tarafından verilen nihai kararlara karşı gidilen bir kanun yoludur. Temyiz başvurusu, ilk derece mahkemesi ile bölge idare mahkemesi kararlarının hukuka uygunluğunun denetlenmesi için yapılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Temyiz incelemesi Danıştay tarafından yapılır. Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı kararların son inceleme mercidir. Danıştay kanunda belirtilen belirli uyuşmazlıklara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tüm ilk derece mahkemesi kararları ile bölge idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna gidilmez. İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 46 temyiz edilebilecek kararları sınırlı sayıda olmak üzere saymıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bunlara ek olarak İYUK madde 20/A ve 20/B kapsamındaki işlemler doğrudan temyiz incelemesine tabi tutulur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Buna göre İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 46’da sayılan uyuşmazlık konularını içeren davaların temyiz incelemesi üzerine kesinleşmeleri söz konusudur. Temyiz incelemesine konu olan kararlar arasında ilk derece mahkemesi kararı üzerine bölge idare mahkemesinde istinaf yoluyla incelenenler olduğu gibi, Danıştay’ın, Danıştay Kanunu madde 24’e göre ilk derece mahkemesi olarak incelediği uyuşmazlıklar da vardır ve bunlar temyizen Danıştay’da kesin karara bağlanacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Temyiz Başvurusunun Usulü</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Temyiz yoluna davanın tarafları yazılı dilekçeler ile başvurabilirler. Dilekçeler dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde hazırlanır. Temyiz dilekçesi, Danıştay ilgili dairesine sunulmak üzere, kararı temyiz edilen mahkemeye iletilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Temyiz Başvurusunun Süresi</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bölge idare mahkemeleri tarafından istinaf incelemesi üzerine verilen kararlar bu kararların tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay’da temyiz edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 20/A’ya göre ivedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklara ilişkin kararlar ilk derece mahkemesinin verdiği kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde Danıştay’da temyiz edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 20/B’ye göre merkezi ve ortak sınavlarla ilgili işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kararlar ilk derece mahkemesinin verdiği kararın tebliğini izleyen günden itibaren 5 (beş) gün içinde Danıştay’da temyiz edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdikleri kararlar bu kararların tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay’da temyiz edilir. Kanunda belirtilen bu süreler geçirildiği takdirde temyiz başvurusu kabul edilmez.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;">Temyiz Başvurusu Sonucu Verilebilecek Kararlar</span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK 49/1 maddede yer alan -onama-gerekçeyi değiştirerek onama-düzelterek onama kararlarının açıkça eklenmesi değerlendirilebilecektir. Belli durumlarda gerekçesini değiştirerek veya düzelterek “onama” kararı verir ve karar kesinleşir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay, temyiz incelemesi sonucunda önüne gelen kararı (Kararın temyize tabi olan kararlardan olması gerekmektedir.) hukuka aykırı bulursa “bozma” kararı verir. ve bozma gerekçesiyle birlikte dava dosyasını kararı veren mercie gönderir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Onama kararı ile birlikte dosya ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de Bölge İdare Mahkemesine gönderilir. Bu karar 7 (yedi) gün içinde tebliğe çıkarılır. Bozma kararları sonrası taraflar haberdar edildikten sonra, dosyanın gönderildiği mahkeme veya Bölge İdare Mahkemesi gerekli işlemleri tamamlayarak yeniden karar verir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay, temyiz incelemesi sonucu, kısmen onama ve kısmen bozma kararı da verebilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Olağan Kanun Yollarında Mahkeme Kararının Yürütülmesinin Durdurulması</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Mahkeme kararına karşı istinaf ya da temyiz yoluna gidilmiş olması verilmiş olan mahkeme kararının sonuçlarını doğurmasına yani yürütülmesine engel olmaz. Bunun sağlanabilmesi için “yürütmenin durdurulması” başvurusunda bulunulması gerekir. İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 52 temyiz veya istinaf istemlerinde yürütmenin durdurulmasını düzenler.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Kanun Yararına Temyiz</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 51’de düzenlenmiş olan kanun yararına temyiz olağanüstü bir kanun yoludur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kanun yararına temyiz, idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararlar ile istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı olan kararların, ilgili bakanlıkların lüzum görmesi üzerine veya Başsavcı tarafından kendiliğinden kanun yararına temyiz edilmesini içerir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bozulan karar daha önce kesinleşmiş yargı kararının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İstinaf Kanun Yolu</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">“İstinaf” ilk derece mahkemesi kararlarının bir üst mahkeme tarafından maddi ve hukuki verileri çerçevesinde yeniden incelenerek denetlenmesidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İstinaf incelemesini 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun madde 3/A ile İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 45’e göre Bölge İdare Mahkemeleri yapar. İstinaf incelemesini yapmakla yetkili bölge idare mahkemesi, istinafa konu olan kararı veren mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki Bölge İdare Mahkemesidir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İstinaf Başvurusunun Usulü</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İstinafa davanın tarafları yazılı dilekçeler ile başvurabilirler.Dilekçeler dava dilekçesinin usulüne uygun şekilde hazırlanır.İstinaf dilekçesinde gerekçeli olarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın kabulüne/reddine karar verilmesi talep edilir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçedeki hitap ve isteğe bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İstinaf Başvurusunun Süresi</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İstinaf başvurusu için süre ilk derece mahkemesi kararının tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gündür. Kanunda belirtilen bu süre geçirildiği takdirde istinaf başvurusu kabul edilmez.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İstinaf Başvurusu Sonucu Verilebilecek Kararlar</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olduğu yönünde bir değerlendirme yaparsa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararının hukuka uygun olmadığı yönünde bir değerlendirme yaparsa istinaf başvurusunu kabul eder ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bölge idare mahkemesi kaldırdığı kararın yerine davanın esasını inceleyerek yeniden karar verir. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulursa, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunu kabul eder ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İstinaf İncelemesine Konu Edilemeyecek İşlemler</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 45’e göre konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen (Yeniden değerleme oranlarına göre bu miktar her yıl değişmektedir.) vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup bunlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Bu kararlar ilk derece mahkemesinin kararı ile kesinleşir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 20/A ve 20/B kapsamındaki ivedi yargılama usulüne tabi olan konular hakkında verilen kararlar ile merkezi ve ortak sınavlara ilişkin verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulamaz.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yargılamanın Yenilenmesi</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usulü Kanunu madde 53’te düzenlenmiş bir olağanüstü kanun yoludur. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çerçevesinde ihlal kararlarına yönelik bir imkân sunması sebebiyle de son yıllarda işlerliği artmış olan bir olağanüstü kanun yoludur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yargılamanın yenilenmesi talebi, İdari Yargılama Usulü madde 53’te yer alan sebeplerden biri dolayısıyla yapılabilir. Yargılamanın yenilenmesi imkânının amacı, kesinleşen bir hüküm olmakla beraber Kanunda sayılan haller sebebi ile ortaya çıkan hukuka aykırılığın giderilmesinin sağlanmasıdır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-olagan-ve-olaganustu-kanun-yollari/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA OLAĞAN VE OLAĞANÜSTÜ KANUN YOLLARI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-olagan-ve-olaganustu-kanun-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-yurutmenin-durdurulmasi-karari/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-yurutmenin-durdurulmasi-karari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:14:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[ara karar]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Osman Yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[dava süreci]]></category>
		<category><![CDATA[durdurma]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hüküm]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[İDARİ YARGI]]></category>
		<category><![CDATA[İPTAL DAVASI]]></category>
		<category><![CDATA[itiraz]]></category>
		<category><![CDATA[iyuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[karar]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[Mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[tedbir]]></category>
		<category><![CDATA[yaptırım]]></category>
		<category><![CDATA[yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[yürütme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4223</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI Yürütmenin Durdurulması Kararının Hukuki Niteliği ve Önemi İdare kendisine verilen görevleri yerine getirmek için bir takım işlem ve eylemler yaparken, kamu yararı ve gücünden kaynaklanan üstün yetkiler ile donatılmıştır. Bu yetkisini kullanarak bir işlem tesis</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-yurutmenin-durdurulmasi-karari/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI</strong></span></h2>
<h2><strong>Yürütmenin Durdurulması Kararının Hukuki Niteliği ve Önemi</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare kendisine verilen görevleri yerine getirmek için bir takım işlem ve eylemler yaparken, kamu yararı ve gücünden kaynaklanan üstün yetkiler ile donatılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu yetkisini kullanarak bir işlem tesis eden veya eylemde bulanan idarenin bu faaliyetleri, yargı yerlerince hukuka aykırılığının tespitine kadar hukuka uygun kabul edilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare, kamu hizmetlerini kamu gücü ayrıcalıkları dediğimiz üstün hak ve yetkilerini kullanarak aldığı kararlarla yürütür. Hiçbir makam veya kuruluşun izni ya da onayı olmaksızın kendiliklerinden yürütülme özelliğine sahiptirler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare tarafından tesis edilen bu işlemlerden hukuka uygunluk karinesinden yararlandıklarından bu işlemlere karşı dava açılması işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz.</span></p>
<p><span id="more-4223"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Kural olarak İdari işleme dava açılmasının işlemin yürütülmesini durdurmayacağı ilkesi 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinde açıkça belirtilmiştir. Bu kuralın istisnası da yine aynı kanun maddesinde belirtilmiştir. Buna göre vergi mahkemelerinde, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemini durdurmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Öte yandan, yürütmenin durdurulması, yargısal bir karar olmakla beraber, başlı başına bir dava değil, iptal istemi sürülebilecek bir husustur. İptal davası içinde bir önlem niteliğindedir. Bu bağlamda, iptal davası önkoşullar yönünden reddedilirse, yürütmenin durdurulması için gereken koşullar gerçekleşmiş olsa bile böyle bir karar verilemez.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdarenin gücü, onun adına hareket edenlerin gerçek kişiler olmaları nedeniyle yetkilerini kötüye kullanabilmeleri olasılığı ve idari işlemlerin gerçekleştikleri andan başlayarak kanunilik karinesi uyarınca hukuka uygun var sayılıp en azından hukuk alanında etkilerini göstermeleri ve çoğu kez idare tarafından da doğrudan yürütülüp gereklerinin yerine getirilmesi, iptal davalarını yargısal korunma ve hukuk devletinin ve önemli kurumu haline getirmiştir. Hukuk devletinin ilkesinin temel güvencesi olan iptal davalarını çoğu kez anlamlı kılan da, yargı yerinden ancak böyle bir davanın açılmış olması koşuluna bağlı olarak istenebilecek yürütmenin durdurulması kararlarıdır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yürütmenin Durdurulması Kararlarının İdari Yargıdaki Diğer Kararlardan Farkı</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması istemi bir dava türü değildir. Zira 2577 Sayılı yasada sayılan idari dava türleri arasında sayılmamıştır. Yürütmenin durdurulması kararları idari işlemin iptali istemiyle açılan davalarda verilebilir olup iptal davası ile birlikte istenebilecektir. Dolayısıyla iptal kararları ile yürütmenin durdurulması kararları arasında benzer noktalar bulunsa da farklı noktalar da bulunmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İptal davası;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İşlemin hukuka uygunluğunun denetimi için açılabilir. Yerindelik denetimi yapılamaz. Zira o zaman idarenin yerine geçilmiş olur.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bir idari kararın tümünün ya da bir bölümünün iptal edilmesini sağlar.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İptal davası açılabilmesi için davacının hakkının ihlal edilmiş olmasına gerek yoktur, menfaatinin ihlal edilmesi yeterlidir. Menfaat ihlalinin yargı yerlerince dar ya da geniş yorumlanması idarenin yargısal denetime tabi olmasıyla ilgilidir.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdarenin yürütülmesi gerekli ve tek yanlı işlemleri iptal davasına konu olur. Açıklayıcı, yol gösterici, bilgi verici, hazırlık işlemleri iptal davasına konu olmaz. İptal davasına ilişkin olarak yapılan bu açıklamalar yürütmenin durdurulması açısından da geçerlidir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Ancak yukarıda belirtildiği gibi iptal kararları ile yürütmenin durdurulması kararları arasında farklılıklar da bulunmaktadır:</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bir davada iptal kararı vermek, dava konusu idari işleminin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunun tespit edilmiş olması demektir. Oysa yürütmenin durdurulması kararında böyle olmayabilir, dava aşamasında ortaya çıkacak yeni durumlar davanın gidişini ve sonucunu değiştirebilir ve başlangıçta açıkça hukuka aykırı bulunmasına karşın idari işlem hakkında esastan ret kararı verilebilir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu haliyle yürütmenin durdurulması kararı geçici bir nitelik taşır ve işlemin uygulanmasını belli bir sürede ve en geç dava sonuçlanıncaya kadar engeller.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi dava konusu edilen işlemin esasta da hukuka aykırılığı nedeniyle iptal edileceği anlamına gelmez. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, eğer işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş ise esasta da genel olarak işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Fakat işlemin yürütülmesinin durdurulması karar verilmiş olması her zaman için işlemin iptaline karar verileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde yürütmenin durdurulması isteminin reddi halinde de davanın esastan reddedileceği anlamı çıkarılamaz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Zira yürütmesi yönünden reddedilen işlemlerin esasta iptal edildiği sıkça görülmektedir. Çünkü yasa koyucu yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesini çok ağır koşulların birlikte gerçekleşmesi şartına bağlamıştır.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İptal kararı uyuşmazlığı çözen, kesin hüküm teşkil eden kararlar iken yürütmenin durdurulması kararı sadece hukuka uygunluk karinesinden yararlanılarak icra edilen işlemin sonuçlarını doğurması askıya alınmış olur.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İptal kararları sonucu idare tarafından bir takım işlem ve eylemlerde bulunulması gerekir. Yürütmenin durdurulması kararlarında ise idarenin çoğu kez aktif olarak bir şey yapması gerekmez, pasif kalması yeterlidir. Yürütmenin durdurulması yargısal bir karar olmakla birlikte başlı başına bir dava olmayıp iptal davası ile ileri sürülebilecek bir husustur. İptal davasına sıkı sıkıya bağlı ve ondan ayrılmayan bir kurumdur.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Öyle ki, iptal davası ön koşullar nedeniyle reddedilirse (ilk inceleme sonucu 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 14. maddesinde belirtilen nedenlerden dolayı) yürütmenin durdurulması için gereken koşullar gerçekleşmiş olsa bile yürütmenin durdurulması kararı verilemez.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İhtiyati tedbir, davacının davayı kazanması halinde dava konusu mala kavuşmasını daha dava sırasında (hatta davadan önce) emniyet altına almaya yarayan tedbirlere denmektedir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Davanın ikamesi ile hükme bağlanması arasında geçen uzunca bir zaman müddeabihin (dava konusu şeyin) çeşitli şekillerde değişikliklere maruz kalmasına veya maruz bırakılmasına neden olabilmektedir. Bu bağlamda bir ihtimal davanın sonunda alınacak olan hükmün icra edilebilmesi artık mümkün olmayabilir. İşte bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir müessesi tanzim edilmiştir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Menkul malların yediemine teslimi, gayrimenkuller üzerine ihtiyati tedbir konulması, çekişmeli şeyin muhafazası için, geciktirilmesinde tehlike veya önemli zarar olacağı anlaşılan hallerde amaç, konu ve usule uygunlukların bulunması halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Bu kapsamda anlaşılacağı üzere; idari yargıdan tesis edilen yürütmeyi durdurma kararı ile adli yargıda ki ihtiyati tedbir kararı nitelik bakımından çok farklı olup; yürütmeyi durdurma kararlarının böyle bir amaç veya işlevleri yoktur. İdari yargıda hâkimin görevi, uyuşmazlıkların kesin çözüme bağlama süreci içerisinde idari işlemlerin özelliğini ve yürürlüğünü dikkate alarak, tarafların hukukunu etkin biçimde kollamaktır.Ara kararlar yargılamaya son vermeyen, onu yürütmeye, ilerlemeye yarayan kararlardır. Ara kararların ortak niteliği, mahkemenin davadan el çekmeyip bilakis devam etmesidir ki, uyuşmazlığın esastan çözülmesine bir adım daha yaklaşılmasıdır. Yani ara kararla amaçlanan uyuşmazlık konusu olayı mevzuatın öngördüğü biçimde usulüne uygun olarak çözüme kavuşturmaktır.  İdari yargılama usulünde re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Mahkeme veya hâkim uyuşmazlığın çözümü için gereli olan her türlü bilgi ve belgeyi yapacağı ara kararla davanın taraflarından veya başka bir kişi veya kurum ya da kuruluştan sorar ve ister.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararı da uyuşmazlığı esastan sona erdirmeyip işlemin sonuç doğurmasını askıya alması yönüyle ara karara benzese de yürütmenin durdurulması kararı ara kararı değildir. Zira yürütmenin durdurulması işleme yönelik bir koruyucu tedbirdir.  Ara karar ile birisinin lehine oluşan kazanılmış hak mahkemeleri bağlar iken yürütmenin durdurulması kararının davacı lehine müktesep hak oluşturması söz konusu değildir. İdari işleme süresinde dava açılmadığının anlaşılması durumunda bu husus gözetilerek karar verilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması için aranan şartlar gerçekleşmiş olsa işlemin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilemez (adli yargıda zamanaşımı defi). Bir uyuşmazlıkta yürütme hakkında verilen karar esas yönünden mahkemeyi kesin bir şekilde bağlamaz. Kısaca, yürütmenin durdurulması kararları davanın esasını etkilemediği halde, ara kararı, davanın ilerlemesi, gerekli bilgilerin toplanması ve ara karara verilen cevabın niteliği verilecek hükme etkisi olacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yürütmenin Durdurulması Kararının Şartları</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">2577 sayılı İYÜK (m.27)’de, Anayasa’ya paralel olarak, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca, yürütmenin durdurulması kararının gerekçeli olarak verilmesi zorunludur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararı, olumlu kararlara karşı verilebilir; kural olarak olumsuz (bir isteği reddeden) kararlara karşı verilemez. Eğer olumsuz karar, ilgilinin eskiden var olan fiili veya hukuki durumunda değişiklik yapıyorsa ve icrai bir nitelik taşıyorsa, ancak bu tür olumsuz kararlara karşı yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Bu durumda olmayan olumsuz kararlara karşı, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi, yargının idarenin yerine geçmesi, onun adına karar alması sonucunu doğurur. Yürütülmesi durdurulacak idari işlemin, hem “telafisi güç veya imkansız” zarar doğuracak nitelikte olması, hem de “açıkça hukuka aykırı olması” gerekir (m.27/2). Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmediği durumlarda, yürütmenin durdurulması kararı verilemez.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararı istem üzerine verilir. İdari yargı yerleri, kendiliğinden yürütmenin durdurulması kararı veremezler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulabilmesi için, yargı yerinden, ya dava ile birlikte, ya da dava açıldıktan sonra yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması gerekir. Dava açılmadan, yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Dava açıldıktan sonra, her zaman yürütmenin durdurulması isteminde bulunulabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikle incelenir. Burada söz konusu olan “öncelik”, davanın karar bağlanmasından önceki aşamaya ilişkin yargısal işlemlere yöneliktir. Dosya, esas hakkında karar verilecek hale öncelikle getirilir ve öncelikle karara bağlanır. Bu kural, yalnız tetkik hakimini değil, Danıştay savcısını da bağlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararı ve güvence. Yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi, ileride kararın iptal edilmemesi durumunda, idare için zarar doğurabilir. Bu gibi zararları karşılamak üzere, yürütmenin durdurulması isteminde bulunan taraf, “teminat” göstermek zorundadır. Ancak duruma göre, iptal davalarında mahkeme güvence istemeden yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan taraftan “güvence” alınmaz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulmasında özel tebligat yöntemi. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda İYUK M.16 uyarınca öngörülen tebligat süreleri kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verilebilir (m.27/4).</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yürütmeyi Durdurma Kararının Uygulanması</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararı, bir mahkeme kararıdır. Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde, idare bu karara uymak zorundadır. Yürütmenin durdurulması kararlarının, diğer yargı kararları gibi, idare tarafından yerine getirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu konuda idareye herhangi bir takdir yetkisi tanınmamıştır. İYUK, idari yargı kararlarının yerine getirilmesinde, bazı yeni düzenlemelere gitmiştir. Buna göre, yürütmenin durdurulması kararlarının, diğer idari yargı kararları gibi, 30 gün içinde idarece yerine getirileceğine ilişkin olan kuraldır (İYUK M.28/1). Yürütmenin durdurulması kararının geriye yürür bir biçimde sonuç doğurması, başka bir deyişle, dava konusu olan işlemin yapıldığı andan önceki durumun geri gelmesidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durulması kararı üzerine, eski durumun geri gelmesi, kimi durumlarda kendiliğinden, kimi durumlarda da idarenin alacağı yeni bir karar ile olur. Örneğin; kapatma kararının iptali için açılan davada, yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde, idarenin ayrıca kapatılan yerin yeniden açılmasına karar vermesine gerek yoktur.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz yerleri, yürütmeyi durdurma kararını veren yargı yerine göre değişmektedir:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay dava dairelerince verilenlere, konusuna göre, ya idari, ya da Vergi Dava Daireleri Kuruluna;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bölge idare mahkemelerince verilenlere karşı, en yakın bölge idare mahkemesine;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdare ve vergi mahkemelerince, kurul, ya da tek yargıçla verilenlere karşı, bölge idare mahkemesine;</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Çalışmaya ara vermesi süresi içinde ise, idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı, en yakın nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hakimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye itiraz edilebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İtiraz süresi 7 gündür. Bu süre, yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İtiraz yoluna bir kez başvurulabilir. İtiraz yerinin aldığı karar kesindir (İYUK M.27/6). Yürütmeyi durdurma istemleri, iptal davası içinde yapılan bir ara istemdir. Bu konuda, idari yargıya getirilmiş olan itiraz yolu ile, yürütmenin durdurulması konusunda alınmış olan arar kararının başka bir yargı yerince yeniden incelenmesi sağlanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong> </strong></span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong> </strong><strong>Yürütmenin Durdurulması Kararına İtirazı Hangi Yargı Yerleri İnceler?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece sıfatıyla baktıkları davalarda verdikleri yürütme istemi hakkındaki kararlara karşı itiraz yeri, İdari veya Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki karar idare veya vergi mahkemesi tarafından verilmiş ise itiraz, kararı veren mahkemenin yargı çevresi içinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Karaların kurul halinde veya tek hâkimle verilmesi itiraz yönünden fark yaratmaz. İdare ve vergi mahkemesinde yürütme kararına katılarak karara imza atan hâkim, bölge idare mahkemesindeki itiraz incelemesine katılamaz.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bölge İdare Mahkemesi kural olarak ilk derece sıfatıyla davalara bakması söz konusu olmadığı halde yukarıda belirtildiği şekilde birden fazla hâkimin çekilmesi veya reddine ilişkin talebin uygun görülmesi halinde bölge idare mahkemesi yürütme hakkında da karar verebileceğinden, bu nitelikteki kararlara karşı en yakın bölge idare mahkemesine itiraz edilebilecektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-yurutmenin-durdurulmasi-karari/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-yurutmenin-durdurulmasi-karari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 08:06:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[doktrin]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[hukuki nitelik]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[iyuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[tam yargı]]></category>
		<category><![CDATA[usul]]></category>
		<category><![CDATA[yargılama]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4220</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU Tam Yargı Davası Nedir? Tam yargı davası, idare tarafından gerçekleştirilen işlem veya eylemler sebebiyle kişisel hakkı ihlal edilenlerin, ihlal sebebiyle maruz kaldıkları maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle idareye karşı açtıkları</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</strong></span></h2>
<h2><strong>Tam Yargı Davası Nedir?</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası, idare tarafından gerçekleştirilen işlem veya eylemler sebebiyle kişisel hakkı ihlal edilenlerin, ihlal sebebiyle maruz kaldıkları maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle idareye karşı açtıkları davadır. Tam yargı davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’inci maddesinde; “İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları” şeklinde düzenleme altına alınmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası, esasında özel hukuktaki tazminat davalarının kamu hukukundaki görünüşüdür. Bu yönüyle, tipik bir tazminat davasıdır. İdari bir işlem nedeniyle üç farklı şekilde tam yargı davası açılabilir: iptal davası ile beraber, iptal davasının kesinleşmesinin ardından ve iptal davası hakkında yerel mahkeme kararı verildikten sonra. T.C. Anayasası idarece gerçekleştirilen işlem ve eylemlerden zarar görenlerin, maruz kaldıkları zararın giderilmesi amacıyla idari yargıya müracaat edebileceğini hüküm ve güvence altına almıştır.</span></p>
<p><span id="more-4220"></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dolayısıyla, idari yargıya başvuru hakkı, ancak kanunlarla sınırlandırılabilir. İdari yargı yoluna başvuru hakkının yine yasalarda öngörülen sürelerde kullanılması gerekir. Aksi takdirde, yasal sürenin aşılmasından dolayı davanın reddedilmesine karar verilecektir. Bu bakımdan, başta tam yargı davası olmak üzere, idare hukukunun düzenleme alanına giren hukuki iş, işlem, uyuşmazlık ve davalarda hak, menfaat ve zaman kaybı yaşanmaması adına idari avukat yardımına başvurmak en doğru yaklaşımdır.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdare mahkemesi | ilk derece mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi mahkemesi | ilk derece mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bölge idare mahkemesi | istinaf mahkemesi – ikinci derece mahkemesi,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Danıştay | temyiz merci – üçüncü derece mahkemesi, belirli davalarda ilk derece mahkemesi,</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıda sıralanan idari mahkemeler, tam yargı davasına bakmakla görevlendirilmiş yargı organlarıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 18pt;"><strong>Tam Yargı Davası Nasıl Açılır?</strong></span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Doğrudan doğruya tam yargı davası açılabilmesi için öncelikle işlemi, eylemi yapan idareye hakkının yerine getirilmesi, zararının giderilmesi taleplerinde bulunulmalıdır. Bu talep kişiye idare tarafından yapılan yazılı bildirimden başlayabileceği gibi kişi yazılı bildirim olmaksızın kendiliğinden öğrenmiş ise bu andan itibaren başlar. İdareye başvuru süresi öğrenmeden itibaren bir yıl ve herhalde beş yıllık sürenin geçmesi halinde zamanaşımına uğrar. İdareye yapılan başvurunun idarece incelenerek kısmen veya tamamen reddedilmesi halinde verilen ret kararının kişiye tebliğ edildiği günü izleyen gün dava süresi işlemeye başlar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlgili idareye başvuru yapılmasına rağmen otuz gün süre içerisinde idare, yapılan başvuru hakkında karar vermez, sessiz kalır ise talep reddedilmiş sayılarak süresi içerisinde tam yargı davası açılabilecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vergi Mahkemelerinin konusuna giren davalarda dava açma süresi otuz gün iken, İdare Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri veya Danıştay da görülecek davalarda dava açma süresi altmış gündür. Bu süreler içerisinde tam yargı davası açılmaması halinde dava hakkı ortadan kalkacaktır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Zararın doğmasına veya bir hak kaybına sebep olan idareye başvuru yapılmaksızın; idari yargı mahkemelerinde değil de görevsiz olan adli yargı mahkemelerinden birinde (Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi vb.) dava açılmış olması halinde, görevli olmayan adli yargı mercii davayı görevsizlikten reddedecektir. Görevsizlik kararı verilmesi halinde idari yargı merciinde açılacak yeni davada yetkili idari mercie başvuru şartı aranmayacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Tam Yargı Davasında Görevli Olmayan Yerlere Başvuru</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davasında görevli olan mahkemeler idari yargı mercileridir. İdari yargı mercileri dışında dava açılması, başvuru yapılması hallerinde görevsizlik kararı verilecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargı mercileri şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdare Mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi Mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Bölge İdare Mahkemesi</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Danıştay</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıda sınırlı olarak sayılan yerlerden birinde dava açılmaması ve görevsiz olan adli yargı mercilerinde dava açılmış olması halinde dava görev yönünden reddedilecektir. Görevsiz adli yargı mercilerine başvuru tarihi görevli idari yargı merciine başvuru tarihi olarak kabul edilecektir. Adli yargı merciinden görevsizlik kararı verilmesine binaen bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren idari yargı mercilerinde otuz gün içerisinde dava açılabilecektir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Otuz günlük süre geçirilmiş olsa bile idari dava açmak için kanunda öngörülen süre dolmamışsa bu süre içerisinde tam yargı davası açılabilecektir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Makamların Sessiz Kalması</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari makamların yapılan başvuruya sessiz kalması 2577 Sayılı İYUK’ un 10. maddesinde düzenlenmiştir. İlgili kişiler tarafından bir idari işlem veya eylem yapılması için yetkili idari makamlara başvurabilirler. İdari makama yapılan başvuru idare tarafından incelenir ve otuz gün içerisinde talebin kısmen veya tamamen reddine veya kabulüne karar verir. Otuz gün içerisinde idarece bir cevap verilmemiş olması halinde yapılan talep reddedilmiş sayılır. Otuz günün bitimini takiben idari yargı mercilerinde tam yargı davası açılabilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Otuz günlük süre içerisinde idare bir cevap vermiş lakin verilen cevap kesin değilse kişi, bu cevabı talebinin reddi kabul ederek tam yargı davası açabileceği gibi kesin cevabı da bekleyebilir. Kesin cevabı bekleme süresi içerisinde dava açma süresi işlemeyecektir. Bekleme süresi dört ayı aşamaz. Bu sürenin başlangıcı idari makama başvuru tarihidir. İdarenin cevabı dava açma süresi geçtikten sonra gelirse, kişiye altmış gün içinde dava açma hakkı doğacaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Üst Makamlara Başvuru</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Üst makama başvurunun ihtiyari olduğu durumlarda söz konusudur. Bu gibi durumlarda idari dava açılmadan önce idari işlemin geri alınması, değiştirilmesi veyahut kaldırılması, başka bir işlem yapılması gibi taleplerden biriyle üst makama başvuru yapılabilir. Üst makamın bulunmaması halinde işlemi yapan idari makama başvuru yapılabilir. İdari yapılan bu başvuru dava zamanaşımını kesmez, işleyen süreyi durdurur. Otuz gün içerisinde idarece bir karar verilmemişse talep reddedilmiş sayılır. İdari makamın talebi reddetmesi ve reddetmiş sayılması halinde dava süresi kaldığı yerden işlemeye devam edecektir. Tam yargı davasında ilgili makama başvuru dava şartıdır.</span></p>
<h2><strong>Tam Yargı Davasında Dilekçe Örneği</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası dilekçesi hazırlanırken dikkat edilmesi gereken unsurlar vardır. Bu unsurlardan birinin dilekçede bulunmaması halinde dilekçe ret veya davanın açılmamış sayılmasına idari yargı merciince karar verilebilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası dilekçesinde bulunması gereken unsurlar şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacının ad, soyad, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacı avukat ile temsil ediliyorsa avukatın ad, soyad ve adresi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davalı kurum ve adresi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davaya konu olan idari işlem veya eylem.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davaya konu olan idari işlem veya eylemin tebliğ tarihi.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Talep edilen tazminat miktarı.</span></li>
<li></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Açık bir şekilde talep sonucu.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacı asil olarak dava açmış ise davacının imzası, avukat marifetiyle dava açılmışsa avukatın imzası.</span></li>
</ul>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Tam Yargı Davasında Duruşma</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Taraflardan birinin isteği üzerine elli yedi bin Türk Lirasını aşan tam yargı davasında, Danıştay, idare veya vergi mahkemelerinden birinde açılan iptal davalarında yine vergi gibi mali yükümlere ilişkin verilen cezaların elli yedi bin Türk Lirasını aşması halinde duruşma yapılır. Temyiz veya istinaflarda duruşma yapılabilmesi için taraflardan birinin talebi yeterli değildir. Duruşma yapılıp yapılmayacağına Danıştay veya ilgili bölge idare mahkemesi karar verir. Tam yargı davasında duruşma talebinin dikkate alınabilmesi için dava dilekçesi, cevap dilekçesi veya savunmalarda bu durum belirtilmelidir. Tarafların isteği, talebi olmasa da yasal sınırlar aşılmamış da olsa ilgili mahkeme tarafından resen duruşma yapılmasına karar verilebilir. Duruşma yapılacak hallerde duruşma günü en az otuz gün önceden taraflara bildirilmelidir.</span></p>
<h2><strong>        <span style="font-size: 18pt;">Tam Yargı Davasında Duruşmaya İlişkin Diğer Esaslar</span></strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası duruşmaları aleniyet ilkesi gereği herkese açık olarak yapılır. Açık olarak yapılamayacak haller istisnai olarak sayılmıştır. Kamu güvenliğinin, genel ahlakın mecburi kıldığı hallerde duruşma gizli yapılabilmektedir. Duruşmalar mahkeme başkanı tarafından yönetilir. Taraflara ikişer defa mahkeme tarafından söz hakkı verilir. Davaya taraflardan sadece birinin gelmesi halinde gelen tarafın açıklamaları dinlenir. Davaya hiç kimsenin gelmemesi halinde duruşma yapılmaz, tam yargı davası dosya üzerinden incelenir ve karara bağlanır. Yerel mahkemelerde savcının bulunması zorun değildir. Danıştay’da görülen davalarda ise savcının bulunması gerekir. Savcı tarafları dinledikten sonra yazılı olarak düşüncesini açıklar ve taraflara son sözleri sorularak duruşma bitirilir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">        Duruşma bittikten sonra en geç on beş gün içinde tam yargı davasına ilişkin karar verilmelidir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA TAM YARGI DAVASI ve TAZMİNAT SORUMLULUĞU</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-tam-yargi-davasi-ve-tazminat-sorumlulugu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-sureler-ve-surelerin-hesaplanmasi/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-sureler-ve-surelerin-hesaplanmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 07:57:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Hak düşürücü süre]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[iyuk]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kanun]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[süre]]></category>
		<category><![CDATA[yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[zamanaşımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4217</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI İdari yargıda süreler; gerçek veya tüzel kişilerin idareyle olan ilişkilerinde belirli işlemleri yapmaları, dava açmaları veya itiraz haklarını kullanmaları için kanunen belirlenmiş zaman aralıklarıdır. İdareye karşı dava açabilmek, itirazda bulunabilmek veya benzeri bir</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-sureler-ve-surelerin-hesaplanmasi/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargıda süreler; gerçek veya tüzel kişilerin idareyle olan ilişkilerinde belirli işlemleri yapmaları, dava açmaları veya itiraz haklarını kullanmaları için kanunen belirlenmiş zaman aralıklarıdır. İdareye karşı dava açabilmek, itirazda bulunabilmek veya benzeri bir hakkı kullanabilmek için bu süreler içinde harekete geçmek gerekir. Aksi takdirde, süre geçtikten sonra yapılan başvurular kural olarak kabul edilmez.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargı alanında haklı olmak tek başına yeterli değildir. Usule ilişkin süre kurallarına riayet etmek de davanın başarılı olabilmesi için şarttır. Örneğin, size tebliğ edilen bir idari işleme karşı süresi içinde dava açmazsanız, işlemin hukuka aykırı olması halinde bile yargı yoluyla sonuç alamazsınız. Bu nedenle idari yargıda öngörülen süreleri iyi bilmek ve takibini yapmak çok önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargıdaki sürelerle ilgili kurallar başta 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli mevzuat hükümlerinde düzenlenmiştir.</span></p>
<p><span id="more-4217"></span></p>
<h2><strong>İdari Davalarda Dava Açma Süreleri</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Her bir dava türü için kanunda belirlenmiş dava açma süreleri vardır:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İptal davalarında dava açma süresi, ilgili idari işlemin size tebliğini izleyen günden itibaren 60 gündür. Başka bir deyişle, idareden gelen karar elinize ulaştıktan sonra bir sonraki günden başlayarak 60 gün içinde iptal davası açmalısınız.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davalarında da genel olarak dava açma süresi 60 gündür (tebliğden sonraki günden başlayarak). Ancak tam yargı davalarında genellikle önce idareye başvuru zorunluluğu olduğu için, fiilen dava açma süresi idarenin cevabına veya cevap vermeme süresine göre işlemeye başlar (aşağıda “İdareye Başvuru Süreleri” bölümünde açıklanmıştır).</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vergi davalarında (vergi mahkemesinde açılacak davalar) süre, tebligatı izleyen günden başlamak üzere 30 gündür. Vergi tarhiyatı, cezası veya benzeri işlemler size bildirildikten sonra bir sonraki gün itibarıyla 30 gün içinde dava açmanız gerekir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıdaki süreler hak düşürücü nitelikte olup, belirtilen gün sayıları sonunda dava açılmazsa artık o işlem veya vergi için yargı yoluna başvurma hakkı kaybedilmiş olur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava açma süresi dışında, davanın açılmasıyla başlayan yargılama sürecinde de belirli süreler bulunur:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Savunma ve cevabi dilekçeler:</strong> Dava açıldıktan sonra, davalı idareye savunma yapması için genellikle 30 gün süre verilir. İdarenin cevabı tebliğ edildikten sonra davacı tarafın buna karşı cevaba cevap dilekçesi verme süresi 30 gündür. Ardından idare, davacının cevabına karşı ikinci cevap dilekçesini yine 30 gün içinde verebilir. Yani, cevap dilekçeleri aşamasında her bir tarafın yanıt süresi kural olarak 30’ar gündür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Bilirkişi raporuna itiraz süresi:</strong> Dava sırasında bilirkişi incelemesi yapılmışsa ve bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmişse, taraflar rapora karşı itiraz ve görüşlerini sunmak için 2 hafta (14 gün) süreye sahiptir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İhtiyati tedbir kararına itiraz süresi:</strong> Mahkeme davanın esası sonuçlanmadan önce bir ihtiyati tedbir (örneğin yürütmeyi durdurma benzeri bir ara önlem) kararı vermişse, bu karara karşı taraflar 7 gün içinde itiraz edebilirler.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yürütmeyi durdurma (YD) kararına itiraz süresi: İdari davalarda mahkeme tarafından yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde (veya talep reddedildiğinde), bu karara karşı bir üst mercie itiraz etmek için süre 7 gündür. Örneğin, ilk derece mahkemesinin YD talebini reddine karşı bölge idare mahkemesine, kabulüne karşı da davalı idarenin itiraz hakkı 7 gündür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıda belirtilen süreler, aksi özel bir düzenleme olmadıkça, tebliğ veya bildirimi izleyen günden itibaren hesaplanır. 60 gün, 30 gün, 7 gün gibi sürelerin hesaplanmasında tebliğ günü sayılmaz; sonraki günden itibaren sayılmaya başlanır ve süre son günün mesai saati bitiminde dolar (eğer elektronik işlem yapılıyorsa son gün saat 23:59’a kadar işlem yapılabilir).</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdari Yargıda İvedi Yargılama Süreleri</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bazı davalar vardır ki kanun koyucu bu davaların ivedi (acil) şekilde sonuçlandırılmasını istemiş ve bunlar için normal yargılama usulünden farklı, hızlandırılmış bir usul öngörmüştür. İvedi yargılama usulü, idari yargıda belirli konular için düzenlenmiş özel bir yargılama yöntemidir ve İYUK m.20/A hükmü ile hayatımıza girmiştir. Bu usulde, dava açma ve diğer işlem süreleri kısaltılmış olup, ayrıca yürütmenin durdurulması kararlarına da itiraz imkanı yoktur. Amaç, uyuşmazlığı en kısa sürede karara bağlamaktır.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İvedi yargılama usulü hangi davalarda uygulanır?</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari Yargılama Usul Kanunu’a göre aşağıdaki konulardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulü kullanılır:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İhale işlemleri:</strong> Kamu ihalelerine yönelik işlemler (ancak ihaleden yasaklama kararları hariç). Örneğin bir ihalenin iptali istemiyle açılan davalar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Acele kamulaştırma işlemleri:</strong> 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamındaki acele el koyma/acele kamulaştırma kararlarına karşı davalar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları:</strong> Özelleştirme uygulamalarından doğan ve Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun onayladığı işlemlere ilişkin davalar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Turizmi Teşvik Kanunu kapsamındaki işlemler:</strong> 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis, kiralama gibi işlemlere ilişkin davalar.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararları:</strong> 2872 sayılı Çevre Kanunu gereği yapılan çevresel etki değerlendirmesi sonucuna bağlı alınan kararlara karşı davalar (ancak bu kapsamdaki idari yaptırım kararları ivedi yargılamaya dahil değil).</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Afet riskli alanlar ile ilgili Cumhurbaşkanı kararları:</strong> 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararlarına karşı davalar (genellikle riskli alan ilanı, rezerv yapı alanı işlemleri vb.).</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Yukarıdaki konularda açılacak davalar ivedi yargılama usulüne tabidir. İvedi usulde süreler, normal idari davalara göre oldukça kısadır ve şu şekildedir:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Dava açma süresi: </strong>30 gün. (Normalde 60 gün olan iptal davası süresi, bu konularda 30 gündür.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İlk inceleme süresi:</strong> 7 gün. (Dava dilekçesi mahkemeye verildiğinde, mahkeme 7 gün içinde ön incelemeyi yapıp dava dilekçesinin eksik olup olmadığına, görev ve yetkiye, süre aşımına vs. bakmak durumundadır.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Savunma süresi:</strong> 15 gün. (Davalı idare, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 15 gün içinde savunma dilekçesini vermelidir.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Savunma için ek süre:</strong> 15 gün daha ek süre verilebilir. (İdare, 15 günlük ilk sürede savunmasını yetiştiremezse mahkemeden bir defaya mahsus 15 gün ek süre talep edebilir. Böylece en fazla 30 gün içinde savunma sunulmuş olur.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Yürütmenin durdurulması:</strong> İvedi yargılama usulüne tabi davalarda yürütmeyi durdurmaya ilişkin kararlara itiraz edilemez.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Dosyanın karara bağlanma süresi:</strong> 30 gün. Mahkeme, dava dosyasını tekemmül ettikten (yani gerekli savunma ve belgeler tamamlandıktan) sonra 30 gün içinde esas hakkında kararını vermelidir. Bu süre, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede bitirilmesini temin etmek içindir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İvedi yargılama usulü, süreleri kısaltarak idari işlemlerin yargısal denetimini hızlandırmayı hedefler. Bu nedenle bu usule tabi davalarda hem idare hem de davacılar süreleri çok iyi takip etmelidir; zira 15 günlük savunma süresi veya 30 günlük dava açma süresi kaçırılırsa telafisi yoktur.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>Merkezi ve Ortak Sınavlara İlişkin Yargı Süreleri (ÖSYM Sınavları)</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınavlar (örn. KPSS, üniversiteye giriş sınavları, TUS vs.) veya diğer ortak sınavlarla ilgili idari davalar, özel bir yargılama usulüne tabi kılınmıştır. 2016 yılında İdari Yargılama Usulü Kanunu’na eklenen 20/B maddesi, bu tip sınav davalarına çok kısa süreler öngörmektedir. Amaç, sınav sonuçlarıyla ilgili uyuşmazlıkların hızlıca çözülüp belirsizliğin ortadan kalkmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">ÖSYM ve merkezi sınavlara dair davalardaki süreler şunlardır:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dava açma süresi: Yalnızca 10 gün. (Evet, genel 60 veya 30 günlük süreler burada geçerli değil. Örneğin bir sınav sonucu açıklandı, siz sonuçta hata olduğunu düşünüyorsunuz; 10 gün içinde dava açmalısınız.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İlk inceleme süresi: 7 gün. (Mahkeme, dava dilekçesini aldıktan sonra 7 gün içinde ön incelemeyi yapacak, eksik var mı bakacak.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Savunma süresi: 3 gün. (Davalı idare – genelde ÖSYM veya ilgili kurum – dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 3 gün içinde savunmasını vermeli.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Savunma için ek süre: En fazla 3 gün daha uzatılabilir. (Yani idare isterse 3 gün ek süre alıp toplamda 6 gün içinde savunma vermiş olur.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Dosyanın karara bağlanması: 15 gün. (Dava dosyası tekemmül ettikten sonra – yani savunma alındıktan ve gerekli belgeler toplandıktan sonra – mahkeme esasa ilişkin kararını 15 gün içinde vermek durumundadır.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Temyiz süresi: 5 gün. (Mahkemenin verdiği kararı beğenmeyen taraf, Danıştay’a temyiz için 5 gün içinde başvurmalıdır.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Temyiz dilekçesinin incelenmesi: 3 gün. (Danıştay, gelen temyiz dilekçesini 3 gün içinde ön incelemeden geçirecek, eksik varsa tamamlatacak.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Temyiz cevap süresi: 5 gün. (Temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edildiğinde, onun cevap vermesi için sadece 5 günü vardır.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay’ın temyiz incelemesini karara bağlaması: 15 gün. (Temyiz üzerine Danıştay esas incelemesini yapıp 15 gün içinde kararını vermelidir.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Görüleceği üzere, ÖSYM ve merkezi sınavlara ilişkin davalarda baştan sona tüm yargılama birkaç hafta içinde bitirilmek istenmiştir. Örneğin, siz bir sınav sonucuna itiraz davası açtınız diyelim, normal şartlarda ilk karar 1-2 ayda, Danıştay kararı da 1 ay içinde sonuçlanabilecek şekilde süreler düzenlenmiştir. Bu, sınavların takvimlerini aksatmamak ve adaylar açısından belirsizliği hızla gidermek içindir.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bahsedilen 10 günlük dava açma süresi kuralı, sadece sınavın uygulanması veya sonuçlarına ilişkin iptal davaları için geçerlidir. Başka konulardaki (mesela disiplin işlemleri vs.) 10 günlük süreyi bu madde kapsamına dahil etmemek gerekir. Ayrıca, sınav sorularının iptali gibi durumlar da bu kapsamda değerlendirilir.</span></p>
<h2><span style="font-size: 18pt;"><strong>İdareye Başvuru ve İtiraz Süreleri (Dava Öncesi Başvuru)</strong></span></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari bir işlemin iptali veya idarenin bir eylemi nedeniyle zararın giderilmesi talebiyle dava açmadan önce, bazı durumlarda idareye başvuru yolunu tüketmek gerekir ya da isteğe bağlı olarak bu yol kullanılabilir. Bu süreç, vatandaşın sorununu önce yargıya gitmeden idareyle çözmeye çalışmasını, idareye düzeltme/imkan tanınmasını ifade eder.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davalarında (tazminat davaları) idareye başvuru zorunludur. Yani bir idari eylem veya işlem yüzünden zarara uğradıysanız, dava açmadan önce ilgili idareye başvurup zararınızın giderilmesini istemelisiniz. İdareye bu talebi yapmadan doğrudan tam yargı davası açarsanız, mahkeme bunu idari merci tecavüzü (tüketilmesi gereken idari başvuru yolunun tüketilmemesi) sayarak davanızı usulden reddeder.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İptal davalarında idareye başvuru zorunlu değildir, isteğe bağlıdır. Yani hakkınızda tesis edilen bir idari işlemi doğrudan dava edebilirsiniz (60 gün içinde) veya dilerseniz önce ilgili idareye başvurarak işlemin geri alınmasını, düzeltilmesini isteyebilirsiniz. Bu seçeneğe genellikle “üst makama itiraz” veya “idari itiraz” diyebiliriz. Zorunlu olmadığı için kullanılması tamamen kişiye kalmıştır ancak kullanıldığında sürelere etkisi vardır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdareye başvuru yapıldığında sürelerin durumuna bakalım:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İdareye başvurma süresi:</strong> Bir tam yargı davası için zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde ilgili idareye başvurulmalıdır. Her hâlükârda zarara yol açan olayın meydana gelmesinden itibaren en geç 5 yıl içinde başvuru yapılmazsa, bu hak zamanaşımına uğrar (artık tazminat talep edilemez). Bu 1 ve 5 yıllık süreler, tam yargı davalarına özgüdür ve hak düşürücü süre olarak uygulanır. İptal davalarında isteğe bağlı başvuru için kanunda belirli bir süre sınırı yoktur; ancak dava açma süresi içinde yapılması makuldür.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İdarenin cevap süresi:</strong> İdareye yaptığınız başvuru dilekçesini verdikten sonra, idarenin cevap vermesi için genel olarak 30 gün beklenir. (Özel bir hüküm yoksa idareler genellikle 30 gün içinde cevaplamak zorundadır.)</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Dava açma süresinin durması:</strong> İdareye başvuru yapılması, dava açma süresini durdurur. Diyelim ki bir idari işlem size tebliğ edildi ve 60 günlük dava süreniz işlemeye başladı; 20. günde idareye itiraz başvurusu yaptınız. Bu başvuru yaptığınız anda kalan süre durur. İdare, başvurunuza 30 gün içinde cevap verirse, cevabın tebliğinden itibaren kalan sürenizi (örneğimizde 40 gün kalmıştı) kullanarak dava açabilirsiniz. Eğer idare 30 gün içinde cevap vermezse, 30. günün bitiminde zımnen (susarak) ret oluşur ve 31. günden itibaren kalan 40 günlük süreniz yeniden işlemeye başlar. Ancak burada dikkat: Başvuru öncesi geçen süre ile başvuru sonrası geçen süre toplamı 60 günü aşamaz. Yani örneğimizde 20 gün geçmişti, idare 30 gün sonra cevap vermedi zımni ret oluştu, 40 günümüz kalmıştı – evet toplamda 60 gün olacak şekilde hesap yapılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İdarenin kesin cevabının beklenebileceği azami süre:</strong> Bazı durumlarda idare 30 gün içinde cevap vermeyebilir veya kesin nitelikte bir cevap vermeyebilir. Kanun der ki, eğer idare 4 ay içinde kararını vermezse, bu sürenin bitiminde istek reddedilmiş sayılır. Dolayısıyla bir kişi idareye başvurduktan sonra en fazla 4 ay cevap beklemelidir; 4 ay dolduktan sonra cevap gelmese bile başvurusu reddedilmiş kabul edilir ve dava açma süresi (kalan süre) işlemeye devam eder. (Uygulamada tam yargı başvurularında idarenin açık cevabı gelmezse 4 ay beklenip sonra dava açılır.)</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-sureler-ve-surelerin-hesaplanmasi/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA SÜRELER VE SÜRELERİN HESAPLANMASI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-sureler-ve-surelerin-hesaplanmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 13:38:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[duruşma]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[iptal]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[kurum]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[tam yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=4204</guid>

					<description><![CDATA[<p>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI İdari Yargının Görevli Olduğu Uyuşmazlıklar İdari yargının görev alanı, esas itibarıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünü kapsar. Türkiye’de idari yargının görev alanı başta Anayasa’nın 125. maddesi</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-size: 24pt;"><strong>İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI </strong></span></h2>
<h2><strong>İdari Yargının Görevli Olduğu Uyuşmazlıklar</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargının görev alanı, esas itibarıyla idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünü kapsar. Türkiye’de idari yargının görev alanı başta Anayasa’nın 125. maddesi ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) olmak üzere çeşitli kanunlarla belirlenmiştir. Anayasa m.125 uyarınca “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” Bu hüküm, idarenin hukuka bağlılığını ve yargısal denetime tabi olduğunu ortaya koyan temel anayasal ilkedir. Söz konusu Anayasa maddesi idari yargılama hukukunun temelini oluşturur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İdari yargının görevli olduğu başlıca uyuşmazlıklar şunlardır:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İptal davaları:</strong> Hukuka aykırı olduğu iddia edilen idari işlemlerin iptali amacıyla açılır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>Tam yargı davaları:</strong> İdari eylem veya işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenlerin açtığı tazminat davalarıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;"><strong>İdari sözleşmelerden doğan davalar:</strong> Kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girer.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Burada belirleyici ölçüt, uyuşmazlığın kaynağının kamu gücü kullanımı olup olmadığıdır. Eğer idare özel hukuk kişisi gibi hareket etmişse (örneğin kira sözleşmesi yapmışsa), uyuşmazlık adli yargının görev alanına girer. Ancak idare tek taraflı ve kamu gücüne dayanarak işlem tesis etmişse, uyuşmazlık idari yargıda görülür. Bununla birlikte kanunumuzda incelenmiş idari yargıda görülen davalar veya idari bir uyuşmazlığa konu olsa da adli yargıda görülecek olan davalar söz konusudur.</span></p>
<p><span id="more-4204"></span></p>
<ul>
<li>
<h2><span style="font-size: 24pt;">İptal Davaları</span></h2>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.2/1-a’ya göre iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılık iddiasıyla açılan davalardır. Bu davaların amacı, hukuka aykırı bir idari işlemin hukuk düzeninden kaldırılmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İptal davasının temel özellikleri şunlardır:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Dava konusu mutlaka idari işlem olmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İşlem, kamu gücüne dayanılarak tesis edilmiş olmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Davacı, işlem nedeniyle menfaat ihlali yaşadığını ileri sürmelidir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bu çerçevede; atama işlemleri, disiplin cezaları, ruhsat iptalleri, imar planları, idari para cezaları gibi tek taraflı idari işlemler iptal davasına konu olabilir.</span></p>
<ul>
<li>
<h2><strong>Tam Yargı Davaları</strong></h2>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.2/1-b uyarınca tam yargı davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan ihlal edilenler tarafından açılan davalardır. Bu davalar esas itibarıyla tazminat talepli davalardır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davaları iki şekilde ortaya çıkabilir:</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Hukuka aykırı bir idari işlemden doğan zarar nedeniyle,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdarenin eyleminden (örneğin hizmet kusuru) kaynaklanan zarar nedeniyle.</span></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.12 hükmü, ilgililerin doğrudan tam yargı davası açabileceklerini veya önce iptal davası açıp sonrasında tam yargı davası yoluna gidebileceklerini düzenlemektedir. Bu hüküm, zarar gören kişilere seçimlik bir yol tanımaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Tam yargı davası, idari işlem veya eylemden dolayı doğrudan kişisel bir hakkı ihlal edilen tarafından açılır. Dolayısıyla, işbu davanın açılabilmesi menfaat ihlali yeterli değildir. Fakat iptal davası açılabilmesi için menfaat ihlali bulunması, yani davaya konu işlemle ilgili arasında makul bir ilişkinin mevcudiyeti yeterlidir. Bu bakımdan, menfaat ihlalinin yeterli olup olmaması, iptal davasını ve tam yargı davasını birbirinden farklı kılan bir diğer husustur.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Bahse konu iki dava arasındaki son ayrım, davalarda verilen kararların kimler üzerinde etkili olduğudur. Genel etkili bir dava olan iptal davası, dava neticesinde verilen kararın ilgili herkesin faydalanabileceği bir davadır. Fakat tam yargı davasında mahkemece verilecek karardan yalnızca dava tarafları faydalanabilir. Zira bu davada verilen karar sadece taraflar üzerinde etki doğurur.</span></p>
<ul>
<li>
<h2><strong>İdari Sözleşmelerden Doğan Davalar</strong></h2>
</li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK m.2/1-c’ye göre, tahkim yolu öngörülmemiş olmak kaydıyla, kamu hizmetlerinin yürütülmesine ilişkin idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanına girer.</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Burada belirleyici unsur, sözleşmenin bir idari sözleşme niteliğinde olmasıdır. İdari sözleşmeler, idareye tek taraflı fesih, denetim veya yaptırım uygulama gibi kamu gücüne dayalı ayrıcalıklar tanır. Örneğin kamu hizmeti imtiyaz sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilir.</span></p>
<h2><strong>İdari Yargının Görev Alanına Giren Konular Nelerdir?</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">Genel olarak idari yargının görev alanına, kamu kurum ve kuruluşlarına yönelik açılacak tüm davalar girmektedir. Buna örnek vermek gerekirse;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Hukuka aykırı idari işlemlerin iptali için açılan iptal davaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamu görevlilerinin görevleri dolayısıyla kuruma karşı açacakları davalar,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamulaştırma işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Vergi uyuşmazlıkları ve vergi davaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdarenin hizmet kusurundan doğan zararların tazmini için açılan tam yargı davaları</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">Gibi davalar, idari yargının görev alanına giren başlıca konular arasında yer almaktadır. Bir davanın idari yargı alanına girmesiyle o davanın idare mahkemesinde görülmesi aynı ifadeler değildir. İdari yargının alanında incelenen bir dava idare mahkemesinde görülmeyebilir yahut adli yargının kapsamında olan bir dava da idare mahkemesinde görülebilir. Bunun için gerek 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanun’una gerek uyuşmazlığa konu olan alana ilişkin özel kanunlara bakmak gerekecektir.</span></p>
<h2><strong>İdare Mahkemelerinde Görülen Davalar</strong></h2>
<p><span style="font-size: 14pt;">İYUK’un sistematiği ve 2576 sayılı Kanun birlikte değerlendirildiğinde, idare mahkemeleri genel görevli idari yargı mercileridir. Buna göre:</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Vergi mahkemelerinin görev alanına giren vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin davalar dışındaki,</span></p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı özel nitelikli davalar dışında kalan tüm iptal, tam yargı ve idari sözleşmelerden doğan davalar idare mahkemelerinde görülür.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-size: 14pt;">Örneğin;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 14pt;">Kamu personeline ilişkin işlemler,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İmar planları ve yapı ruhsatları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Disiplin cezaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">İdari para cezaları,</span></li>
<li><span style="font-size: 14pt;">Ruhsat ve lisans iptalleri</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 14pt;">kural olarak idare mahkemelerinin görev alanına girer.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/">İDARİ YARGILAMA HUKUKUNDA İDARİ YARGININ GÖREV ALANI</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/idari-yargilama-hukukunda-idari-yarginin-gorev-alani/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BÖBREK HASTALIKLARI NEDENİ İLE ELENEN POMEM, PMYO ve PAEM ÖĞRENCİLERİNİN DAVA SÜRECİ</title>
		<link>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/bobrek-hastaliklari-nedeni-ile-elenen-pomem-pmyo-ve-paem-ogrencilerinin-dava-sureci/</link>
					<comments>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/bobrek-hastaliklari-nedeni-ile-elenen-pomem-pmyo-ve-paem-ogrencilerinin-dava-sureci/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Yıldız]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Dec 2023 21:01:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[böbrek]]></category>
		<category><![CDATA[DAVA]]></category>
		<category><![CDATA[eleme]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[idare]]></category>
		<category><![CDATA[kamu]]></category>
		<category><![CDATA[law]]></category>
		<category><![CDATA[Mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[nefroloji]]></category>
		<category><![CDATA[PAEMİPMYO]]></category>
		<category><![CDATA[polis]]></category>
		<category><![CDATA[POMEM]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[şart]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmelik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.yildizhukukdanismanlik.com/?p=3481</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ülkemizin polis ihtiyacını karşılamak, polis olmak isteyenleri belirli eğitimlerden geçirerek polislik mesleğine hazır hale getirmek adına merkezler kurulmuştur. Ülkemizde bulunan bu merkezler: POMEM, PMYO, PAEM adlandırılır. Bu merkezler hakkında kısa bir bilgi edinirsek: Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) (Polis yetiştirir</p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/bobrek-hastaliklari-nedeni-ile-elenen-pomem-pmyo-ve-paem-ogrencilerinin-dava-sureci/">BÖBREK HASTALIKLARI NEDENİ İLE ELENEN POMEM, PMYO ve PAEM ÖĞRENCİLERİNİN DAVA SÜRECİ</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-3482 size-large" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-1024x1024.png" alt="" width="720" height="720" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-1024x1024.png 1024w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-300x300.png 300w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-150x150.png 150w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-768x768.png 768w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-230x230.png 230w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1-365x365.png 365w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/pomem-pmyo-paem-2-1.png 1080w" sizes="(max-width: 720px) 100vw, 720px" /></p>
<p>Ülkemizin polis ihtiyacını karşılamak, polis olmak isteyenleri belirli eğitimlerden geçirerek polislik mesleğine hazır hale getirmek adına merkezler kurulmuştur. Ülkemizde bulunan bu merkezler: POMEM, PMYO, PAEM adlandırılır. Bu merkezler hakkında kısa bir bilgi edinirsek:</p>
<ul>
<li>Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) (Polis yetiştirir ve 6 ay eğitim verilir.)</li>
<li>Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) (Polis yetiştirir ve 2 yıl eğitim verilir.)</li>
<li>Polis Amirleri Eğitim Merkezi (PAEM) (Komiser yetiştirir ve 11 ay eğitim verilir.)</li>
</ul>
<p>Ülkemizde polis olmak için geçerli şartlar POMEM, PMYO ve PAEM için ayrı ayrı belirlenmiştir. Bunlar sırasıyla şu şekilde izah edilebilir:</p>
<p><strong>1)POLİSLİĞE </strong><strong>GİREBİLMEK İÇİN ÖN SAĞLIK ŞARTLARI NELER OLMALIDIR? </strong></p>
<p>Polislik için bahsedilen ön sağlık şartları Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilmektedir. Bu sağlık şartlarının en yüzeysel ve fiziksel olanları dış görünüşte önem arz eden birtakım ölçütlerdir. Ancak bunların yanında teşhis konulmuş olan hastalıklar polisliğe alınacak olan öğrencilerde değerlendirilmeye alınır. Bu hastalıklar tıbbi olarak kategorize edilmiş ve yine sözü geçen yönetmelikte bahsedilmiştir.</p>
<p><strong>2)DAHİLİYE KATEGORİSİNE GİREN HASTALIKLARDA ARANAN ŞARTLAR NELERDİR?</strong></p>
<p>Dahiliye kategorisine giren hastalıklarda aranan şartlar 04.08.2003 Resmî Gazete tarihli ve 25189 Resmî Gazete sayılı Emniyet Sağlık Şartları Yönetmeliğinde belirtilmiştir.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3469" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-1-300x293.png" alt="" width="300" height="293" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-1-300x293.png 300w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-1.png 614w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone  wp-image-3470" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-2-193x300.png" alt="" width="289" height="449" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-2-193x300.png 193w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-2.png 523w" sizes="(max-width: 289px) 100vw, 289px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3471" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-3-192x300.png" alt="" width="278" height="434" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-3-192x300.png 192w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-3.png 568w" sizes="(max-width: 278px) 100vw, 278px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3472" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-4-189x300.png" alt="" width="277" height="440" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-4-189x300.png 189w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-4.png 515w" sizes="(max-width: 277px) 100vw, 277px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone  wp-image-3473" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-5-192x300.png" alt="" width="267" height="417" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-5-192x300.png 192w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-5.png 522w" sizes="(max-width: 267px) 100vw, 267px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-3474" src="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-6-300x251.png" alt="" width="300" height="251" srcset="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-6-300x251.png 300w, https://www.yildizhukukdanismanlik.com/wp-content/uploads/2023/12/dahiliye-6.png 521w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p>Görüldüğü üzere Emniyet Sağlık Şartları Yönetmeliğinde dahiliye kategorisine giren hastalıklar 1.Bölümde A, B, C ve D ve E başlıkları altında incelenmiş olup, belirli şartlarda dahiliye hastalıkları; POMEM, PMYO ve PAEM öğrencisi olmaya engel iken bazı şartlarda ise değildir. Bunların içinde böbrek hastalıkları da incelenmektedir.</p>
<p><strong>3)SAĞLIK ŞARTLARINDAN DOLAYI İLİŞİĞİ KESİLEN ADAYIN AÇACAĞI DAVADA GÖREVLİ MAHKEME NERESİDİR?</strong></p>
<p>Polis Amirleri Eğitimi Merkezi (PAEM), Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) ve Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) yönetmeliklerinde sağlık kurulu raporu olumsuz olan adaylar 2577 sayılı ve 20/1/1982 Resmî Gazete tarihli İdari Yargılama Usulü Kanununa göre idare mahkemesine yürütme durdurma istemli iptal davası açmalıdır.</p>
<p><strong>4)SAĞLIK ŞARTLARINDAN DOLAYI İLİŞİĞİ KESİLEN ADAYIN AÇACAĞI DAVADA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?</strong></p>
<p>Sağlık şartlarından dolayı ilişiği kesilen adayın açacağı dava 2577 sayılı ve 20/1/1982 Resmî Gazete tarihli İdari Yargılama Usulü Kanununun 32. maddesinin birinci fıkrasına göre “İdari Davalarda Genel Yetki başlığı altında” şu şekilde belirtilmektedir:</p>
<p>Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.</p>
<p>Buna göre mevcut idari merciin olacağı yer ezcümle PAEM, PMYO ve POMEM kurumlarının bulunduğu şehirdeki idare mahkemesi ilişiği kesilen adayın açacağı davada yetkili mahkemedir.</p>
<p><strong>5)DAVA AÇMA SÜRESİ NEDİR?</strong></p>
<p>Polis Amirleri Eğitimi Merkezi (PAEM), Polis Meslek Eğitim Merkezleri (POMEM) ve Polis Meslek Yüksekokulları (PMYO) kazanan fakat eğitim gördüğü esnada sevk edildiği hastane raporları sonucu ilişikleri kesilen ve “POMEM öğrencisi olamaz, PMYO öğrencisi olamaz.” kararı verilen bir polis öğrencisi vardır. Bu şekilde “POMEM öğrencisi olamaz” veya “PMYO öğrencisi olamaz” şeklinde rapor alan adaylar 2577 sayılı ve 20/1/1982 Resmî Gazete tarihli İdari Yargılama Usulü Kanununa göre 60 gün içinde, İdare Mahkemesine, yürütme durdurma istemli iptal davası açmalıdır. Bu süre hak düşürücü süredir. Geçirilmesi durumunda dava açma hakkı son bulur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>6)YÜRÜTMENİN DURDURULMASI ŞARTLARI NELERDİR?</strong></p>
<p>İdari yargılamada yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için şu şartların gerçekleşmiş olması gerekir:</p>
<ul>
<li>İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğmalıdır.</li>
<li>İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması gerekir.</li>
<li>Yürütmeyi durdurma kararı verilmesinin davacı tarafından istenmesi gerekir.</li>
<li>Davalı idarenin savunmasının alınması gerekir veya savunma süresinin geçmesi gerekir. Ancak uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemler hakkında yürütmeyi durdurma kararı idarenin savunması alınmadan verilebilir. Ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen arama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz.</li>
<li>Yürütmenin durdurulması kararı teminat karşılığında verilir. Ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayadabilir.</li>
<li>Olağanüstü hallerde, kanunla yürütmenin durdurulması kararı verilmesi sınırlanabilir (AY m.125/6.)</li>
<li>Yukarıda sayılan şartların gerçekleşmesi halinde yürütmeyi durdurma kararı verip vermemek mahkemenin takdirindedir. Yürütmeyi durdurma kararı verilebilmesi için gereken koşullar sağlansa bile mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermek zorunda değildir. Yürütmeyi durdurma kararı gerekçeli olarak verilmektedir. Gerekçede ise idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğu veya olmadığı ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur.</li>
</ul>
<p><strong>7) NEFROLOJİ KATEGORİSİNE GİREN HASTALIKLARA İLİŞKİN EMSAL KARARLAR</strong></p>
<p><strong>Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2020/4911 E.  ,  2022/2972 K. </strong><em>…İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında; Arnavutköy Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğüne 20. dönem olarak geçici kaydı yapılan davacının sevk edildiği İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ye Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunun; Üroloji ve Teşhis Hanesinde “Sağ Böbrek Taşı. Sağlam Değil Madde 5-B-2” Karar Hanesinde; “Pomem Öğrenci Adayı Olamaz” tanı kararının Sağlık Komisyonunda görevli doktor tarafından incelenmesi sonucu; davacının böbrek taşı yönünden Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği ve anılan Hastanenin …sayılı sağlık kurulu raporunun, Radyoloji Bulguları Hanesinde “ &#8230;Sağ Böbrekte Pelvikalisiel Yapılar ve Üreter Grade I Ektaziktir..&#8221; Tanı Hanesinde: &#8220;Sağlam” Karar Hanesinde: “Polis Meslek Eğitim Merkezi Öğrencisi Olur” tanı kararının Sağlık Komisyonunda görevli doktor tarafından incelendiği, inceleme sonucu; davacının İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunda yazan “Sağ Böbrek Taşı. Sağlam Değil madde 5-B-2” ve İstanbul Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunda yazan “Pelvikalisiel Yapılar ve Üreter Grade I Ektaziktir” teşhisleri yönünden Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkiyle Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3-V-A’ya göre POMEM öğrencisi olup olamayacağına dair sağlık kurulu raporu aldırılmasının istenildiği, Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunun Tanı Hanesinde: &#8220;Heyet Üroloji: Sağ: Hıdronefroz Grade 3, Sağ Proksimal Üreter Genişliği” Karar Hanesinde; Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK 3 V-B-l’E UYAR. Pomem Öğrencisi Olamaz.” tanı kararının Sağlık Komisyonunda görevli doktor tarafından incelendiği, inceleme sonucu; davacıya ait İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunun aynı hastaneye iadesiyle Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin … sayılı sağlık kurulu raporunda yazan “Sağ Hidronefroz Grade 3, Sağ Proksimal Üreter Genişliği” tanısının da teşhis hanesine eklenmesinin istenildiği, iade dönüşü gelen gelen raporda herhangi bir değişiklik yanılmadığı, &#8220;Grade 3 Hidronefroz&#8221; tanısının İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinden düzenlenen tek hekim imzalı reçete kağıdına yazıldığının görüldüğü, bu defa davacının &#8220;Sağ Grade 3 Hidronefroz&#8221; tanısı yönünden Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkiyle Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3-V-A’ya gore POMEM öğrencisi olup olamayacağına dair sağlık kurulu raporu aldırılmasının istenildiği, Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunun Tanı Hanesinde; “Hipofonksiyonel Böbrek+Böbrek ve Üreterin Şekil Bozukluğu” Karar Hanesinde; “Kre 0,8 TİT N BT de Sağda Grade 2 Ektazi Üreter Dilate Vucg Reflu Yok. DTPA Darlık Yok. Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği madde 9’a Göre Ek 3 de belirtilen hastalık branşlarının sınıflanmasındaki A dilim sağlık şartları aranır’a göre hasta üreter şekil bozukluğu olup Ek 3 B maddesi 1. fıkra (Genel Beden ve Böbrek Fonksiyonlarını Bozmayan Böbrek, Pelvis Renalisi, Üreter ve Mesane Şekil Bozuklukları) A dahil olmaktadır. Bu Yönetmeliğe Göre Şahıs Polis Meslek Eğitim Merkezi Öğrencisi Olamaz.” Tanı Kararının Sağlık Komisyonunda incelendiği, inceleme sonucu; adı geçene ait Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin …sayılı sağlık kurulu raporunda yer alan tanı kararı ve Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin … sayılı sağlık kurulu raporunda yer alan tanı kararı gereği; mevcut sağlık durumu Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3-8-A maddesine (Sağ Hidronefroz Grade 3 ve Sağ Proksimal Üreter Genişliği) uymadığından POMEM öğrencisi olamayacağına karar verildiği ve anılan karar uyarınca Başkanlık Makamının 07.06.2018 tarihli onayı ile davacının Polis Meslek Eğitim Merkezi ile ilişiğinin kesildiği, Mahkemenin 25/09/2018 tarihli ara kararıyla davacının sevk edildiği hakem hastane olarak belirlenen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen …tarihli ve …sayılı Sağlık Kurulu Raporunda; &#8220;04.08.2003 tarihli Emniyet teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği kapsamında hasta değerlendirildiğinde; B bendi 2 nolu madde &#8216;Genel beden ve böbrek fonsiyonlarını bozmayan komplikasyon yapmamış (böbrek, pelvis renalis, üreter, mesane ve üretra) taşları ve ameliyatları&#8217; uyarınca POMEM öğrencisi olamaz. 03.01.2018 tarihli Emniyet teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği EK-3-8-A maddesi uyarınca kapsamında hasta değerlendirildiğinde A2 maddesinde bahsedilen &#8216;üriner sistemde bahsedilen her türlü taş mevcudiyeti ve taş nedeniyle yapılmış operasyonlar (açık/kapalı) öğrenciliğe engeldir&#8217; ibaresi kapsamında POMEM öğrencisi olamaz&#8221; şeklinde değerlendirme yapıldığı, Mahkemenin 15.10.2019 tarihli ara kararı ile davacı hakkında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden aldırılan ek raporda; davacının POMEM öğrencisi olabileceğinin tespit edildiği, ayrıca davacıda &#8220;Sağ Hidronefroz Grade 3 ve Sağ Proksimal Üreter Genişliği&#8221; şeklinde bir sağlık sorunu bulunduğu yolunda bir teşhise de yer verilmediği göz önüne alındığında, Eğitim Merkezi ile ilişiğinin kesilmesine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir…Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. </em><em>Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu&#8217;nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. </em>Açıklanan nedenlerde temyiz isteminin reddine, …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının onanmasına karar verildi</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em> </em></p>
<p><em> </em></p>
<p>The post <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com/bobrek-hastaliklari-nedeni-ile-elenen-pomem-pmyo-ve-paem-ogrencilerinin-dava-sureci/">BÖBREK HASTALIKLARI NEDENİ İLE ELENEN POMEM, PMYO ve PAEM ÖĞRENCİLERİNİN DAVA SÜRECİ</a> appeared first on <a href="https://www.yildizhukukdanismanlik.com">Yıldız Hukuk</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.yildizhukukdanismanlik.com/bobrek-hastaliklari-nedeni-ile-elenen-pomem-pmyo-ve-paem-ogrencilerinin-dava-sureci/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
